AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. İnci Mevlitoğlu
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnci Mevlitoğlu

31 Ocak 2010, Pazar

Prof. Dr. İnci Mevlitoğlu
"Akademisyen diğer tıp mensuplarına göre daha sorumluluk sahibi olmalı, kendisini devamlı yenilemeli, hedefleri olmalı, araştırmacı olmalı, proje üretmeli."

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnci Mevlitoğlu

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1958 Silivri doğumluyum, güzel bir çocukluk ve öğrencilik yaşantım oldu. Babamın mesleği dolayısıyla Türkiye'nin pek çok yerini gezdik, yaşadık. Tıp fakültesini, o zaman ki adı ile Diyarbakır Tıp'ta okudum.

Öğrenciyken evlendim, ihtisasımı yine aynı üniversitenin Deri ve Zührevi Hastalıklar AnaBilim Dalında yaptım, daha sonra kariyere başladım ve 1990 yılında doçent oldum.1993 yılında Selçuk Üniversitesi (SÜ)'ne geldim, halen SÜ Meram Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalında görev yapmaktayım. 2005-2008 yılları arasında Meram Tıp Fakültesi Dekanlığı görevinde bulundum. Evliyim, bir çocuğum var.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Çok memnunum, aslında girerken ailemin isteği üzerine girmiştim, çocukken hep mimar olmak istedim. Okurken tıp eğitimini çok sevdim, severek okudum. Hele dermatoloji uzmanlık eğitimini yaparken ne kadar doğru bir seçim yaptığımı gördüm, anladım.

Hızla ilerleyen, gelişen, değişim gösteren, yenilenen bir mesleğimiz var. şu an liseyi bitirecek olsam, önümüze çıkan tüm sıkıntılara rağmen, yine tıp okumayı ve dermatolojiyi seçerdim.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Kronik, çaresiz hastalıklar, bazı hastalıkların tedavisinde tıkanıp hastalara yardımcı olamamak işimizin zor yanlarından.

Gelen hastanın çözümü, çareyi tümüyle bizde araması, bizden medet umması, onlara karşı sorumluluklarımızın olması.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen diğer tıp mensuplarına göre daha sorumluluk sahibi olmalı, kendisini devamlı yenilemeli, hedefleri olmalı, araştırmacı olmalı, proje üretmeli. Öğrenci ve araştırma görevlileri ile iletişimine dikkat etmeli, yani hem iş hayatında hem dış hayatında rol model olmalı. Öncelikle kendisine, mesleğine, yaptıklarına saygı duymalı ve herkesin böyle hissetmesini sağlamalı.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında örnek aldığımız hocalarımız var tabii ki. Kimisinin çalışmalarını, kimisinin sunumlarını, kimisinin davranışlarını, mütevazılığını, hoşgörüsünü örnek aldım. Hâlâ daha onlardan öğrenecek çok şeyimiz olduğuna inanıyorum.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de sağlık ortamını değerlendirmek çok zor. Doktor yönü dışında hasta yönü, öğrenci yönü, idari yönleri var. Bunların bir arada çok iyi uyum, çok iyi organizasyon çerçevesinde çalışmaları gerekmektedir.

Akademisyenlerin çalışma program ve ortamlarının devlet hastanelerinden farklı olması, araştırma ortamına daha çok katkıda bulunulması, desteklenmesi önemli konular. Türkiye genelinde eğitime ve sağlığa daha çok bütçe ayrılmasının gerektiği düşüncesindeyim.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
İsterdim tabii. Özellikle teknolojik, araştırma-geliştirme açısından gelişmiş ülkelerde çalışmak daha verimli ve daha kolay olur diye düşünüyorum. Çünkü oturmuş bir sistemde belli bir disiplin içinde çalışmak çok önemli. Alınan sonuçlar da hem doktor hem hasta açısından daha memnun edici oluyor. Bir de şu var, yurt dışı bilimsel açıdan daha doyurucu olabilir, ama insan ilişkileri açısından aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Ülkemde görev yapmaktan memnunum.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Yaklaşık 60-70 civarında yur tiçi ve yurt dışı hakemli dergilerde yayınlanmış yayınım var.

Ayrıca yur tiçi ve yurt dışı kongrelerde sunulan poster ve tebliğlerim bulunmaktadır.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Branşımızla ilgili akademik ve bilimsel yönden bir sıkıntımız yok. Çeyrek asırlık bir fakültede görev yapmaktayım, her geçen gün hızlı ilerleme kaydediyoruz. 2008 yılında 22. Ulusal Dermatoloji Kongresi'ni bin 200 kişiden fazla katılımla Konya'da gerçekleştirdik.

Öğrenci ve asistan eğitimi ile bilimsel araştırmalar yönünden de en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Teknolojik ekipman olarak Türkiye'deki önde gelen dermatoloji kliniklerinden biriyiz, daha da geliştirmek için çaba sarf ediyoruz.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Çok zor bir görev gerçekten, öyle bir görevde olmayı hiç istemezdim. Her üniversitenin bağımsız olmasını isterdim. Bağımsızlığın başarıyı getireceğine inanıyorum.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Ulaştığıma inanıyorum, ama her hedef yeni bir hedeş doğurmaktadır, iyinin her zaman iyisi vardır, çalıştığımız sürece hedeflerimiz bitmemeli, bu da ilerlemeyi doğuruyor zaten.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Çok anılarımız var, kötü anıları hemen siliyorum. Hastalarımızdan birinin cildine sürmesi gereken losyonu şurup gibi içtiğini hatırlıyorum, neyse ki hemen müdahale edildi.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Göstermeye çalışıyoruz, ama mesleğimizin stres ve sorumluluğu bizi biraz engellemektedir. Kendimiz için yapacaklarımızı daima erteliyoruz. Önemli bir sağlık problemim yok şimdilik. Dişlerimle ilgili sorunlarıma nedense bir türlü vakit bulamıyorum!!!

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
şimdiye kadar pek zaman bulamadım. Bir hobim olmasını çok istiyorum, umarım şimdiden sonra olur. Fotoğrafçılıkla uğraşmayı istiyorum. İyi bir müzik dinleyicisi ve sinema seyircisiyim, seyahat etmeyi seviyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Keşkelerim olmadı diye düşünüyorum. Hayata olumlu bakmaya çalışıyorum, her yaşadığım olayın bir deneyim olduğunu düşünüyorum.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Mesleğe ilk atıldığımız yıllarda zor vakit ayırıyordum. Çocuğumuz küçükken, bize ihtiyacı olduğu zamanda çok yanında yoktum. Uzmanlık öğrenciliği, sınav, arkasından doçentlik hazırlığı ve akademik yaşantım, benim 3-3,5 yıllık idareciliğim de vardı, o dönemde eşime ve çocuğuma vakit ayıramadım. Çünkü bir akademisyenin işi, mesai ile bitmiyor, eve gidince de devam ediyor. Ancak benim ailem her şeyden önce gelir, eşimin meslek yaşantımda çok büyük desteğini gördüm.

01/02/2010
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA