YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Tıpta Uzmanlık Tüzüğü Yine Kaosa Yol Açmamalı – IIProf. Dr. Gazi ÖZDEMİR

Türk Beyin Damar Hastaliklari Dernegi Kurucu Baskanı

Prof. Dr. Gazi ÖZDEMİR

15.09.2008, Pazartesi

Tüm Yazıları
Geçen hafta ilk bölümü yayınlanan Tıpta Uzmanlık Tüzüğü ile ilgili yazıma ikinci bölüm ile devam ediyorum.

Madde-52
Üçüncü paragrafta yer alan uzmanlık öğrencisinin tezi eğitim süresinin en geç 3 ay kala bitirilip tez jürisine incelenmek üzere sunulur. Yine 3. paragrafta “…uzmanlık öğrencisinin eğitim gördüğü dalın eğitim sorumlularından oluşan ve biri tez danışmanı olan üç kişilik bir jüri tarafından değerlendirilir.” şeklinde olmalıdır. Maddenin 7. paragrafındaki son cümle “ekli çizelgede belirlenen uzmanlık eğitimi süresine en fazla 6 aylık bir süre eklenir.” şeklinde olmalıdır. Maddenin 8. fıkrasındaki ilk cümle “Uzmanlık süresine eklenmiş ve en fazla 6 aylık süre içinde tezi üçüncü defa reddedilen uzmanlık öğrencisinin, birim ile ilişkisi kesilir ve uzmanlık öğrenciliği hakkı devam etmek üzere bir yıl içinde dışarıdan ve son defa tezden geçmezse bulunduğu daldaki uzmanlık öğrenciliği ile ilişkisi kesilir, aynı dalda tekrar uzman olamaz.” şeklinde daha açık ve anlaşılır olmalıdır.
Maddenin 9. fıkrası “Uzmanlık eğitimi süresince ve eğitiminin ilk yarısı içinde tez olarak verilen araştırma çalışması devam ederken, SCI ve SCI-E’de yayınlanan ve uzmanlık öğrencisinin birinci isim olduğu orijinal bir araştırma makalesi, birimin akademik kurulunca uygun görülmesi halinde uzmanlık öğrencisinin tezi olarak kabul edilebilir.” şeklinde olmalıdır. Böylesi bir kriteri profesörlük araştırma sunum çalışması veya doçentlik asgari şartı olarak kabul ettiğimize göre, uzmanlık öğrenciliği tezi olarak da kabul etmek uygun olacaktır.


Madde- 53: Uzmanlık öğrenciliği bitirme sınavına girebilmek için; Uzmanlık öğrenciliği eğitim süresi ve ilgili ana veya yan dal UDEMKomisyonları ve derneklerle ortaklaşa belirlenip Tüzüe eklenecek rotasyonlara ait belgelerin tamamlanmasını takiben uzmanlık öğrencilerine ait bu belgeler, fakültelerde yönetim kurulu, eğitim hastanelerinde ise eğitim planlama koordinasyon kurulu tarafından incelenerek, eksikliği saptanmayan uzmanlık öğrencileri bitirme sınava girebilirler.

Madde-54: Uzmanlık bitirme sınavı için 2 seçenek olarak a) Her ayın ilk haftası kurumda sınav veya b) ÖSYM tarafından 6 ayda bir yapılacak merkezi sınav önerilmektedir. Bu iki seçeneği tartışmak gerekirse;
Kurumda sınav seçeneği:
Uzman adayının tezinin kabulünden sonra ve süresinin bitiminden sonra bir ay içinde ve adayın kurumunda yapılmalıdır.
Uzmanlık sınavına ilk sınavdan sonra ve daha önce yapılmamışsa 6 aylık bir süre uzatmasının yapıldığı süre içinde 3 ay ara ile 2 kez daha (toplam 3 kez) girdikten sonra başarısız olanın birim ile ilişkisi kesilir. İlişkinin kesilmesinden sonraki bir yıl içinde gireceği son bir sınavda da başarısız olan, aynı dalda tekrar uzman olamaz ve aynı dal sınavına giremez. Ancak en geç bir yıl içerisinde başka dal sınavına girme hakkı tanınmalıdır. Uzmanlık öğrenciliği karnesinde yer alan 6 aylık sınav sonuçları ile seminer, vaka tartışmaları, kongre-sempozyum katılımları, sunumları ve yayınlar da sınav değerlendirmesinde göz önünde bulundurulmalıdır.

ÖSYM tarafından yapılacak merkezi sınav:
Merkezi sınav için yılda en fazla 2 defa ve sadece test sınavı şekli önerilmektedir. Ancak; yılda sadece 2 defa yapılacak sınav yönteminde bazen ana veya yan dal uzmanlık öğrencisinin 1-6 ay kadar değişecek bir süre sınavı beklemesini gerektirebilecektir. Bu bekleme sırasında adayın ya kurumu ile ilişkisi kesilecek ve maaşsız kalacak veya bir şekilde süre uzatması yapılsa bile, boş yere bir asistan kadrosu işgal edilmiş olacaktır. Dolayısıyla yapılacaksa ÖSYM’nin merkezi sınavı her 3 ayda bir yapılmalıdır. Bu sınavlardan biri uzmanlık öğrenciliğinin son 3 ayı içinde, diğer 2’si ise süre bitiminden sonraki 6 ay içinde gerçekleştirilmiş olacaktır. Eğer ilk sınavda başarısızlık söz konusu olmuşsa, 6 aylık bir süre uzatma hakkı kullanılmış da olur. Toplam 3 sınavda da başarısızlıkta ise birim ile ilişki kesilsin. İlişkinin kesilmesinden sonraki bir yıl içinde gireceği son bir sınavda da başarısız olan, aynı dalda tekrar uzman olamaz ve aynı dal sınavına giremez. Ancak en geç bir yıl içerisinde başka dal sınavına girme hakkı tanınmalıdır. Merkezi sınavda sadece teorik ve kitabi bilgi ölçümü gerçekleşecek, adayın kendi kurumunda yapılacak sınavda olduğu gibi pratik hasta muayenesi, hasta tartışması ve cerrahi branşlarda sınava yönelik ameliyat yapma, laboratuvar branşında uygulamalar söz konusu olmayacaktır. Böylesi bir sınavın ise ne kadar gerçekçi bir sınav olacağı tartışma götürür.

Merkezi sınavda, uzmanlık öğrenciliği karnesinde yer alan 6 aylık sınav sonuçları ile seminer, vaka tartışmaları, kongre-sempozyum katılımları, sunumları ve yayınlar da sınav değerlendirmesinde göz önünde bulundurulmamış olacaktır ki, böylesi bir durum, eğitim sırasındaki ciddiyeti olumsuz etkileyecektir.

Tezde 3 kez başarısızlık sonrası uzmanlık öğrenciliği ile ilişki kesilmesi söz konusu olduğu halde merkezi sınav başarısızlığının 2’de tutulması bir dengesizliğe yol açacaktır. Ana dal sayısı 45, bir o kadar da yan dal düşünürsek yaklaşık 90 sayısı, bunların yılda 2 defa sınavları olacağına göre de ÖSYM’nin yılda 180 kadar ana ve yan dal uzmanlık bitirme sınav test sorularını ayrı ayrı organize etmesi gerekecektir. Bunun da pratikte uygulanabilirliğinin iyice belirlenmesi gerekir.

Madde-55:
Her ana ve yan dal uzmanlığına yönelik jüri üyesi aday havuzlarının belirlenmesi yerinde olacaktır.
Beş kişilik jüriden bir üye adayın kendi ana veya yan dalındaki öğretim üyelerinden, diğer 2 üye aynı kurumdan ve rotasyon yapılan birimlerden, 2 üye de ise başka kurumlardan ve kendi ana veya yan daldan olmalıdır.

Madde-61:
Madde’nin 1. fıkrası Tüzük’te yer alan “ana veya yan dal uzmanlık ile ilgili olup şu şekilde olmalıdır: “Ana veya yan dal uzmanlık belgesi almamış olduğu anlaşılanlar tez verme şartı da aranarak (veya SCI veya SCI-E düzeyindeki bir dergide ilk isimli bir araştırma makalesi), uzmanlık belgesi almış olanlar ise tez verme şartı aranmaksızın, Tıpta Uzmanlık Kurulunun belirleyeceği bilimsel değerlendirmesini yapacak ve varsa eksiklerini ilgili ana veya yan dal uzmanlık biriminin akademik kurulunun belirleyip tamamlattıracağı fakülteler veya eğitim ve araştırma hastanelerinde 3 defadan fazla olmamak kaydı ile uzmanlık öğrenciliği bitirme sınavına girerler.

Maddeye 2’nci fıkra olmak üzere yan dal uzmanlığı ile ilgili olarak şu cümle eklenmelidir: “Bakanlıkça belirlenmiş ülkelerde olmak koşuluyla yurt dışında yapılan ve Tıp’ta Uzmanlık Tüzüğü’nde yer almayan bir yan dal uzmanlığını bitirmiş ve yabancı ülkedeki Türk misyon şeflikleri ile o ülkenin yetkili meslek kuruluşunca onaylanmış yan dal uzmanlık eğitimine ilişkin belgeleri olanların Tıpta Uzmanlık Kuruluna yapacakları başvuruları, Uzmanlık Dalları Eğitim ve Müfredat Komisyonu ile ilgili ana dal veya varsa yan dal derneklerinin de görüşleri alınarak ve uygun görülenler için belgeleri bilimsel yönden incelenmek üzere belirlenecek bir tıp veya diş hekimliği fakültesi ilgili ana veya yan dal uzmanlığına gönderilir. Uzmanlık belgesi almış ve bu belgeleri TUK tarafından uygun görülenler Madde-53’e göre yan dal uzmanlık bitirme sınavına girebilirler.

Geçici Madde-7 ve Geçici Madde-8 eklenmeli ve şu şekilde olmalıdır.
Geçici Madde 7’de “1973 tarihli Tababet Uzmanlık Tüzüğü’ne göre uzman olduktan sonra bu Tüzük’e ve 19.6.2002 tarihli Tüzüğe ekli çizelgelerle yeni ihdas edilen yan dallarda, farklı bir ana dalda olmak üzere yurt içinde veya yurt dışında en az ana ve yan dal uzmanlık toplam süreleri yıl süre ile araştırma, inceleme, uygulama ve bilimsel yayın yapmak suretiyle bilgi, beceri ve deneyim kazanıp, emsalleri arasında temayüz etmiş olanlardan, bu yan dalda uzmanlık belgesi almak isteyenlerin ayrıca yeni ihdas edilen yan dal uzmanlık başvurularının değerlendirilmesinde daha önce Sağlık Bakanlığınca hazırlanmış bulunan “Yan Dal Uzmanlığı için Bilimsel Aktivite ve Performans Belirleme ve Puanlandırma Kriterleri”nin kullanılması ve asgari olan 80 puanın değerlendirilme için kullanılması uygun olacaktır” şeklinde olmalıdır.
Geçici Madde-8 olarak da “Bu Tüzük’le yeni ihdas edilen yan dalların bağlı olduğu ana dal uzmanlarından yurt içinde veya yurt dışında en az ana ve yan dal uzmanlık toplam süreleri kadar bir süre ile yaptıkları araştırma, inceleme, uygulama ve bilimsel yayınlarını ibraz ederek, yeni ihdas edilen yan dal uzmanlık başvurularının değerlendirilmesinde daha önce Sağlık Bakanlığınca hazırlanmış bulunan “Yan Dal Uzmanlığı İçin Bilimsel Aktivite ve Performans Belirleme ve Puanlandırma Kriterleri”nin kullanılması ve asgari olan 80 puanın değerlendirilme için kullanılması uygun olacaktır.…” şeklinde olmalıdır.

Ek çizelgede ana dal uzmanlık süreleri tüm klinik ana dallarda 5 yıl, eğer ekli çizelge olarak yan dal uzmanlıklar da yazılacaksa bunların da süreleri 2 yıl olarak homojenleştirilmelidir. Yan dal uzmanlığı aynı yan dalda eğitim verebilme yetkinliğini, yan dalda sertifikasyon ise bir işlemi sadece uygulayabilme yetkinliğini sağlamalıdır.

Eğer ekli çizelgede yan dallar yer alacaksa, çok az sayıda yan dal yer almalı, birçok yan dal ise ana dal olarak yer almalıdır. Gerek diğer ülkelerdeki dinamik durum ve yenilikler, gerekse ülkemizin yıllardır tabi olduğu ve stabil özellikteki 1973 Uzmanlık Tüzüğü’nün yol açmış olduğu sorunlar da göz önünde bulundurularak yan dallar ya hiç yer almamalı, veya yer verilecek birkaç yan dal yönünden dengeli ve gelişmelere açık dinamik bir tüzük olmalıdır. Örneğin; Dahili tıp bölümünde: Genel iç hastalıkları, kardiyoloji, göğüs hastalıkları, nöroloji, psikiyatri, fizik tedavi, dermatoloji, infeksiyon, nefroloji, gastroenteroloji, endokrinoloji, hematoloji, romatoloji, tıbbi onkoloji, alerji ve klinik immunoloji, hava ve uzay hekimliği, nükleer tıp, radyoloji, radyasyon onkolojisi, sualtı hekimliği ve hiperbarik tıp, toplum ve halk sağlığı, acil tıp, biyokimya ana dalları gibi genel çocuk hastalıkları, çocuk nefrolojisi, kardiyolojisi, hematolojisi, neonatolojisi, endokrinolojisi, infeksiyon hastalıkları, alerji ve klinik immunolojisi, çocuk onkolojisi, gastroenteroloji, göğüs hastalıkları, çocuk nörolojisi, psikiyatrisi, romatolojisi anabilim dalları şeklinde olmalıdırlar. Yoğun bakım, geriatri ve radyolojik girişimsel işlemler branş farkı gözetilmeksizin gerekli eğitimi almış her uzmana açık yan dallar olmalıdırlar. Cerrahi tıp bölümünde: Genel cerrahi, plastik cerrahi, ortopedi, kalp-damar cerrahisi, göğüs cerrahisi, kbb ve boyun cerrahisi, göz cerrahisi, beyin cerrahisi, çocuk cerrahisi, üroloji, anestezi ve reanimasyon, kadın-doğum, çocuk cerrahisi, spor hekimliği, tıbbi patoloji yan dalları şeklinde olmalıdırlar. Onkoloji ve el cerrahisi branş farkı gözetilmeksizin gerekli eğitimi almış her uzmana açık yan dallar olmalıdırlar.

Temel tıp bölümünde: Histoloji ve embriyoloji, tıbbi genetik, fizyoloji, tıbbi biyoloji, biyoistatistik, biyofizik, farmakoloji, mikrobiyoloji, parazitoloji, anatomi ana dalları yer almalıdırlar.

Bu ana dallarda Tüzük’ün ilanından sonra gerekli eğitim ve çalışmalarını belgelemek koşulları ile yan dallar oluşturulmalıdır. Yıllardır Uzmanlık Tüzüğü sorunu yaşanmasına ve Danıştayda davalar açılmasına neden olan yan dal uzmanlıkları konusu “Branş farkı gözetilmeksizin bir yan dalda gerekli eğitimi almış ve bu eğitimine ilişkin belgeleri TUK ve UDEMK tarafından uygun görülmüş uzman kişiler” cümlesine göre çözülmelidir. Bunun için Tüzük’e konulacak bir madde ile her ana dalın, birimdeki eğitimcilerinin konumlarına göre bir yan dal kurmak ve bu konuda yan dal eğitimi vermek için Tüzük’ün ilanından sonraki 6 ay içinde yetkilendirme işlemlerini yerine getirmesi istenmelidir. Böylece de bu karışık konu kendi kendine çözümlenmiş olur.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer