YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Daha Kaç Kere,Prof. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

18.05.2015, Pazartesi

Tüm Yazıları

Artık emeklilik yaşları yaklaştıkça, daha çok emeklilik dönemlerinde neler yapılabilir, oturup onları konuşuyoruz. Aramızda olabildiğince tartışıyoruz.

 

Pek çoğumuz yapmadıklarını, yapamadıklarını, emeklilikten sonraki günlerine saklıyor.

 

“.....şu şu  işler mi, artık onları emekliliğe saklıyorum.” diyenleri duyar gibi oluyorum.

 

Çalışma hayatında pek çok şeyi istese de yapamıyor insan. Zaman yok mu, para yok mu, izin almak zor mu, başka işler nedeni ile vakit bulunamıyor mu? Hepsi mümkün ve olabilir.  

 

Zaman, yer, para ve istek, hepsi göreceli.  Bazen olur bazen olmaz. Biri bulunur, diğeri olmaz.

 

Ülkemizde devlet memurları 65, üniversite hocaları 67 yaşına ulaştığında yaş haddinden emekli oluyorlar. Bazı mesleklerde, emniyette, orduda, ağır işlerde çalışanlar daha da erken emekli oluyorlar. Bunun dışında kendi isteğiyle de erken emekli olunabiliyor.

 

Erken emekli olanları bir tarafa bırakalım. Biz 65’ten sonra emekli olanları düşünelim. Türkiye’de ortalama yaşam kadında 79, erkeklerde 74 (TÜİK 2014). Altmış beşten sonra ortalama kalan süreyi artık herkes kendisi hesaplasın. Ortalama erkeklerde dokuz, kadınlarda on dört yıl kadar.  Haydi, fazla fazla on beş yıl deyiverelim.

 

Ortalama on beş koca yıl kalmış. Ya da koskoca beş bin beş yüz gün.

 

Bakalım, bu süre içinde neleri yapabiliriz. Yılda kaç kere yurt dışına gider insan, bir, bilemedin iki defa. O da paran varsa. Bazılarımızın pek çok kez yurt dışına gitmişliği vardır. O hâlde gidilmedik yerlere gitmek lazım.  

 

Gemi gezileri; Akdeniz’de, Adriyatik, Batı Akdeniz, bir de Baltık, Fiyord gezileri var. Batanı, yananı artık kadere kısmete. Her sene birine gitsen, bir süre sonra ondan da bıkarsın. Umre’ye gidelim dersen, o da yılda bir kere olur. Hac için zaten önceden sıraya girmek lazım. Beş sene sonra mı, yedi sene sonra mı sıra gelir, ömür vefa eder mi, orası bilinmez.

 

Kayağa gidelim dersen,  önceden öğrenmediysen bu yaştan sonra biraz zor olur. Yılda ancak bir iki kez gidebilirsin, o da çok hevesliysen. Her yıl gitsen, toplamda ancak 8-10 kez gidebilirsin. Jübilesini erkenden yapanları çok görmüşümdür. Kayağı, kıyafeti, ayakkabısını, paraya kıyıp düzmek lazım. Kiralık alıp, bacağı kırmak da pek mümkün.

 

Benim eskiden müziğe çok yeteneğim vardı. Babam ders aldırmadı, eh şimdi emekli de oldum. Alırım bir müzik aleti, ver elini müzik dershanesine.”diyenler de oluyor.

 

Oldu, zaten dershaneye gelenlerin tamamı da senin yaşlarında. Gidip baktın mı arkadaş! Gelenler çocuğun, hatta torunun yaşında. Önceden başlamadıysan işin zor.

 

Ben de gider dans okuluna yazılırım.”  Bak, o olur. Yalnız sebatkâr olmak lazım.

 

Ben emekli olunca, şimdiye kadar okuyamadığım kitapları alıp okuyacağım.” Olur, okursun da. Her ay bir kitap bitirmeyi kafaya koydun diyelim. Yılda en çok on, on iki kitap eder. On beş yılda ancak yüz elli, bilemedin iki yüz kadarını okuyabilirsin. Ondan sonra belki gözün görmez, elin tutmaz.

 

Ankara’da oturuyorsun, Anadolu Medeniyetleri Müzesine, burnunun dibindeki Anıt Kabir’e ya da Yassı Höyük, Gordion’a en son ne zaman gittin? 

 

 “Ben İstanbul’dayım.”

 

Dur o zaman sorayım, Yeni Cami’nin içini gördün mü, ya Rüstem Paşa Camisi, Topkapı Sarayı’nın altında bir müze daha var, onu en son ne zaman ziyaret ettin?

 

“Geç bunları hocam.” 

 

Peki, geçiyorum.

 

Yazları hep gittiklerin; Bodrum, Antalya, İzmir, Çeşme… Peki, İshak Paşa Sarayı, Divriği, GAP, Urfa, Mardin, Nemrut, Hattuşaş, Kapadokya, Eskişehir, Çanakkale, Rize’de çay bahçeleri, Sinop’ta cezaevi, Trabzon’da Atatürk evi...... daha yazamadıklarım?

 

Emekli büyüklerim, el ayak tutarken gidin, gezin görün. Göz görürken oku ve gör, dilin tat alıyorken dilediğince ye, hayattan emeklilikte de tat almaya bak. Gençken, cebinizdeki para ile alabileceğinizin en iyisini alın, en iyisini giyin. Yaşlanınca, cebinizde paranız olsa da, ne yiyecek dişiniz ne de giydiğinizi yakıştıracak vücudunuz kalacak.

 

Gençler, hiçbir şeyi emekliliğe ertelemeyin. Zaman varken yapmaya bakın, fırsatları kendiniz yaratın. Müzik, tiyatro, resim, spor, denizlere dalmak, yamaç paraşütü, işte ne oluyorsa. Vakit varken, gidin gezin görün, gözünüz görürken okuyun, eliniz tutarken yazın. Bu arada emeklilikte geçinmek için biraz yatırım da yapmayı unutmayın. Zira çeşmelerden sular her daim akmıyor.

 

Devran dönüyor, zaman çok hızlı geçiyor. 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) petek balkanlı kaplan (akademisyen)
25.05.2015 12:23:45
Sayın Haldun HOcam, yine döktürmüşsünüz. Çalışma aramda okudum ve keyif aldım.Sabah sabah yüzümde hoş bir seda bıraktınız, siz çok yaşayın. özellikle de en son koyu yazdığınız cümle kitaplara geçmeli..
Gençken yaşarken anlamıyorsunuz ama bu konu hakikaten önemli ve bir bakıyorsunuz ki en güzel yılları hep ertelemişsiniz. Hadi şimdi vaktim ve param dediğinizde de ayak yerden oynamıyor:)))
People
0
2) aydin sinal (hekim)
21.05.2015 11:19:05
emeklibir profosörün ne yapabilecegini anlatan en güzel kitaplar merhum Prof.dr.Tarik Minkari hocanin kitaplaridir.Tahmin ederim okumusunuzdur.Ince bir elestiri ve mizahla yazdigi kitaplarin hepsini okudum,sonrada Frankfurt halk kütüphanesi bölümüne vermistim(bu kütüphaneye yüzlerce kitap verdim neredeyse bine yakin kitapligimiz oldu).
Hayati boyunca ayni isi tek düzenle,yeknesak yapan bir kisi ölünceye kadar bu iste kalir,en güzel misali Gazi Yasargil hocadir,hayati boyunca yaptigi isin haricinde hicbir seyle mesgul olmadigini kendisi söylemektedir.Mesutur,memnundur.
Benim hayat felsefem 25 intensiv=yogun(bu kelimeyi sevemedim) ögren,25 sene intensiv calis,25 senede kazandigin maddi ve manevi birikimlerinle intensiv yasa!Ne mutluki bana bunu uygulayabildim.Bütün genc arkadaslarada tavsiye ederim,
People
0
3) Bülent Duran (Akademisyen)
20.05.2015 22:11:28
Sevgili Haldun Hocam, keşke herkes zamanını sizin kadar verimli geçirebilse. Kitaplarınız, yazılarınız , bundan sonra yapacaklarınızın kanıtı. Ee, zaten hayatımızı kanıta dayalı geçirmeye çalışmıyor muyuz? Nice yıllara, nice kongrelere, sağlık ve mutluluk dileklerimle.
People
0
4) mehmet ince (hekim)
20.05.2015 12:12:19
insan yaşlanınca ve çaptan düşmeye başlayınca bir düşünce alır herkesi bu inasanın doğasında olan birşey ne yaptım ne yapamadım diyye ama bu hayat bir sahne herkesin bir rolü var kim başrol kimi figüran kimi karakter oyuncucsu önemli olan sizin ne hissettiğiniz
People
0
5) Ahmet Rasim Küçükusta (Dr.)
19.05.2015 19:42:12
KADIN DOĞUM HOCALARINA EMEKLİLİK MEŞGALESİ


Çok değerli Hocam,

Çalıştığınız dönemde görmezden geldiğiniz HPV aşılarıyla ilgili sorularımı emeklilik zamanınızda cevaplamanızı bekliyorum.


"Bilimsel veriler ve ülkemize mahsus sosyal şartlar, HPV aşısının sapasağlam milyonlarca çocuğumuza yapılmasının, mantıksız, mesnetsiz ve onların sağlığını ciddi şekilde riske atabilecek bir uygulama olduğunu gösteriyor."

Sorulara ulaşmak için:

http://ahmetrasimkucukusta.com/2015/01/21/yazilar/tip-yazilari/rahim-agzi-kanseri-asisi/rahim-agzi-kanseri-asisi-hpv-asisi-icin-aciklama-bekliyorum/
People
0
6) DR.OSMAN USTA (DOKTOR)
19.05.2015 18:18:47
SEVGİLİ HOCAM, YAZILARINIZI DİKKATLE OKURUM. BANA İLK SEZAYENİ YAPTIRAN HOCAMSINIZ. BEN EMEKLİ OLALI 10 YIL OLDU. İNSAN ZAMANLA HER ŞEYE ALŞIYOR. SEZİNDİĞİM KADAR BİRAZ ÜZÜLÜYORSUNUZ AMA İNASAN GERÇEKTEN ALOŞIYOR.KADIN DOĞUMCULARIN ÜZERİNDEKİ YÜK ÇOK BÜYÜK. TANRI HERKESE 3.CÜ DEVREYİ RAHAT HUZUR İÇERİSİNDE GEÇİRMESİNİ NASİP ETSİN. SAYGILARIMLA
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer