AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Mehmet Erdem
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erdem

22 Kasım 2009, Pazar

Prof. Dr. Mehmet Erdem
"Akademisyen, bilim insanı deyince benim aklıma sadece laboratuvar ortamında çalışan, daha spesifik bir konuda uğraşandan çok daha farklı, daha beşeri, daha insana dair şeyler geliyor"

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Erdem

METE GENERALOĞLU-ANKARA

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1963 yılında Ankara'da doğdum. İlk ve ortaokul tahsilimi yine Ankara'da yaptım. 1981 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine girdim. 1981-87 yılları arasında tıp fakültesi eğitimimi tamamladıktan sonra TUS sınavı ile Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Ana Bilim Dalında asistan olarak göreve başladım. 1987-1992 yılları arasında 5 yılı tamamladıktan sonra mecburi hizmetimi yapmak üzere Akçakoca'ya tayin oldum. Tekrar dönüş biraz uzun sürdü. Yaklaşık bir 4 sene orada uzmanlık yaptıktan sonra 1998 yılında tekrar Gazi Üniversitesine dönerek öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladım. Öğretim üyesi olarak çalışmalarımın başlangıcında aynı zamanda Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi içerisinde kurulan Aile Planlaması İnfertilite ve Üreme Sağlığı Bölümünün kuruluşunun tüm aşamalarında görev aldım. fiu ana kadar da buradaki çalışmalarım devam etmekte. 2009 yılı içinde yine aynı bölümde Profesör unvanı aldım.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Sorunuzu sondan başlayarak cevaplarsam, evet memnunum. Memnun olmamak mümkün değil, çünkü tatmin edici bir meslek. Bu mesleği seçme amacıma gelince, insanlığa faydalı olabilmeyi istemem. İnteraktif bir meslek. Çocukluğumda hastanelere gittiğimde ya da bazı tanıdıklarımız vardı, bunlar iyi örnek olmuş olmalı ki tıp mesleğini seçtim.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Halkla çok iç içe bir mesleğim var. Sadece sağaltım değil. Tedavinin çok dışına çıkabiliyor. Hastaların çeşitli problemleri ile karşılaşıyoruz. O problemlerin çözümüne de çalışıyoruz. Yoksa bir ameliyatı yapmak veya bir tedavinin ne olduğunu bilmek, öğretmek, anlatmak çok zor olmuyor ama, hastaların bizim dışımızdaki problemleriyle uğraşmak daha zor.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen, bilim insanı nasıl olmalı? Akademisyen bilim insanı deyince, sadece laboratuvar ortamında çalışan, daha spesifik bir konuda uğraşandan daha farklı bir insan geliyor benim aklıma. Daha beşeri, daha insana dair şeyler geliyor benim aklıma. Tabii sonuçta eğitim veriyoruz. Bizim esas formasyonumuz üniversite eğitiminde, üniversiter çalışma düzeni içerisinde doktor yetiştirmek. Tabii bunu yaparken aynı zamanda birtakım bilim konularında çalışmalar, araştırmalar yapmak, bu konuda kendimizi göstermek ya da bilgimizi geliştirmek, bir katkıda bulunmak gibi bir yükümlülüğümüz de var.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Tek olarak, öyle spesifik olarak yok. Ancak hocalarımızdan birçok örnek aldığım, kendi ailem içerisinden aldığım isimler var. Yine tek isim olarak söylenmese de hem mesleğini icra ediş şekli olarak hem de akademisyenlik özellikleriyle gerek bölümümüzde gerekse camiamız içerisinde örnek olmuş hocalarımız var.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hekimler açısından her dönem itibariyle bir gerileme olduğunu düşünüyorum. Mevcut hakların sanki geri alınmak istenmesi, tam gün yasası, akademisyenlerin haklarının olduğundan farklı anlatılması gibi konular bizim mesleğimizin olumsuz tarafları. Bunun dışında, hekimlerin kazançlarında bir azalma olduğunu görüyorum. Son zamanlarda hekimlerle hastaların karşı karşıya geldikleri olayları daha sık görmeye başladık. Bunlar Türkiye'deki sağlık ortamındaki olumsuzluklardan sadece birkaçı.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Mesleğimle ilgili olarak yurt dışında katıldığım toplantılar oldu ama, uzun süreli bir çalışmam yok.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Yurt dışı deyince çok genel birşey. Birçok ülke var. Belki bizden kötü olanlar da olabilir, çok daha iyi şartlarda çalışanlar da olabilir. Genel anlamda gördüğümüz, birtakım ülkelerde bizden çok daha iyi ücret politikalarının olabildiği. Hekimlerin daha iyi şartlarda çalışabildikleri, daha iyi yaşam koşullarına sahip olabildikleri. Ama nerede çalışmak istersiniz, diye sorarsanız, Türkiye'de çalışmanın daha iyi olduğunu düşünüyorum. Birtakım olumsuzluklara rağmen memleketimde çalışmak benim için daha iyi.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Yaklaşık 30 civarında yurt dışında yayınlanmış makale var. Yurt içinde de sayısını tam hatırlayamıyorum, ama 50'nin üzerinde diyebiliriz. Bunun dışında yurt dışında sunulmuş ve ödül almış çalışmalarım da var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Burası kendine özgü bir yapısı olan bir kurum. Birçok kuruma göre araştırmaya sevk edici yönü çok iyi. Herkes istediği çalışmayı yapabiliyor. Tabii kurumumuzla ilgili olmasa da Türkiye şartları içerisinde tıp alanında çalışma yapabilmenin genel anlamda bazı sıkıntıları var. Bu çalışmalar hem çok pahalı hem de insan denekler üzerinde olduğu için birtakım kısıtlamaları oluyor. Bunlar bizim için sıkıntı yaratıyor. Bunun dışında üniversitenin deneysel laboratuvarları, bunları kullanma şartları birçok yerden üstün. Projeleri desteklemesi açısından da oldukça olumlu yaklaşımı olan bir kurum.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Üniversitelerin özerkliği konusunda çalışmalar yapardım. YÖK'ün kurulma amacı bir yerde üniversiteleri kontrol altında tutmak, ama bir yandan da tek otoriteyle bu yapılmaya çalışıldığında da birtakım problemler yaşanıyor. Üniversitelerin hem özerkliği hem de mali yönüyle ilgili çalışmalar yapardım. Sanırım en önemli icraatım bu olurdu.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Geldim, diye düşünüyorum

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Kısmen gösterdiğimi düşünüyorum. Genel anlamda belki daha sportif yaşayabiliriz, ama zaman eksikliğinden yapamıyorum.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Tıp dışında biraz resim yapmaya çalışıyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Zaman geçtikçe insanın bakış açısı değişiyor. Kimi zaman gece geliyorum acilin oradan geçerken, ‘Bu mesleği niye seçtim ki. Bunları görmesem' diyorum. Ameliyathane asansöründe, ameliyat olmuş yeni doğan bebeği görünce üzülüyorum. Bunları bilmemek belki daha mı iyiydi, diye düşünüyorum. Tabii bunlar geçici oluyor. Bunun dışında keşke dediğim, niye bu mesleği seçtim, dediğim anlar olsa da, onlar belki basit kırgınlıklar vesairelerle ilgili geçici şeyler. Yoksa geriye dönüp temel anlamda keşke hiç girmeseydim dediğim olmuyor.


Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Muhtemelen ailelerimiz de bizim mesleğimizin uzun mesaisine alışıyorlar. Gerçi eşim de hekim, dolayısıyla bu nedenle bir sorun yaşamıyoruz. Fakat bizim şöyle bir ay tatil yaptığımız hiç olmuyor. Tabii çocuklarımız da bir ay tatil yapmıyor. Belki birkaç gün bir yerlere gidiyoruz, ama o kadar. Evde olduğumuz zamanlar daha çok birbirimize vakit ayırarak bu durumu kompanse etmeye çalışıyoruz.

Teşekkürler
23/11/2009
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA