YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Yeni Yıl: Ne Güzel Bir YanılsamaProf. Dr. Erol ÖZMEN

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Prof. Dr. Erol ÖZMEN

05.02.2007, Pazartesi

Tüm Yazıları
Büyük bir coşku ve heyecanla beklediğimiz bir yeni yıla daha girdik. Yeni yılla birlikte her şeyin değişeceğini, her şeyin gönlümüzce olacağı günlerin geleceğini umuyoruz. Sanki sihirli bir el bir anda her şeyi değiştiriverecek. Bir çoğumuz böyle yaşıyoruz bunu; ümitleniyoruz... Neşe, mutluluk, güzellik ve bolluk bekliyoruz. Umutluyuz...

Başka bir açıdan baktığımızda ise “yeni yıl” kavramının insan zihninin yaratıcılığına güzel bir örnek olduğunu görüyoruz: insanoğlu kendi kurguladığı bir şeyi, kendisini belirleyen bir şeye dönüştürür. Tüm insanların kullandığı önemli bir ruhsal savunma işlevi görür yeni yıl. Sanki, başka bir gün, büyüsel bir yönü olan başka günler başlayacaktır. Değişmek için, dünyasının değişmesi için yeni bir şans tanınmış gibi algılanır. Bunun birçok kez yaşanmış olduğu unutulur. Fakat bir yanılsama olsa da insan yaşamında önemli bir yer tutar bu kurgulama. Bir yandan da insanoğlu için yaşamını gözden geçirmek için büyük bir şanstır. Gelin, siz de gelen yıl ile ilgili umutlarınızı bir kenarda tutun ve değişme gücünün yalnız sizin elinizde olduğunu bilerek geçtiğimiz yıl yaşadıklarınızı dürüstlükle, içtenlikle, kendinizi kandırmadan gözden geçirin: Geçip giden 2006’lı günlerde iyi ki yaşıyorum, yaşamak ne güzel diye haykırdınız mı? Bir tan vaktinde yeni doğan güneşin uçsuz bucaksız bir ovaya gülümsemesine katıldınız mı? Ya yorgun argın bir günde, bir akşam vakti, denizle buluşan güneşle serinlediniz mi? Gecenin karanlığı çökmeden eşsiz lacivert renge bürünen gökyüzünde kayboldunuz mu? Yıldızların dansına katıldınız mı? Kır çiçekleri ile birlikte yaşam coşkusu veren baharı karşıladınız mı? Gökkuşağının altından geçerken “adil bir dünya istiyorum” dileğini tuttuğunuzda, sanki öyle oluverecekmiş gibi sevindiniz mi? Her şeye rağmen sizi yalnız bırakmayan dostların engin kollarına kendinizi bıraktınız mı? Miniminnacık bir kediyle oynaştınız mı? Suya düşen bir arıya yardım elinizi uzattınız mı? Yürümeyi yeni öğrenen bir çocuğun coşkusuna katıldınız mı? Dostluğun sevginin paylaştıkça arttığını, acının ise paylaştıkça azaldığını gördünüz mü? O’nu gördüğünüzde yüreğiniz bir kuş gibi çırpındı mı? Eski Türk filmlerini izlerken ağladınız mı? Kendinize, sevdiklerinize zaman ayırdınız mı? Çocuğunuzun sevgi dolu bakışı, sarılışı size her şeyi unutturdu mu? Bir şarkı ya da bir türkü alıp götürdü mü sizi kendi dünyasına? Reklamda da olsa birbirine kavuşan iki insan içinizdeki ayrılıkları küllendirdi mi? Sizi bu dünyaya getirenin anneniz olduğunu en içten hissetiniz mi? Hayatın hiç de sandığınız kadar kolay olmadığını, onun güçlerinin de sınırlı olduğunu görüp de babanızı affedebildiniz mi? Her ne kadar bir tutulması mümkün değilse de bağlılığın en az aşık olmak kadar güzel bir duygu olduğunu hissetiniz mi? Her şeyin kazanmak üzerine kurulu olduğu dünyada rekabet etmenin kaçınılmaz olduğunu, fakat esas olarak hayatı anlamlı kılanın dayanışma ve paylaşma olduğunu ve dünyadaki yaşamın dayanışma ve paylaşma üzerine kurulu olduğunu fark ettiniz mi? İyilik meleği hayatın anlamının aslında sıradan gibi görünen yaşantılarda gizli olduğunu kulağınıza fısıldadı mı?

Yoksa çıkar için kendi doğrularınızı ve değerlerinizi mi sattınız? Küçük hesaplarla mı uğraştınız? İşinizi ve işinizde yükselmeyi her şeyin üstünde mi tuttunuz? Sevdiklerinizi ihmal mi ettiniz? Her şeyi ertelediğinizi, bir gün kendiniz ve sevdikleriniz için ayırabileceğiniz günün kalmayabileceğini göremediniz mi? Kendinizi herkesin üstünde görüp, her şeyin hakkınız olduğunu mu düşündünüz? Yüzünüz hiç kızarmadan ayaküstü yalanlar mı söylediniz? Karnını doyurmak için çöplerden yiyecek toplayanlar yüreğinizi hiç mi sızlatmadı? Dilenciye verdiğiniz üç-beş kuruş ile sosyal sorumluluklarınızdan kurtulduğunuzu mu düşündünüz? Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmenize karşın iyiyi doğruyu yalnız mı bıraktınız? Korku hayatınızı eline mi geçirdi?
2006’dan dersinizi alabildiyseniz, ne mutlu size: 2007 büyük bir sevinç ve umutla sizi bekliyor.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer