YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Sağlık Çalışanlarının Hatalı Tıbbi Uygulama Nedeniyle Ödeyeceği Tazminat Miktarı Sigortanın Karşıladığı Miktarı Geçmemelidir Prof. Dr. Hakan HAKERİ

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Tıp Hukuku Araştırmaları Birimi Başkanı

Prof. Dr. Hakan HAKERİ

16.05.2016, Pazartesi

Tüm Yazıları

Tıp hukukunun gelişmesi, hasta hakları açısından büyük önem arz ediyor. Keza tıbbın da kurallara uygun yürütülmesi, aslında sağlık çalışanlarını da koruyucu nitelik taşıyor. Bununla beraber, bunun da yan etkisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de savunmacı, çekinik tıp olarak kendisini gösteriyor. Negatif savunmacı tıp şeklinde ülkemizde görülmeye başlanan ve gittikçe yaygınlaşan bu durum, hastaların hiç tıbbi hizmet almamasıyla sonuçlanabiliyor. Tıbbi uygulamayı ihmal etmek her ne kadar sağlık çalışanlarının sorumluluğunu ve özellikle ceza sorumluluğunu gündeme getirebilecekse de, ülkemizde artık bu duruma bir çözüm aranması zamanının geldiğini düşünüyorum.

Bu bakımdan dünyada üzerinde çalışılan veya uygulanan birçok alternatif yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler iyi araştırılarak ülkemize de aktarılabilir. Fakat bu yöntemler üzerinde çalışılmadan önce daha kolay bir çözümün hızlıca uygulamaya aktarılabileceği kanaatindeyim. Bu da, tazminat miktarlarına bir üst sınır getirilmesidir.

Bu üst sınır, hekimin mali sorumluluk sigortasının her hasta başına ödeyeceği azami tazminat miktarı olarak belirlenebilir. Alternatif olarak da bu miktarın yüzde 10 fazlasına kadar bir miktar da düşünülebilir. Örneğin; sigorta azami 500.000 TL ödüyorsa, hekim en fazla 550.000 TL tazminata mahkûm edilebilmelidir.

Bu öneri üzerinde tartışmamız gerekiyor. Tazminatın tamamen sigorta tarafından karşılanmasının, sağlık çalışanlarını tıbbi müdahalelerde gerekli özeni göstermek konusunda lakaytlığa sevk edeceği düşünülebilir. Bu nedenle yüzde 10’luk bir ekstra miktarın etkili olabileceği söylenebilir.

Böyle bir uygulamanın her hâlükârda sağlık çalışanlarını özensiz müdahaleler konusunda teşvik edeceği söylenebilirse de, kanımca ceza hukuku tehdidinin devam etmesi, böyle bir neticeyi önleyecektir.

Bu önerinin Anayasa’ya uygunluğu konusu da tartışılmalıdır. Yine başka meslek gruplarında bu tür sınırlamalar yapılmazken, sağlık çalışanları açısından böyle bir düzenlemenin eşitlik kuralı karşısında iyi bir savunması yapılmalıdır.

Son olarak da hemşireler ve diğer sağlık çalışanlarının sigorta korumasından yararlanmaması karşısında, bu tür bir önerinin hayata geçmesi durumunda, diğer sağlık çalışanları açısından da yarısı devlet tarafından ödenen zorunlu mali sorumluluk sigortasının öngörülmesi gerekir.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)