AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı
    • Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meral Or

01 Nisan 2007, Pazar

Prof. Dr. Meral Or:Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı
Akademisyenlerimiz köşesinin bu haftaki konuğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meral Or

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1972 yılında Ankara TED Kolejini bitirdim. 1978’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. 1983 yılında göz hastalıkları uzmanı oldum gene aynı yerde. 1985 yılından beri Gazi’deyim. 1988’de burada doçent oldum, 1995’te de profesör oldum. Bizim göz hastalıklarında bir branş bölümlenmesi vardır. Ben de retina ve vitro retinal cerrahiyle ilgileniyorum. Genelde de sadece bununla ilgilenmeyi tercih ediyorum. Evliyim ve bir kızım var.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Branşımızda örnek almak isteğimiz kişinin çok iyi bir akademisyen olması lazım. Etik kurallara önem veren, bir felsefesi olan, öngörülü, haklı olduğunu düşündüğü zamanlarda dik durabilen, prensip sahibi, disiplinli bir kişi olması gerekir. Bütün bu özellikleri düşündüğümde mesela GATA’daki Zeki Bayraktar Paşa’yı örnek alabiliriz. O da bir oftalmolog.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’deki sağlık ortamında koordinasyon yok. İleri teknoloji var ama bunu karşılayacak altyapı yok. Dolayısıyla etik değerler de çok önemli sayılmıyor. Tıpta her şeyden önce doktorluk önemlidir, teknisyenlik değil. Doktor karşısındaki hastayı tanıyacak, bilecek ve hastanın ihtiyacına göre hareket edecek, empati kurabilecek yapıda olmalı. Endikasyon problemi var. Hastayı bir obje olarak görmemek gerekiyor.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
İnsanlığa yardım etmeyi hep düşünürdüm, o zamanlar gençtik, kalbimiz çok daha yufka ve yumuşak, daha insancıl tabii. İnsanlığa yardım için seçmiştim de ne kadarını gerçekleştirebildim, şartlar ne kadarına izin verdi onu bilemiyorum. Çünkü her şey benim elimde değil.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Akademik ortamdaki nezaketsizlik, hiyerarşi yokluğu, mobbinge maruz kalmak. Mobbing bir grubun psikolojik taciz uygulaması anlamına geliyor. Kadın olmanın da bu işi kolaylaştırdığını düşünüyorum.

Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Akademisyen kültürlü olmalı, gençlere de topluma da örnek olmalı. Altyapısı kuvvetli, disiplinli, etik değerlere önem veren, felsefe ve öngörü sahibi olmalı, çevresindekileri motive edebilmeli. Dikkat ederseniz burada akademik bilgiyi en sona yazıyoruz. Herkes bir şey öğrenebilir, kitaplardan, bilgisayardan; ama kişilik özellikleri çok daha önemlidir akademisyenin.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Japonya’ya gitmiştim 10 yıl önce, orada bir müddet çalıştım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Daha az yorulur muydum diye düşünüyorum bazen. Orada çalışmam acaba daha doğru mu değerlendirilirdi?

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
30 civarında yurtdışı, 300’ü aşkın da yurt içi var. Burası yeni kuruluyordu, biz yurt içi yayınları daha çok yapıyorduk o zaman; kendimizi tanıtmak için. Son zamanlarda yurt dışı yayınlar daha popüler oldu, aradaki farkın bu kadar fazla olmasının sebebi, buranın tanıtımı nedeniyle idi.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Türkiye’nin geneliyle aynıdır. Türkiye’nin genelinde yukarda saydığım idealler ne kadar karşılandıysa bizim kurumda da o kadar karşılanmıştır, bir farkı yok.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Kaliteyi arttırmayı düşünürdüm. Sayı fazlalığından daha fazla kalite eksikliği var. Bir de üniversitelerin sanayi ile işbirliği kurması için çalışırdım. Yaptığımız şeyleri biz satamıyoruz, sanayiye geçiremiyoruz. Hâlbuki yurt dışında yapılan çalışmalar ve araştırmalar sanayiye, ilaca dönüşüyor, laboratuvarlar ona göre. Dolayısıyla bizim gibi memleketlere satılıyor. Hep satın alıyoruz. Yaptığımız hiçbir bilimsel çalışma sanayiye, üretime, ekonomiye yönelik değil. Yaptığımız işlerin sanayi işbirliğiyle birlikte topluma yansıması gerekiyor. Bizim hiçbir eksiğimiz yok; bilgimiz, lisanımız, insan gücümüz var, ama bu insanlar atıl durumdalar çünkü para yok, laboratuvar yok, şartlar bu kadar.

Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
Alacakaranlık kuşağı gibi, hayatımız tehlike. Aslında her günümüz ilginç olaylarla geçiyor, insan hafızası da unutuyor. Unutmamız da lazım, her şeyi hatırlarsak yaşayamayız. Bu nedenle çok ilginç tek bir anım yok.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Her şeyi tek başıma yaptığım için pek sayılmaz. Benimle çalışan kimse olmadığı için bazen aşırı yorgunluk olmuyor değil.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Hukuk tabii ki. Çok seviyorum hukuku.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Hiç pişmanlığım olmadı. Yaptığım şeyi bilerek ve isteyerek yaparım.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Elimden geldiği kadar ayırmaya çalışıyorum. Kadın olunca insan iki misli koşturmak zorunda kalıyor. Hem işyerinde hem evde çalışıyorsunuz.

Teşekkürler. 02/04/2007
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)