YAZARLAR

Tüm Yazarlar

“Biz de O Zaman,” Diyemedik!Prof. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

03.06.2013, Pazartesi

Tüm Yazıları

Gazetenizde çıkan son yazımın başlığıydı “Ben de O Zaman,..”.

 

O yazıda doktorların her zaman bireysel hareket ettiklerinden örnekler vermiştim. Kimi arkadaşların yazıyla ilgili karşıt yorumları oldu kimi de yazının içeriğini boş buldu.

 

Bu yazımda neden o yazıyı yazdığımı açıklayacağım.

           

“Doktorlar, yüksek egoları nedeni ile çoğu zaman bireysel davranırlar. Birlikte güçlü bir beraberlik göstermezler. Çünkü onların işleri çoğunlukla bireyseldir. Hasta muayene etmek, ameliyat yapmak, tetkik sonuçlarını rapor etmek vs.”

 

Bunları ben söylemiyorum. Sağlıkta dönüşümün mimarları olan Harward’lı ulusal ve uluslararası sağlık politikası uzmanları olan Peter Borman, William Haiso, Michael R. Reisch söylüyor. Yukarıda anlattıklarımız nedeni ile“Uygulanacak olan projelere karşı toplu bir hareket oluşturamazlar.”, diyorlar. 

           

Altyapı çalışmaları ülkemizde de 1998 yılında başlatılan, ülkemiz de dâhil, 55 ülkede uygulanan “sağlıkta dönüşüm” denilen program için birlikte neler yaptık bir bakalım.

           

TTB, önceleri başta eski başkan Gencay Gürsoy olmak üzere, tam günün yanında bile göründü. Sonradan işin bu kadarla kalmadığını ve vahametini görerek görüşlerini değiştirerek geliştirdi. Uzmanlık dernekleri, çoğu zaman ses çıkarmamaya çalıştılar. Uzmanlık dernekleri platformu kuruldu, bazı dernekler giderlerine mali katkıda bulunmaktan bile kaçındılar.

           

Bir doktor saldırıya uğradığında, sadece kendi hastanesindeki doktorlar, o da ancak bir kısmı beyaz önlükleriyle medya önüne çıktılar hepsi o kadar. Meslektaşlarımız öldürüldü, “17 Nisan günü iş bırakma” denildi. Kaç kişi katıldı acaba! O gün pek çokları hem polikliniklerde hem de muayenehanelerinde hasta muayenelerine devam ettiler. Ameliyatlar birkaç merkez dışında aynen devam etti.

           

Sağlıktan başka bir örnek vereyim; “İlaçlar eczanelerin dışında süpermarket reyonlarında da satılsın.” denildi. Ülkemizdeki tüm eczacılar ayağa kalktı, işlerini bırakarak Ankara’ya geldiler. Sonunda ne oldu? Eczacılar lehine geri adım atıldı.

           

 Biz böyle davranabildik mi, hayır. 17 Nisan’daki iş bırakma bile, “Akşam 17.00’a  kadar.” denilerek sulandırıldı. Niye? Akşam 17.00’dan sonra muayenehaneler çalışsın diye.

           

Ankara’da toplantılar yapılıyor. Çeşitli yerlerden meslektaşlar gelmişler. Birkaç kilometre yakındaki hastanelerden bile katılan çok az. Gazi Tıp bahçesinde tam gün toplantısı oluyor. Hocaların bir kısmı günlük ameliyatlarına devam ediyor, olayı odasındaki pencereden seyrediyor, yemekhanede sohbet ediyor ya da tin tin muayenehanesine kırıyor.   Bunlar yaşanmadı mı, yaşandı.

           

Bakın, programda neler diyorlar: “Doktorlar, zeki ve örgütlüdürler. Doktorların merkezde önemli tanıdıkları ve taraftarları vardır. Onları bölün, çelişkiye düşürün. Doktorları para ve sistem üzerinden kötüleyin.”

           

Doktorlar “tam güncü”, “muayenehaneci”, “özelci”, “devletçi” denilerek kategorilere ayrılıp bölündü mü, bölündü. “Bunlar paracıdır, para almadan kıllarını kıpırdatmazlar.”  diye başlayan demeçlerle, her gün medya önünde küçük düşürüldü mü, düşürüldü. Bir meslektaşımız kişisel bir suç işlediğinde, bunu tüm sağlık camiasına mal edecek şekilde gazetelerde çarşaf çarşaf yazılar yazıldı mı, yazıldı. Televizyonlarda baş haber oldu mu, oldu.

           

Neden böyle oldu, biz neden karşı koyamadık? Öğütlü mü değildik, yoksa akıllı mı? Hayır, hiçbiri değildik.  Değildik de, biz birlikte hareket edemedik. Hep “Ben!” dedik, “Biz!” diyemedik. “Hepimiz birimizden daha akıllıdır.” deyişinin özünü bile kavrayamadık. 

           

Biz doktorlar ameliyat sırası, hasta yatağı, otopark yeri, kadro, hatta ultrason aleti için bile birbirimizle kavga ettik durduk. Binlerce kilometre öteden, önümüze konulan programı merak edip okumak zahmetine bile katlanmadık.

 

Her zaman “Ben!” dedik, asla “Biz!” diyemedik. İşte bugün çektiğimiz sıkıntılar hep bu yüzdendir.

           

Çok değil, üç gün hakkıyla direnebilseydik bunlar başımıza gelmezdi, getirilemezdi!

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) kazı kazancı (hekim)
12.06.2013 09:33:46
siz yazı yazmayın,kitap çevirilerine editörlük yapın bence,hekimlik o bir sanat...,sanatçı olmak ayrı bir olgu..
People
0
2) B.K. (Kadın Doğum Uzmanı)
04.06.2013 14:33:02
Madem böyle demek istiyordunuz, ilk yazınızda bu şekilde bir üslup kullansaydınız. Sonradan günah çıkarmak zorunda kalmazdınız. Sizin sadece son yazınız değil, hemen hemen her yazınız kinayeli.
People
0
3) Mücahit Altuntaş (İç hastalıkları uzmanı)
04.06.2013 09:37:47
Teşekkürler hocam kendimizle yüzleşme , arkasından gelebilecek hesap sorma kültürünü edinirsek birşeyler olabilir.Yok dejenere olmak , ahlaksızlık tam gaz gidecektir.Yazınız bu anlamda güzeldir.

Sorulacak çok hesap ve ahlaksızlık vardır.Kendimizle yüzleşmeyle başlayalım.

Kendi yanlışlarımızı görebilirsek başkalarının yanlışlarını konuşmaya hakkımız olabilir.
People
0
4) aydin sinal (hekim)
03.06.2013 12:29:35
Sayin Prof. Haldun Güner ,ayni yil ayni fakülteden mezunuz.bizden önceki,bizim nesil,bizden sonraki neslide gördük görüyoruz,Hekimler hicbir zaman birlik,beraberlik icinde hareket edemezler.Cünki Türkiyede yetistigi ortamda onlara"sen üstünsün,sen zekisin,sen digerlerinden farklisin "diye EGO su sisirilir,diger mesleklerdeki gibi toplu degil bireysel olarak düsünür,hareket ederler.Hele birde buna akademik kariyer eklenmise kimsenin yönlendirmesi altina giremezler.Gelmis gecmis siyasi iktidarlar bunu bildikleri icin Türkiyede hekimler birligini ciddiye almazlar,aralarindan belli sivrilmis kisileri secerler onlari istekleri dogrultusunda yönlendirirler.Misal:Ihtilalin bakani,mecburi hizmetin mimari;prof.general,Necmi Ayanoglu,YÖK ün babasi Prof.Ihsan Dogramaci.gibi.
Bir mesel:oduncu agaci kesiyor,agac agliyor,oduncu sormus"cokmu aciyor?",agac cevap vermis"acimiyor ama su baltanin sapi benim dalimdi".selamlar,hürmetler
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer