AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu
    • Akademisyenlerimiz sayfasının bu haftaki konuğu Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu

17 Haziran 2007, Pazar

Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu
“Bence önemli olan lisansüstü eğitim standartlarının çok iyi belirlenmesi ve sağlanmasıdır”

Akademisyenlerimiz sayfasının bu haftaki konuğu Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakkı Engin Aksulu

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1952 yılında İstanbul’da doğdum. Babam makine mühendisi, annem ev kadınıydı. İlk, orta ve lise öğrenimimi çeşitli illerde tamamladım. 1977’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Sağlık Bakanlığı bünyesinde ve serbest hekim olarak çalıştım. Farmakoloji uzmanlığımı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalında tamamladım ve aynı yıl Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalında öğretim üyeliğine yükseltildim. Sırasıyla, 1989’da doçent, 1996’da profesör oldum. Evliyim, 3 çocuğum var, eşim N. Melek Aksulu Alman Dili ve Edebiyatı doçentidir. Fransızca, İngilizce ve temel düzeyde Almanca bilmekteyim.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Hocam Prof. Dr. R.Kazım Türker tüm meslek yaşamımı etkileyen en önemli kişidir. Hiç sönmeyen bilim sevgisi, tükenmez araştırma tutkusu, sade yaşamı ve fakat engin birikimini aktarırken sergilediği coşkuyla son derece etkileyiciydi. Kariyerime yaptığı katkılar bir yana, beni en çok mutlu eden, bana “ Evladı maneviyem” hitabı olmuştur. Sevgili Hocamı kendime her zaman örnek aldım ve onun gibi olmaya gayret gösterdim, ancak tabii ki olamazdım çünkü o R.Kazım Türker’di.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sağlık ortamı her yönüyle henüz istenilen düzeyde değildir Yaşam kalitesini yükseltmek için birçok unsur içinde sağlıklı beslenme, bence ön plandadır. Ülkemiz insanlarının damağı tuz tadına çok alışmıştır. Bu durum son derece sakıncalıdır. Bir de, son yıllarda türeyen nargile olayına dikkat çekmek isterim. Sağlıksız ortamlarda, bir nargile fincanına yaklaşık bir paket sigaranın içerdiği kadar tütün konmakta ve daha kötüsü üzerine kimyasal dökülerek aromatize edilmektedir ve bunun tahribatı çok yüksektir. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinde, özellikle gençlerin sağlığının böyle bir tehlikeye maruz bırakılmasına izin verilmesine inanamıyorum.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Liseyi bitirdiğimde henüz meslek seçimimi belirleyememiştim. Çevremin yönlendirmesiyle Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim ancak ilk yıllarda hekimliği benimseyemedim. Farmakoloji dersleri ile birlikte, Hocam R.Kazım Türker ile karşılaşmıştım. Kararımı vermiştim, Hocamla çalışacaktım, yani farmakolojiyi değil Hocamı seçmiştim. Şimdi ise hekim, farmakolog ve öğretim üyesi olmaktan son derece memnunum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İşimin eğitim-öğretim ve araştırma yapmak gibi yönleri var. Eğitim-öğretimin zorluğu öğrenciyle iletişimi yakalamaktır. Eğer işinizi seviyorsanız konuya vakıf olursunuz, organizmanın hayranlık verici işleyişi ve dışarıdan verilen moleküllerin etkilerinin iyi idrak edilmesi sizi zaten hazzın doruğuna ulaştırmıştır.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Yukarıda çok kısa olarak değinmeye çalıştığım Prof. Dr. R.Kazım Türker’ in özellikleri iyi bir akademisyen tarifine örnektir. Tutku, bilimin ve akademisyenliğin anahtarıdır.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Çok kısa sürelerle yurt dışı deneyimi yaşadım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Her akademisyen standart gelişmiş şartlarda çalışmak isteyebilir. Zamanında benim de karşıma fırsatlar çıktı. Ancak, şartlar beni Elazığ’ a getirdi. Burada öğrencilerime faydalı olduğumu hissediyorum, Anadolu’nun bu harika yöresinde ve sevgi dolu kadirşinas güzel insanlarıyla beraber yaşamaktan mutluluk duyuyorum.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Toplam olarak 30 civarında yayınım var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Yayın ve atıf sayısı olarak bakıldığında ülkemiz ortalamasının üzerinde bulunduğunu biliyorum.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Ben akademisyenlik yaşamımda hiç YÖK üyesi görmedim, tanışmadım. Ancak, bence önemli olan özellikle lisansüstü eğitim standartlarının çok iyi belirlenmesi ve sağlanmasıdır. Bu sağlandığı takdirde, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, her türlü yükseltme aşamasında akademisyenin kurum ve yer değiştirmesinin (seçme hakkı saklı kalmak şartıyla) zorunlu hale getirilmesi gelişmeyi sağlayacak önemli bir adım sayılabilir.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Meslektaş kıymetini ve kolektif çalışmanın önemini bilen bir kişiyim. İlişkilerimde yapıcı ve paylaşımcı olmaya gayret gösteriyorum. İnsanlar eleştiriden hoşlanmıyorlar, ancak akademisyenlikte eleştiri işimizin lokomotifidir ve gelişmeyi sağlar.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Mesleğimle ilgili bir hedef belirlemedim. Her gün öncekinden daha iyi olmam önemlidir.

Mesleğinizle ilgili başınızdan geçen en ilginç anınız nedir?
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı laboratuvarında her zamanki gibi çalışırken, bir sabah hocam çok zayıf, çelimsiz bir genç öğrenci getirdi. Ankara Fen Lisesi öğrencisi olan delikanlı TÜBİTAK proje yarışmasına katılmak ve bunun için bizden destek istiyordu. Test aşamasında zaten üzerinde çalışmakta olduğumuz konuda çok önemli bulgularla karşılaştık. Öğrenci o yılki yarışmada birinci oldu, elde edilen sonuçlar zaten dünyada bir ilkti ve çok önemliydi. Yoğun çalışma temposu içinde, başlangıçta zaman kaybı gibi görünen bu olay, bilime katkıda bulunmuş ve bize uluslararası düzeyde başarı, daha da ötesi ülkemize dünya çapında bir bilim adamı kazandırmaya vesile olmuştu. O genç, şimdi Amerika’ da kürsü sahibi olan önemli bilim adamı Prof. Dr. Selim Cellek’tir.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Elimden geldiğince dengeli beslenmeye ve spor yapabilmeye özen gösteriyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Ailemle vakit geçirmeyi çok severim. Kitap okur, ara sıra briç oynarım.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Her gün bir kaç kez “keşke” ancak çok daha fazla “ne iyi ki” demekteyim.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Ailem yaşamımın merkezindedir. Onların sevinçleri ve mutlulukları benim yaşama sevincimdir.

Teşekkür ederiz.
18/06/2007
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
5
1) ŞENAY IRMAK (HEMŞİRE)
10.03.2014 21:15:39
OĞLUM DOĞANCAN ŞUAN 21 YAŞINDA YILLARCA BUHASTALIKLA MÜCADELE VERDİK.SAĞOLSUN ELİF HANIMIN HAKKINI ÖDEYEMEM.AMA ŞUANDA OĞLUM ANKARADA OKUYOR.BEN SİZİNLE GÖRÜŞMEKİSTİYORUM..SAYGILAR...
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer