AKADEMİSYENLER

Tüm Akademisyenler

    • Prof. Dr. Orhan Sezgin
    • Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Sezgin

21 Mart 2010, Pazar

Prof. Dr. Orhan Sezgin
"Akademik anlamda çok bilgili olunabilir. Akademisyenin bir sürü yayını, buluşu olabilir, ama insanlık vasıflarında yetersizlik varsa hiçbir anlamı yoktur."

Akademisyenlerimizi tanıttığımız sayfamızın bu haftaki konuğu, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Sezgin

Öz geçmişinizi anlatır mısınız?
1965 yılında Ankara'da doğdum. Babamın subay olması nedeniyle çocukluğum Türkiye'nin farklı bölgelerinde geçti. Ardından Ankara'ya yerleştik ve Kurtuluş Ortaokulu ve Lisesini bitirdim. 1988 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. Aynı fakültede İç Hastalıkları ihtisasımı ve Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesinde de Gastroenteroloji Yan Dal İhtisasımı tamamladım. 2000 yılında doçent oldum. 2001 Ekim ayında Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalında göreve başlayıp Gastroenteroloji Bilim Dalını kurduk. 2006 yılında profesörlüğe atandığım fakültemde halen Gastroenteroloji Bilim Dalı Başkanı olarak görevime devam etmekteyim.

Tıp mesleğini seçme nedeniniz nedir? Seçtiğiniz için memnun musunuz?
Çocukluğumdan ve mesleklere aklımın erdiği çağlardan beri olmayı istediğim meslek hekimlikti. Bunda belki babamın da hep teşviki rol oynamıştır. Kendisi doktor olmayı çok istemiş, fakat maddi yetersizlik ve geçim koşullarının zorlaması sonucu askeri okula gitmek zorunda kalmış. Ben doktor olduğum için çok memnunum. Hiçbir zaman da aksini düşünmedim. Tekrar meslek seçmem gerekse yine doktorluğu seçerim. Bu mesleği çok seviyorum.

Sizce işinizin en zor tarafı nedir?
Bu mesleğin en zor tarafı, uğraştığımız alanın bizzat insanın kendisi olması ve üstelik sağlıksız insan olması. İnsan ile uğraşmak ne kadar zordur, bunu herkes bilir. Hele bir de hasta, sağlığı bozulmuş, endişe ve keder içindeki insan ve yakınları söz konusu olunca çok zor, meşakkatli ve sorumluluk gerektiren bir meslek karşımıza çıkıyor. Ayrıca, bence en iyi meslek saat 17'de iş yerinde bırakabildiğiniz meslektir. Maalesef bizim mesleğimiz bizimle evimize gelir, yemeğimizi, uykumuzu, çocuğumuza ayıracağımız zamanı hep paylaşır.

Bir akademisyen nasıl olmalıdır? Nasıl tanımlarsınız?
Bir akademisyenden önce bir doktor "iyi insan" olmalıdır." Babamın bana hep dediği bir şey vardı. "Oğlum, doktor olmak isteyene önce insanlık testi yapılmalı.

Geçerse doktor olmasına izin vermeli." Bunun doğruluğuna hep inandım ve meslekte geçirdiğim 22 yılda da inancım daha da arttı. Akademik anlamda çok bilgili olunabilir, bir sürü yayını, buluşu olabilir, ama insanlık vasıflarında yetersizlik varsa hiçbir anlamı yoktur. Bunun dışında iyi bir akademisyen meslek heyecanını, çalışma azmi ve isteğini hiç kaybetmeyen kişidir. Gerisi nasıl olsa gelir.

Branşınızda kendinize örnek aldığınız birisi var mı?
Tıp fakültesinden başlarsak, farmakoloji hocamız Prof. Dr. Kazım Türker beni hocalık vasfı, hitabet yeteneği ve bilim adamlığı ile etkileyen ilk kişi olmuştu. Ardından dahiliye asistanı olduğumda değerli hocam Prof. Dr. Ahmet Sonel örnek aldığım ve öğrencisi olmaktan gurur duyduğum bir kişidir. O zamanlar uzmanımız, şimdi profesör olan çok değerli ve çalışkan abimiz Ahmet Demirkazık hiç unutamadığım muhteşem bir hekimdir. Ardından gastroenteroloji ihtisasına başladığımda kendisini tanımak onuruna kavuştuğum Türk Gastroenterolojisinin duayeni, çok değerli hocam Doç. Dr. Burhan Şahin benim hayatımda iz bırakan temel insanlardandır.

Türkiye'deki sağlık ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Maalesef boz bulanık, kimsenin mutlu olmadığı ve Hükümetin sağlıksız tutumu ve uygulamalarıyla da mutlu ve sağlıklı olmayacağı bir ortam olarak değerlendiriyorum.

Yurt dışında mesleki deneyiminiz oldu mu?
Hayır.

Yurt dışında aynı işi yapmak ister miydiniz?
Evet. Şu anki bilgi düzeyimiz ve donanımımızla yurt dışındaki meslektaşlarımızla kıyasladığımız zaman çok geri özlük haklarına sahibiz. Sahip olduğumuz çalışma şartları ve bilimsel çalışmaların desteklenmesi konusunda da oldukça geri durumdayız.

Yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış kaç yayınınız var?
Yaklaşık 70 civarı değişik sınıfta yayınım var.

Çalıştığınız kurumla ilgili bilimsel ve akademik değerlendirmeniz nedir?
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Türkiye'nin yükselen yıldızlarından biri. Çok dinamik, genç bir akademisyen kadrosuna ve bize her zaman yol açan çağdaş, demokrat, aklıselim bir yönetici kadrosuna sahibiz.

YÖK Başkanı olsaydınız neleri değiştirirdiniz?
Öncelikle siyasi erkin baskısından kendisini kurtarmış, gerçek bir bilim adamı vasfı ile ülkemizin yükseköğrenim sorunlarına gerçekçi çözümler bulmaya çalışırdım.

Mesleğinizde hedeflediğiniz yere ulaşabildiniz mi?
Mesleğimde şu an için hedeflediğim yere ulaştığımı söyleyebilirim. Ama bir Türk bilim adamı olarak ülkemize ve milletimize olan borcumuz hiçbir zaman bitmeyecek.

Mesleğinizle ilgili ilginç bir anınızı anlatır mısınız?
O kadar çok ki. Ama özet kabilinden şunu anlatmak isterim. Bu o kadar çok kez tekrarlanan bir sahne oldu ki; karşıma gelen hasta ve yakınını buyur edip, şimdi ne şikâyetiniz vardı, etraflıca bir konuşalım dediğimde, kalkıp elimi sıkan, bu sıcaklığınız için çok teşekkür ederim, diyen pek çok hastam ve yakını oldu. Bu beni başta o kadar şaşırttı ki. Anlamakta güçlük çektim. Ben çok basit ve sıradan bir muamele yaptığımı düşünüyordum. Zaman içinde maalesef sebebini anladım.

Meslektaşlarımızın çoğu bu insani yakınlığı, sıcaklığı hastalarından esirgiyorlardı. Her zaman öğrencilerime, arkadaşlarıma şunu derim: her hastaya ayıracak 2-3 dakikanız mutlaka vardır. Onlara kendi anne, babanız, kardeşiniz gibi davranın.

Kendi sağlığınıza yeterli özeni gösterebiliyor musunuz?
Pek değil.

Tıp dışında uğraşlarınız ya da hobileriniz var mı?
Çok klasik olacak ama, pek yok. Bizim mesleğimiz çok kıskanç bir meslek. Kendisinden başka bir şeyle ilgilenilmesine pek izin vermiyor. Fırsat bulursam kitap okumaya çalışıyorum.

Hiç keşke dediniz mi? Pişmanlıklarınız oldu mu?
İki şeyi yapmadığıma pişmanım. Birincisi ilkokulda iken annemin çok zorladığı kolej sınavına keşke girseydim ve İngilizceye çok hakim olsaydım. İkincisi de bir müzik aletini çalmayı zamanında keşke öğrenseydim.

Ailenize yeterince vakit ayırabiliyor musunuz?
Maalesef istediğim kadar olmuyor. Ama eşim de akademisyen olduğu ve oğlum da böyle bir ailede doğup büyüdüğü için zaten bizim rutinimiz bu.


22/03/2010
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
4
1) Sedat kılıçdoğan (Öğretmen )
13.02.2018 10:50:36
Hayatım altüst olduğu bir dönemde karşıma çıkması benim için bir şanstı. Çok teşekkür ederim kendisine.çok iyi bir insan ve mesleğinde başarılı bir doktor. Yolu açık olsun.
People
5
2) Sems balci (Ev hanimi)
17.01.2018 02:09:42
Gercektende Orhan bey kendi dalinda cok basarili bir dr ve insanlara olan ilgisi kelimelerle anlatilmaz Rabbim herkesin karsisina boyle dr cikarsin
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/10-31/10 6. Ulusal Bağırsak Mikrobiyotası ve Probiyotik Kongresi ENDOKRİNO... ANTA
28/10-01/11 5. Ulusal Klinik Mikrobiyoloji Kongresi MİKROBİYO... İZMİ
31/10-02/11 Türkiye Maternal Fetal Tıp Derneği Ultrasonografi Kursu KADIN... İSTA
30/10-03/11 63. Türkiye Milli Pediatri Kongresi PEDİATRİ KIBR
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
26/11-30/11 3. Uluslarası – 21. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi HALK SAĞLIĞI ANTA