AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Kevser Erol
    • Akademisyenlerimizi tanıttıgımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kevser Erol

17 Ocak 2010, Pazar

Prof. Dr. Kevser Erol
"İyi bir akademisyen önce işinde iyi olmalıdır. İyi bir araştırıcı ve iyi bir egitici olmalıdır. Hiçbir koşulda bilimsel gerçeklerden ve ilkelerinden ödün vermemelidir."

Akademisyenlerimizi tanıttıgımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kevser Erol

METE GENERALOĞLU / ANKARA
Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1954 yılında Ayvalık'ta dogdum. İlköğrenimimi Ayvalık, orta öğrenimimi Bursa'da tamamladıktan sonra 1976 yılında Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden mezun oldum. Aynı yıl mezun olduğum fakülteye asistan olarak girdim. 1979 yılında eşimin görevi nedeniyle Diyarbakır'a gittigimizde Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalında akademik çalışmalarıma devam ettim. 1983 yılında doktoramı tamamladıktan sonra 1984 yılında Eskişehir Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesine Yrd. Doç. Dr. olarak atandım. 1989 da doçent 1995'te de profesör olarak atandım. 2001-2007 yılları arasında dekan yardımcısı olarak çalıştım. Şu anda Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Üniversitemizin Tıbbi ve Cerrahi Deneysel Araştırma Merkezi Müdürlüğü görevini sürdürmekteyim.

Tıp meslegini seçme nedeniniz nedir? Seçtiginiz için memnun musunuz?
Ben Eczacılık Fakültesi mezunuyum. Zaten ilk asistanlıgım da Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesindedir. Daha sonra Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesinde akademik çalışmalarım tıp fakültesi bünyesinde sürmüştür. Bu meslegi seçtigim için memnunum. Çünkü lisans egitimim sırasında da laboratuvar çalışmalarından çok zevk alırdım. Bu dalda da bunu sürdürebilme şansı buldum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Bizim işimiz hem egitim hem de araştırma. Araştırma çalışmalarımız da genellikle hayvan deneyleri ile oluyor. Bir hayvan sever ve hayvan dostu olarak deneysel çalışmalar psikolojik olarak insanı biraz zorluyor. Ancak alınan sonuçlar bu sıkıntıları unutturuyor.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
İyi bir akademisyen önce işinde iyi olmalıdır. İyi bir araştırıcı ve iyi bir egitici olmalıdır. Aslında egitim işimizin en önemli kısmı. Bunun için de iletişim ve egitim becerilerini geliştirme çabası içinde olunmalıdır. Araştırma konusu ise hem bilimsel performans hem de etik kurallar açısından büyük sorumlulukların yerine getirilmesini gerektirir. Bunun ötesinde akademisyenin topluma karşı da sorumlulukları vardır. Çevresine iyi bir model olabilmeli, toplumsal olaylara karşı da duyarlılık gösterebilmeli ve gerektiğinde aydınlatıcı rolünü yerine getirebilmelidir. Hiçbir koşulda bilimsel gerçeklerden ve ilkelerinden ödün vermemelidir.

Branşınızda kendinize örnek aldıgınız biri var mı?
Gerek lisans gerekse lisansüstü egitimim dönemindeki bazı hocalarımdan sadece bilimsel degil, akademisyenlik ve insan olabilmek adına da çok şey öğrendim. Kendilerini saygıyla anıyorum.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son yıllarda parasal kaygılar sağlık sorunlarından önce gelmeye başladı. Sağlık alanında yapılan özelleştirmeler zaman zaman suistimallere neden olmakta. Sosyal güvenlik kuruluşları da ödemelerde zorlanmakta. Ne yazık ki hastalar müşteri gibi değerlendirilmeye başlandı. Keşke ülkemiz çok zengin olsa ve tüm sağlık hizmetlerine ücretsiz ulaşılabilse. Kendi alanımdan bakacak olursak son yıllarda tıp egitiminde rasyonel farmakoterapi egitimleri tıp ve eczacılık fakültelerinin müfredatlarına girdi. Bu oldukça sevindirici ve heyecan verici bir yaklaşım. Bu egitim, her hastanın durumunun değerlendirilmesiyle en etkili, en güvenli, en uygun ilacın en uygun fiyatla tedavisini hedeflemektedir. Bu egitimin tüm fakültelerde yaygınlaşmasıyla umarım yakın gelecekte verimli sonuçlar alınacaktır.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
1993 yılında İskoçya Glasgow'da Strathclyde Üniversitesi ve 1995'te Fransa'da Montpellier Üniversitesinde çalışma şansım oldu.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Olabilirdi. Ancak ben kendi ülkemde de bu işi yapmaktan çok mutluyum.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Uluslararası dergilerde yayımlanmış 99, ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış 62 yayınım bulunmakta.

Çalıştıgınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, egitim ve araştırmaya oldukça fazla önem vermektedir. Öğrencilerin beklentilerini de dikkate alarak, araştırıcı, yenilikçi ve toplum sorunlarına çözüm üretebilecek hekimler yetiştirmeyi hedeflemektedir. Öğretim üyelerinin de akademik çalışmalarını özendirici çalışmalar vardır. Ancak tabii ki beklentimiz daha katılımcı ve demokratik bir yapılanmanın gerçekleşmesidir.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri degiştirirdiniz?
Üniversitelerde özgür düşüncenin yerleşmesi ve tamamen tarafsız ve daha demokratik bir yapılanmaya gidilmesi için ugraş verirdim. İdari görevlerde liyakate ve demokratik egilimlerin değerlendirilmesine önem verirdim. Ülkemizdeki üniversiteleri ziyaret ederek oralardaki öğretim elemanlarıyla söyleşiler yapıp, sorunlarına çözüm üretebilmeyi isterdim. Öğretim elemanlarının değerlendirilmelerinde objektif kriterlerin uygulanmasına çalışırdım. Özlük haklarıyla ilgili sorunların çözümünün gecikmesini engellerdim.

Mesleginizde hedeflediginiz yere ulaşabildiniz mi?
Hayır. Bu mümkün olsa bundan sonra başka çabaya gerek olmaz. O nedenle daha çok çalışmak gerek.

Mesleginizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Meslegimin ilk yıllarında izole damar preparatlarıyla çalışırken, zaman zaman asetilkolinle kasılma yanıtları aldıgımızda preparatımızın bozuldugunu düşünürdük. Sonraları endotel fonksiyonu ve nitrik oksidin gösterilmesiyle deneysel çalışmalarda her türlü verinin çok ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini yaşayarak öğrendik.

Kendi saglıgınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Kendime pek degil, ama yakınlarımın saglıgına özen göstermeye çalışıyorum.

Tıp dışında ugraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Meslegim dışında kitap okumaya özellikle seyahatlerim sırasında vakit bulabiliyorum. Çiçek yetiştirmeyi severim. İyi bir hayvan dostu sayılabilirim. Evde bir kedi ve köpek var. Yemek yapmak ve müzik dinlemek, z aman buldukça spor yapmak, ama artık sadece yürüyüş yapabiliyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Hayır. Bu sözü de hiç kullanmamaya çalışırım. Çünkü geçmişi geri getirmek mümkün degil.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Çalışıyorum, ama bu onlara yetiyor mu bilemiyorum.

Teşekkürler

18/01/2010
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
15/11-16/11 4. Diyabet Tedavisi Sempozyumu ENDOKRİNO... ANKA
14/11-17/11 1. Hematoloji Eğitim ve Araştırma Kongresi HEMATOLOJİ ANTA
13/11-17/11 10. Uluslararsı Katılımlı Aile Hekimliği Kongresi - AHEKON 2019 AİLE... ANTA
13/11-17/11 41. Türk Ulusal KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi KULAK-BUR... ANTA
14/11-17/11 Dudak Damak Yarıkları 6. Uluslararası Kongresi ORTOPEDİ... ANTA
14/11-17/11 HIV-AIDS Kongresi 2019 HALK SAĞLIĞI ANTA
16/11-21/11 55. Ulusal Nöroloji Kongresi NÖROLOJİ ANTA