YAZARLAR

Tüm Yazarlar

“Doktorun Hastaya Bağırması” Prof. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

17.10.2016, Pazartesi

Tüm Yazıları

Doktorun kendisine “Sen kronik böbrek hastasısın, bilmiyor musun?” diye bağırdığını anlatan hasta hüngür hüngür ağlıyor, böyle bir davranışı hak etmediğini söylüyordu. Daha önceki doktorun kendisinde böbrek hastalığı başlangıcı olduğunu söylediğini vurguluyor, kronik böbrek hastası olduğunun kendisine söylenmediğinden yakınıyordu. Hasta incinmiş ve gücenmiş bir şekilde bir yandan böbrek hastalığına bir yandan da doktorun kendisine haksız yere bağırdığına üzüldüğünü belirtiyordu.

Bir psikiyatrist olarak ya da sıradan bir vatandaş olarak buna benzer paylaşımlarla ne yazık ki seyrek denilemeyecek oranlarda karşılaşıyoruz. Çoğu zaman keşke meslektaşımız duygularını biraz daha yönetebilse, diyor ve bağırmanın zaman zaman psikolojik şiddet sayılabilecek boyuta ulaşmış olabileceğini düşünerek üzülüyoruz. Kuşkusuz, hastaların ifadelerinin gerçek olup olmadığını belirlemek her zaman mümkün değil. Fakat yanlış bir algı bile olsa hasta ve hasta yakınlarının bu şikâyetleri incelenmeye değer bir konudur.

Günlük yoğunluk içinde çok değişik duygular yaşayan doktorlar çoğu zaman belli bir hastaya yönelik tepkilerinin farkında olamayabilir ya da üzerinde düşünmeyebilirler. Bu nedenle öncelikle doktorun davranışının farkına varması ve bu davranışını değerlendirmesi gerekmektedir. Günlük uygulamalarda birçok doktorun davranışını kendisine makul gösterecek gerekçeler bulduğu ve konuyu kapattığı, bu eğilimin de paternalistik hasta-hekim ilişkisini benimsemiş doktorlarda daha yüksek olduğu görülmektedir. Söylediklerini hastasının sorgulamadan eksiksiz biçimde yerine getirmesini bekleyen ve bu konuda hoşgörü göstermeyen bir hekimin hastaya bağırması şaşırtıcı bir durum değildir. Bu nedenle doktorlar alışageldikleri ve kanıksadıkları davranışlarını mutlaka gözden geçirmelidirler.

Davranışlarının ve yaşadığı duyguların farkına varma yanında, bunların altta yatan nedenlerini de görmeye çalışmak gerekmektedir. Tetikleyen ya da başlatan etmen hastayla ilgili olsa bile doktor, davranışının oluşumunu etkileyen kendisine ait etmenleri de görmelidir. Bir insanın asıl öfke kaynağına değil de bir başkasına patlaması ile sık karşılaşılır. Bu nedenle öfkesine kapılarak hastaya bağıran doktor bu davranışını artıran başka etmenlerin olup olmadığını mutlaka gözden geçirmelidir. Örneğin; önceki hastalara, çalıştığı kurumun yöneticilerine, sağlık sistemine ve özel yaşamındaki kişilere yönelik öfke doktorları etkileyebilmektedir.

Diğer yandan, doktorun neden bağırdığı kadar bağırmasının hastayı nasıl etkilediğini de düşünmesi gerekir. Günlük uygulamalarda tepki gösterenler yanında sessiz kalan hastalar da olmaktadır. Hastaların daha büyük bir kısmını oluşturan bu sessiz hastaların kırıldığı, kendilerini aşağılanmış hissettikleri ve doktora yeniden gitmek istemedikleri görülmektedir.

Bilindiği üzere belli bir davranışı tetikleyen bir etmenin varlığı o davranışa kendiliğinden haklılık kazandırmaz. Bu nedenle doktor davranışını haklı gösteren gerekçeler bulsa bile (bunlarda tümüyle haklı olsa bile) duygularını ve kendini yönetmenin yollarını bulmalıdır.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA