YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Sağlık Personeline Yönelik Tazminat Davalarında Görevli Yargı Yeri-III Prof. Dr. Hakan HAKERİ

İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Tıp Hukuku Araştırmaları Birimi Başkanı

Prof. Dr. Hakan HAKERİ

06.06.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Konuya ilişkin önceki iki yazımda, kamu görevlisi olan sağlık personeli hakkında tıbbi uygulama hatası nedeniyle açılacak tazminat davası bakımından özel hükümlerin bulunduğunu, davanın doğrudan sağlık çalışanına yönelik olarak açılamayacağını belirterek, konuya ilişkin uygulamadan verilen kararlara da değinmiştim. Bu yazımda, mevcut duruma yönelik eleştirilerimi ve olması gereken hukuk açısından neler yapılması gerektiği konusu üzerinde önerilerimi aktarmak istiyorum:

Kanımca konuya ilişkin olarak şahsi kusur ve organizasyon kusuru ayrımı yapılmalıdır. Kamu hastanelerinde gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerde kusur sağlık personelinin şahsi kusuruna dayanıyorsa, bizzat bu personel dava edilebilmeli; buna karşılık organizasyon kusurunun bulunduğu hallerde idare dava edilmelidir.

Kamu görevlisi hekim hakkında kişisel kusur iddiasıyla hukuk mahkemesinde dava açılması durumunda, mahkeme öncelikle bu iddia doğrultusunda inceleme yapmalı, bu bağlamda tarafların tüm delilleri toplanıp değerlendirilmeli, idarenin hizmet kusuru dışında, hekimin hizmetten ayrılabilen kişisel kusur oluşturabilecek davranışları bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Zira idare aleyhine dava açılabilmesi eylemin hizmet kusurundan kaynaklanmış olması koşuluna bağlıdır.

Belirtelim ki, mevcut uygulamamız, adaletsizdir de. Hekim kusuru bakımından, kamu görevlisi olan hekimler hakkında idari yargıda açılan davada Danıştayın tıp mesleğinin içinde risk barındırması nedeniyle, ancak ağır kusur halinde sorumluluğun kabul edileceğini kabul ederken; özel statüdeki hekimler tarafından yapılan kusurlu tıbbi müdahaleler bakımından Yargıtayın hafif kusuru yeterli görmesi, adaletsiz bir uygulamadır. Böylece aynı tıbbi müdahale bakımından, müdahaleyi yapanın kamu görevlisi olup olmamasına göre farklı kararlar çıkabilmektedir. Esasen yargı organlarının devleti korumak amacıyla böyle farklı bir uygulamaya gittiği düşünülebilirse de, buradaki farklı uygulamanın nedeni, davaların farklı yargı yerlerinde görülmesi ve bu yargı yerlerinin farklı kurallara tabi olması ve farklı içtihatlar geliştirmiş bulunmalarıdır.

Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer