YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Acil Tıp Dört YılDoç. Dr Cem OKTAY

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilimdalı Öğretim Üyesi

Doç. Dr Cem OKTAY

23.05.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

26 Nisan 2011 tarih ve 27916 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun ile acil tıp uzmanlık eğitim süresi 4 yıla düşürüldü. Acil tıbbın bir uzmanlık ana dalı olarak kabulünden bu yana yaşanan değişiklikleri sizlere kısaca özetlemek isterim:

30 Nisan 1993 tarih ve 21567 sayılı Resmi Gazete: “İlk ve Acil Yardım” ana dalı, 1973 yılında çıkartılan Tababet Uzmanlık Tüzüğü’ne eklendi. Eğitim süresi 3 yıl, iç hastalıkları, genel cerrahi ve aile hekimliği uzmanları için 24 ay olarak belirlendi. Rotasyonlar ise “18 ay ilk ve acil yardım, kalan süreler eğitim komisyonunun uygun gördüğü ana ve yan dallarda” olacak şekilde tanımlandı.

Nisan 1994 Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS): Dokuz Eylül Üniversitesi 4, Fırat Üniversitesi 2 asistan kadrosu ilan etti; Dokuz Eylül’e 2, Fırat’a 1 asistan başladı.

25 Mayıs 1995: Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD) kuruldu. Acil tıp uzmanlık eğitimi komisyonu çalışmalarına başladı. Uzmanlık eğitimine başlayan fakülte sayısı arttıkça, dalın gelişimi ile ilgilenen birkaç öğretim üyesi ve ilk asistanlar tarafından, dernek faaliyeti olarak, ana bilim dalları koordinasyon kurulu toplantıları yapıldı. Kurumlar arası asistan rotasyonları oldu. Uzmanlık eğitiminin standardizasyonu için kurallar benimsendi. Uzmanlığın adı ve eğitim süresi için itirazlar oldu. “İlk yardım” tanımı uzman olacak hekimler için doğru bir tanım değildi; uzmanlık eğitiminin ilk başladığı ülkelerdeki gibi “Acil Tıp” ismi Sağlık Bakanlığına ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’na önerildi. Eğitim süresinin 3 yıl yerine 4 yıl olması gerektiği belirtildi.

30 Nisan 1998 tarihinde ilk “İlk ve Acil Yardım” uzmanımız oldu.

2000 yılı başlarına kadar 14 ana bilim dalı açıldı. Uzman hekim sayısı henüz 20 bile değil iken Türkiye’de bir ilk olan “Acil Tıp Uzmanlık Eğitimi Kılavuzu” TATD tarafından yayımlandı. O tarihlerdeki adı ile TTB-UDKK’de diğer uzmanlık dallarına örnek gösterildi. Eğitim veren kurumların standardizasyonu temel hedefti. En son kurulan ana dal olmasına rağmen sürekli sorulan “Siz kimsiniz, ne yaparsınız?” sorusuna yanıt vermek için de uygun bir rehberdi.

1997 yılındaki paydaşların çoğunun hemfikir olduğu tüzük taslağından sonra, 2002’ye kadar sayısını kimsenin bilmediği tüzük taslakları elden ele dolaştı. TATD olarak tüzük için önerilen değişiklikler bu süre içinde aynı kaldı.

2002 yılı başında uzmanlık eğitimi veren ana bilim dalı sayısı 17’ye çıktı.

19 Haziran 2002 tarih ve 24790 sayılı Resmi Gazete’de Tıpta Uzmanlık Tüzüğü yayımlandı. Önerildiği şekilde isim değişikliği yapılmıştı: Acil Tıp. Ancak uzmanlık eğitiminin süresi 5 yıl olarak belirlenmişti. Kimin önerisi ile bu kararın verildiği öğrenilemedi. Avrupa Birliği (AB)’ne giriş sürecinde yapılan çalışmalar sonucu olduğu söylendi. O dönemlerde Avrupa’da sadece İngiltere’de ana dal olarak acil tıp vardı ve sürenin 5 yıl olması uygun görülmüştü. UEMS tarafından 17 Ekim 2009 tarihinde onaylanan ve Avrupa Acil Tıp Derneğinin önerisi olan belgede de, acil tıp uzmanlık eğitiminin en az 5 yıl olması şartı isteniyordu. Bu kez iç hastalıkları, genel cerrahi uzmanları yanında, ortopedi ve travmatoloji uzmanları için 2 yıllık eğitim süresi tanımlandı. Aile hekimliği uzmanları çıkartılmıştı.

2002 tüzüğü birçok nedenle güdük kalınca, rotasyonları içerecek olan yönetmelik çıkmadı; rotasyonlara eski şekli ile devam edildi. Ancak rotasyon süreleri yoruma açıktı; eski tüzüğe göre, 18 aylık sürenin acil serviste, kalan sürenin ise rotasyonlarda geçmesi gerektiği de yorumlanabiliyordu, neyse ki yorumlandığı gibi uygulanmadı.

2006 Nisan TUS’u dâhil, kadro ilan eden toplam 27 üniversitede eğitime başlandı. Buna ek olarak, aynı TUS’ta, bir seferde 18 eğitim ve araştırma Hastanesi için toplam 200 asistan kadrosu ilan edildi. Eğitimcisi ve kliniği olmadan, eğitim koşulları tanımlanmadan en az 10 yıldır eğitim veren hiçbir ana bilim dalının veya derneğin görüşü alınmadan ilan edilen kadrolar, ilk kez TUS kitapçığında görüldü.

9-10 Mayıs 2006 tarihleri arasında Kızılcahamam’da yapılan toplantıda, bu girişimin sakıncaları koordinatör şef ve üniversitelerden gelen öğretim üyelerinin birkaçı tarafından anlatılmaya çalışıldı; ama dönemin yetkilileri dinlemedi. Bazı destek sözleri verildi; 6 ay için söz verilen uzman tayinleri 4-5 yıl sonra, az sayıda da olsa, yapılmaya başlandı. Kızılca kıyamet de koparılmadı; beş yıllık eğitim sürecinin, 4 modül sertifikasyonu ile “uzmanlık eşyetkisi” verilmesinden daha iyi olduğu kesindi. Ancak süreç boyunca, eğitimcisi olmadan, acil serviste hizmeti karşılayarak yapılan yeni bir eğitim modeli de, tıpta uzmanlık eğitiminin tarihine geçti.

18 Temmuz 2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete’de Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği yayımlandı. Acil tıp halen 5 yıl idi. İç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanları için süre 2 yıl olarak belirlendi. Bu yönetmelik ile ortopedi ve travmatoloji uzmanları listeden çıkartılmıştı. Oluşturulan Tıpta Uzmanlık Kurulu rotasyon süresini 13 aya indirdi. O tarihte tıp fakültelerindeki ana bilim dalı sayısı 45’e, eğitim ve araştırma hastanelerindeki acil tıp kliniği sayısı ise 28’e ulaşmıştı.

5 Mayıs 2011 tarihinde eğitim ve araştırma hastaneleri ilk uzmanlarını verdi. On yıldan uzun süredir asistan alan birçok fakülteye bağlı ana bilim dalının şimdiye kadar aldığı toplam asistan sayısına, eğitim ve araştırma hastanelerinin her birinde bir iki TUS’ta erişildi. Bu tarihten sonra giderek ivmelenen sayıda uzmanımız olacak; hayırlı olsun.

Ve 26 Nisan 2011 tarihli Kanun yayımlandı. Acil tıp uzmanlık eğitimi 4 yıla indirildi; hem de bu kez kanun ile. AB ile uyum içinde olsun, denilerek uzatılan ve itiraz edilmeyen durum, kimin önerisi ile değiştirildi bilemiyoruz. Anlaşılan, bu kararı verenler ya AB ülkelerinin kararından haberdar değildi ya da uyumdan ümit kesilmişti. Son kanunda yapılan değişikliklere göre rotasyon yer ve süreleri hemen düzenlendi, ama kanun öncesi başlamış olan asistanların eğitim sürelerinin ne olacağı henüz açıklanmadı. Bir TUS sınavının 3 ay ertelenmesi bile asistan sayısı ve rotasyon programlarında sıkıntılar yaratırken, sürenin 1 yıl kısalmasının bölümlere yapacağı sıkıntıyı hayal etmek bile istemiyorum.

Ne yazık ki, acil tıp uzmanlığının başlamasının görüşüldüğü ilk toplantılardan bu yana geçen 20 yıllık süre içinde yapılan tüm değişikliklerde karar verenler hep farklı kişilerdi. Eğitimin programlanması yapboz tablosuna benzedi. On beş yılı aşkın tecrübesi olan, uluslararası platformlarda acil tıbbı başarı ile temsil eden, uzmanlık eğitimi için özel emek harcayan ve emekliliğine kadar bu işi yapacak öğretim üyelerinin ve üye oldukları özerk çatıların kararlarda hiçbir etkin fikri olamadı. Bir uzmanlık ana dalının gelişim sürecindeki tutarsız değişikliklerin yorumu size kaldı.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) bülent karali (kadın doğum uzmanı)
31.05.2011 10:38:55
Sayın Yusuf Altın (Acil tıp asistanı) ya da gerçek adınız her neyse. Elbette sevgili kardeşim Cem Oktay kendisini savunmaktan aciz değil ama böylesi ılımlı bir yazıya bu kadar hazımsız bir cevap yazılınca kendimi tutamadım, 1-2 satır yazmak durumunda kaldım. Değerli genç meslektaşım, Cem Bey gibi (kısa sürede bile almış olsa) ihtisasıyla birlikte yaklaşık 16 yıldır bu işin içinde olan, sürekli araştıran, okuyan, sizin gibi arkadaşları yetiştiren bir akademisyen kendisini neden yetersiz hissetsin ki ? "İhtisas süresi kısa" diyen bir hocayı görünce niçin aklınıza ilk gelen onun ihtisas süresi oluyor ve altında art niyet arıyorsunuz ? Acaba sizin fesatlığınızdan olabilir mi? Cem Bey kısa sürede ihtisas alıp daha az donanımlı olarak "saha"ya çıkan arkadaşların sıkıntılarını görmüş olamaz mı ? Buna iyi niyetli bir çözüm sunma ihtimali şansı yok mu ? (kadir kıymet bilmeseler bile) sizin gibi arkadaşlara emek veren birisinin "asistanın yetişme sürecinin uzunluğu"yla ilgili bir fikri olamaz mı ? Bunu da kırmadan dökmeden yazıya dökemez mi ? Değerli kardeşimin maddiyatla bir işi olmadığı zaten seçtiği branştan belli ! Muayenehanesi yok ki sizi daha uzun süre klinikte tutup da sizin etinizden, sütünüzden faydalanmaya kalksın ! Rotasyonlarınız çıkınca kliniğinzde geçen süre sizce gerçekten yetişmenize yeter mi ? Gittiğiniz her rotasyonda kıdeminiz ne olursa olsun gidilen kliniğin "çömezinin çömezi" muamelesi görmüyor musunuz ? sizin elinizden tutup da bir şey öğreten var mı oralarda ? İstiyorsanız 1 yılda alın ihtisası ya da sizi doğrudan uzman yapsınlar, acilde çalışa çalışa bir şekilde kaparsınız işi ! Nasılsa hocalarınıza ihtiyacınız da yok, anlaşılan saygınız da ! Siz 1-2 yılda uzman olabiliyorsanız 10-15 yıldır acilde çalışan pratisyen arkadaşlarımız haydi haydi hocanız sayılır zaten, beraberce kardeş kardeş çalışırsınız. İsterseniz sevmeyebilirsiniz ama size bir harften çok daha fazlasını öğretenlere birazcık saygı lütfen,
People
0
2) Tamer Bülent Karali (Kadın Dogum Uzmani)
30.05.2011 22:09:56
 (1.) Yusuf Altın (Acil tıp asistanı)26/05/2011 13:27:31  ya da adın her neyse !? Bu saldirganliginizi neye borclusunuz ? Ruh halınız ılımlı ve iyi niyetli bir bicimde yazılan bir yazıyı anlamaya uygun değil galiba ? Sevgili Kardesim Cem , acil Tipta ihtisas yapıp da sahaya çıkacak kisilerin biraz daha uzun sürede daha donanımlı olarak yetişmesini istemiş sadece. Onun adına ben cevap vereyim, kendisi olgunluğundan bir şey demeyebilir çünkü, yıllardır bu isin icinde olan birisi olarak elbette yetersiz değildir. Eğer eğitilmeye niyeti carsa ve kafası çalışıyorsa sizin gibi insanları eğitiyor o. Peki ya siz kısa süre egitim alıp bu ısı layıkıyla yapabilecek mısınız ? İsterseniz 4 yılda da değil 1 yılda çıkın ihtisastan ! Bu acele niye ?
People
0
3) Yusuf Altın (Acil tıp asistanı)
26.05.2011 13:27:31
sayın Cem Oktay Acil tıbbı tarihsel gelişimini açıklamışsınız ancak sürenin kısalmasına itiraz ederken kendinizin kaç yılda uzman olduğunuzu neden yazmadınız?
yoksa sizde 3 yılda acil tıp uzmanı ünvanı olanlardanmısınız?Eğer öyleyseniz kendinizi eksik görüyormusunuz?
People
0
4) Dr.Cevdet (g.cerrah)
23.05.2011 05:02:31
Değerli kardeşim.Şu anki hekimlerin mutsuzluklarının sebebi, karar alıcı yöneticilerin bir konuda karar verirken o uygulamayı yapacak kişilerin görüşlerine başvurmamaları yatmaktadır.Bizim yaptığımız doğrudur anlayışı maalesef sürüp gittiği sürece sağlık çalışanlarının sıkıntıları giderek artacaktır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)