Canan Karatay'ın o iddiasına 2 uzmanlık derneğinden tepki!
Prof. Dr. Canan Karatay’ın gebelikte yapılan diyabet testinin anne adayı ve bebeği için risk yarattığı iddiasına bir yalanlama da Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği’nden geldi. Derneğin Amerikan Endokrin Derneği ile birlikte Antalya’da düzenlediği EndoBridge toplantısında, testin hiçbir risk yaratmadığı buna karşılık gebelik şekerinin hem anne adayı hem de bebek açısından ciddiye alınması ve tedavi edilmesi gereken bir sorun olduğu birkez daha vurgulandı.
Canan Karatay'ın o iddiasına 2 uzmanlık derneğinden tepki!
10 Kasım 2014 - HÜRRİYET Mesude Erşan

Gebelik diyabeti daha önce diyabeti bulunmayan bir kadında, gebelik sırasında ortaya çıkan ve bebeğin doğumuyla birlikte kaybolan, gecici diyabet şekli. Gebelik seyrinde yükselen hormonlar insülin direncine neden oluyor. Bir yandan da bebeğin büyüme ve gelişmesi için annenin insülin gereksinimi artıyor. Sonuçta kan şekeri yükseliyor.

HEM ANNE HEM DE BEBEK DİYABETTEN ZARAR GÖRÜR

Annenin kan sekeri karnındaki bebeğin büyüme ve gelişmesi için çok önemli. Anne karnında şeker seviyesinin çok yüksek olması doğrudan bebeğe yansıyor. Bebeğin kan şekerinin yükselmesine neden oluyor. Bu durumda bebeğin pankreası uyarılıyor ve daha fazla insülin salgılanmaya başlıyor. Gebelik şekerinin tedavi edilmemesi halinde çocuklarının iri olması, zor doğum, yeni doğanda hipoglisemi, sarılık ve hatta ölü doğum riski bulunuyor. Sorun genellikle diyetle kolayca düzene giriyor.

YÜKLEME TESTİ ALTIN STANDART

Tüm bu sorunlara meydan vermemek için zamanında (gebeliğin 24’üncü haftasından sonra) tanınması önem taşıyor. Diyet genellikle yeterli oluyor. Gerekirse de antidiabetik ilaçlar veya insuline geçiliyor.


EndoBridge Genel Sekreteri Prof. Dr. Okan Bülent Yıldız, gebelikte şeker yükleme diye bilinen testin “altın standart” olduğunu belirterek, “Bu riskli bireyleri tanımak ve saptamak hem anne hem de karnındaki bebeğin gebelikte ve doğduktan sonraki sağlığı için çok önemli” dedi.

ABD’de yapılan bir araştırmada 450 anne ve kız çocuğu çiftinin değerlendirildiğini anlatan Prof. Dr. Yıldız, “Annelerde gebelik diyabeti olması kız çocuklarda şişmanlık, toplam vücut yağı ve bel çevresi yağlanması riskini 3.5 kat artırıyor. Dolasıyla annelerden kızlarına obezite geçiyor. Bunu engellemek görevimiz.  Tabii ki önce gebelik diyabeti tanısı koymamık gerekiyor” dedi.

Söz konusu testte, aralıklarla şekerli su verildiğini hatırlatan Prof. Dr. Yıldız, bu testin zararlı olduğunu söylemenin bilimsel olmayan ve yanlış bir yaklaşım olduğunu belirtti.


Dernek başkanı Prof. Dr. Sadi Gündoğdu da “Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir tartışma yok. Her hastalığın uzmanlık derneği var. Hastalar en sağlıklı bilgiyi bu uzmanlık derneklerinden alabilir. Konuyla ilgili olmayan kimseler yanlış beyanlar vererek insanları yanlış yönlendiriyor. Diyabet salgını varken, hastaları erken anlamak ve önlem almamız gerekiyor” dedi.

JİNEKOLOGLAR DA TEPKİLİ

12’inci Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi’nde de aynı konu gündeme gelmişti. Kongre Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, “Herkes herşeyi bilmez. Kardiyologların bu konuda beyanat vermesi hoş değil. Gebelik şekeriyle ilgili birşey yapılacaksa kadın doğum veya endokrinoloji uzmanlarının karar veriyor olması lazım. Gebelik şekeri gibi sık görülen ve riskli bir sorunun taranmaması bilime aykırı” demişti.

RİSKİNİZ VAR MI?

Ailenizde diyabetli varsa, şişmansanız, 35 yaş üzerindeyseniz, daha önce 4 kilogramın üzerinde bebek doğurduysanız, daha önceki gebeliğiniz sırasında diyabetiniz olduysa, gebelik diyabeti gelişmesi açısından risk altındasınız.

BUNLAR DA GEBELİK DİYABETİNİN SONUÇLARINDAN

* İdrar yolu enfeksiyonları daha sık görülür,
* Kan basıncınız yükselip, idrarla protein kaybınız artarak preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) adı verilen çok ciddi komplikasyonlar gelişebilir,
* Rahim içinde bebeğin etrafını saran amniyon sıvısı artarak erken doğum yapmanıza yol açabilir.

TİP 1 BABA RİSKİ DAHA FAZLA ARTIRIYOR

* Tip 1 diyabetiniz varsa çocuğunuzun tip 1 diyabetli olma riski yüzde 2 kadar. Babanın tip 1 diyabetli olması durumunda çocuğunda olma riski yüzde 6.
* Hem anne hem de baba tip 1 diyabetliyse, bu risk yüzde 30’lara geçiyor.
* Annenin tip 2 diyabeti varsa çocuğun da tip 2 diyabetli olma riski yüzde 25 kadar. Babanın tip 2 diyabetli olması durumunda da çocuğun riski aynı. Hem anne hem de baba tip 2 diyabetliyse bu risk yüzde 50’ye çıkıyor.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) öznur vural (aile hekimi)
26.11.2014 09:44:43
gebelerede diyabeti ortaya çıkarmak için, AKŞ ve TKŞ bakmak yeterlimidir diye sormak isterim. Eğer yeterli ise risk grubu haricindeki kişilere tarama testi neden yapılıyor? 75 gr glukoz bebeğe zarar verirmi?
People
1
2) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
12.11.2014 15:19:14
Kan şekeri değerleriyle paralel yükselen yani riski pratik gösteren HbA1c denen bir test var.Ortalama kan şeker aralığını gösteriyor zaten.Bu test bile yeterli olabilir.

Diyabet tanısındada bu test çok günlük değişebilen şeker yükleme testlerinden çok daha anlamlı sonuçlar ve ortalama değerler veriyor.

Daha pratik yoları da bulunabilir.
People
2
3) Canan Karatay (Prof. Dr. Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı)
12.11.2014 10:25:01




İki derneğin kendi ifadelerini sunuyorum: Sorun genellikle diyetle kolayca düzene giriyor. (Peki Karatay ne diyor, başından beri?)


Ben de zaten bunu söylüyorum. Gebelik şekeri teşhisinin nasıl koyulacağı bellidir. OGTT altın standart değildir. Uygulama zararlıdır!

GEBELER KİLO ALMAYACAKLAR. YÜKSEK KAN ŞEKERİ OLAN GEBENİN VE BEBEĞİNİN BİR KEZ DAHA YÜKLEME YAPARAK ŞEKERİNİ daha da YÜKSELTMEYİN DİYORUM.

Peki yükleme sonucu olarak, gebelere NE DİYORSUNUZ? AMAN ŞEKERDEN UZAK DURUN DEMİYORMUSUNUZ? PEKİ SİZ NEDEN DEFALARCA ŞEKER VERMEYE DEVAM EDİYORSUNUZ YALNIZ ŞEKERDEN UZAK DURUN DEMEK İÇİN Mİ? ANNENEN ve bebeğin ŞEKERİNİ VE DE İNSÜLİNİ daha da YÜKSELTİYORSUNUZ!


ANNEYE VE BEBEĞE YÜKSEK KAN ŞEKERİ TEHLİKELİDİR DİYORUM BEN. SİZLER DE ANNEYE VE BEBEĞE YÜKSEK KAN ŞEKERİ TEHLİKELİDİR DEMİYORMUSUNUZ ZATEN.

Zaten hem fikiriz, Tanı yöntemlerimiz farklı...O kadar!

Tekrarlıyorum, gebelik şekeri teşhiisi için yüklemeye gerek yok. Anaya da bebeğe de zarar veriyorsunuz, şekerlerini yükselttiğiniz için.
ALTIN STANDART falan da değildir.
















People
2
4) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
11.11.2014 12:08:11
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği lütfen açıklarmısınız bu obesite niye ikiye katlandı !

Ne yapılmalı ?

Kamu yararı için derneğiniz ne yapıyor ?

Ülkemzde bir obesite sorunu var ! Peki bu obesite sorununda en önemli konu ülkemizde "un , şeker , ekmek "gibi rafine ürün tüketimi en önemli unsur değil mi ?

Canan Karatayın dediği gibi !Neden bu konuları atlıyoruz.Kamu yararı için atlamyalım.Canan hanıma bir palaket sunalım.
People
2
5) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
10.11.2014 14:47:56
Canan Karatay Türkiyede bir beslenme problemine işaret ediyor.Obesitede en önemli konu olan rafine karbonhidrata (ekmek , un ve mamülleri , şeker )dayalı beslenme sorunu ve yolaçtığı obesite!

Türkiyede bir beslenme problemi var mı ! Var.

Problemin boyutu ne ?

Bu konuda bilimsel ve sistematik ne yapılıyor ?

Bakalım !

20 Kasım, 2010 tarihinde

"32. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi’nde sonuçları açıklanan Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans Çalışması (TURDEP-II) Türkiye’de diyabet ve obezite oranlarındaki artışın endişe verici boyutlarda olduğunu gösterdi. Çalışmanın sonuçlarına göre, son 12 yılda diyabet sıklığı %90 artarak, %7.7’den %13.7’e çıkarken obezite oranı %44 arttı."

devam ediyoruz '

"2030 rakamlarını şimdiden geçtik
TURDEP-II çalışmasını yürütürken tıpkı 1998 yılında yaptıkları gibi aynı örneklem metodunu kullandıklarını belirten Prof. Dr. Satman, “Aynı 15 ilden aynı 6 şar ilçe, 6 şar köy ve 6 şar mahallede bu çalışmayı gerçekleştirdik. Gelen kişilerin vücut ölçülerine, açlık ve kan düzeylerine baktık, tansiyonlarını ölçtük ve şeker yükleme testi yaparak şeker durumlarını gözden geçirdik. Çalışmamızda daha önce %7.2 bulduğumuz diyabet oranının %13.7’ye yükseldiğini gördük. Oysa beklenen bu değildi. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun Türkiye’ye yönelik olarak yaptığı öngörüye göre diyabet oranının şu anda %4.7 civarında olması gerekiyordu. Oysa biz aynı kurumun 2030 için öngördüğü %9.7 oranını bile geride bırakmış durumdayız” diye konuştu"


Aradan 4yıl geçti.bu oranlar daha arttı.Evet , bu konuda diyabetin ve fazla kilonun riskleri pek çok olduğunu biliyoruz.

Ne yapıyoruz ?

Ne yaptık?

Üniversiteler ?

Gıda sektörü ?

Ekonomi ve mali sektör

Eğitim ve çoçuklara yönelik ?

Sağlık Bakanlığın hadi yürüyelim ve okullarda kantine ait bazı düzenlemeler dışında ?

En önemlisi "Nasıl yaşıyoruz nasıl besleniyoruz" ? , Neye mahkümuz ?

Ülkemizde çok ciddi rafine karbonhidrat tüketim kültürü var.Açıklamaya göre 2030lar geçen bir trende-ivmeye ( artış hızına) ve soruna maruz kalmış görünüyoruz.

Bu sorun Türkiyenin ücretlerinin %40ı asgari olan (ayda 890 TL) , eğitim düzeyi ortaması ilk okul 3-4.sınıfı aşamayan bir siyasal , kültürel , ekonomik ortamdan kaynaklanıyor.Bu nasıl çözülebilir ?

En önemli konu ise sağlık bakanlığının söylediği gibi hadi yürüyelim ve kantin uygulaması ve kampanyası dışında ülke çapında ( özellikle ! ekmek un ve türevleri , şeker gibi) rafine karbonhidratın azaltılmasıdır.

Canan hoca bu konuda basit , halkın anlayıcağı tarzda naif ve güzel uyarılar yapıyor.Teşekkür etmemiz gerekiyor.

İki katlayan obezite sorunu karşısında gerek ve yaygın bir mücade başlatmak gerekiyor.

Gölgelerle değil kök sebeblerle uğraşan bir yaklaşım edinmemiz gerekiyor.Kök sebebe yönelik yaklaşımlarınızı ifade edin.

Türkiyede rafine karbonhidrat kullanımı tıpkı sigara gibi hedeflenmeli.Peki hangi ekonomi ile , hangi asgari ücret normu ile , hangi iş imkanları ile, hangi tarım politkası ile ?

Bunlar?

Kolesterol ve şeker yüklem testinin dışına çıkamayan yaklaşımlar , eleştirilerle çözülemeyeceği gün gibi ortadadır.

Olmuyor !BAhsi öne çıkarılan konuların kapsamı , ufku yok.Çok yazık.Hep anti lipidemik ilaç kesimesi vebal ve tetkik tanı tüketimine yönelik eleştiri ve yaklaşımlar var.

Türkiyede obesite ve artçı etkileri çığ gibi büyürken obesitenin neden olduğu ( üç temel problem kroner arter kalp rahatsızlıkları , hipertansiyon , şeker hastalığının ) tanı ve tedavisi değil ,bunlara neden olan OBESİTEYİ önlemeye yönelik yaklaşımların öne çıkarılması gerekiyor.

Çıkıyor mu?

Yukardaki rakamlarla ikiye katlayan obesite sorununa ne yapmak gerekeiyor ?

İlk yapılacak ekmek un nişasta şeker gibi ürünlerden çocuklarımızı korumak !Bilinç edindirmek !Canan Karataya teşekkür ediyorum.Bunu tek başına DonKişot misali yapmaya çalışıyor.Etkili de oluyor.Ama kuşkusuz daha ssitematik ele alınması gerekiyor.Alınıyor mu?Sanmıyorum.Zira obesite artıyor.Bu kadar basit.

İş kazalarında ihmali var demek onca ölenden sonra ne kadar anlamsızsa ve yetersizliği gösteriyorsa , ülkemizde obezitenin bu hızlı artışı karşında alık alık bakmak yada soruna bu eleştiriler gibi sonuçları açısından bakmak ,tali yaklaşmak sorununu ve kolaycılığını dile getiriyorum.

Saygılarımla
Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan TarihiDetayKategori
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer