YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Sağlık Kuruluşlarında “Örgütsel Çatışma”Prof. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

27.01.2014, Pazartesi

Tüm Yazıları

Her kurum ya da örgütte olduğu gibi sağlık kurum ve kuruluşlarında da çok farklı nitelikler taşıyan ve “örgütsel çatışma” olarak tanımlanan birçok çatışma yaşanmaktadır. Günlük uygulamalarda en geniş tanımıyla kurum içinde ortaya çıkan ve kurum içi işleyişi etkileyen her türlü anlaşmazlık olarak tanımlanabilecek örgütsel çatışmaya gereken önemin verilmediği görülmektedir. Oysa çatışmanın uygun biçimde çözümü, verimliliği olumlu etkilemesi yanında kurum kültürüne olumlu katkıda bulunan ve çatışmayı yaşayan tarafların psikolojik anlamda olgunlaşmasını da sağlayan bir süreçtir.

 

Ülkemize bakıldığında çatışma yönetimi olarak da adlandırılan bu sürecin yeterince bilinçli ve işlevsel olacak biçimde kullanılmadığı görülmektedir. Bunun belki de en önemli nedeni, otoriter yönetim biçiminin her kesimde (çalışan ve yöneten) genel kabul görüyor olmasıdır. Nitekim bu eğilimin sonucu olarak ülkemizde kurumun her ögesi arasında kaçınılmaz olarak yaşanıyor olmasına karşın (her türlü sosyal toplulukta yaşanan çatışmaya bakıldığı gibi) örgütsel çatışmaya da olmaması ya da yaşanmaması gereken bir durum olarak bakılmaktadır.

 

Şahin ve Örselli’nin “Devlet Hastanelerinde Örgütsel Çatışma Nedenleri/Bir Anket Uygulaması” başlıklı çalışmalarında, çalışanların (doktor, hemşire ve memur) örgütsel çatışma nedenlerini önem sırasına göre “görevlerin açık ve kesin olarak belirlenmemiş olması”, “yetkilerin açık ve net olarak belirlenmemiş olması”, “iletişim eksikliği”, “görevde yükselmenin liyakat ve başarı esasına dayanmaması, siyasi ve ideolojik faktörlerin ön planda olması”, “kurumun döner sermayesinden herkesin eşit olarak faydalanamaması” şeklinde sıraladıkları görülmüştür (1).

 

Bu araştırmanın bulgularının günlük yaşamda gözlenenlere oldukça yakın olması dikkat çekicidir. Başka bir deyişle, hem günlük gözlemlerde gözlenen hem bilimsel araştırmalara yansıyan örgütsel çatışma nedenleri gözden geçirildiğinde, akla ister istemez sağlık kuruluşlarında bu nedenleri ortadan kaldıracak herhangi bir çabanın bulunup bulunmadığı gelmekte ise de bu soruya sağlık kuruluşlarının birçoğunda ne yazık ki olumlu yanıt verilememektedir. İzlenimler iyi niyetli ve çalışkan birkaç yöneticinin çabası dışında,  sağlık kuruluşlarının birçoğunda günü kurtarmaktan öte hiçbir şeyin yapılmadığını düşündürmektedir. Oysa kurumun misyon ve vizyonunu gerçekleştirme sorumluluğu taşıyan yönetici, kurum içinde ortaya çıkan tüm çatışma ve çatışma potansiyellerini çözmek zorundadır. Uygun biçimde çözülmeyen, başka bir deyişle iyi yönetilemeyen çatışma, sağlık çalışanlarında öfkelenme, kayıtsız kalma/geri çekilme, tükenme, küskünlük, kutuplaşma, özgüven kaybı, aidiyet hissi kaybı, motivasyon kaybı ve kendini güven içinde hissetmenin kaybı gibi psikososyal sonuçlar yaratmaktadır.

 

Her türlü değişimin ve yeniliğin kaçınılmaz olarak çatışma yaşanmasına neden olduğu bilinen bir gerçek olmasına karşın sağlık politikalarını belirleyenlerin bu gerçeği dikkate almadıkları görülmektedir. Sağlık hizmeti sunumunda köklü değişimler getiren “sağlıkta dönüşüm” politikaları, sağlık kuruluşlarında yaşanan örgütsel çatışma nedenlerini (başka bir deyişle sorunları) daha da büyütmektedir. Bu durum, Sağlıkta Dönüşüm Projesi’nin hedeflerine ulaşmasını engelleyecek bir sonuç yaratma potansiyeli taşımaktadır. Sağlık çalışanlarında giderek daha yaygın biçimde görülen “bıkkınlık”, “tükenme” ve “meslekten soğuma” yakın zamanda hasta memnuniyetinin düşmesine yol açacak gibi görünmektedir. Gerekli önlemlerin alınmaması uzun dönemde herkesin kaybedeceği bir sonuç yaratacaktır.

 

 

Kaynaklar

1.        Şahin A, Örselli E Devlet Hastanelerinde örgütsel çatışma nedenleri/Bir anket uygulaması. SÜ İİBF Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi. 2010;13(19):43-62.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
29.01.2014 09:13:36
SAĞLIK SİSTEMİNİN KENDİ İÇİNDE BÜTÜNLÜĞÜ,iLETİŞİMİ, ORGANİZASYONU, BİLGİ AKIŞI, BİLGİYİ VE UZMANLIĞI PAYLAŞIMI YOK !

SAĞLIK SİSTEMİNİN BİRİNCİ BASAMAĞI ÖNCELEYEN , SORUNLARIN BİRİNCİ BASAMAKTA ÇÖZÜMÜNÜ TEŞVİK EDEN BİR YÖNTEM VE YAKLAŞIMDA BULUNMASI GEREKİYOR.

BUNUN ÖNEMLİ BİLEŞENİ SEVK SİSTEMİDİR.BUNUN ÖNEMLİ BİLEŞENİ ELEKTRONİK ORTAMDA KAYITLI SEVK SİSTEMİDİR.

BUNUN ÖNEMLİ BİLEŞENEİ HASTANIN BİRİNCİ BASAMAĞA DOKTORDAN DOKTORA İLETİŞİMİ SAĞLAMAKTIR.YANİ SEVK EDİLEN HASTANIN BİRİNCİ BASAMAĞA DÖNERKEN BİLGİLENDRİLEREK DÖNMESİ YADA GELİŞİMİNİN NE OLDUĞU , SEVK SONUCUNUN NE OLDUĞU BİLGİSİNİN VERİLMESİDİR.

SAĞLIK SİSTEMİNİN ORGAN HEKİMLİĞİ YERİNE BÜTÜNCÜL YAKLAŞAN HEKİMLİĞİ MERKEZE ALMASI , TÜM ORGANİZASYONU BUNUN ÜZERİNDE YAPMASI GEREKİYOR.

SAĞLIK SİSTEMİNDE DAHİLİ BRANŞARLA YAN DALLARIN BİRLİKTE 2.VE 3. BASAMAKLARDA ÇALIŞMASI GEREKİYOR.YANİ YAN DALLARIN KENDİ BAŞINA KÜRSÜ KURMASININ YERİNE ,DAHİLİYEDEN KOPMASININ ÖNLENMESİ GEREKİYOR.

OYSA TAM TERSİ YAPILIYOR NE AİLE HEKİMLİĞİ NE DAHİLİYE BIRAKIN PRESTİJ KAZANMAYI SÜREKLİ PRESTİJ KAYBETMEKTEDİR.

BU DURUM DERECE YANLIŞ BİR SAĞLIK SİSTEMİ , PARÇALI BİR SAĞLIK SİSTEMİ ORTAYA ÇIKARMAKTADIR.

BU DURUMUN ÖNÜNE ANCAK BİRİNCİ BASAMAK YADA BÜTÜNSEL YAKLAŞIMI ÖNE ÇIKARAN YAKLAŞIMLA VARILABİLİR ,FAKAT DAHA ÖNEMLİSİ SAĞLIĞIN TİCARİŞEMESİ , FETİŞLEŞTRİLMESİNİN ENGELLENMESİYLE VARABİLİRİZ.

YANİ , TİCARİ YAKLAŞIMIN AZALTILAMASI , İÇ İŞLEYİŞ OLARAKTA SAĞLIKTA HIZLI VE SÜREKLİ SEVK GERİBİLDİRİM BÜTÜNSEL YAKLAŞIMIN ÖNCELENMESİ İKİ ÖNEMLİ BAŞLIK.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI BAŞTA HEMŞİRELER SAĞLIK SİSTEMİ İÇİNDE GEREK ÜCRET GEREK SORUMLULUK YÖNÜNDEN , TANI VE TEDAVİYE KATILMAK YÖNÜNDEN DAHA PRESTİJLİ DONANIMLI HALE GETİRİLMELİ VE HEKİMLERLE DAHA ÇOK VE BİRLİKTE ÇALIŞMALIDIR.

SAĞLIK SİSTEMİNDE ÇALIŞAN TÜM ELEMENLAR ÖZEL BİR PRESTİJ İÇİNDE GEREK ÜCRET GEREK ÖZLÜK HAKLARI YÖNÜNDEN OLMALIDIR.

SAĞLIK SİSTEMİNDE GEREKSİZ İŞ YÜKÜNÜ TANIMLAYIP, FETİŞİZE EDİLEN SAĞLIK YAKLAŞIMININ , SAĞLIĞIN SİYASET , OY KAZNAMA BİÇİMİ , POPÜLİST SÖYLEMLERDEN UZAK OLMASI GEREKMEKTEDİR.

BUNLARIN OLMASI İÇİN BAĞIMSIZ AKLIN ,SAĞLIKTA ÖZERKLİĞİ , SÜREKLİ DENETİMİN OLMASI GEREKİR.

BUNLAR OLMADIĞINDAN ÖRGÜTSEL ÇATIŞMA OLMAKTADIR.BU ÇATIŞMALARA SAĞLIKTA TİCARİ YAKLAŞIMLAR NEDEN OLMAKTADIR.TAM GÜNÜN HAKKIYLA VE ADAM AKILLI İŞLETİLMESİ, TAM GÜN HEKİMLERİNİN PRESTİJLİ VE SOSYAL HAKLARININ OLMASI GEREKMEKTEDİR.

Yazınızda önemli bir konuyu ele almışsınız.Teşekkür ediyorum.

Saygılarımla
Dr.Mücahit Altuntaş
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer