AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Nilgün Kültürsay
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilgün Kültürsay

11 Nisan 2010, Pazar

Prof. Dr. Nilgün Kültürsay
"Bir akademisyen çok sabırlı ve dayanıklı olmak zorunda. Üretmek ve vermek bizim görevimiz. Verebildiğimiz sürece varız."

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Ege Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilgün Kültürsay

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1977 Ege Tıp mezunuyum. 1982'de pediatri uzmanı, 1988'de doçent ve 1994'te profesör oldum. Bütün bu aşamalarda üniversitemden ayrılmadım. Ama araya Yozgat Devlet Hastanesinde 2 yıl zorunlu hizmet ve ardından 1 yıla yakın Manisa Doğumevi ve Manisa Moris Şinasi Çocuk Hastanesinde çocuk doktorluğu dönemleri girdi. 1991'den beri Ege Üniversitesinde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapıyorum. Türk Neonatoloji Derneğinde de yönetim kurulunda çeşitli görevler yaptım. Halen de dernek sekreteriyim.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
O dönemde en zor girilen ve en zor yapılan meslek olduğu için prestiji çok yüksekti. İnsanlara yardımcı olmak gibi bir düşünce yapısı da bana yakındı. Bu seçimimden zaman zaman pişman olsam da genellikle memnunum. Bana defalarca yeteneklerimi, sabrımı, çalışma azmimi deneme fırsatı verdi. Kısıtlamalarla karşılaştıkça kızsam da, eminim her meslekte bu tip sıkıntılar yaşanıyordur. Tek üzüntüm, mesleğin itibarının giderek zedelenmesi.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İşimin zor tarafı çok kolay yapabileceğim şeyler için zaman zaman önümdeki anlaşılmaz engeller. Sistemin insana dayalı olması, kurumsallaşma kültürümüzün olmaması nedeniyle zorlukla oluşturduğum her gelişmenin devamlılığının sağlanması için sürekli emek vermek zorunda kalmam. Aksi halde yok olup gitmesi...

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bir akademisyen tam da bu nedenle çok sabırlı ve dayanıklı olmak zorunda. Üretmek ve vermek bizim görevimiz. Verebildiğimiz sürece varız. Bilimsel kıskançlığı hiçbir zaman anlayamadım bu yüzden. Ben ne bir konudaki özgün fikrimi ve ne de emeğimi sakındım kimseden.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
İlerleyen yaşı ile zamana meydan okuyup hâlâ her bilimsel toplantıda herkesten ileri bir düşünce ve bilgi iletebilen kliniğimizin kurucusu Sabiha Özgür Hocam. Güler yüzü, çalışkanlığı, insan sevgisi ile rahmetli Senay Öztop Hocam. Titiz, dürüst, çalışkan rahmetli Gaye Kendir Hocam. Dekanlık, başhekimlik yaptığı yoğun dönemlerinde bile vizitlerini ve kliniğimizin bütün röntgen filmlerini yorumlamayı bir gün bile ihmal etmeyen Baha Taneli Hocam... Bir de Amerika'daki Hocalarım, neonatolojinin dünyadaki öncüleri Avroy Fanaroff ve Richard Martin'i saymalıyım.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tek kelime ile kaotik. Bu sistemin mimarlarının bile nereye varmak istediklerini bildiklerinden emin olamıyorum. O kadar sık değişiyor ki her şey. Bildiğimiz, inandığımız "hastaya ve ülkeye hizmet" düşüncesinden parası olanın bile kaliteli hizmet alamayacağı garip bir sisteme doğru sürükleniyoruz. Mesleğimin başından beri tam gün çalışma konusunda kararlı olan ve böyle çalışan ben bile, Tam Gün Yasası'nın hekimlere statü ve itibar, hastalara ise iyi sağlık hizmeti alma şansını kaybettirecek bir uygulama olduğuna inanıyorum. Etik kuralların zedeleneceğinden ciddi olarak endişe ediyorum.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Evet. Bir yıl süre ile ABD'de neonatoloji konusunda en ileri merkezlerden biri, belki de en iyisi olarak tanımlayabileceğim bir merkezde, Case Western Reserve Üniversitesinde çalıştım. Orada klinik çalışmanın da, araştırmanın da nasıl yapılması gerektiğini gördüm. Bir de benim bugün yapmakla uğraştığım işleri yapmak üzere en az 5 kişinin çalıştığını gördüm. Yirmi yıl sonra bu sene tekrar aynı üniversiteyi ziyaret edip konferans verdiğimde onlar bizim bu süreçte neonatolojide ne aşamalar kaydettiğimiz görüp mutlu oldular. Ben de bu yirmi yılda neler yaptığımın vicdan muhasebesini yapmış oldum.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Olanaklardaki ciddi farka rağmen yurt dışında aynı işi yapmayı yirmi sene önce de düşünmemiştim, şimdi de düşünmem. Araştırma için kaynak bulmakta zorlansam da, hastalarımız için olanakları arttırmak için çabalarken yorulsam da kendi ülkemin insanına hizmet etmekten mutluyum.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Toplam iki yüzden fazla yayınım var. Ama beni bu yayınlardan daha fazla mutlu eden, neonatoloji gibi ben başladığımda kimsenin bilmediği ya da önemsemediği bir konuda ülkemde öncü olduğunu düşündüğüm çalışmalarım. Neonatal resüsitasyon kurslarının başlatılması, çok sayıda eğitim programının ve dernek çalışmasının yürütülmesinde verdiğim emek.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Çalıştığım kurum zaten benim içinde yetiştiğim kurum. Kendi branşım olan pediatri ve neonatoloji konusundaki akademik gelişmesi bence Türkiye'de her zaman takdir uyandırmıştır. Diğer dallar için de aynı olduğunu düşünüyorum.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
YÖK başkanının en önemli açmazı, mesleki ara eleman yetiştirmek için açılan liselerin düz liseler gibi üniversiteye öğrenci göndermeyi amaçlamak durumunda olduğunu varsayan düşünceye uygun formüller üretmeye çalışmak. Hemşire yok, ebe yok, ama doktor çok (ki onu da arttırmak için anlamsız bir siyasi yaklaşım var). Dünya kadar işsiz mühendis, mimar var. Ama tıbbi cihazlarımız bozulduğunda tamir edecek teknik eleman yok. Ben olsam, bu ara elemanların illa da üniversite mezunu işsiz olmak yerine mesleğe atılıp Türkiye'nin daha hızlı gelişebileceği bir sistemi olgunlaştırmaya çalışırdım.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Türkiye koşullarında çalışarak, didinerek, okuyarak, öğrenerek ve öğreterek ulaşabileceğim her hedefe ulaştım. Başka ihtirasım da yok. Ben hastalara şifa vermek ve daha iyi sağlık hizmeti alabilmelerini sağlamak istemiştim. Ben etik değerlerin korunmasını, hasta ile para ilişkisinin olmamasını istemiştim. Bu konularda elimden gelen herşeyi yaptım. Ben öğrenmek ve öğretmek istemiştim; elimden geleni yaptım. Benden daha iyisini, yetiştirdiğim öğrencilerim yapacaklardır.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
On beş sene kadar önce İstanbul'da oturan kız kardeşim Asos'a yaptıkları geziden dönerken eşi ve çocukları ile birlikte kaza geçirdiler. Çocuklarla kendisi Çorlu Devlet Hastanesine, eşi ise beyin kanaması ile o zaman için Çorlu'daki tek nöroşirurjistin çalıştığı bir özel hastaneye kaldırıldı. Telefonla bana ulaşıldı ve ameliyat izni istendi. Ben sabaha karşı ulaştığımda hastalarımız kurtulmuş ve her şey yoluna girmişti. Özel hastaneciliğin bugünkü gibi yaygın olmadığı o günlerde o hastaneyi açan hekimlere de en az ameliyatı yapan cerrah arkadaşımız kadar minnet duymuştum. Sabah olduğunda çok tanıdık bir ses bana "Merhaba Nilgün" dedi. Karşımda üniversitenin ilk yılında beraber kadavra çalışırken resimlerimizden hâlâ gözümün önünde olan bir sevgili yüz vardı. Artvinli olan bu arkadaşım Erzurum'da pediatri ihtisası yaparken cerrah eşi ile tanışıp evlenmiş ve Türkiye'nin öteki ucuna gelip hastane açmıştı. Kız kardeşimi de, beni de İzmir'deki evimize misafir olduğu günlerden çok iyi tanıyan bu arkadaşımı oraya İzmir-İstanbul-Artvin-Erzurum-Çorlu bağlantısını kuran ilahi kader nasıl getirmişti? Ömrümce her selamın, her iyiliğin, her dostluğun bir gün bizim önümüze çıkacağına inandım. Mesleğimizin de ülkemiz insanına borcumuzu ödememiz için bir vesile olduğuna inandım. İçtiğimiz suyun, yediğimiz ekmeğin borcunu ödememiz için. Umarım ben de borcumu ödemişimdir. Tıpkı sevgili arkadaşım Hasibe İspirli ve eşi gibi.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Çok da özen gösteremiyorum doğrusu. Kilomu korumak ve egzersiz yapmak da başarısız olduğum konulardan.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Tıp dışında toplum sağlığı, eğitimi, bebek ve çocukların korunması ve üniversite öğrencilerine burs sağlamak amaçlı sosyal dernek çalışmalarım oldu. Birkaç yıldır ara verdiğim bu çalışmalarım dışında çoğu hekim arkadaşımız gibi benim de Türk müziğine özel ilgim var.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
"Keşke" sözünü her insanın dediği kadar demişimdir. Çok ciddi pişmanlığım olmadı. Zaten biraz kaderci ve tevekkül sahibi bir insanım. Bir şeyi çok fazla istemekten korkarım. Oluşan her durumun sonunda iyi bir yöne gideceğine inanmaya çalışır ya da iyi bir yöne çevirmeye gayret ederim. Zaten çocukluğumda da Pollyannacılık oynamaktan hoşlanırdım. En zor günlerimi yaşadığım Yozgat'taki zorunlu hizmetimi bile bana verdiği müthiş eğitim, insanlara hizmet imkânı ve tanıdığım güzel insanlar için minnetle anıyorum. İhtisasını bitirmek üzere olan bir asistanımız bir gün bana "Hocam ben Yozgat Devlet Hastanesinde pnömoni nedeni ile yatmışım. Doktorum siz miydiniz acaba ?" diye sorduğunda tarihleri karşılaştırdık, tutuyordu. O veya başka baktığım hastalar bugün bir iş tutmuş çalışıyorlarsa, ben ne için "keşke" diyeyim. Bundan büyük mutluluk olur mu?

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Aileme çok önem veririm, ama çocuklarımın bana en muhtaç olduğu zamanlarda ya hasta başında nöbette ya zorunlu hizmette ya da eğitimimi pekiştirmek için yurt dışında olduğum için vicdan azabı duymuyorum desem yalan olur. Ama hayat bu!.. Şimdi de onlar hayatlarını kurmak için benden uzaklardalar. Gene de gençlere her zaman çocukları ile olabildiğince beraber olmalarını öğütlüyorum.


12/04/2010
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA