AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Kamer Gündüz
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kamer Gündüz

27 Şubat 2012, Pazartesi

Prof. Dr. Kamer Gündüz

Akademisyen, alanı ile ilgili bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olmalı, bunları öğrencilerine layığı ile aktarabilmelidir. Sorgulayıcı ve araştırmacı olmalıdır.

 

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?

İzmir doğumluyum, 1983 yılında Bornova Anadolu Lisesinden, 1989 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Uzmanlık eğitimimi Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalında yaptım. 1994-1995 yılları arasında Alaşehir Devlet Hastanesinde çalıştım. 1995 yılında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalında yardımcı doçent olarak göreve başladım, 1996 yılında Celal Bayar Üniversitesine geçtim. 1999 yılında doçent, 2005 yılında profesör oldum. 2008 yılından beri ana bilim dalı başkanlık görevini yürütüyorum. Evliyim, 16 ve 10 yaşlarında iki çocuğum var.

 

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?

Meslek seçiminde maddi-manevi tatminin yanı sıra saygınlık da önemli diye düşünüyorum. 1983 yılında tıp fakültesini tercih etmemde, zannediyorum tüm bu faktörler etkili oldu. Doktor olduğum için memnunum, işimi keyifle yapıyorum, hastalardan olumlu geribildirimler aldığımda mutlu oluyorum.

 

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?

Zorluk olarak değerlendirmek doğru mu bilmiyorum ama, hekim bilgilerini sürekli yenilemek zorunda. Alanımızda her gün yeni gelişmeler oluyor, yeni bir tetkik ya da tedavi yöntemi kullanıma giriyor. Hekim sürekli araştırmalı, çalışmalı.

Günlük pratikte düşündüğümüzde, hekimden insanüstü performans bekleniyor. Bazı hastalar 7 gün 24 saat size ulaşmak ve hizmet almak istiyorlar, oysa  hekimin de dinlenmeye, kendine ve ailesine zaman ayırmaya ihtiyacı var.

 

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?

Alanı ile ilgili bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olmalı, bunları öğrencilerine layığı ile aktarabilmelidir. Sorgulayıcı ve araştırmacı olmalıdır.

 

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri  var mı?

Hocalarımızın her birinin gerek mesleki gerekse sosyal alanda gelişmemize katkısı olmuştur.

 

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sürekli yeni çıkan, değiştirilen veya iptal edilen yönetmelikler nedeniyle oluşan belirsizlik rahatsız edici. Son yıllarda hekimlere yönelik uygulamaların hekimlerde motivasyon kaybına neden olduğunu, performans uygulamasının özellikle üniversite hastanelerinde uygun olmadığını düşünüyorum.

 

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?

Katıldığım toplantılar dışında olmadı.

 

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?

Teknik olanaklar ve araştırma fonları göz önüne alınırsa bu sorunun cevabı “Evet” olurdu, ancak hizmet anlamında kendi ülkemde çalışmaktan mutluyum.

 

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?

Ulusal ve uluslararası dergilerde 80’in üzerinde makalem yayınlandı.

 

Türkiye’deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?

Türkiye’de son derece profesyonel, düzenli ve etik çalışan tıbbi dergiler var. Ne yazık ki böyle çalışmayan dergiler de var. Pek çok şeyde olduğu gibi tıbbi yayıncılıkta da kurumsallaşmak önemli, kişilerin inisiyatifine bağlı olmamalı.

 

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?

Üniversitelerde öğretim üyeleri ve öğrencilerin isteklerini, sorunlarını ayrı ayrı değerlendirmek gerekli. Beklentileri karşılamak, sorunları çözmek için bu grupların temsilcileri ile düzenli toplantılar, düzenlemeler yapılmalı, geribildirimler değerlendirilmeli.

 

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?

Akademik unvan olarak “Evet”, fakat çalıştığımız ortamın altyapısı, eğitim olanakları, hastalara sunulan hizmet, üretilen projeler anlamında daha yapılacak çok şey var.

 

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?

Distrofik epidermolizis bülloza nedeniyle takip ettiğim bir kız çocuk hastam vardı. Vücudunda sürekli yenileyen yaralara ve el-ayak parmakları yapışık olmasına rağmen, tırnaklarına ojeler sürer, saçlarını tokalarla süslerdi. Onun hayata tutunuşu beni çok etkilemişti.

 

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?

Sağlık konusunda çok takıntılı değilim, ancak yaşımın gerektirdiği periyodik kontrolleri yaptırıyorum.

 

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?

Kitap okumayı ve seyahat etmeyi seviyorum.

 

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?

Her insanın hayatında küçük ya da büyük keşkeler ve pişmanlıklar olmuştur. Önemli olan olumsuz deneyimlerden ders almak, ileri dönük olumlu adımlar atmaktır.

 

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?

Doçentlik sınavına hazırlandığım dönemi hariç tutarsak, mesleğimle ilgili işleri iş yerinde bitirmeye, eve iş getirmemeye özen gösteriyorum. Bu nedenle akşamları ve hafta sonlarını eşim ve çocuklarımla geçiriyorum. Yeterince vakit ayırabiliyorum, diyebilirim.

 

Teşekkürler.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) Ramazan ACAR (aydın dev hast ameliyathane personeli)
02.02.2017 16:22:18
1986 yıllarında diyarbakır devlet hastanesinde genel cer.uzm. uzun yıllar sonra adını duydum prof dr mehmet gürele teşekkür ederim görevinde başarılar dilerim nice senelere
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer