Küçükusta: Tam güne tam destek!
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'nın HABERTÜRK'teki yazısı..
27 Ağustos 2011 -

Sitemizdeki “Sessiz sedasız tam gün” başlıklı habere göre bugün Resmi gazete’ de yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlı olarak kamu sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin mesai dışında muayenehane açarak ya da bir kuruluşta çalışarak meslek icra etmeleri yasaklandı.

Buna göre üniversite öğretim üyesi, muayenehane açması durumunda kendi üniversitesinde sadece eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunabilecek, hasta bakamayacak ve ameliyat yapamayacak. Daha önce sadece devlet hastaneleri başhekimlerine getirilen "muayenehane açamama" yasağı genişletilerek rektör, dekan, enstitü, bölüm, anabilim ve bilim dalı başkanları ile GATA' daki doktorlar için de geçerli olacak.

Yerinde bir uygulama

KHK, öğretim üyeleri üniversitelerde araştırma ve eğitime katılabilecek ama döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen faaliyetlerde bulunmayacak ve hiçbir biçimde ek ödeme almayacak diyor.

Burada yanlış değerlendirmeye müsait bir nokta var. KHK, öğretim üyelerinin hasta muayene etmelerini, tıbbi girişim veya ameliyat yapmalarını değil bu tür işlemlerden maddi menfaat temin etmelerini yasaklıyor.

Tıpta hastaya dokunmadan “jest ve mimiklerle” eğitim veya araştırma yapılması hiçbir şekilde mümkün değil. Öğretim üyesi elbette hastaların her türlü sorunu ile ilgilenecek, gereken her türlü tıbbi müdahaleleri bizzat uygulayarak gösterecek ve öğretecektir.

KHK’ nin öğretim üyelerinin hastalara dokunmasını yasaklıyor gibi yorumlanması yanlış olacaktır. Böyle bir durumda öğretim üyelerinin üniversiteye girmesi dahi mümkün olmaz; ancak camdan kaş göz işareti ile eğitim ve araştırmalara katılabilirler.

Gelelim neticeye

Ben bu KHK’ yi son derece yerinde buluyorum. Zaten birkaç hafta önce burada okuduğunuz “Sözleşmeli öğretim üyeliği çare olabilir” başlıklı yazımda aynen bu sistemi tarif etmiştim. Acaba benden kopya mı çekmişler diye düşünmedim de değil.

Öğretim üyeleri unvanları ne olursa olsun üniversitelerde tam gün çalışmalıdır. Bilim üretme, bilim öğretme ve bilim uygulama iddiasındaki “bilim adamlarına” elbette tam gün çalışmak yakışır; aksi düşünülemez bile. Muayenehanede hasta bakarak, özel hastanelerde ameliyat yaparak üniversiteye de şöyle bir “ceee” diyerek bilim adamlığı olmaz.

Ben bir “bilim adamı olmadığım” halde Tam Gün Kanununu destekliyorum; işin doğrusu budur.

Öğretim üyeleri kesin bir tercih yapmak zorundadır: Ya üniversite ya da muayenehane veya özel hastane. İkisi bir arada olmaz!

Hem yarım gün çalışıp hem bilim adamı olduklarını iddia edenler bakalım ne diyecekler?

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) mahmut karamehmetoğlu (dr)
12.09.2011 00:07:12
sayın küçükusta üniversitede değilse profösörlük titrini hala niye kullanıyor.öğretim üyesi değil ve üniversitede değilse bu ünvanı hiç kullanmaması gerekir.maalesef türkiyede ünvanlar eğitim amacı için değilde dışarıda para kazanmak için kullanılıyor. Burası Türkiye
People
0
2) dr a (hekim)
29.08.2011 19:03:10
Çok değerli arkadaşlarım
Ben 22 yıldır hekimim ve küçük bir hastanede ilçede yaklaşık 16 yıldır acilde çalışıyorum.Yemin ederim ki sabit dönerin üstüne 150 tl den fazla alamadım ki en az 12 nöbet var ayda.Nerde bu 4000 5000 tl ler anlayamıyorum.Sebep olanları Allaha havale ediyorum.2 tane oğlum var üniv. tede açlık sınırındayız.Küçük bir işyerinin işyeri hekimliği ile idare ediyordum o da bitti mahvolduk uyku bile uyuyamıyorum ne yapacagımızı düşünmekten.saygılarımla
People
0
3) alp batuhan (uzman dr)
28.08.2011 00:15:29
Yorumu dinlenecek kişi için pubmed e bir bakmak lazım kaç yazısı var diye. Kendini bilim adamı diye titre taşımakla değil impact değeri yüksek yani Tubitakta A grubu diye geçen dergilerde biraz yazısı olması gerekiyor.
People
0
4) mert aksoy (jin dr)
27.08.2011 22:58:08
Sayın hocamız yakında milletvekili seçilirse şaşmayın.Hali vakti yerinde anlaşılan zaten belli ki aileden de varlıklı babası kıt kanaat emekli maaşından artırarak okutmamış.Branşı icabı hastaneye bağımlılığıda yok.Cerrahi branş olsaydı iç çamaşırına kadar kan olsaydı, yada bir ortopedistin kalp damar cerrahisinini beyin cerrahisinin neyle iştikal ettiğini bilseydi eminim bu tip açıklamaları yaparken bir kaç kez daha düşünürdü.Bu camiya homojen değil ne yazık ki bizim adımıza konuşanlar çoğunluğun sesi değiller ve anlamıyorlar.Türkiyenin en büyük herkesin hayalinde olan ilinde profesör olarak özel muayenehanende çalış hemde sağa sola sataş.Sayın hocam siz bizim sesimiz olamazsınız, sistemin ballı kaymağını yiyen elit sınıfsınız, sizler gibiler yüzünden bizler her geçen gün daha da köleleştiriliyoruz.Keşke hiç açıklama yapmasanız...
People
0
5) duru b...... (doktor)
27.08.2011 19:53:07
Bu doktor beyin yerli yersiz anlamsız açıklamaları sıktı artık..Kendisi neden her konuda bilgi sahibi ve otorite? Her isteyen aklına esen açıklamayı yapacak mı böyle? Lütfen kendisinin açıklamaları ile medya boşuna meşgul edilmesin.
People
0
6) Hakan Yiğit (Diş Hekimi)
27.08.2011 17:49:47
Sayın hali vakti yerinde profesör!!
Hiç düşündünüz mü bir diş hekimi tam gün çıkarsa ne yapar diye?özeli tercih eden bir diş hekiminin yaptığı tedaviler sgk tarafından neden karşılanmaz neden tedavi ücretlerinin tamamı hasta tarafından karşılanır?eğer ki bizim tedavi ücretlerimiz de devletçe ödenecekse iş güvencesi olacaksa tam güne evet.
aksi halde diş hekimlerini bitirme politikasına lanet okuyorum!!
People
0
7) ertan şahin (diş hekimi)
27.08.2011 17:08:51
sayın küçükusta tam gün iyide
doktorun eline performans dahil
ne geçiyor
4 5 bin maaş
uzmandr 1900 pratisyen 1650 diş hekimi1500 emekli olunca 1300 lira iyimi rahat rahat geçinir doktorlar ayrıca döner sermaye bugün var yarın yok cerrak ayda 20 ameliyat yapcak
toplam 5 binlira alcak iyimiokumanın ne anlamı var sn küçükusta net maaşlar artmadıkça bu tamgün işe yaramaz
People
0
8) Atilla Yılmaz (Hekim)
27.08.2011 16:30:43
sayın küçükusta
sanırım 4 sene sonrasının sağlık bakanı siz olacaksınız. elbette bir öğretim üyesi tam gün çalışmak zorunda. bence de bir öğretim üyesi hastanede özel hasta bakıp özel ameliyat yapmamalı. peki ya sorumluluğunu aldığı kliniğin, gözetiminde bulunduğu ya da gerek eğitim gerekse vakanın karmaşıklığı icabı bizzat yaptığı ameliyatlardan neden hak ettiği döner sermaye katkısını alamıyor? Bu arada o meşhur döner sermaye ktkılarının en babası 4000 TL civarındadır, öyle yazıldığı çizildiği gibi 17.000 TL değildir. Devletin verdiği öğretim yesi maaşı ortalama 2.200 TL civarında yani hani o çok üzülünülen öğretmen maaşı bile değil. enim sizden farklı anladığım ve uygulayacağım olan şey ise, bu öğretmen maaşı karşılığında sadece ders vermek ve elimdeki verilerden makale yazmak olacaktır. Bu tarihten itibaren hiç bir şekilde bir hastanın sağaltımında sorumluluk almak gibi bir niyetim yok. Hatta yıllardır yürüttüğüm özel dal polkliniğimi (özel kelimesine takılmayın, ücretsizdir) de sorumluluk almama ve sembolik de olsa emeğimin karşılığının verilmemesi nedeniyle kapatacağım. Bu arada profesör olana kadar bilim adamı olamadıysanız bu da sanırım sizin yetersizliğinizdir. Allah'tan pub med ve ISI var da siz ve sizin gibilerin o profesör ünvanlarını adam yokluğundan almış olduğunuz ortaya çıkıyor.
People
0
9) uzman (Uz.Dr.)
27.08.2011 16:14:50
Bilim adamı değilsen neden Profluk titrinden yaralanıyorsun hala. Bu ünvanın olmasa sana köşe verirler miydi? Tam sana yakışan bir köşe yazısı. Hiç şaşırmadım Ahmet Rasim Küçükusta
People
0
10) Alp tural (Dr)
27.08.2011 16:05:12
Bir fikrine katilmak istiyorum ,kendisi malesef bilim adami degildir, ama bize hala anlatmadi nasil yayin yapmadan prof oldugunu
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)