AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez
    • Akademisyenler köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Numan Numanoğlu.

23 Nisan 2006, Pazar

Prof. Dr. Numan Numanoğlu :Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez
Akademisyenler köşesinin bu haftaki konuğu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Numan Numanoğlu.

Özgeçmişinizi anlatır mısınız?
1955 yılında Ardahan’da doğdum. 1966 yılında Ankara Mehmet Akif İlkokulu’nu, 1969 yılında Ankara Aydınlıkevler Ortaokulu’nu, 1972 yılında Aydınlıkevler Lisesi’ni bitirdim. 1978 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Aynı fakültede 1984 yılında göğüs hastalıkları uzmanı, 1988 yılında göğüs hastalıkları doçenti ve 1993 yılında göğüs hastalıkları profesörü oldum. Halen Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığını yapmaktayım. Türk Tübekküloz ve Toraks Derneği Genel sekreterliği görevini yürütüyorum. Evli ve 2 çocuk babasıyım.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Değerli hocam Prof. Dr. Doğanay Alper her yönüyle örnek aldığım bir insandır. Onun insanlara olan yaklaşımı, deontojiye verdiği önem beni çok etkilemiştir.

Başınızdan geçen mesleğinizle ilgili en ilginç anınız nedir?
1987 yılında uzman olarak SSK Dışkapı Ankara Hastanesi polikliniğinde çalışırken ilginç bir olay yaşamıştım. Günde 60-70 hasta muayene ediyordum. Temiz yüzlü bir vatandaşımız poliklikten sıra alamadığını ve benle görüşmek istediğini söyleyince, ben de ‘Poliklinik kapısında bekleyin, öğle arası hasta bitince görüşelim’ dedim. Öğlen işim olduğu için hastane dışına çıktığımda hastanın beni hastanenin ana kapısında beklediğini gördüm. Çok şaşırdım ama isteğini yerine getirdim. Eğer hastane dışında işim olmasa idi zavallı beni orada akşama kadar bekleyecekti.

Türkiye’deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çözüm bekleyen sorunları olan bir sağlık ortamı var. Sağlık güvencesi sorununun çözülmesi lazım. Herkesin sağlık güvencesi olunca, gereksiz ilaç yazımı ve diğer problemler çözülecektir. Tabii burada ülkenin ekonomik koşulları sorunların çözümünde en önemli engel. Her seviyede yapılacak eğitim yatırımları, sorunun çözümüne katkıda bulunacaktır. Artan sorunlu nüfus yerine, eğitimli insan sayısının artırılması ve nüfus artışının engellenmesi her türlü sorunun çözümünde birinci basamak olacaktır. Sağlık ortamını düzeltmek için eğitimli toplumla koruyucu sağlık hizmetlerini canlandırmak en önemli basamaklardan biri olacaktır. Her bireyin sağlık güvencesine kavuşturulması bir hedeftir. Bunun için ortak tüketim mallarından alınacak sağlık güvence payları iyi bir kaynak olabilir. Örneğin ekmek ve akaryakıttan pay alınabilir. Tabii burada herkese asgari sağlık hizmeti sağlanacaktır. Farklı kalitede hizmetler için sigorta sistemleri devreye girmeli. Herkes geliri oranında sigorta sistemine ödeme yapmalı. Siyasal iktidarlardan ziyade devlet politikası olarak uzun vadeli yatırımlar, bu çözümlere ulaşmada daha etkili olacaktır.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Tıp mesleğini seçmemin nedeni rahmetli babam ve Op. Dr. Haluk Yücesoy’dur. Bizim zamanımızda lise sonrası ODTÜ ve merkezi sistem ayrı sınavlardı. 1972 yılında eylül ayında ODTÜ Elektronik Bölümü’ne kaydoldum. Hazırlık okurken babam ve Dr. Haluk Bey Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne benim ön kaydımı yaptırmışlar. Sonra onların teklifi ile Tıp Fakültesi’ne kaydoldum. Bugünkü konumum nedeniyle bu seçimimden memnunum. İnsanları seven bir kişi olarak onların dertlerine çare bulmaya çalıştığım mesleğim, beni manevi olarak tatmin ediyor. Derdine çare bulduğum her hasta bana çok büyük bir memnuniyet veriyor.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
İşimizin zor tarafı hangi duygu ve pozisyonda olursak olalım bizden yardım bekleyen hastalara güleryüzle hizmet götürme zorunluluğudur. Tabii ki hastaların hastalığı ile ilgili bilgileri onlara anlatmak da diğer bir zor yön. Sonucu belli hastalıklar (kanser gibi) bizde çok büyük manevi yük oluşturuyor. Size büyük bir güvenle bağlanan hastanın gözünüzün önünde eriyip gitmesi çok zor. Tabii ki toplumun tüm kesimlerine hizmetin aynı kalitede götürülememesi, bizim için zor durumlardan bir diğeri.
Bir akademisyen nasıl olmalı? Nasıl tanımlarsınız?
Bir akademisyen öncelikle insanları sevmeli, toplumun eğitimine kendini adamalı, bilimsel yeniliklere açık olmalı. Çağdaş yaşamın gereçlerine adapte olmalı. İşi dışındaki ortamlarda da örnek davranışlar içinde bulunmalıdır. Hiçbir zorluk onu yıldırmamalı. Her şartta doğru bildiği değerler için gayrette bulunmalıdır.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Bilimsel kongre ve toplantılara katıldım. Onun haricinde çalışma deneyimim olmadı.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz? Neden?
Yurt dışında aynı işi yapmak herhalde maddi ve araştırma olanakları açısından daha cazip olurdu. Ama yurt dışında sosoyoekonomik koşullar yabancılar için çok zor. Her zaman ikinci sınıf vatandaş muamelesi görebilirsiniz. Bu nedenle her halikarda ülkemde çalışmak tercihimdir.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayınlanmış kaç yayınınız var?
Toplam 100 civarında yayınım ve çok sayıda kitaplarım var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Üniversitemiz bilimsel ve akademik çalışmalara gereken maddi ve manevi desteği olanakları elverdiğince veriyor. Yurt dışı yayını olanlara bigisayar kullanım desteği veriliyor. Ayrıca orijinal araştımalara kaynak desteği sağlanıyor. Her türlü yurt dışı eğitim amaçlı seyahatlere maddi destek sağlanıyor.

YÖK başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Her türlü yönetim kademesindeki yöneticileri seçimle getirirdim. Akademik kadrolara atamak için merdiven sistemini koyar ve bir yarış oluştururdum. Ayrıca üniversite sayısını azaltırdım. Üniversiteleri kaliteli merkezlerde toplardım. Yurt dışı kardeş ünivesitelerle her türlü eğitimin ortak yapılmasına olanak sağlardım.

Eğitim verdiğiniz anabilim dalındaki kişilerle ilişkileriniz nasıl? Onlar sizi nasıl tanımlar?
Başı sıkışınca baş vurulacak bir dost ve ağabey olarak tanımlarlar.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Her akademisyen daima bir hedefe doğru devam eder. Hiçbir zaman ulaşılacak hedef bitmez.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösteriyor musunuz?
Göstermeye çalışıyorum.

Tıp dışında uğraşılarınız ya da hobileriniz var mı?
Tenis oynamak ve bilgisayar hobilerim arasındadır.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
İki çocuğum var. Eşimle hep ‘üçüncüsünü niye yapmadık?’ diye düşünürüz.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Maalesef yoğun çalışma temposu içerisinde aileme istediğim gibi vakit ayıramıyorum.
Teşekkürler.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA