AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Nezih Oktar
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nezih Oktar

20 Haziran 2010, Pazar

Prof. Dr. Nezih Oktar

"Akademisyen yetiştirdiği öğrencileri, uzmanları, cerrahları iyi yerlerde ve başarılı, ama en önemlisi, etik çalışırken görmeyi amaçlamalıdır."

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nezih Oktar

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
İzmir 1953 doğumluyum. Orta ve İngilizce eğitimimi (eski adı İzmir Maarif Koleji) Bornova Anadolu Lisesi'nden aldım. Fen ve bilim kültürü Ankara Fen Lisesinde pekişti. Tıp doktoru unvanını 1977 yılında mezun olduğum ve Beyin ve Sinir Cerrahisi ihtisasını da yaptığım Ege Üniversitesinden aldım.

Mikronöroşirürji laboratuvar eğitimini Brüksel'de Jules Bordet Enstitüsünde gerçekleştirdim. Uzmanlık sürecinin bir bölümünü İngiliz Hükümeti (British Council)'nden kazandığım bir burs ile Londra'da yaptım. Beyin tümörleri ile ilgili "Queen Square'de Institute of Neurology & Neurosurgery" araştırma laboratuvarında uzmanlık tezimi hazırladım. Zorunlu tıp hizmetimi Kütahya SSK hastanesinde yaptım. Askerlik görevimi İzmir KKK Asker Hastanesinde tamamladım. Bu süreç içinde Zürich'te Prof. Dr. Gazi Yaşargil kliniğinde çalışma olanağım oldu. Bu zorunlu görevlerden sonra Ege Tıp Fakültesinde doçent ve profesörlük görevlerine atandım. Halen aynı üniversitede özellikle nöroonkoloji dalında pratik ve araştırmalarımı sürdürmekteyim.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Birçok neden var. Fizik ve kimya durağan bilimler gibi geldi bana lise çağlarında. Biyoloji daha dinamik ve bilinmeyenlerle dolu olarak beni daha çok etkiledi. Lise sonda AFL'de TÜBİTAK projesini biyolojiden seçmiştim. Kobay keserken tıp okumalıyım ve cerrah olmalıyım, diye karar verdim. Resim ve karikatür çizerdim o çağlarda. Plastik cerrahi belki bana daha uygundu. Ancak beyin felci geçirmiş bir kardeşim vardı. Onun hastalığı beni daha çok etkilemiş olacak ki beyin cerrahisini seçtim ve bu dalı seçtiğim için çok memnunum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İnsan işini benimseyip çok severse zor tarafları için kendini geliştirebilir, donanımını zenginleştirebilir, bilgi ve yeteneğini de eklerse tüm zorlukları aşar. Yoğun nöbetler, ölüm ile yaşam arasındaki insanlara mücadelelerinde yardımlar, mikroskop başında saatler süren yorucu ameliyatlar, insan hayatına kısa da olsa eklenen ek süreler, bilimsel araştırmalar, sonu gelmeyen hipotez üretmeleri, laboratuvara kapanmalar, yurt içi-yurt dışı kongrelerde koşuşturmalar, yetiştirdiğiniz beyin cerrahlarının ameliyat yaparken sizi geçme çabaları,.. akademik hayatınızı zevkli bir hale bile sokabilir.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bilim ile etik bir evlilik gibi olmalıdır akademisyenin hayatı. Bilimin yetersiz kaldığı yerlerde felsefeyi çok iyi oturtmalıdır araya. Bunun için de öncelikle buna inanmalıdır. Çok iyi felsefe, mantık, düşünce ve bilim tarihi bilmelidir. Eğer tıp ise konusu donanımını ustalarla pekiştirmelidir. Eksik gördüğü konularda aşama yaratmalıdır. Seçtiği, araştırma isteği doğan konularda derinlemesine inmeli, bilimsel araştırmalar yapmalı, ama global etkilenmeyi de göz ardı etmemelidir. Yetiştirdiği öğrencileri, uzmanları, cerrahları iyi yerlerde ve başarılı, ama en önemlisi, etik çalışırken görmeyi amaçlamalıdır.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
İhtisasım süresince ve uzman olduktan sonra da çok iyi ustalarla çalışma olanağı buldum. Bu konuda kendimi çok şanslı olarak görüyorum. Hepsinin en değerli özelliklerini örnek almaya çalıştım.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Genel sağlık ortamında ise kalite ile hasta ve hizmeti aynı potada buluşturma zorluğu tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de sancılı. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri de başta olmak üzere hâlâ arayışlar sürüyor. Bu yarışta tıbbi firmalar kâr güderek biz hekimleri kullanıyorlar. Teknoloji ve AR-GE sektörleri sağlık sanayisine inanılmaz paralar akıtıyor. Ülke yönetimlerinin bu gereksinimleri çağdaş düzeyde tutabilmeleri için her geçen yıl bütçeleri ekonomik olarak en gelişmiş ülkelerde bile çok zorlanıyor ve eleştirilere neden oluyor. Çünkü insanın hedefi olan mutluluk önce sağlıktan geçiyor. Ülkemizde son yıllarda yapılan sağlık ortamı ile ilgili çalışmaları genelinde olumlu buluyorum. Ancak tam günün, yürürlüğe giren yasa ile yararlı ve sürekli olabileceği konusunda kuşkularım var.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Makedonya'da (Tito zamanı eski Yugoslavya'da) öğrenci iken yaz stajı yaptım. Asistan iken Belçika'da Brüksel'de Jules Bordet Enstitüsünde mikronörocerrahi öğrendim. Londra'da 1,5 yıl kazandığım bir bursla yapmayı çok arzuladığım nöroonkoloji konusunda hem araştırma laboratuvarında hem de ameliyathanede çalışma imkanım oldu. Uzman olduktan sonra Zürich'te Prof. Dr. Gazi Yaşargil ile mikrocerrahi operasyonlarındaki deneyimlerini canlı izleme olanağı buldum. ABD Emory Üniversitesinin bursu ile Japonya'da nöroonkoloji toplantılarına katıldım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Böyle teklif ve imkânlar olduysa da ben ülkemde çalışmalarımı sürdürmeyi tercih ettim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Hakemli dergilerde yayımlanmış 100'ü aşkın bilimsel makalem var. Elektronik ortamda yayım yapan "Journal of Neurological Sciences Turkish" adlı (yerel adı Nörolojik Bilimler Dergisi olan) Uluslararası sinirbilim arenasında yer bulan bir bilimsel derginin editörlüğünü yapmaktayım. SCIR dizinine giren bu derginin kalitesini ve atıf sayısına bağlı etki faktörünü arttırma çabamız devam etmektedir.

Türkiye'deki tıbbi yayıncılığı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda sizce yapılması gerekenler nedir?
Son yıllarda ülkemizde bu konuda çok değerli çalışmalar yapıldı. Editörlere yönelik her yıl yapılan eğitim çalışma ve toplantılarına ben de elimden geldiğince destek vermekteyim. Türkçe bilimsel yayını desteklerken uluslararası arenada da yer almayı ihmal etmemeliyiz. Son yıllarda birçok Türkiye kaynaklı bilimsel dergi en saygın uluslararası tıp dizinlerine kabul edildi. Saygın dizinlerde yer almalıyız ve şu anda etki faktörü değerlendirmesinde ön planda olan atıf konusuna özellikle titizlik gösterip uygun ise yerli yazarlarımızın birbirlerinin benzer değerli yazılarını kaynaklar listesine alarak desteklemeliler diye düşünmekteyim.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Bu sistem içinde YÖK başkanı olmak istemezdim. Çünkü arzuladığım değişiklikleri yapmama bu sistem izin vermezdi. Yükseköğretimin bence ciddi, devrimsel, bilimsel, özerk ve özellikle dijital değişime gereksinimi var. İnternet çağında artık gençler defter-kitap elde klasik derslere girmek istemiyor.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Her an için hedef seçtiğim kısa soluklu yerlere aşama aşama ulaştığım için mutluyum. Ancak insanoğlundaki her an yeni hedefler belirleme içgüdüsünü de beğeniyorum.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Karadenizliler çok hoş insanlar. Kalabalık bir ailede anne rahatsız. Annelerini tedavi için bana getiriyorlar. Muayene ediyorum ve "Anneniz için bir beyin MR çektirmeniz gerekiyor" diyor ve istek belgesini yazıyorum. Oğlanlar hemen kağıdı paralarcasına kapıp kapıya yöneliyorlar ve annelerine "Sen rahatsız olma burada otur, biz hemen çektirip getiririz" diyorlar. İşin ilginç yanı da bu olay, benim böyle bir fıkrayı kliniğimizdeki öğretim üyelerinden Prof. Dr. Saffet Mutluer'den dinlememden bir hafta sonra gelişiyor ve ben bu olayı acaba gerçekleşecek mi diye büyük bir şaşkınlıkla, senaryosu daha önceden yazılmış adeta bir film izler gibi, aynen izliyorum.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Okuduğum bilimsel yazılardan, araştırmalardan ve klinik gözlem ve deneyimlerimden yararlanarak (ve etkilenerek) özen göstermeye çalışıyorum. Ezber bozduran bilimsel, güvenilir çalışmalar beni en çok etkileyenler arasındadır.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Resim yaparım zaman ayırdıkça. Soyut, yağlı boya, kolaj teknikleri genellikle. Desen ve karikatür çalışırım. Çizgi roman denemelerim var. Bu yıl başında da yazdığım şiirlerden derlediğim "Rengimiz Sevgi" diye bir şiir kitabım basıldı Etki yayınevinden.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
"Keşke" yenilginin, ezikliğin takısıdır derler, kimse kullanmak istemez. Ben keşke yerine hep "iyi ki" demişimdir yaşamımda. Bu nedenle keşkelerin mezarlığı olan pişmanlıkları hiç yaşamamış oluyorum.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Mesleğimizin en kötü yanı bu. Ne kadar vakit ayırabiliyorum desem de yeterli olmadığının ben de farkındayım. Ancak kayınpederimin de hekim olması nedeniyle olacak, eşim ile bu konuda sorun yaşamadım. Maalesef iki oğlumun da, doğal olarak benim yoğun mesleki hayatımı gözlediklerinden, tıp okumak tercihleri arasında olmadı.

Teşekkürler


21/06/2010

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA