AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum
    • Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaan Karayalçın

05 Kasım 2006, Pazar

Prof. Dr. Kaan Karayalçın :Hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek en büyük korkum
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaan Karayalçın


Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1964 Ankara doğumluyum. 1981’de TED Ankara Koleji’den mezun oldum. 1987’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi bitti. 1993’e kadar Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde genel cerrahi ihtisası yaptım. Arada, 1 sene İngiltere’de Karaciğer Cerrahisi Merkezi’nde çalıştım. Sonra 1.5 sene Ankara Numune Hastanesi’nde mecburi hizmet yaptım. Ertesinde Ankara Tıp’a geri döndüm. 1998’de doçent, 2003’te de profesör oldum.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Genel cerrahi branşında örnek aldığım hocalarım var. Ama biz genel cerrahinin alt branşında çalışıyoruz. Karaciğer, safra yolu, pankreas cerrahisi. Kliniğimizde bizden önceki hocalarımızın çok fazla alt branş çalışması olmadı. Ama genel cerrahi olarak Prof. Dr. Kamil İmamoğlu her zaman cerrahi enerjisiyle beni kendisine hayran bırakmıştır. Çok köklü bir kliniktir burası ama son 10-15 senedeki önemli fark yaratan özelliği de alt branşlarda çalışıyor olmasıdır.

Başınızdan geçen, mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Çok fazla ilginç anım yok ama anlatabileceğim kötü bir anım var. Bir hemşire arkadaşımız, erkek arkadaşı tarafından nöbet sırasında vurulmuştu. Sonra gecenin 3’ünde ‘hemşire vuruldu’ diye bizi uyandırmışlardı. Koşturarak hep beraber gittik. Kızcağız yerde yatıyordu, onu yoğun bakıma getirdik. O sırada solunumu yok, tüp takılması lazım; o panikle başka bir hastanın ağzındaki tüp çıkartılıp takıldı. O hasta da yaşadı tabi. İnanılmaz bir gece yaşamıştık.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son yıllarda özel sektöre yönelik olan girişimler bizim gibi akademik hastaneleri çok ciddi zorlar hale geldi. Burada eğitim veriyoruz: Hem tıp fakültesi öğrencilerine, hem asistanlara. Çalıştığımız kurumun maddi açıdan çok ciddi sıkıntıları var. Bunun sonucunda da eğitim açısından ciddi aksaklıkların olacağını tahmin ediyorum. Şu an belki çok ciddi hissedilmiyor ama önümüzdeki üç beş sene içerisinde buralar, eğitim açısından ciddi bozulmalarla karşı karşıya gelecek. Öğrencilerin karşı karşıya oldukları hasta sayısı giderek azalıyor. Hükümetin sağlıkla ilgili politikaları sayesinde bizim gibi hastanelerde yapılan karmaşık işlemler neredeyse yapılamaz hale geldi. Alet alamaz hale geldi hastane. Bunların ciddi problemler yaratacağını düşünüyorum.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Çok memnunum. Özellikle cerrah olduğum için çok memnunum. Seçimim tamamen bir şanstı. Çok fazla bilerek işin içine girmedik ama özellikle öğrencilik dönemimde genel cerrahideki hocaların karizması bu branşı seçmeme neden oldu. Genel olarak tıp içinde genel cerrahi, aptalların branşı olarak değerlendirilir. Çok zordur ihtisası, sonrasında da çok fazla problemli hastayla karşı karşıya kalırsınız hayatınız boyunca. Hep kritik hastalar olur karşınızda. Çok sık kritik kararlar vermeniz gerekir. Onun için çok stresli. Ama şimdi geriye dönüp baktığımda lise yıllarına dönsem farklı bir şey seçmezdim.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Özellikle bizim bulunduğumuz koşullarda karmaşık, problemli hastalar karşımıza geliyor. Böyle de olması gerekir zaten. Ama bu işin zorluğunu da arttıran bir durum. Bir çok branşın dahil olduğu karar aşamalarından geçerek hastaların ameliyat olması gerekiyor. Ayrıca karaciğer nakli de yapıyoruz. Karaciğer nakli çok büyük bir cerrahi ekip çalışması gerektiriyor. Tabi bu ne kadar karmaşıksa veya ameliyatın boyutu ne kadar büyükse, ameliyat sonrası problemler de o kadar çok olduğu için işin zorluğu da buradan kaynaklanıyor.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Öncelikle yaptığı işi iyi yapması lazım. Bundan kastım cerrahsa cerahisini iyi yapabilmeli, aynı zamanda araştırmaya da çok yer vermeli. Benim anladığım anlamda akademisyenlik, genellikle Türkiye’de insanlar belli bir yere geldikten sonra yapmaları gereken işleri bırakıp birden yöneticiliğe kayıyorlar. Belki o alanda iş yapan insanlara ihtiyaç var ama ben işini iyi yapan, iyi araştırma yapan, iyi eğitim veren bir insanın bu işleri bırakıp yöneticiliğe kaymasını akademisyenlik anlamında bir başarı görmüyorum. Benim için akademisyenlik biraz daha farklı.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Evet. İngiltere’de 1 yıl çalıştım. Uzmanlık sonrası Amerika’da karaciğer, safra yolu, pankreas cerrahisiyle ilgili bir bölümde 3 ay gözlemci olarak kaldı. Daha kısa süreyle Fransa’da bu konuyla ilgili bir merkezde çalıştım. Bence insanların farklılaşmasını sağlayan en önemli şeylerden biri yurt dışı deneyimi. Biz çok şanslıydık. Hocalarımız bu konuda bize çok destek oldular. Buradaki hocalarımızın tamamına yakını zaten yurt dışı deneyimi olan insanlardır. Bizim de şimdi insanlara şiddetle tavsiye ettiğimiz bir konu. Türkiye’deki en büyük problemlerden biri de bu: Başka yerlere gidip orayı gözlemlemedeki özrümüz. Bu yapılabilse, bence yurt dışına gitme olanağı olmayan insanlara yarar sağlayacaktır.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yok. Hiçbir zaman istemedim. Türkiye’de bulunmaktan mutluyum. Profesyonel anlamda belki daha farklı şeyler yapılabilirdi ama Türkiye’deki yaşamı her zaman tercih etmişimdir.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
70’e yakın vardır. Yurt içi ve dışındaki dağılım, hemen hemen yarı yarıyadır.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Çalıştığımız kurum Türkiye’nin önde gelen kurumlarından birisi. Türkiye’nin en eski genel cerrahi kliniklerinden birinin olmasının yanı sıra, son 15 senede alt branş çalışmasına verdiği önem nedeniyle de çok daha farklı bir konuma gelmiştir. Bu alt branş çalışması her merkezde yapılabilecek veya her merkezin yapması gereken bir iş değil ama sonuçta Türkiye’de uç noktada olan kurumlarda bu şekilde çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun hem akademik anlamda hem günlük rutin düzeyde işin farklılaşmasını sağladığı kanaatindeyim.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Hiçbir şekilde YÖK Başkanı olmak istemiyorum. En büyük korkum hasbelkader bir yönetici konumuna gelmek. Şu an yaptığım işi seviyorum. Yönetici olunca işinizi yapamaz hale geliyorsunuz. Yöneticiler, cerrahi pratiklerini kaybediyor. Ben sonuna kadar cerrahi yapar durumumda kalmak istiyorum.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Beni muhtemelen sessiz, sakin, kendi işine bakan, çok fazla politika yapmayan biri olarak tanımlarlar.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Ulaştım.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Gösteriyorum. Her gün düzenli spor yapıyorum, bisiklete biniyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Müzik dinlemeyi, kitap okumayı seviyorum.

Hiç “keşke” dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Yok. Pişmanlığım olmadı. Küçük şeyler olmuştur ama büyük bir pişmanlığım olmadı.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Evet. Aileme vakit ayırmaktan hobilerime vakit kalmıyor. Çocuklarımız küçük olduğu için başka yapacak başka bir şey yok.

Teşekkür ederiz. 6.11.2006
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
19/09-22/09 14. Ulusal Genç Yaşam ve 4.Klinik Romatoloji Kongresi ROMATOLOJİ KIBR
19/09-22/09 16. Ege Romatoloji Günleri ROMATOLOJİ İZMİ
19/09-22/09 16. Metabolik Sendrom Sempozyumu BESLENME... MUĞL
20/09-22/09 5. Klinik Embriyoloji Derneği Kongresi HİSTOLOJİ... İZMİ
21/09-24/09 Dünya Gastroenteroloji Kongresi 2019 GASTROENT... İSTA
25/09-27/09 4. Ulusal Çocuk Genetik Kongresi ÇOCUK... ANKA
27/09-28/09 1. Marmara Radyasyon Onkolojisi Günleri RADYOLOJİ İSTA