Canan Karatay hakkında savcılığa suç duyurusu
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Prof. Dr. Canan Karatay hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Canan Karatay hakkında savcılığa suç duyurusu
10 Mart 2015 - HÜRRİYET Mesude Erşan

Hamilelikteki diyabet testinin zararlı olduğu yönünde açıklamalar yapan Prof. Dr. Canan Karatay hakkında Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği suç duyurusunda bulundu. Dernek ayrıca, Prof. Dr. Karatay’ı Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ile İstanbul Tabipler Odası’na da tıbbi deontolojli ve hekimlik meslek etiğini ihlal ettiği gerekçesiyle şikayet etti.

HEM SAVCILIĞA HEM BAKANLIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

Dernek, Prof. Dr. Karatay’a hukuk savaşı da başlattı. Prof. Dr. Canan Karatay hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyusunda bulundu. Dernek Karatay’ı sağlık bakanlığına da şikayet etti.
Dernek açıklamasında, Dünya Sağlık Örgütü, Uluslalararası Diyabet Federasyonu, Amerikan Diyabet Cemiyeti, Amerikan Jinekoloji ve Obstetrik Derneği, Amerikan Endokrin Derneği, Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüleri, Avrupa Endokrin Derneği, İngiliz, Alman, Fransız, İsveç, Finlandiya, Kanada, Hollanda, Avustralya ve Türkiye’nin diyabet, endokrin ve kadın-doğum otoriteleri, sağlık bakanlıkları dahil, tüm kurumların “gebelik şekeri”ni kabul ettiğini ve mutlaka tanı konulması gerektiğini hatırlattı. Tanı için ise şeker yükleme testinin şart olduğunu vurguladı.

HAMİLE KADINLARDA ÖNLEM ALINMAZSA TEKRAR EDER

Dernek açıkmasında, “Hamile kadınlarda önlem alınmazsa bir sonraki gebelikte diyabetin tekrarlama olasılığı yüzde 50-80 arasında. Ayrıca gebelik diyabet öyküsü olan kadınlarda 50’li yaşlara doğru kalıcı tip 2 diyabet gelişme riski yüzde 50 civarında. Bu sebeple diyabet koruma progamlarına öncelikli olarak bu kadınların dahil edilmesi öneriliyor” dedi.

TEDAVİNİN YAŞAMSAL ÖNEMİ VAR

Gestasyonel diyabet tanısı alan gebelerin yaklaşık yüzde 10 kadarının aslında gebelik öncesinden başlamış, fakat daha önce tanısı konulamamış “tip 2 diyabet” vakaları olduğu biliniyor. Açıklamada, “Bu hastaların, diyet ve egzersizin yanı sıra, tanı anında ya da tanıyı izleyen birkaç hafta içinde insülin ile de tedavi edilmeleri gerekiyor. Bir kısım (yüzde 1-2 civarında) gebelik diyabeti çıkan hastada ise aslında ilk kez gebelikte ortaya çıkan “tip 1 diyabet” vardır. Bu sebeple hiç vakit geçirmeden insülin tedavisine başlanmasında hem anne hem de bebeği için yaşamsal önemi var. Gebelik diyabeti taraması yapılması, bu iki tip hastaya da tanı konulmasını ve vakit kaybetmeden tedaviye başlanmasını sağlayacaktır” dendi.

ANNENİN KARBONHİDRATA DA İHTİYACI VAR

“Karbonhidrat”ı yasaklayan Karatay’ın diyetinin sağlık için sakıncalı olduğu belirtilen açıklamada, “Annenin karbonhidratlardan uzak kalarak sadece doğal proteinler ve yağlarla beslenmesi önerisi anne ve bebeğine zarar verebilir. Gebelerin sadece doğal proteinler ve yağlalarla beslenmesi, tüm karbonhidratlardan uzak durması vücudumuzun temel ihtiyaçlarının, vitamin ve minerallerin doğal kaynaklardan karşılanamamasına yol açıyor. Böyle bir beslenme gebelerin sebze, meyve ve tam tahıllı gıdaları tüketmesine engel oluyor. Bu şekilde karbonhidratları tümü ile dışlayarak beslenme, 21’inci yüzyılda yeniden C ve B vitamini eksikliği, magnezyum ve kalsiyum eksikliği gibi sorunların yeniden ortaya çıkmasına yol açacaktır. Güncel kılavuzlara göre sağlıklı bir yetişkin kadının günlük karbonhidrat ihtiyacı 130 gram ve bu gereksinim gebelikte 175 gram, emzirme döneminde 210 gram olarak öneriliyor” dendi.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) BAHRİ (DR)
12.03.2015 08:52:16
Bu hocanın veya başka birinin bir iddiada bulunması için güvenilir bir kurumda literatürce desteklenen randomize prospektive bir çalışma yapıp onun sonucuna göre konuşması gerekir.Böyle bir çalışması yoksa tamamen alternatif tıpçılar gibi olur ki modern tıpta yeri yoktur.
Saygılar
People
0
2) bg (opdr)
11.03.2015 23:15:53
y.yılmaz (op dr)
Evet doğru bize biyokimya dersinde dışarıdan kolesterol alındığında, vücutta sentez edilen kolesterolün azaldığı öğretildi.
Ama kardiyolji geldiğimizde nedense Haftada sadece 1-2 yumurtadan fazla yenilmez kolesterolünüz artar diye dayatıldı.
AMA en sonunda en ünlü KVC uzmanları özür dileyip yumurta dağıttılar.
Canan hocanın her söylediğinin doğru olduğunu söylemiyorum bazı konularda sivri olduğunu söyleyebilirim ama genel hatlarına katılıyorum.
People
0
3) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
11.03.2015 20:54:40
Sayın Koray Taşcılar (Doktor)

Şeker doğada yok , insana zararlı ; Doğru mu?Doğrulandı..

Şeker yükleme testinin fetusa "zararsız" olduğu ispatlandı mı?

Hayır !

Fetus'a zararlı olma potansiyeli var mı ? Yüksek ihtimalle var.Kanıt var mı ? Yok.Ama kanıtın olmaması zararın olmadığı anlamına gel(e)mez.Potansiyeli var ! Unutmayın şeker doğal ürün değil biz her gün şunu bunu yiyoruz diyenlere sağlıklı yapıyorsunuz diyemeyiz.

Peki bu arada çok hassasiyet gösterdiğimiz prediyabet riskini dolaylı yoldan izleme olanakları var mı ! Var.

OGTT ve prediyabet riski bir yana toplumda , çocuklarda , dolaysıyla gebelerde obezitenin iki kat artması var mı ? Vaaaar

Bununla ilgi yeteri kadar sorgu , sonuç çıkarma , strateji var mı ?

Yok ! Eğer varsa , diyabetin obezitenin neden bu kadar arttığına dair derneklerimizin bir açıklaması varsa , strateji çizilmişse lütfen açıklasınlar.Kamuoyu ve biz öğrenelim.Ben böyle bir açıklama hekim olarak bilmiyorum.Canan Karatay benim önemsediğim çok önemli olduğunu bildiğim rafine karbonhidrat konusunda , beslenme konusunda sürekli açıklama yapmaktadır.

Ne kadar bilimsel , ilgili , duyarlı olduğumuz anlaşılmaktadır.

Karatay hakkında karalama , suç duyurusunda bulunanlar diyabet obezite konusunda hangi strateji çiziyorlar ? Bilmiyoruz !

Soruna bu perspektifle bakıyorum.

Saygılarımı sunuyorum
Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
People
0
4) Tuncay Gündüz (Noroloji uzmani)
11.03.2015 18:24:04
Bu bilimsellikten uzak hocayi kiniyorum. Koray tascilar hocanin yorumlarini destekliyorum..
People
0
5) Cezmi Karakaya (uzm dr)
11.03.2015 13:39:49
Canan karatay ın doğru olduğu yerler var yanıldığı yerler var:toptan kınamak ne derece doğru ?özelliklede dr lar tarafındna toptan suçlu ilan edilmesi veya desteklenmesi:bu takım tutar gibi zihniyete sahip olanalr sizelere ne demeli acaba?tereyağ senelerce suçlu ilan edildi:şimdi afedersiniz deniliyor ki doğrusu tam olarak şudur:eğer bedenen çalışıyorsanız günlük aktiviteniz varsa tereya belirli miktar yemekte asla ve asla sakınc yoktur özelliklede doğal tereyağ ancak sürekli araç kulanarak asanör kullanarak çalışıp brde tereyağ tüketiyorsan zararlıdır:bu ayrıma dikkat bedensel efor kritik nokta:
People
0
6) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
11.03.2015 13:10:35
y.yılmaz (op dr) o kadar eğitimli ki bilim ve bilim tarihini hep üzerine tuğla konan yapı gibi algılıyor.Oysa öyle değil ! bazen biri bir tuğla çeker tüm bina yeniden kurgulanır. Bazen bir tuğla bir algıyı tamamen şekillendirir.

Rumuzlu meslektaşımız tek bir doğru yada yanlış kendi içinde bulunduğu zahiri olan meslek gurubunu karalayabiliyor ve rumuzlu yazabiliyor.

Tutar tarafı yoktur.

Bilimsel tutumun ve bilimsel kurulların bir özelliği var.Bu özellik bizim siyasal , kültürel , idari ve gündelik yaşamımızda edinmemiz gereken ilkelerde biri.Bunları edinemezsek hegemonya ve biat kültürünü de bilim adına edinebiliyoruz.Çok yazık oluyor.Örgütlü şüphecilik kavramın işletilebilmesi ve cesur olabilmek kişisel değil kurumsal olmalı.Özerklik kurumların özerk olması bize çok şey kaybettiriyor.Bizim kültürümüzde bilimsel hegemonyaya karşı çıkmak delilerin veya çok cesaret isteyen bir hal istiyor.

Çok güvendiğimiz bilimsellikle son on yılda nedense obezite diyabet iki kat artıyor.Bilim ve bilimsel olduğunu iddia edenler ise aval aval bakıyor yada kendine ve sonuca sürece hiçbir eleştiri , bakış ortaya koyamıyor.Ahmaklık sistematik hale gelebiliyor.Biat ve hegemonya kültürüdür.Bilimle , soruyla , ilişki kurma pratiğiyle yakından uzaktan ilgisi yok.

Bağıntılı ve gündelik pratiğimizle anlatıyorum.Laf uzuyor.İç içelik var.Demiştim ki bilimsel tutumun ve bilimsel kurulların bir özelliği var !Nedir o ilkelerden biri ! "Örgütlü şüphecilik" bilimsel toplulukların özelliklerinden en önemli yandır.Örgütlü şüphecilik doğru bildiğimiz "şey"leri hem ilke olarak yanlış olma ihtimalini , hemde karşılıklı savunabilme ilkesini gözetir.

Bu ilkeleri küçümseyenlerin yada çalıştır(a)mayanların , ihmal edenlerin kısa sürede sömürge ülke haline gelmeleri kaçınılmazdır.Bilimleri de tıpkı ekonomileri gibi dışarıya dayalı olur.Dışarıdan teknoloji , bilim, hatta kendi gündelik pratiklerini bile kendi otonomik pratikleirnde değil bile dışarıya denetlenten sömürge haline gelmiş ülke anlayışları olur.Çünkü o sistemlerde biat ve hegemonya hakim tarzdır.Kültürleri içeriden çökertir.

Bu tarz kültürlerde ifadeler hem doktor hem eğitimli ama rumuzlu olur.Hale etkisidir.Sorgulanmaz.Görmezden gelinir.Yüzleşilir ama o zamanda çok geç kalınmıştır.Cahillik tarz olarak sunulur.Çoğunluğun tarzı itibar kazanır.Üniversitelere , dernek gibi kurumlara, ünvanlara bulaşır.Liyakat alt üst olmuştur.

Olmaması için pradigma olarak düşünmek (sistemi ilişkisel tüm boyutlarıyla ve bütün olarak düşünmek ), örgütlü düşünmek , örgütlü şüphecilik , özerklik , açıklık , güven ilişkilerinni arka plan düzenlenmeleri (eşittir dolaylı özerklik ) liyakat süreçlerini yerli yerinde düşünmek bir yaklaşım olabilir.

İki kat obezite sorunumuzu tartışmak yerine OGTTye takılmak , yada obezitede "rafine karbonhidrat kültürel dayatmasını " görememek sorunumuz olduğuna göre bu kavramları tekrar kırık dökük plak gibi kafalarda yeri ve zamanı gelince çevirmek gerekir.

Kavramlarla düşüneceğimize hakareti öncelememiz , soruna bütünsel bakamamamız beni eskilere hangi eğitim , hangi insan hangi model sorununa götürüyor.

Dolaysıyla sil baştan alıyorum , almak zorunda kalıyorum.Mevzu derken alt katman sorunlarına gidiyor.Matruşka sömürge ilişkileri kaskadının hakim anlayış olabildiği sıradan pervasızlaşmada soruna ve yaşanılanlara A'dan Z'ye şüphe ile bakmak zorunda kalıyorum.

Balık baştan kokar lafına geliyorum.Devenin neresi doğru yaklaşımının versiyonudur.Çok sık kullanıyoruz.Şüphe duymaya ve sistematik hale getirmeye mecbur olduğumuzun göstergesidir.Yakınız.Odaklanmayı denemiş oldum.

Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
People
0
7) y.yılmaz (op dr)
11.03.2015 11:39:41
Şurada doktor olup karatay 'I savunanları görünce hayret ediyorum siz hangi üniversiteyi okudunuz , insanın inanası gelmiyor ;birde en tahsilli kesim olduklarını iddia ediyor bu doktorlar
People
0
8) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
11.03.2015 11:16:28
ENDOKRİNOLOJİ METABOLİZMA DERNEĞİ dikkatine !

Acaba Obezite sorununda ( dolaysıyla artçısı müsebbibi diyabet-şeker hastalığı sorununda ) en önemli konu olan RAFİNE KARBONHİDRAT TÜKETİMİ sorunu dernek bünyesinde acaba Canan Karatay kadar öne çıkarabildi mi ?

Türkiye'de son on on beş yılda çoçukların obez olma sıklığı azalmış mı yoksa iki kat artmış mı ? İki kat artmıştır.

yada

İlaç tekellerininin sponsorluğunda gerçekleşen yabancı adlı bol istatistik ve çalışmalarımızdan bir olan PURE çalışmasına bakalım.

"2008 yılında başlatılan ve 2020 yılına kadar sürdürülecek bir uluslararası bir çalışma olan PURE çalışmasının Türkiye ayağına ait son 3 yıllık veriler açıklandı. Buna göre son 3 yılda diyabet % 20 oranında artış gösterdi. Bel çevresi kalınlaşmasının bir sonucu olarak gelişen, hipertansiyon ve diyabet ile birlikte seyreden metabolik sendrom kalp krizi riskini 2,5 kat, inme riskini 5 kat artıyor. Diyabeti olanlarda ise kalp krizi geçirme riski 3,5 kat, inme riski 2,5 kat artıyor. Hipertansiyonu olanlarda 3 yıl içerisinde kalp krizi geçirme riski 2 kat, inme riski 11 kat artıyor."

Endokrin Metabolizma Derneği bu konularda nasıl ve hangi ulusal stratejiler geliştirdi ? Lütfen açıklasınlar.Kamuoyunu ne kadar uyardılar.Kamu görevi yapıyorlar.Lütfen açıklasınlar.

Acaba ülkede obezitenin önemli ana ekseni olan rafine karbonhidrat kullanımı konusunda Dernekte Canan Karatay kadar kim hangi çalışmayı , hangi bilgilendirmeyi yaptı , yapıyor !

Lütfen açıklayın.

Türkiye' obesite ve onunla ilişkili şeker , hipertansiyon , ateroskleroz ve inme ve kalp hastalıkları konusunda nasıl bu kadar rahat olabiliyoruz.

Çocuklarda obesitenin iki kat artması tedavi ve ilaca endeksli , büyük oranda dışa bağlı sağlık ekonomimize ne kadar zarar verecek ?

Bu sorun personel açığı var söylemini , iş yükünü ne kadar artıracak ?Bakıyoruz , tesbit ediyoruz , çalışma yapıyoruz.Obesite ve müsebbi hastalıklar da artıyor.Türküye için iş yükü , maliyet ,aşırı sağlık harcaması haline dönüşüyor.

ve bu sorunun arkasında RAFİNE KARBONHİDRAT (UN ŞEKER NİŞAŞTA GİBİ ÜRÜNLERİNİN ) AŞIRI TÜKETİMİ VAR !

Hangi stratejileri , ulusal ölçekte çalıştırıyoruz.

Dernekler ? , Üniversiteler ? Bakanlık , Gıda sanayi , Ekonomi yönetimi, Reklam sektörü, Eğitim Kurumlarımız , öğretmenlerimiz , annelerimiz ne kadar ortak strateji geliştirdiler ! Bu ortak stratejinin içinde top yekün yada hep beraber bulundular.Bu sorun çözülecekse böyle çözülecek.Değil mi?Neden bu sorunu Canan Karatata farklı biçimde eleştiri yönelterek yok sayabiliyorlar.

Toplum , insnlarımız hata hekimlerimiz gerçekten beslenmeyi biliyor mu ?Obezite'de kök sebeb dernekler tarafından iyi analiz edildi mi?

Bunlar yapılmıyorsa kim sorumlu ?

Canan Karatay tek başına birşeyler yapma gayreti içinde olmuştur , Bu konuda (ekmek un şeker gibi RAFİNE ÜRÜN TÜKETİLMEMESİ ! konusunda ) en önemli uyarıları yapmıştır. Çok stratejik bir konudur.Bunu sayın Canan Karatay kadar ne eğitim sistemi , ne derneklerimiz ne üniversitelerimiz stratejik ve ısrarlı yaptı.Çok önemli bir konudur ve sorundur.Altını çiziyorum.Kamuoyunun dikkatine sunuyorum.

Saygılarımla
Dr.Mücahit Altuntaş
İç hastalıkları uzmanı
People
0
9) Koray Taşcılar (Doktor)
11.03.2015 10:45:07
Tartışma konusu: Canan Karatay gebelik sırasında şeker yüklemesi zararlıdır diyor. Bu konuda herhangi bir kanıt yayınlamış mi? Hayır. Peki ne diyor? Seker yiynce insulin yükselir insulin yükselince bu bebege zarar verir seker zehirdir trigliseritleri artırır yaglanmayi artırır bik yapar gik yapar..
Şekerin ne yaptığını tıbbiye 3. Sınıf öğrencisi de biliyor. Spesifik soru şu
Bu testin bebeğe zararı var mi yok mu? Bir büyük bardak fazla şekerli limonatanin ne kadar zararı varsa o kadar zarari var. Canan hoca bu konuda gerçek insanlardan gerçek veriler toplayarak herhangi bilimsel çalışma yaptı mi? HAYIR
Peki gebelik dyabetini teşhis etmemenin zararı var mi? Evet var.
Canan hocadan insanlar "gebelikte seker taraması yaptirmayin" i duyuyor sadece ve bu sebeple bazı insanlar belki iri çocuk doğuruyor ya da zor diguruyor, çocukları yeni doğan doneminde gebelik diyabetinin getirebileceği olumsuz sonuçlarla karşılaşma riski altında kalıyor.
Ve diyorsunuz ki Canan Hoca'nin hukuki sorumluluğu yok? Öyle mi?
People
0
10) Ahmet Rasim Küçükusta (Dr.)
11.03.2015 09:37:06
ENDOKRİNOLOJİ METABOLİZMA DERNEĞİ ASIL KENDİSİ İÇİN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMALIDIR

Halk sağlığı için suç duyurusunda bulunmaya meraklı olanlar ülkemizde diyabetin 10 senede %100 artmasına sebep olanlar hakkında neden suç duyurusunda bulunmuyor acaba?

http://ahmetrasimkucukusta.com/2015/03/11/yazilar/elestirel-yazilar/tip-egitimi/turkiye-endokrinoloji-ve-metabolizma-dernegi-asil-kendi-hakkinda-suc-duyurusunda-bulunmalidir/
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
İLANLAR
İlan Tarihi Detay Kategori
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA