YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Başhekim mi, Holding Yöneticisi mi? Prof. Dr. Başar CANDER

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı

Prof. Dr. Başar CANDER

09.01.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Çok eski bir medeniyetiz. Bunun gurur duyulacak birçok yönü var. Devlette devamlılık esastır, prensibinden dolayı da birçok kurumumuz Osmanlı’dan beri varlığını devam ettiriyor. Ancak, eski yönetim alışkanlıklarımızın hepsi olumlu değil. Şartlar değiştikçe gelişmemiz gerekiyor. Çoğu alanda bunu başarıyoruz. Ancak, bunu sağlayamadığımız alanlarda ciddi problemler yaşadığımız da aşikâr. Bu modelleri sorgulamamız, cesur adımlarla yenilikler yapmamız gerekli.


Hastanelerimiz de çok eski kurumlardan. Yönetim alışkanlıkları da buna paralel. Şu anda bu konuda ciddi değişiklikler yapılıyor. Binalar yenileniyor. Binalar konusunda yeni bir çığır açıldığı muhakkak. Eski hastaneleri bilen kişiler yeni yapılan modern hastane binalarını görünce çok şaşırıyor, hayran kalıyorlar. Bu değişimin kaçınılmaz olduğunu da kabul etmek gerekir. Ancak bu konuda da alınması gereken çok yol var. En modern kentimiz olan İstanbul’daki eski hastanelere bir bakın, bir de ülkemizin en ücra köşelerinde yeni yapılan hastane binalarına. Gerçekten kelimelerle kıyaslamak imkânsız. Bir yanda eski dökük binalarda neredeyse koğuş gibi hasta odaları, bir yanda en güzel özel hastaneleri aratmayacak televizyonlu, banyolu tek kişilik odalarıyla yeni hastaneler. Neyse ki İstanbul da bu değişimi yaşayacak İl Sağlık Müdürünün söylediğine göre. Bu konudaki çalışmalarından dolayı Bakanlığı takdir etmek gerekiyor. Yine de bunun çok geç kalmış bir değişim olduğunu belirtelim.
Peki bu güzel hastanelere kavuştuk, kavuşuyoruz, değişiyor ve gelişiyoruz, ama değişmeyen şeyler yok mu? Bu hastaneleri kim idare ediyor? Yönetim anlayışımız değişti mi? Çünkü binaları değiştirmek, yenilemek en kolayı, ama eski yönetim anlayışlarını değiştirmek ise en zoru herhalde. Gerek üniversite hastanelerinde gerek diğer hastanelerde özellikle mali idare hep başhekime bağlı. Bu hastanelerin bütçelerini biliyor muyuz? Yıllık yüz milyonlarca lirayı bulan bütçeleri var, yani yüzlerce trilyonu. Özel sektörle bunu kıyaslayalım. Böyle bir bütçeye sahip bir şirketi veya holdingi kim yönetir? Yıllarca birçok aşamadan geçmiş, yönetim deneyimi kazanmış, mali, idari konularda birikimli, eğitimli en üst düzey yöneticiler gelir bunların başına, Aksi olsa bu şirketler piyasada barınamaz. Hastanelerin de böyle devasa bütçeleri var. Bunun başına kimi geçiriyoruz? Çalışan doktorlardan biri başhekim oluyor ve birdenbire bütün bu bütçeyi yönetmeye başlıyor. Başhekim atarken bununla ilgili herhangi bir kriter var mı? Herhangi bir şart aranıyor mu? Doktor, ameliyat yapmaktan başka bir iş yapmamış veya hasta takibinden başka bir eğitimi, deneyimi yok ve başhekim oluyor. Sonra da tüm işletmeden sorumlu oluyor. Tabii hastane müdürlüğü var. Ama yönetimdeki etkinlikler belli. Siz özel sektörde 100 trilyon cirosu olan şirketin başına bir doktor getirir misiniz? Daha önce hiç şirket yönetmemiş bir doktoru? Getirirseniz nasıl bir tablo olacağını tahmin edebiliriz. Başhekim yemek ihalesinden, güvenlik ihalesine cihaz alımlarına kadar her şeyi yönetmek zorunda. Göreve atanan kaç başhekim Kamu İhale Kanunu’nu biliyor? Öyle ince noktalar var ki, uzmanları dahi bazen çözemiyor. İhaleler için doktorlarımız teknik şartnameler hazırlıyor, inceliyor, imzalıyor vs. Kaçı bu teknik şartnameleri ve teknik özellikleri bilerek bunu yapıyor? Bunu yapmak zorunda mı?


Hastanelerimizin profesyonel işletmeler haline getirilmesi şart. Sağlık personeli ihtiyaçları belirleyecek, bildirecek ve bununla ilgili tüm işlemleri bu işletme birimi gerçekleştirecek. Hastane işletmesindeki maddi yönetim başhekimlere bırakılmayacak kadar zor. Bu konuda deneyimi olmadığı halde kimse de “Ben başhekim olamam” demiyor. Kime teklif gelirse kabul ediyor. Neden acaba?

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) postenflamatuar (uzm dr)
15.01.2012 14:41:36
Yazarımızın bu yazısı maalesef iyi olmamıştır. neredeyse bir akıl tutulması olarak değerlendirilebilir. Bu mantıkla bakarsak hukuk fakültelerinden mexun olanların adli işler dışında çalıştırılmaması lzaımdı. Ama bakın çoğu milletvekii olup, çoğu alanlarından apayrı bakanlıkları yönetmektedir. PEki başbakan nasıl ve kimlerden seçilmelidir. Kamu idaresi bölümğnden mi? Bir avukat, bir hekim bir, sinema sanatçısı (Ronald rEgan), bir öğretmen gibi kamu idaresi eğitimi almamış olanlar başbakan veya cumhurbaşkanı olamaz mı? Hastaneler insanlara sağlık sunma hizmeti veren yani sadece doktorların ehil olduğu işlere bakan kurumlardır. Hastane başhekimi kamu idarecisi mezunu biri olduğunda tedavi hizmetlerinde yetersiz hatta zararlı olmayacak mı?

Bİr başhekim mutlaka ama mutlaka Tıp fakültesi mezunu bir hekim olmalıdır. Mali konularda, alım satım konusunda, temizlik konusunda, personel işleri ve hukuki konularda yardımcıları ilgili konulşarda ehil kişilerden seçilerek bu iş kolayca halledilebilir.
Başhekim hastanenin baş aşçısıdır.

Bu yazınız ile bizi ezmekten zevk alacak veya ezilmemizden rahatsız olmayacak, bizim ücretlerimizin düşürülmesinden ve çalışma şartlarımızın kötüleştirilmesinden rahatsızlık duyamayacak başka meslek sahiplerinin ellerine koz veriyorsunuz. 1980 darbesinden sonra idari amirlerimiz haline gelen kişilerin bize karşı hasmane tutumları bir kaide olmuş, anlayışlı olankları istisna olmuştur.

Hal böyleyken doktora tekme atmaktan zevk alabilen kişilerin başımıza gelmesini talep etmek bir akıl tutulmasıdır.

Yeni yasalar ile zaten sizin talep ettikleriniz yakın zamanda hayata geçecektir ancak bunun bir kabus olduğunu siz dahil tüm doktorlar yaşayarak öğrenecektir.



People
0
2) AHMET SERHAN POYRAZ (DOKTOR)
15.01.2012 12:45:45
Sayın Cander, bildiğiniz üzere halka hizmet sağlık sorunlarıyla ilgilenmeyi gerektirir. Ancak halka hizmet başka işleri de gerektirmeli ki yazınızdaki son cümleniz ' Neden acaba?' hakkındaki ek yazınızı bekliyoruz.
People
0
3) Adnan Öbek (Dr.)
15.01.2012 09:23:31
Sn Arkadaşım,
Galiba kapasitenizden bahsediyorsunuz... Her Hastanenin "Satın Alma Bürosu " var... Bunlar Başhekime bağlı... Asla hukuki olmayan alımlara tevessül etmezler. Bu konularda da sorumlu olduklarından amir dinlemez muhalefet ederler...
Ülkemizin ve dünyanın iktisadi tablosunu iktisattan anlayanlar çiziyor... ?! Trajik tablo ordada... Neden beceremiyorlar ? Asgari ücret 700 lira, vekil ücreti 10-15 bin lira ! Bu mu İktisatçının,sosyal bilimcinin marifeti ?
People
0
4) pişman (op dr)
14.01.2012 09:40:38
bravo sn söyler,
evrak personeli olarak nitelendirdiğim,meslek içi eğitimle iş sahibi olan bu yarım eğitimli insanların(ün.mezunu bile olsa) müdür vs olmasına bile gerek yok.ayrıca yönetici dediğin,yapılan işle ilgili sorunlara yardımcı olmalı bazen yerine yapmalı.bu durumda ilgili dal uzmanı olmayan başhekim bile benim yöneticim olamaz.diğerleri kim oluyor.zaten teknik ve evrak sorunlarını ilgili personele iletmekten başka bir iş yapmıyorlar.her ihalede bunların imzası var.malzemeden anlamaz imza atar!! sağlık komedisi.zaten hastaneler olmuş sığınma evi.işsiz güçsüz kim varsa hastanede iş veriliyor.döner sermayeler çökmüş durumda.neyse iyi gözlemciyimdir ne yapayım...
People
0
5) a e (araş grv)
14.01.2012 02:10:22
Gerçek söylere ?

Tabii tabii.
People
0
6) Gerçek Söyler (akademik Dr)
11.01.2012 20:30:08
Yazar'a bir not
Muhtemelen Üniversitede görev yapmanızdan dolayı devlet hastanelerinden uzak kalmışsınız.Devlet hastaneleri ve eğitim hastaneleri sağlıkta dönüşüm ile beraber muhteşem bir değişim yaşamıştır.Bu değişim bahsettiğiniz holding yöneticisi Başhekimler ve yönetimindeki tüm özverili sağlık personeli ve özverili idari personel tarafından gerçekleştirilmiştir.
People
0
7) Gerçek Söyler (akademik Dr)
11.01.2012 20:21:35
Hekimlerin Değersizleştirilmesi
En yüksek puanlarla Tıp Fakültesine gir hiçbir fakülte ve üniversitede olmayan sözlü ve yazılı sınavlardan çık sonra yıllarca eğitime devam et,üstelik sınavlı ve zor yollardan geç sonra birileri çıksın Doktor ne anlar desin. Belki kimsenin haberi yok ama şuandaki tüm başhekimler hastane yönetimi eğitimine alındı ve alınmaya devam ediyor.Hekimler bıraksında hiçbir tecrübesi olmayan ama sağlık idarecisi mezunu olanlar mı yönetsin? hekim herzaman eğitimi dolayısıyla yönetici olmuştur ve olacaktır.Ancak hastane müdürü müdür yardımcılığı,satın alma ve idari pozisyonlara sağlık yöneticiliği eğitimi almış kişilerin getirilmesi gerekir.Ayrıca herhangi bir bakanlığın başına meslek yönünden alakasız kişiler atanabiliyor holding yöneticileri mi bakan oluyor o kadar yatırım bütçe boşa mı gidiyor?Türkiye de iyi olan şeyler de var herşey kötü değil biraz iyimser olmak lazım.
People
0
8) ÖYKÜ NUR (SAĞLIK YÖNETİCİSİ)
10.01.2012 11:06:20
Bugün ülkemizde 25 üniversitede sağlık idaresi ve sağlık yönetimi bölümlerinden yüzlerce öğrenci mezun olmaktadır. Bunların bir kısmı master ve doktora seviyesinde eğitimlerini tamamlamaktadır. Ancak ne yazık ki bugünkü hastane yönetim anlayışı onları hastane yönetimlerinin başına getirmek yerine, siyasi tasarrufu olan kişileri atamayı benimsemektedir. Hele son çıkan KHK ile birlikte hastaneleri özerkleştirmek adına bir çok hastane tek bir çatı altında toplanarak verimlilik esasına bağlı olarak rehabete dayalı işletmelere dönüştürülmektedir. Gerçekten bu devasa hastaneleri hiç mali, idari ve hukuki, konular başta olmak üzere yönetim biliminden nasibini almamaış hekimlerle verimli hale getirilebilecekler mi? Birçok ülkede bu tür uygulamalar yapıldı. Bu ülkelerin hatalarından yola çıkarak daha profesyonel bir yönetim ile yola devam etmek daha uygun olmaz mıydı?
People
0
9) hasan efe (dr)
09.01.2012 11:49:11
Başhekimlerinin çok önemli bir görevinin olduğunu unutmuşsunuz; tek fonksiyonlarının iktidar yandaşlığı olduğu ve oraya seçilmenin tek kriteri iktidar sempatizanı olmalarıdır; partinin devamı niteliğindeki bu makamlardan ancak iktidarın yararına olabilecek kararlar çıkabiliyor.
Bu makamlar, tepeden atamayla değil hastane çalışanının seçimiyle makama gelmelidir ve bu konuda eğitim almış olmaları gerekir.
Hastaneleri holding sahiplerine teslim ettiğinizde kar-zarar ekseninde dönen işlenmeye çevirmiş olursunuz; sosyal devlet ilkesine aykırıır.
Hastanelerin maliyeti yüksektir diye holding mantığıyla işletmeniz gerekmiyor.

SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
16/11-21/11 55. Ulusal Nöroloji Kongresi NÖROLOJİ ANTA
23/11-23/11 TMFTP Tıbbi Uygulamalar ve Hukuk Kongresi TIP... ANKA
23/11-23/11 Türk Kardiyoloji Derneği Ulusal Kardiyo Onkoloji Toplantısı KARDİYOLOJİ İSTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
21/11-24/11 15. Türkiye Acil Tıp Kongresi ACİL TIP ANTA
20/11-24/11 24. Prof. Dr. A.Lütfi Tat Sempozyumu DERMATOLOJİ ANTA
22/11-24/11 7. Uluslararası Ürojinekoloji Kongresi ÜROLOJİ İSTA