YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Başbakanın Bilgisi Var mı?Prof. Dr. Başar CANDER

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı

Prof. Dr. Başar CANDER

13.09.2010, Pazartesi

Tüm Yazıları

Üniversite bünyesinde bulunan tıp fakültelerine bağlı hastaneler yıllarca ülkemizin odak sağlık merkezleri olarak bölgelerinin sağlık güvencesi olmuştur. Bu güvence sadece halka yönelik bir güvence değildir. Aynı zamanda diğer hastanelerde hizmet veren doktorlar da tıp fakültelerini sıkıştığı zaman kendisini rahatlatacak, zor durumda kaldığında sırtını dayayacağı kurumlar olarak görmüşlerdir. Hasta ağırlaştığında, tedaviye cevap vermediğinde veya multidisipliner zor bir vakayla karşılaştığında hep can simidi olmuştur tıp fakülteleri. İşin doğası da budur. Çünkü o doktorlar eğitimlerini bu kurumlardan almışlardır. Bir nevi baba ocağıdır onlar için tıp fakülteleri. Ancak son zamanlarda sağlıkta yapılan iyileştirme çalışmaları çok faydalı unsurlar da içermekle birlikte üniversitelere ciddi zararlar vermişlerdir.

 

Tıp fakülteleri  sırtınızı dayanacağınız koca dağlar, bölümler de koca çınarlar olma özelliğini kaybetmeye başlamıştır. Önceleri bir efsane gibi olan şu üniversitedeki şu bölüme bakıyorsunuz yeni 3-4 öğretim üyesinin görev yaptığı bir birim haline gelmiş. Oysa önceki durumuna gelmesi için yıllar harcanmıştı. Meşhur darb-ı mesel vardır: Yükselmek yıllar alır, ancak düşmek bir andır.

 

Bakıyoruz koskaca ana bilim dalında 3-4 tane öğretim üyesi var. Yılların hocaları ya Sağlık Bakanlığı hastanelerine ya da özel sektöre geçmiş ancak tıp fakültesi hâlâ bütün bölge için güvence olmak zorunda.

 

Konu sadece öğretim üyesi değil, aynı zamanda  araştırma görevlileri  için de üniversite hastanesi ikinci planda. Bunlar da Sağlık Bakanlığı hastaneleri olmazsa üniversiteyi tercih eder konuma gelmişler. Oysa bu durum önceleri tamamen farklıydı. İlk tercih genellikle tıp fakültesi olurdu. Eğitim daha iyi kurumsallaştığı için. Konu sadece tercih değil. Bir de şimdi yıllardır yapılmamış bir çalışma yapıldı: İnsan kaynakları planlaması. Buna göre hangi branşta ne kadar uzmana ihtiyaç olduğu tespit edildi. Aslında bu çok önemli ve daha önceleri yapılması gereken bir çalışmaydı. Ancak uygulamada bazı şeyler göz ardı edildi ki bunlar aslında sistemin temel taşı. Çünkü yine üniversitelerde daha ağırlıklı olmak üzere hizmet ve eğitim birlikte yürütülüyor. Siz araştırma görevlisi sayısını  buna göre ayarlayamazsınız. Örneğin; beyin cerrahı çok araştırma görevlisi kadrosu vermeyelim, dediğiniz anda o hastane çok ciddi sıkıntı yaşar. Çünkü hizmet de bu doktorlarla yürüyor. Tabii bunun gelişmiş ülkelerde farklı olduğunu, daha iyi dizayn edildiğini belirtmekte fayda var. Bu planlamayı yapmak istiyorsanız öncelikle hizmet verecek ekibi ayıracaksınız. fiu anda bazı fakültelerde çok önemli branşlarda çok az sayıda araştırma görevlisi var ve bu hayati branş bu yüzden hizmet veremiyor.

 

Ya hemşire açığına ne demeli? fiu anda tıp fakülteleri için hemşireler en kıymetli elemanlar, altın değerinde. Mezun olanların çoğu Sağlık Bakanlığına gidiyor. Üniversiteler hemşire istihdam edemiyor. Bu yüzden kapalı tutulan bölümler var hastanelerde.Veya hemşire sözleşmeli olarak tıp fakültesine giriyor. Burada eğitilip hazır hale gelince ya özel hastaneler kapıyor, ya da o zamana kadar Bakanlık kadro açmış oluyor. 4-b’den dahi üniversiteye kaç tane düştüğünü görün. Sağlık Bakanlığı hastaneleri iyi olur fakat üniversitesi hastaneleri hizmet veremezse iyi mi olacak? fiu anda 10 yoğun bakım yatağına bir hemşirenin baktığı birimler mevcut. Bu böyle gitmez. Sağlık Bakanlığı ve üniversite planlaması ortak yapılmalı.

 

Başbakanımız iyi niyetli. Acil hizmetler için genelge yolluyor. Hiçbir şeye bakmayın tüm müdahaleleri yapın diye. Evet güzel. Biz de yapıyoruz yapmak zorundayız. Bunları SGK ödeyecek diye de yazıyor. Gel gör ki SGK en çok kesintiyi bunlardan yapıyor. Acilde bu yapılmaz bu ödenmez vs. Başbakan ödeyecek diyor. SGK ödemiyor. Hesap soran yok.Bütün hesapları doktorlar veriyor. SGK acil ödemelerinde hiçbir kısıntı yapmamalı. Ama bu konuda maalesef bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oluyorlar. Hayatında acil eğitimi almamış bir kişi orda ahkam kesiyor bu acilde yapılmaz diyor veya yoğun bakıma girmemiş biri bu 3. basamak değil 2. basamak diyor ve size kesinti uyguluyor. Hakkını arama şansın yok, çünkü sonuç alamıyorsun. Bence bu işe son vermek için başhekimler yerine SGK yönetsin hastaneleri bakalım kendinden  de kesiyor mu?

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer