YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Asistan Grevleri ve TehditlerProf. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum A.D.Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

02.05.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Sonunda asistanlar da patladı. Önce Dokuz Eylül’deki gençler greve başladı. Sonunda amaçlarının bir kısmına ulaşıp, isteklerine yanıt aldıklarını söyleyerek iş başına döndüler. Kimileri elde edilen sonuçtan memnun oldu kimileri bundan memnun olmadı. Hatta aramızdan, asistanları kınayanlarımız bile oldu.

En azından, ben kendi asistanlarımı biliyorum. Sabahları saat altı buçukta vizite başlarlar, sekizde ameliyathaneye inerler, artık o gün saat kaçta biterse, ameliyatlara ölesiye devam ederler. Sonrasında, yatan hastaların değerlendirilmeleri, yoğun bakımlar, servis viziti ve nöbetçi ekibe devir derken, akşamları sekiz civarında evlerine gidebilirlerse erken çıktık, derler. Akşamları üzerlerine yüklenen ilave görevler, hazırlamaları gereken seminer, çeviri, haftalık sunulacak vakaların hazırlanması, işte artık ne varsa hepsini yapmaya çalışırlar. Arada bir hocalar tarafından, günün herhangi bir saatinde çağırılarak derdest edilmeleri, hasta şikâyetleri ve diğer nedenlerle yedikleri fırçalar, paparalar. Hasta yakınlarının kötü muamelelerine maruz kalmaları. Doğuma getirdikleri hastanın yarım saat sonra doğuramamış olmasına sinirlenenler, nöbetçi asistanın üzerine yürüyenler. Orada burada, tuvaletin dibinde saatlerdir beklediği için soğumuş yemekler, geceleri nöbetlerde doğru dürüst istirahat edecekleri, fırsat buldukça iki satır okuyacakları bir odanın bile bulunamaması, hak edişlerine oranla aldıkları cüzi maaşları, vs. vs., işte böyle say say, bitmiyor.

İşler o hale geldi ki, asistanlar üzerlerindeki mavi, yeşil, mor her ne renkse, özel giysilerini neredeyse günün yirmi dört saati giymek durumunda kalıyorlar. Sabahları yeşille gelip, geceleri hastaneden aynı kıyafetle çıkıyorlar. Evet yanlış okumadınız, akşamları değil geceleri.

Bazı arkadaşlarım, biz de bir zamanlar asistandık, bizlerin de benzer sorunları oldu, bu işler böyle gitti, gider, gidiyor diyebilirler. Ama artık devir değişti. İşte bunu, birilerinin iyice kafasına sokması lazım. İnsanca çalışma düzeni, hak edildiği kadar maaş, nöbetler ve çalışma saatlerinin yasalara uygun şekilde düzenlenmesi gerekmiyor mu?

İşler o hale geldi ki, artık TUS öncesinde doktorlar, alınacak olan performansın yüksekliğine göre, çalışma düzeninin zorluğuna göre tercih yapıyorlar. Bir kısmı başladıktan kısa bir süre sonra istifa edip, yeniden sınava giriyorlar.

Önce Dokuz Eylül, ardından tüm asistanlar iki günlük grev yaptılar. Kimileri destek oldu, kimileri köstek oldu, grev kırıcılığı yaptı.

Sayın Bakanımız, asistanların sorunlarının haklı olduğunu televizyonda kendisi de kabul etti. Çok güzel. Peki sekiz yıldır siz Bakanlık makamında değil misiniz? Peki, bu sorunları düzeltmek için, şimdiye kadar ne yaptınız, diye soruyor genç meslektaşlarımız.

Dokuz Eylül grevi sonrası, 19-20 Nisan grevi öncesinde de bazı olumsuzluklar olmadı değil. Öncesinde, Tabipler Birliğinin basın toplantısı maalesef, medyada çok az yer bulabildi. İçimizden biri, şarkıcı, artist olsaydı, gönüllü olarak şakacıktan vurulsa idi, belki medyada daha çok ses getirirdi. Olmadı gitti.

Grev öncesinde, ekranlardan haklarında bir hasta bile şikâyette bulunsa ben hemen soruşturma açarım- şeklindeki talihsiz beyanatları ve tehditleri ibretle izledik.

Asistanlar, kimsenin, ne hastaların ne de hocaların kulu, kölesi değildir arkadaşlar. Onlar, bizlerin genç meslektaşları, öğrenmek, bir yerlere gelebilmek için çabalayan gençlerimiz.

Onların sorunları hepimizin sorunları. Sorunların ana nedeninin, doktorları sermayenin işçisi haline getirmek isteyen zihniyetin uygulamalarından kaynaklandığı gerçeğini asla unutmayın.

Devir, doktorların aralarındaki kısır çekişmeleri, çıkar kavgalarını bir yana bırakıp, olanca güçleriyle birbirlerine kenetlenmeleri ve hep birlikte, getirilmek istenen köle düzenine karşı koymaları devridir arkadaşlar.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
1
1) Kaan (Dr)
03.05.2011 14:35:17
Bundan 17 sene önce 1,5 yıllık asistanken yaşadığım zulme isyan ederek istifa etmiştim. İstifa etmek beni rahatlatmıştı ama zulüm devam ediyordu. Eylem yapan, insanca çalışmak isteyen asistan arkadaşlarımı destekliyorum. Yaklaşık 10 yıl öğretim üyeliği yapmış bir meslektaşları olarak haklı taleplerinin karşılanmasını istiyorum. Bu nedenle sayın haldun Güner hocamı da yazısından dolayı kutlarım. Bu sitede Ş. Aksoy gibi maksatlı, kasıtlı ve nesnellikten uzak yazarların yanı sıra objektif ve uzalştırıcı yazarların olması bir teselli benim için.
Asistanların hak arama çabalarının öğretim üyeleri ile çatışma ve onları karşı karşıya getirme girişmlerine alet olmamasını ve genç meslektaşlarımın bu sinsi tuzağa düşmemelerini diliyorum
People
0
2) dr. murat (hekim)
02.05.2011 18:41:41
savgili hocam bu yazınızdan sonra umarım artık asistanları işlemleri tek başına yapmak zorunda bırakmaz genelge ve yasalara rağmen asistanın uzman refakati olmadan çalışmasına izin vermez yerliliği ve yetkisi olmadığı halde konsültasyonları yapmasına izin vermez yaptıkları işlemleri orada bulunmayan refakat etmeyen asistana hasta başı eğitim vermeyen uzman adına kodlanmasını engellersiniz

saygılar ....
People
0
3) erhan demirdağ (doktor)
02.05.2011 12:20:04
Hocam bu güzel ve içten yorumlarınız için çok teşekkür ederiz.Bazen arkadaşlarımızla konuştuğumuzda bırakın sağlık bakanını hocalarımızın bile bizim insanlık dışı çalıştırıldığımızı, uğradığımız haksız muameleleri,hakaretleri görmüyorlar diye düşünürdük...Ama görüyoruz ki sizin gibi bir hocamız bizi bizden bile iyi biliyormuş...Çok teşekkürler hocam inşallah hükümet!!! de (hiç sanmıyorum ama) bu söylediklerimizi duyar da biz de insan gibi çalışıp hak ettiğimiz değeri görürüz ve sevdiğimiz mesleğimizi çok daha içten ve güzel duygularla yaparız...
People
0
4) nazlı (doktora öğrencisi)
02.05.2011 10:32:08
bizim yapamadığımızı yapmışlar:))helal OLSUN:))
People
0
5) Meral Çetin (profesör)
02.05.2011 07:13:03
Sayın Haldun Hocam
Her zaman olduğu gibi önemli konulara parmak basmışsınız. Kutluyorum. Asistan eğitimi hiçe sayılarak mevcut performans sisteminde hocalarımız cebini düşündüğünden asistanları 36 değil 40 saat üst üste çalıştırıyor.Sesini çıkaranlar tehdit ediliyor.Şu anda bizim asistanlar hemşirelerden daha az performans alıyOr.Eğitim alamayacağını bilen asistan bitse de gitsek uzmanlık sonrası açığımızı kapatırız diyorlar.Çünkü eğitim sevdalısı hocalarımız diskalifye edildi duymuşsunuzdur.Bu nasıl vicdan bu nasıl deontoloji bu nasıl öğretim üyeliği?BİZİM BÖLÜMÜN TUS PUANI 63 DEN 56 YA DÜŞTÜ.Eğitim yaptıran hocalar diskalifye edilerek yalan yanlış işler yapan 3 mm lik basit over kistini opere eden 30 yaşında Evre 1a over Ca vakasına TAH BSO OMENTEKTOMİ APENDEKTOMİ LENFADENEKTOMİ YAPANLAR alkışlanıp taltif ediliyor.Bence vatandaş ameliyat endikasyonu alınca kırk değil kırkbin kere soruşturmalıdır.Geleceğimiz tehlikede Haldun Hocam.
Kongrelere gelince birilerinin rant kaynağı olmaktan çıkmalıdır kongreler. TJOD kongresine gitmiyorum.Ne ben davet edildim ne de eşim.Ama malum kişilerin tüp bebek merkezine hasta refere ederek primini alan periferde derneğin düz uzman temsilcileri oturum başkanı yapılıyor.Ne güzel hem cebi doluyor hemde adam yerine konuluyor.Yıllarca bu hanutçuluğa karşı çıktım.Hata mı ettim acaba?Birileri size hasta refere edebilir.Ancak sizin ona bir ödeme yapmanıza ne gerek var?Gerçek bilim insanıysanız alanınızda iyi iseniz zaten camida bilinir ve size hasta gönderilir. Onkolojide ve perinatolojide bunlar olmazken neden IVF de oluyor anlayamıyorum. Anlayamadığım için de IVF sertifikalı olduğum halde kongreye davet edilmiyorum.Onlardan öğreneceğim ne olabilir ki gider yurtdışına eksiğimi tamamlarım.Bilim kimsenin tekelinde değil.
DOĞRU DUVAR YIKILMAZ.
Saygılarımla.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)