YAZARLAR

Tüm Yazarlar

“Çokbilmiş” HastaProf. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

30.06.2014, Pazartesi

Tüm Yazıları

 

     Bir hastanın hastalıklar ve tedavileri konusunda hekimden daha bilgili olabileceğini hiçbir şekilde düşünemeyiz. Fakat günlük yaşama,  hastaların doktorlara söylediklerine ya da doktorlardan isteklerine bakıldığında bazı hastaların sanki doktoru hiçe saydıkları görülmektedir. İşin ilginç yönü ise sağdan soldan ya da kulaktan dolma bilgilerle doktoru yönlendirmeye çalışan bu hastaların birçoğunun yaptıklarının ne anlama gelebileceğinin ve karşısındaki insanı (doktoru) nasıl etkileyebileceğinin farkında olmamalarıdır. Oysa günlük uygulamalarda “çokbilmiş” hastalara hekimlerin çoğu zaman olumsuz tepki gösterdikleri ve sinirlendikleri, bazılarının da bunu hastaya bir şekilde ifade ettiği gözlenmektedir. Çoğu zaman doktorlar tarafından “ukalalık” olarak görülen bu hastaların istek ve ifadeleri hasta-hekim ilişkisinin olumsuz yönde gelişmesine neden olmakta, sonuçta iki taraf da kayıplar yaşamaktadır. Giderek bu tür hastalarla daha çok karşılaşılacağı dikkate alınacak olursa hekimlerin bu tür hastalarla baş etme becerileri kazanması gerekmektedir.

 

            Öncelikle “çokbilmiş” olarak nitelenebilecek hastaların hepsini aynı kefeye koymanın çok yanlış bir yaklaşım olacağı dikkate alınmalıdır. Çünkü hekimler tarafından “çokbilmiş” olarak değerlendirilebilecek davranışları, narsistik kişilik bozukluğu olan bir hastadan doktorunu ailesinden biri gibi gören bir hastaya kadar geniş bir yelpazeye giren insanlar gösterebilmektedir. Her türlü çokbilmiş hasta ile baş etmeye çalışan bir hekimin bu davranışları gösteren hastayı anlamaya çalıştığı kadar, bu davranışları gösteren hasta karşısında kendisinin ne tür tepkiler gösterdiğini anlamaya çalışması da gerekmektedir.  

 

            Konuyla ilgili olabilecek öğrencilik yıllarımdan unutmadığım deneyimlerden biri de “Midem ağrıyor.” diye gelen hastaya “Midenin ağrıdığını nereden biliyorsun?” tarzında gösterilen tepkilerdir. Ben de hocalarımdan ve ağabeylerimden gördüğüm bu yaklaşımı birçok kez kullanarak, hastalara her türlü karın ağrısına mide ağrısı dememeleri gerektiğini öğretmeye çalıştım. Fakat yıllar sonra biz hekimlerin bu boş ve anlamsız yaklaşımlarının altta yatan nedenlerini düşündüğümde, hastanın neyi kast ettiğini bilmemize karşın yakınmalarını tam bizim istediğimiz gibi anlatmasını istemenin ne kadar anlamsız olduğunu ve biz hekimlerin bu yaklaşımının basit bir narsistik incinme ya da alınganlık olduğunu gördüm. Gerçekten hastanın neyi kast etmek istediğini biliyorsak hastanın ne söylediğinin ya da nasıl söylediğinin ne önemi olabilir ki?

 

            Verilebilecek başka bir örnek de, depresyon nedeni ile tedavi başlanan ve ilk kullandığı antidepresan ilaçtan beklediği yararı görmediğini düşünen bir hastanın doktora yeniden geldiğinde komşusunun bir yakınının çok yarar gördüğü bir ilacı kendisinin kullanıp kullanamayacağını sorması. Böyle bir hasta ile karşı karşıya kalan doktorların büyük bir kısmı, derecesi doktordan doktora değişmekle birlikte sinirlenirler. Birçok doktorun sinirlenmesinin en önemli nedeni işine karışıldığı ya da yaptığı işin hafife alındığı hissine kapılmasıdır. Fakat bazen hastaya yazılabilecek ilaçlardan biri de gerçekten o ilaç olabilmektedir. Belki de en iyisi, tıbbi olarak da uygunsa öncelikle o ilacı yazmaktır, fakat asıl zor olan, talebin uygun olmadığı durumlarda bunu sinirlenmeden hastaya anlatabilmektir.

 

Ele alınabilecek başka bir “çokbilmişlik” örneği de hastanın özgül bir konuda doktordan daha bilgili olmasıdır. Örneğin; doktorlar doğal olarak reçete ettikleri ilaçların tüm yan etkilerini ve bu ilaçlarla ilgili tüm güncel literatür bilgilerini bilmezler. Bunun sonucu olarak da kendisinin ya da bir yakınının kullandığı bir ilaç konusunda ender görülen bir yan etkiyi gündeme getiren hasta doktoru zor durumda bırakabilir. Bilgiye erişimin son derece kolay olduğu günümüzde, doktorun bilmediği ya da aklında tut(a)madığı bazı konuları hastaların biliyor olması ile klinik uygulamalarda muhtemelen daha sık karşılaşılacak.

 

            Çok değişik nedenlerle gelecek yıllarda çok bilen, düşündüğünü söyleyen, talep eden, beğenmeyen, eleştiren hasta sayısı giderek artacak gibi görünüyor. Bunların bir kısmı muhtemelen ukalalık tarzında bir kısmı ise gerçekten bilgi sahibi olan ya da hasta ve insan hakları çerçevesinde hakkını talep eden hastalar olacak. Hekim olarak bunlara hazırlıklı olmamız gerekiyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) ckd (sağlıkçı)
31.08.2014 21:28:27
15 yıldır her türlü hastanede çalıştım.gözlemlediğim doktor hastanın bişeyler bilmesini istemiyor.ses sus biz gerekeni yaparız diyenleri çok gördüm.halbu ki hasta can sahibi bilgi almak istemesi veya hastalığı hakkında araştırma yapması gayet doğal.çoğuda maalesef puan derdinde bu da sistemin hatası.ameliyat yapıp puanı aldıktan sonra gerisi çok umurlarında değil.anlayacağınız sistem nerden tutsanız elinizde kalıyor bunu herkes biliyor.
People
1
2) Reşat Gündepe (Memur)
14.08.2014 15:09:37
Mesele; 'çok bilmiş hastanın' ne mesleğini yaptığı değil. Odaya girdiğinde giydiği kıyafet, diksiyonu, dişlerinin bakımlı olup olmaması, maddi durumunun iyi olduğuna dair verdiği olumlu izlenim...Kısacası madden güçlüyseniz rahatlıkla ' ÇOK BİLMİŞ ' olabilirsiniz...tecrübeyle sabittir..
People
0
3) ayhan şahinler (uzman doktor)
25.07.2014 18:06:24
peki hocam şiklayetiniz diye sorduğumda benim şikayetim yok bir hormonlarıma baktırmak istiyorum birde mr veya tomografi çektirmek istiyorum birde bütün tahlilleri yaptırmak istiyorum diyen hastaya ne denir merak ediyorum cevaplarsanız sevinirim
People
0
4) MESUT ÖZSOY (AH)
11.07.2014 10:31:22
SADECE ÖĞRETMENLER DEĞİL, OKUMUŞ OKUMAMIŞ FARK ETMEZ , ARTIK HERKESİN TAVRI,AYNI.BİRAZ BİŞEY BİLEN HERKES ;BİLİME , EĞİTİM ALMIŞ PROFESYONELE, TECRÜBEYE, TIP GİBİ ÇOOOK GENİŞ BİLGİYE GEREK OLAN KONUDA BİLE . DR.'u YÖNLERDİRMEYE BASKI YAPMAYA ÇALIŞIYOR.UYARIYORUM !!! BÖYLE DAVRANDIĞINIZ SÜRECE HİZMET ALAMAZSINIZ.YADA ALDIĞINIZI SANIRSINIZ, ENGİN BİLGİLERİNİZLE BAŞBAŞA KALIRSINIZ :))))))LÜTFEN KOMPLEXLERİNİZİ BAŞKA YERLERDE SERGİLEYİN.
People
0
5) Mert İlhan (Fizyoterapist(Öğrenci))
11.07.2014 00:49:40
Kendi hastalığı ya da kendiyle ilgili bazı endişeleri olan hastaların konuyla ilgili en uzman kişiye tedavileri ile ilgili öneri getirmek istemeleri gayet normal bir durum.Bu durumu ''çokbilmişlik'' olarak değerlendirmek bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu günümüzde ancak narsist biri tarafından yapılabilir diye düşünüyorum.
People
0
6) Cizelqengiz Elburus (Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı)
10.07.2014 23:31:50
Ben Doktorun ruh halini de önemsiyorum.Doktorun hastaya ayırabilecek zamanı varsa ve morali yerindeyse çok bilmiş denen hastayı sabırla dinler bazen yönlendirir en olmadık an'da bir bulguyu yakalıyarak tanıya gidebilir.Hastanın beklediği genelde ilgidir.Bu ilaçlarla belli bir sürede iyi olmazsanız beni tekrar arayın demek bile hastanın güvenini ve doktora saygısını artırır Hastayı disipline etmek gibi bir görevimizde yoktur.Her hastanın anlayabileceği bir dil ve tarz vardır,önemli olan bunu yakalayabilmektir.saygılarımla.
People
0
7) M.D. (DİŞ HEKİMİ)
09.07.2014 18:04:13
hasta her türlü tatmin edici bilgiyi almalı, onaylamalı, kafasında soru işaretleri olmamalı sonra tedavisi yapılmalı, bunda herkes hemfikir...hatta hasta direk tedaviyle alakalı olmayan merakını giderecek sorularda sorabilir bunlar hoştur.. ama gidipte googleden araştırıp tedaviyi yönlendirici teklifte bulunmanın eksik gedik yarım yanış latince kelimeler ilaç isimleriyle akıl vermek genelde öğretmen arkadaşlara has bi özellik olsa gerek...
People
0
8) can (ogretmen)
09.07.2014 11:33:49
Ukalaca yaklasimlar olabilir ama bunu saygısızlık ya da ukalalik olarak algilamamak lazim. Kisinin kendi sagligiyla ilgili konular hakkinda gorus sahibi olmasi en dogal hakkidir. Koruyucu ve onleyici hekimlikte hastanin bilincli olmasi onemli degilmidir. Tecrube yada ustalik ciraklikla ogrenilen bilgilerin disindaki tum teorik bilgilere isteyen herkes ulasabiliyor artik. Yalnis acidan rontgen isteyip, iki uc rontgen daha doktor istiyorsa hocam madem bu rontgeni neden cektirdiniz sonucta 3 yasinda cocuk bu deme hakki hastanin sizce yokmudur. Bu tarz durumlar hatayi onler, Kisileri dikkatli kilar. Soran sorgulayan arastiran insanlardan hastalardan ogrenecegimiz cok sey olabilir. En iyi insan ya da hasta itaat eden midir?
People
0
9) emine (öğretmen)
05.07.2014 22:38:50
Bir velimin, evde çocuğunun eğitimi için nasıl bir metot kullandığını benimle paylaşmasını çokbilmişlik olarak görmem. öğrencimin eğitimine faydası olacaksa velimin metodunu da kullanmaktan çekinmem.
Ama bazı egoist doktorların, hem hangi ilaçlara karşı alerjimin olduğunu sorup hem de dikkat etmeden aynı ilacı vermesini anlayamıyorum. Haydi bir kaza oldu verildi diyelim daha önce başıma gelen böyle durum nasıl bir yolla telafi edilmişse bunu doktorumla paylaşmamın çokbilmişlik olarak görülmesi garip değil mi?
People
0
10) M.D (DİŞ HEKİMİ)
05.07.2014 18:18:46
ÖĞRETMEN HASTALARDAN heralde herkes şikayetçidir.. çok bilmiş hastanın özeti öğretmenlerdir...
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer