YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Bir Kongrenin Ardından…Prof. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

11.06.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Dile kolay, Türk Jinekoloji Derneği olarak, şimdiye kadar ulusal bazlı dokuz kongre gerçekleştirmişiz. 2012 Mayısı’nda, 10. kongremizde yine meslektaşlarımızla birlikte olmak, bilgileri, deneyimleri paylaşmak çok güzeldi. Geçen yıldan beri ülkemizde, sağlıkta olanları bir düşünelim.

 

Bu bir yıllık sürede sağlıkta neler olmadı neler. Gelin anlatayım. Bu yıl da, doktorların kafasına idare tarafından, bir tek odunla vurulmadı, bir tek elektrikle işkence uygulanmadı, desem yeridir. Gün geçmedi, başta Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, İçişleri Bakanlıkları olmak üzere, valiler, idareciler, aklınıza kimler geliyorsa, evet, yetkili-yetkisiz, etkili-etkisiz, bu işleri bilen de bilmeyen de,  sağlıkçılar ve de özellikle doktorlar aleyhine demeçler, konuşmalar, yaptırımlar yapmasın.  Mikrofonun her arkasına geçen, sağlıkçılara verdi veriştirdi. Yok, tam gün şöyle iyiymiş, muayenehaneler kapanacakmış, yok sağlıkta değişim şöyle olacakmış vs vs. sağlıkta işleri bilen de konuştu bilmeyen de, hastanelerin semtine şöyle bir uğrayan da uğramayan da.

 

İmam-cemaat misali, bunu duyan asil milletimiz, sağlıkta kendi üzerine düşeni, yani ondan istenileni yerine getirdi. Göreve giden hemşireye hastane önünde tecavüz edildi. Doktorlar ise sözlü saldırıya uğradı, dövüldü, yaralandı, darp edildi, hatta öldürüldü bile.

Özel sektör hastanelerinde ve polikliniklerde, doktorlar birer mal gibi, kadro nedeniyle alınıp satıldı mı, satıldı. Hastalarına şifa eli uzatmaya devam edenler, yetmişlik hocalar, rektörler, salt kaçarlar, denilerek tutuklandı.

 

Yerden bitme, seksen-yüz bin nüfuslu en kenar şehirlerimize, birkaç kilometre ötesinde tam teşekküllüsü yıllardan beri çalışan hastaneler, fakülteler olduğu halde, “Biz istedik mi her bir şeyi yaparız.” mantığıyla, “tabela tıp fakülteleri” kuruldu mu, kuruldu. Ha babam, de babam, devlet kesesinden beşer onar, kadrolar dağıtıldı mı, dağıtıldı. Tıp fakültelerinde bir klinikte, yirmi profesöre iki üç doçent düşer oldu. Kliniklerin iş yükünü kaldıracak, gençlerle hocalar arasındaki bağları güçlendirecek, bilimsel araştırmalarda aktif olarak görev alacak olan uzman ve öğretim görevlisi ise bir türlü bulunamadı.

 

Muayenehanesi olan hocalar, hastanede hasta bakamaz, dendi. Onlar da şimdi, tam maaşla emekli gibi, sabah sekiz akşam beş, gidip geliyorlar. Sadece iki üç haftada bir derse girip, bilgisayara ve internete takılıyorlar. Onların bilgi, görgü ve deneyimlerinden yararlanmak için, eğitim için bekleyen asistanlar ise elleri böğürlerinde “la havle” çekiyorlar.

Tam gün çalışan hocalar ise haydi nöbete. Altmışını çoktan geçmiş, emekliliği gelmiş hocalar çaresiz nöbet tutar oldu, poliklinik yapar oldu.

 

Yüksek Sağlık Şûrasına gelen üç dosyadan birinde doktorlar kusurlu bulundu. Şûrada yeri geldi, doktor lehine olan adli tıp raporlarına bile, itibar edilmedi! En kusurlu bulunanlar yine kadın-doğumcular oldu. Onların sorunlarıyla ne Şûra ne de Bakanlık ilgilenmedi. Yıllar önce bana söylenildiği gibi, “Ne yapalım, kadın-doğumcu olmasalardı.” denildi.

 

Bu yıl,  kol-bacak nakillerinde sınıfta kaldık. Yüz nakliyse tuttu gibi. Sağlıkçılar gösteri yaptı, cop yedi, biber gazı yedi. Biz bu ülkenin  cefakâr doktorları olarak, hastalarımıza elden geldiğince şifa dağıtmaya çalıştık, onlardan teşekkür ve hayır duası almak yerine, dayak yedik.  Neredeyse, bir tek vatan haini ilan edilmediğimiz kaldı. Üniversitelerde tıp fakülteleri boşaldı. Özellik gösteren ameliyatlar, kalp ameliyatları, böbrek, karaciğer nakilleri yapılamaz oldu. İşini uyduran meslektaşlarımız, kapağı büyük şehirlere attı.

 

Sağlıkçıların hem maaşı hem de emeklilikleri, subay, hâkim ve polislerin çok altında kaldı. Beterin beteri vardır demişler, buna da şükür. Kültürlüsü kültürsüzü, okumuşu okumamışı, cahil ve magandasıyla, kentlisiyle köylüsüyle, iktidarı muhalefeti, bakanlıkları, Sağlık Şûrası, adaletiyle, genel ve yerel yönetimleriyle, bu olumsuz sosyal değişimi sizler yarattınız. Sevinebilirsiniz.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) aydin sinal (hekim)
14.06.2012 12:16:40
1974 AÜTF mezunu 6 ay HÜTF calistim 1.1.1975 den beride Almanya,Frankfurta yasar calisirim.saglik sorunlari her ülkenin ,kültürel,sosyal,mali yapilari ile beraberdir.almanya saglik politikasi,fransaya benzemez,fransa ingiltereye benzemez..v.s.esas önemli nokta doktor ve saglik personeli degil ,hastadir,bütün caba hastanin sihhatidir.2000-2004 yillarinda annemin saglik sorunlari icin pek cok defa ankara ve nigdeye gelip gittim,gördüklerim hasta sagligi acisindan türkiye bati avrupa ülkeleri karsisinda en az 60-70 sene geri olduguydu.hekim olarak utandim,meslektaslarimin hastaya vermedikleri deger karsisinda.Almanyada yeni asistan ASGARI ÜCRETIN iki,sonsene üc,mütehassis dört misli (vergi öncesi) brüt ücreti vardir.Üniversitelerde kazanc daha azdir.35 sene sonra BAT 1 den aldigim maas bir lise müdürü kadardir.Tek basima yaptigim narkoz sayisi 1500 gecer ambulans,intensiv calismalari ayri,60 yasindan sonra bile ayda 6-7 gece nöbetim var.....yaziyorumki Türkiyede her sey para ile ölcülmesin.Türkiyede Üniversitedeki Prof.cerrah bir arkadasi 3defa aradim,göremedim.Sekreter bana acidi dogruyu söyledi"hoca haftada bir gün gelir ameliyat günüdür,sonra baska hastahanelerdedir"demisti.Simdide sikayetler var ama evvelki gördüklerim tam bir rezaletti birinin buna DUR demesi lazimdi.Frankfurtan selamlar.
People
0
2) celil (dr)
12.06.2012 22:02:41
Tespitler hususunda profesörü, doçenti, uzmanı, pratisyeni hepimiz hemfikiriz. Ne yapmak gerektiği hususnda hiçbir öneri yok. Hiç düşündünüz mü bu saatten sonra ne yapılabilir? Ya da yapılabilecek bir şey var mı?
People
0
3) baran ince (hekim)
12.06.2012 10:47:55
eskiden hekimlik çok saygınmış.hatta hekimler ilçelerde kaymakamlık yaparlarmış.o zaman bu kadar hekim enflasyonu yoktu.şimdi elini sallasan uzmana,doçente,profa değiyor.artık kalite yokk.sayı varr.çok saygı duyduğum hocam diyor kii artık herkes profesör .yakında büyük ilçelerde de tıp fak.açılacakmışş.hele vakıf üniv.leri aldı başını gidiyorr
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer