YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Dikkat! Doktorların Evleri de Tehlikede!.. Prof. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

25.03.2013, Pazartesi

Tüm Yazıları

 

 Sabah vizitleri, hastalar dışında, hocaların asistanlarını da sabah erkenden görme olanağını buldukları önemli saatlerdir. Hastanın da, hocanın da, asistanın da, o günkü fiziksel ve ruhsal durumu sabah gözlerinden okunur. Kim nöbetten geliyor kim akşamdan kalma, hepsi orada belli olur. O gün asistanların birinde, bir durgunluk fark ettim. “Önemli bir durum mu var?” diye sorduğumda, evine hırsız girdiğini söyledi.

 

 Hasta vizit işlerini bitirdikten sonra, doktor odasında detaylı bilgi aldım.

 

-“Oğlum evin nerede?”

 

-“Bahçelievler, birinci caddede.”

 

-“Olay ne zaman oldu?”

 

-“Dün biz hastanedeyken, hem de güpegündüz.”

 

-“Evde kimse yok muydu?”

 

-“Yoktu. Eşim de ben de doktoruz,  hastanedeydik hocam.”

 

-“Polis geldi mi?”

 

-“Geldiler, olay yeri ekibi parmak izi bile aradı.”

 

-“Neleriniz çalındı?”

 

-“Koltuklar hariç neredeyse her şeyimiz gitti hocam. Takılar, TV’ler, bilgisayarlar, ‘laptop’lar.”

 

-“Namussuzlar yeni aldığım ayakkabıyı bile alıp götürmüşler.”

 

-“İçeriye nereden girmişler?”

 

-“Kapının kilidini kırarak girmişler, kilit kırmak için özel bir alet varmış, yarım dakikada kırıyorlarmış!”

 

-“Vay vay vay! Geçmiş olsun evladım, yapabileceğimiz bir şey varsa söyle yapalım.    

 

-“Sağ olun, teşekkür ederim.”

 

            Gelin, şimdi size olayın olduğu semti bir de ben anlatayım. Bahçelievler, Ankara’nın en gözde semtlerinden biridir. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesine çok yakın olduğundan, asistanlarımızın pek çoğu bu semtte oturur. Bizim dışımızda, Başkent ve Fatih hastanelerinin doktorlarının da ilk tercih yeridir Bahçelievler.

 

Gelgelelim, bu semtten maalesef hırsızlık ve soygun olayları hiç eksik olmaz. Evi soyulmayan neredeyse yok gibidir.  Olayın geçtiği birinci caddenin bir ucunda Ankara Emniyet Müdürlüğü Lojmanı vardır. Etrafı çevrili, yirmi dört saat görevli polislerce korunur. Biraz aşağısında, eskiden askerlik şubesi olan bina var, yine etrafı çevrili, nöbetçilerce korunuyor.

 

Ankara Emniyet Müdürlüğü, işte bu Bahçelievler semtine çok yakın. Yürüyerek on dakikada gidersiniz. Dikmen yolundaki Emniyet Genel Müdürlüğüne dört beş kilometre yakınlıkta. Ayrıca, Çiftlik yolunda yine çok yakın konumda olan Jandarma Genel Komutanlığı var. Meclis, Bakanlıklar, artık saymaya gerek yok gibi.

 

Ancak, işte bu güzide semte hırsızlar dadanmış durumda. Günün yirmi dört saati hırsızlık olur durur. Karı-koca doktorsunuz, ev ise gündüz bomboş. Eh, hırsızlar da bunu bir yerden öğreniyorlar. Hatta nöbetlerde geceleri de ıssız durumda. Doktorlar hastanede, hırsızlar evlerde. Siz hırsızın annesini, babasını tedavi ediyor olabilirsiniz. Siz hırsızın eşini doğurturken, başka yakınları evinizi soyuyor olabilir.  Trajikomik geliyor, ama işin gerçeği böyle.

 

            Emniyetin dibindeki bir mahallede hırsızlık ve soygunlar önlenemiyorsa,  asayiş sağlanamıyorsa, uzaklardaki kasabaları, köyleri artık siz düşünün. Başkent Ankara’da bile hırsızlık bu boyutlara ulaştıysa, artık ben ne diyeyim?.. 

 

Bu kilit kırma aletleri nerelerde satılıyor, kimler alıyor, nerelerde taşınıyor? Polisin her yerde gözü kulağı vardır. Kamera takipleri, sadece “Arka Sokaklar” dizisinde mi oluyor? Yoksa emniyet, sadece cinayet suçlularını arıyor, gerisine boş mu veriyor?..

 

            Asayişten sorumlu polislerimiz nerede?  İzinsiz toplantı yapanların, öğrencilerin, bir de devlet büyüklerinin peşinde mi? Son model arabalarda dolaşmak,  ona buna cop sallamak, biber gazı sıkmak, hırsızlıkları, kanunsuzlukları engellemekten daha kolay olsa gerek.

 

            Birtakım istatistiki verilerle, medya önüne çıkıp, “İşte şu kadar azalttık.”denilse de, gelin sorun bakalım, bizim hastanede çalışıp da, Bahçeli’de oturanlardan evi soyulmamış olan doktor kalmış mıdır?

 

“Önce kendi evinin önünü süpüreceksin.” derler. Bu doktorlar hem size hem bize, hatta hırsızlara bile lazım.

 

Ankara’da görev yapanlardan, başta, kendisi de bir akademisyen olan yeni İçişleri Bakanımızdan, Emniyet Genel Müdürümüzden, Ankara Emniyet Müdürümüzden özellikle rica ediyoruz. Şu Ankara’daki, özellikle, Bahçeli’deki hırsızlık şebekelerini çözümleyin ve çökertin.  Doktorların akılları evlerinde kalmasın.

 

Eğer isterse, “Emniyetin haberi olmadan kuş bile uçamaz.” derler.

 

Artık isteyin be birader! 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Ninat Yıldız (Güvenlik)
05.07.2014 13:15:57
Hocam geçmiş olsun. Malesef hırsızlık yaradılıştan bu yana gelen toplumsal bir rahatsızlık. Sizlerin hastalıklara karsı korunmak için verdiğiniz tavsiyeler gibi bizlerinde bu tip tehlikelere karşı aldığımız bazı küçük önlemlerle çok büyük oranda tehlikeyi bertaraf ettiğimiz yöntemler var. Şirketimiz siz değerli hekimlerimiz için ücretsiz keşif yapacaktır.
0312 377 07 47 Tüm Türkiye için bu hizmeti verebiliriz.
People
0
2) Gülce Gökgöz Özışık (asistan doktor)
03.04.2013 21:18:11
Ellerinize sağlık Haldun Hocam. İnsan bizim başımıza gelmez diyor ama gelince anlıyor işte. Bir dur denmesi lazım bunlara. Umarım kimsenin başına gelmez.
People
0
3) m.seçkin özışık (doktor)
01.04.2013 12:47:58
ateş düştüğü yeri yakar.hoca haklı.biz 36 saat nöbet tutarken evlerimiz açık hedef haline geliyor.polisinde bulmak için çaba sarf ettğini ne yazık ki göremiyoruz.yıllarca çalışıp zor bela aldığımız eşyalar bir çırpıda yok oluyor.
People
0
4) Can Ali Gürgüç (Kadın Hast.ve Doğum,Prof.Dr.)
30.03.2013 11:51:37
Haldun Hoca,bak Dr.Kani Mutlu, yazına nasıl bir cevap uygun görmüş.Oku ama üzülme.Kendi zaaflarını bizlere,hocalarına yüklüyorlar.Onlara evlat muamelesi yaptığımızı,biraz bir şeyler öğretmeğe çalıştığımızı,yarı aç yarı tok onlar için hayatımızı tükettiğimizi bilmiyorlar.Bu nesil ve bundan sonrakiler daha da beter olacaklar.Kısa yoldan köşe dönmek için çalışıyorlar.Milletimize kusturacakları kanın sorumlusunu şimdiden bulmuşlar.Bizleri hırsızlıkla,bilgi noksanlığı ile,öğretmemekle suçluyorlar.Bacak kadar bir doktorun karşısında boynu bükük bekleyip,sağlık kurulu raporu ile kullanmam gereken ilaçları yazmayıp, beni def ettiğini dile getirdiğim için ideolojik amaçlarla,mütedeyyin hekimleri yermekle suçluyorlar.Sen daha çok gençsin,umarım daha iyi yetişmiş nesillerle karşılaşırsın.Rahmetli Prof.Dr.Hilmi Akın'ı bir gün sokakta ağlarken bulup odama götürmüştüm.Sert ama bilgili bir hocaydı.I.cerrahiden yetişmiş ağır topların hepsinde emeği vardır.Hocam,bu ne hal?dediğimde,hiç klinikten geliyorum.Aylık kullanmam gereken ilaçları yazdırmağa geldim.Geldiğimi duyanlar kapılarını kilitleyip,saklandılar.Ben de yaşım icabı göz yaşlarımı tutamadım,dedi.Sonra ilave etti;oğlum bu etrafında secde edenler,bir gün gelecek sana da aynı muameleyi yapacaklar.Doğrusu inanamamıştım.Meğer haklı imiş.Rahmetli Sokollu hoca geldiğinde merdiven başındaki çanı çalarlardı,hoca
lar ve asistanlar donlarına sıçardı.O zaman talebe idim,olay çok garibime giderdi.Ama onun yetiştirdiklerinin hepsi bir ''dev'' oldular.Biz ise reaksiyon gurubu olduk.Asistanlarımızı hoş gördük,hocaları çok sıkıya almadık.Genede şunu söyleyeyim,İstanbuldaki bütün kalbur üstü özel hastanelerin kadın hastalıkları ve doğum kliniklerinin başında Ankara Tıp Fakültesinden yetişenler var.Gittiğimde kapıdan karşılayıp,kapıdan uğurluyorlar.Onlarla ve sizlerle iftihar ediyorum.Tam süre yasaları ile yetişen o güzel nesilleri darmadağan ettiler.Sıkışınca gene kapınızdaki paspasın üstüne yatıyorlar ama bitleri dirilince,en büyük düşmanları olarak bizleri belliyorlar.İçimiz burularak gene ettiğimiz yemine sadık kalıyoruz.Hipokrat yemini neymiş?Ben Kur'an üzerine yemin ederim diyenler,Kur'anın da aynı şeyleri emrettiğinin farkında bile değiller.Rahmetli Ahmet hoca,''böyle basurlu götün,böyle olur nevruz'u''derdi.Ne kadar haklıymış!Sen kendini üzme,Esendal hocayı an,ümitsiz de olsalar onları eğitmeye devam et.Gözlerinden öperim.
People
0
5) özcan özbal (uz.dr.)
28.03.2013 22:50:46
Öncelikle geçmiş olsun meslektaşlarımıza.Evet Bahçelievler Ankara'nın en temiz semtlerinden biri ama binaların çoğu eski 25-30 senelik hatta daha eski binalar.Site şeklinde değiller,doğrudan sokağa açılıyor girişleri.Ulaşım çok kolay.Ring şeklinde dolanan otobüs var.Tabi hırsızlar için de ulaşım kolay.Kentsel dönüşümün zamanı geldi.Site içinde güvenlikli sitelere dönüşmeden bu hırsızlık işi bitmez.
People
0
6) kani mutlu (dr)
27.03.2013 15:42:43
sirf yazmis olmak icin yazilmis yazi.

herkesin evine hirsiz giriyor.

sanki sadece hekimlerin evine hirsiz giriyormus gibi...

ustelik yazi sadece Ankara icin gecerli.

bu kadar zorlamaya gerek yok hocam:)

Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer