YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Mesleki Dokunulmazlık Milletvekili, Hekim ve HâkimeProf. Dr. Gazi ÖZDEMİR

Türk Beyin Damar Hastaliklari Dernegi Kurucu Baskanı

Prof. Dr. Gazi ÖZDEMİR

09.04.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, 5 Mart 2012 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı ve Valiliklere bir genelge göndererek milletvekillerine trafik cezası kesilmemesini istedi. Genelgede Anayasa’nın milletvekili dokunulmazlığını düzenleyen maddesi hatırlatıldı ve “Suç işlediği öne sürülen bir milletvekilinin Meclis kararı olmadıkça tutuklanamayacağı, sorgulanamayacağı ve yargılanamayacağı, ancak ağır cezalık suçüstü durumlarında bunun geçerli olmayacağı, bu durumda da Meclis’e hemen bilgi verilmesi gerektiği” belirtildi. Yine genelgede, milletvekilleri hakkında düzenlenen trafik cezalarına yapılan itirazlar sonucunda mahkemelerin “yasama dokunulmazlığı nedeniyle milletvekilleri hakkında işlem yapılamayacağı, düzenlenen tutanakların hukuka aykırı olduğu, bu nedenle kaldırılmaları gerektiği” yolunda karar verdiği bildirildi. Bu nedenle de vekiller hakkındaki işlemlerin “Trafik Kural İhlali Tespit Tutanağı” ile valiliklere gönderilmesi istendi.

 

Geçen dönem MHP’li Sn. Beytullah Asil aşırı hızdan ceza kesilince “bazen güvenlik, bazen de trafiğin akış hızı nedeniyle” hız yaptığını belirterek milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle ceza verilemeyeceğini savundu. Ankara 8. Sulh Ceza Mahkemesi de itirazı yerinde buldu ve 20 Aralık 2011 tarihinde yasak yere park eden AK Parti Milletvekili Sn. Ali Aydınlıoğlu’na kesilen 66 liralık trafik cezasını dokunulmazlık kapsamında saydı. 2010’da CHP’li Sn. Kemal Anadol’un dokunulmazlık zırhına takılan ceza ise “kırmızı ışık ihlali”ni içeriyordu.

Gerek Bakanlığın genelgesi  gerekse mahkemenin kararına baktığımızda, milletvekillerinin sadece “kürsü dokunulmazlığı” ile sınırlı olmak üzere değil, sınırsız bir dokunulmazlık ayrıcalığında olduklarını görmekteyiz. Mantıken düşündüğümde böylesi bir ayrıcalık değil de, milletvekili dokunulmazlığının sadece Meclis’te yaptıkları konuşmalarla sınırlı kalması yanında, ayrıca resmi bir göreve yetişme zorunluluklarında da söz konusu olabilmelidir sonucuna varıyorum. Bu durumlar dışındaki suç ve ihlaller yargı veya ilgili kurumlar tarafından karara bağlanmalı, ancak uygulanmaları milletvekilinin dönem sonuna bırakılmalıdır.

 

Konuyu önce Kur’an’a, sonra da mevcut yasalara göre hekim ve hâkim dokunulmazlıklarına ilişkin mevcut yasalara değinerek siz sayın okuyucuların değerli yorumlarınıza bırakacağım.

Dokunulmazlık diye bir ayrıcalığın Kur’an’a göre olmayacağını Kehf suresinde görmekteyiz: “Kehf-43 ve 44: Sizin müşrikleriniz/puta tapanlarınız, Firavun gibi örneklenmiş olan sizden öncekilerden daha mı hayırlıdırlar? Yoksa önceki kitaplarda sizler için  bir beraat/bir dokunulmazlık (kararı) mı var? Yoksa [Biz yenilmez bir topluluğuz] mu diyorsunuz?” Yine Kur’an’da, Peygamber yakını da olsa, hiç kimseye farklı bir ayrıcalık ve muamele olmayacağı da Nuh ve Lut peygamberler gibi birkaç örnekle vurgulanmaktadır.

 

Tıbbi Deontoloji Tüzüğü

“Madde 6-Tabip (veya yargıç) ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiçbir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatine göre hareket eder. Tabip (veya yargıç) ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi (vereceği kararı) tayinde serbesttir.”

 

TTB Hekimlik Meslek Etiği Kuralları

“Madde 8-Hekim (veya yargıç), mesleğini uygularken vicdani ve mesleki bilimsel kanaatine göre hareket eder.”

 

Hâkimler ve Savcılar Kanunu (2802-1983)

“Madde 4-Hâkimler (veya hekimler) mahkemelerin (sağlık birimlerinin) bağımsızlığı ve hâkimlik (veya hekimlik) teminatı esaslarına göre görev yaparlar. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere (sağlık birimine ve hekimlere) emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz.”.

 

Görülüyor ki; gerek hâkimler  gerekse hekimler, sadece görevleri sırasında ve görevleri nedeniyle bağımsızdırlar ve Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Görev dokunulmazlığını Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği’ne göre “hâl kâğıdı” formlarının doldurulmasında da görmekteyiz. Çünkü yapılan teftiş işlemi sırasında  hâl kâğıdı formunun “meslekî bilgi ve çalışması” bölümünde, sıfat, yetki ve iş bölümüne göre, ilgilinin sadece baktığı işle alâkalı olan haneler değerlendirmeye tâbi tutulmaktadır.

 

Keşke, hazırlanması planlanmış olan yeni Anayasa’da milletvekili dokunulmazlığı konusu hakim-yargıç ve hekimler gibi sadece görev dokunulmazlığı şeklinde sınırlandırılsa!!!

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
2
1) İG (Uz Dr)
10.04.2012 17:03:00
Hocam ağzınıza sağlık. Lakin nefes tüketmeyin; herkes yaptığını bilerek yapıyor ve dayatıyor. Yani yolda hız yaoan vatandaş niçin cezalandırılır: Hayatları tehlikeye atıyor diye en basitinden. O halde 1) Yollar milletvekillerine has da bizler idareten mi kullanıyoruz. Böyleyse tabi ki hızı da gazı da vekillere ait olur. 2)Vekiller hayatları tehlikeye atmıyorlar mı ya da böyle bir sorumsuzluğa hakları mı var. Sahi ben oy verirken böyle bir sorumszuluk hakkını da tanıdım mı acaba? Son söz sevgili hocam siz istediğiniz kadar bayram haftası deyin onlar mangal tahtasından başka bir şey bilmezler...
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer