AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Orhan Değer
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Değer

25 Nisan 2010, Pazar

Prof. Dr. Orhan Değer
"Akademisyen, sahasında evrensel tüm gelişmeleri takip edebilen, araştırmacı, analitik düşünceyle kendisini ifade edebilen, ülke gerçeklerinden haberdar ve kendisine düşen konularda ülke kalkınmasına katkıda bulunmaya hevesli olabilen, gerektiğinde patent alabilen kişidir."

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Değer

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1956 Akçaabat/Trabzon'da doğdum. Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünü 1979'da bitirdim. 1982 yılında başladığım asistanlık eğitimimi 1987'de Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalı'nda tamamladım. 1988 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Biyokimya Ana Bilim Dalına yardımcı doçent olarak atandım. 1988'de doçent, 1994'te profesör unvanlarını aldım. Halen aynı üniversitede Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Başkanı ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü olarak görev yapıyorum.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Lisansüstü eğitimimi tıp fakültesinde yaptım. Bu branşta olmaktan memnunum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Temel tıp bilimlerinin ülkemizde en ileri düzeyde ana bilim dalı olmasına ve hastanelerde rutin hizmetin çoğunu yapmasına rağmen, hâlâ bu uzmanlık dalının idareler tarafından öneminin anlaşılamamış olması, klinik testleri makinelerin yaptığının zannedilmesi.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Sahasında evrensel tüm gelişmeleri takip edebilen, biriminde bunları gerektiğinde uygulayabilen, araştırmacı, analitik düşünceyle kendisini ifade edebilen ve biriminde bunları öğretebilen, ülke gerçeklerinden haberdar ve kendisine düşen konularda ülke kalkınmasına katkıda bulunmaya hevesli olabilen, gerektiğinde patent alabilen kişi.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız biri var mı?
Atatürk Üniversitesinde Hocaların Hocası, Rahmetli Prof. Dr. Münip Yeğin bize sadece sahamızda gelişmeyi değil, idari ve insani ilişkilerde dikkat edilecek hususları da öğretti. Ayrıca Prof. Dr. Mustafa Ünaldı'da doğruluk, dürüstlük ve dik durmada bana örnek oldu.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tüm gayretlere ve iyileştirmelere rağmen milli eğitim ve sağlık, maalesef hâlâ ülkemizin en geri ortamları.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Uzun süreli bulunmadım. Ancak haftalık ve 15 günlük kurslar ile birçok uluslararası kongreye katıldım.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
İsterdim.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Uluslararası 71 makale, 30 kongre bildirisi, yurt içi 80 makale ile 70 kongre bildirim vardır.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
KTÜ, uluslararası ilişkileri vizyonuna alan bir üniversitedir. Son yıllardaki Avrupa Birliği'ne yönelik diploma eki ve akreditasyon çalışmaları üniversitemizin ve fakültemizin gelecekte daha önde olacağının işaretidir.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Bana göre en büyük problem öğretim elemanları (araştırma görevlisi, öğretim görevlisi ve öğretim üyeleri)'nın özlük haklarıdır. Dolayısıyla kaliteli elemanlar ya yurt dışına gidiyor ya da özel sektöre geçiyor. Öncelikle, öğretim elemanlarının uluslararası düzeyde verimli olabilmesi için ücret problemini çözerdim. Sonra da, öğretim üyelerinin verimini takip edip düzenlemeleri buna göre yapardım. Yeni kurulan üniversiteleri özel alanlarda üniversiteler halinde planlardım.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Evet.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
Bir gün rutin laboratuvarda sekreterimiz telefonda bir kişiyle tartışıyordu. Telefonu aldım, "Problem nedir?" diye sorduğumda, kendisinin intörn olduğunu, pediatriden bir hastadan kan örneği gönderdiklerini, ancak 2 saat geçtiği halde sonucun gelmediğini ısrarla ifade ediyordu. Kendisine, bir dakika beklemesini söyledim, kayıtlarımıza göre örnek gelmemişti. "Maalesef gelmeyen kanda ölçüm yapamıyoruz" dediğimde, "Kiminle görüşüyorum?" diye sordu. O zaman kendimi tanıttım. Suçluluk telaşıyla, "Aaaa, hocam sizi çok seviyoruz" dedi. Bunun üzerine kendisine, personelimize hakaret hakkı olmadığını ve bu davranışın etik olmadığını hatırlattım.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Mümkün olduğunca gıdalara dikkat ediyorum. Haftanın her günü plates ya da yoga yapıyorum. En az üç gün de 1 saatlik yürüyüş yapıyorum. Ailemde diabetes mellitus yaygın olduğundan 6 ayda bir rutin laboratuvar testlerimi yaptırıyorum.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Kitap ve dergi okuma, spor müsabakaları izleme, sivil toplum kuruluşlarında çalışma.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
Elbette olmuştur.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
İdeal değilse de, son 5 yıldır fena değil.

Teşekkürler

26/04/2010
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA