YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Ertosun OlayıProf. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

04.04.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Son günlerde, Medimagazin’den başlayıp, tüm internete yayılan, sağlık işletmecisi olduğunu söyleyen ve sağlık konusunda yorumlarda bulunan, F. Ertosun olayı var. Pek çoğunuz gördü, okudu. Bir kısmınız eleştirilerde bulundu.

Neler demiş Sayın Ertosun, bir bakalım. ‘Doktorlarda zoruma giden bir kendini beğenmişlik ve çok iyi paralara layık oldukları şeklinde saplantılı bir düşünce var. Hâlbuki hepimiz aynı gemideyiz ve bu ülkenin iyiliği için çalışıyoruz. Ben sağlık sektörünün yatırımcı tarafında bulunuyorum ve epeydir burayı izliyorum.’

Ertosun bey, doktorluğu işletmecilikle ayni kefeye koyuvermiş. Arkadaş, sen bir işe para yatırırsın ve sadece o işten çokça para kazanmayı ve kısa zamanda köşeleri dönüvermeyi hedeflersin. Hastalar, iyi olmuşlar mı ya da olmamışlar mı, bununla hiç ilgilenir misin acaba? Onların çektiklerine, duygu ve düşüncelerine hiç önem vermezsin de, sadece muhasebede oturup hasta yakınlarının sana ödeyecekleri paracıkları düşünürsün.

Sağlık sektörünün ana sorunu doktorların kazancı üzerine mi kurulu olmalıdır? Bence değil. Sağlık sektörü ülke ekonomisinin ve istihdamın ana unsurlarından biridir. … şu anda en önemli engel hem kamuda hem de dolaylı olarak özelde doktor maaşlarının yüksek oluşudur. Bu ödemeler böyle sürdüğü sürece sağlık politikalarının da, biz sağlık yatırımcılarının da rahat soluk alması mümkün değildir.

Arkadaş, bir işletmeci olarak sen istediğin sektöre yatırım yapabilirsin. İstediğin fabrikayı, ithalat-ihracat, üretim, dağıtım her ne istersen kurarsın. İster otobüs terminalinde tuvalet işletirsin, ister Çikita muz ithal edersin. Doktorların ise doktorluktan başkaca yapacakları bir işleri yoktur. Zaten, sağlıktaki kârları yeterli bulmasan, sen bu alana asla yatırım yapmazdın.

…doktorların kendi başlarına çalışamaması ve kamu ya da yatırımcı şemsiyesi altına girmeye zorunlu tutulması şarttır. Bunu çocuk gelişimcileri, diyetisyen veya psikologların mesai sonrası çalışabilme hakkıyla aynı kefeye koyanlar hata ederler. Muayenehane çalıştırmaya dair yeni şartnameyi, bunların artık bakanlık iznine bağlanmasını, tamamen serbest çalışan doktorlarınki de dâhil olmak üzere geri kalan muayenehanelerin önümüzdeki yaz döneminde neredeyse tamamının kapanacak olmasını bu açıdan memnuniyetle karşılıyoruz. Aksi takdirde doktorların tek başına çalışabilme ve kazanabilme imkânı sayesinde, sektörün asıl kazananı olmak zorunda olan biz yatırımcılar için şartlar akılcı olmaktan ve rekabet edebilir olmaktan uzaklaşır.

 

Türkiye, komünist bir ülke değil, liberal ekonomimiz var. Doktorların özel muayenehanelerinde çalışmaları da, yeni bir uygulama değil. Yıllardır isteyen kendi muayenehanesini açabilir ve orada serbest hekimlik yapabilir. Bu onların kanuni hakkıdır. İleri Batı toplumlarının tümünde böyledir. Tıpkı diğer mesleklerde olduğu gibi, bir avukat ya da mühendis veya araba tamircisi, işletmesini açmadan önce gidip bakanlıktan izin alıyor mu. Hangi ülkede görülmüş böyle bir uygulama?

 

Sağlık ekonomisinden doğan kazançta aslan payı kimin hakkı olmalıdır? Hiçbir yatırım riskine girmeden muayenehanesinde hasta bakarak sektördeki kazancın aslan payını götüren ve biz yatırımcıların önünü kesen doktorun mu, yoksa her tesiste onlarca-yüzlerce işçi çalıştıran, risk alan ve bol doktor havuzuna ihtiyaç duyan biz yatırımcıların mı?

Muayenehaneler bedavaya mı açılıyor? Hiçbir alet, cihaz konulmuyor mu acaba? Sadece üst düzey yeni bir ultrason aletinin fiyatı 100-150 bin TL yi buluyor.

 

Devam ediyoruz: Öğretim üyeleri de uzman hekimler de elbette ülkemizin göz bebeğidir. Ancak ülkemiz şartlarında tüm doktorların kamu veya özel yatırımcı şemsiyesi altında çalışmaya mecbur tutulması geç de olsa doğru atılmış bir karardır ve uzman hekim için 2.500-3.000, öğretim üyesi için de 4.000-5.000 liradan fazlası da mantığa, ekonominin kurallarına, kamunun ve hem özel yatırımcıların haklarına aykırıdır.

 

Çöpçüler bile bu paraya çalışmadıklarına göre, gidip çöpçü mü olsak acaba? Sayın Ertosun, hangi konumda olursa olsun, doktorlarla, poliklinik ve servislerde, acilde, ameliyathane ve doğumhanelerde birlikte çalışabilse idi, malpraktis davalarıyla boğuşmalarını, işte ancak o zaman anlardı doktorların çektiği sıkıntıları ve dertlerini. Aç susuz geçen saatlerini. Ameliyat sonrası, hastanın gaz çıkarması için bile, dua ettiklerini. Gerektiğinde bir ünite kan bulmak uğruna çektikleri sıkıntıları. Nöbetlerdeki sorunlarını. Hasta yakınlarının şiddetine maruz kalmayı. İmkânsızlıklar karşısındaki çırpınışlarını. İşe o zaman, bizlere bu kadar komik ücretleri önermez idi.

 

Sağlık pastasının aslan payını, zaten yatırımcılar alıyor. Gerçekte, normal olan da budur. Öyle denildiği gibi doktorlar alsa idi, özel hastanelerin çoğu doktorların olurdu. İşte bu nedenle, işletmelerin ve paranın patronu yatırımcı, sağlığın patronu ise doktorlardır. İşetmeci, hasta-doktor-hastane ilişkisini, salt kâr-zarar ve para olarak, doktorlar ise sadece hastanın hastalığının tedavisi ve dolayısıyla mutluluğu üzerine kurarlar.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) drmehmet (op.dr)
14.09.2011 17:39:34
ertosun bey ayda kaç tl kazandığını neden söylememiş. işleri kötü herhalde sıkıntısı olan insan hastane mi açar. gidip başka sektörde çalışabilirdi. altın alsaydı trilyonluk srmayesiyle(hastane açabildiğine göre)şimdiye kadar tonla kazanırdı.tabiki sağlık sektöründe aslan payı doktorun olacak. ameliyat yapıp gece uyuyamayan işletmeci değil demi, yada acilde koşturan gece gündüz çalışan ex olan biriyle uğraşan işletmeci değil.candan daha önemli bir risk mi var ki. birde işletmeci olabilmek için ya babasından kalan parayla yada usulsüz vergisiz işlerle bu seviyeye geliyorlar. sistemin işlerini uygun bulan biri kendi sektörü içinde uygun demeliydi.kedi ciğeri yemiş, ertosun bey kedinin peşine düşmüş. kediyi öldürenlere hak veriyor.kendi mezbanesinden bi ciğer gitmiş. tosunlar dan bi ciğer gitmiş kime ne yaaa:)
People
0
2) O.B. (Doktor)
07.04.2011 01:37:51
Su elemana sayin ertosun falan demeyiniz lutfen. Bu vatandasin saglik isletmecisi veya yatirimcisi olmadigi asikar. Bu yaziyi yazan hayalperestin saglik alanina yatirim yapacak kadar zengin olmasi da zaten mumkun degil. Bugun itibari ile saglik alanina yatirim yapmis veya yapmayi ciddi anlamda dusunen herkes bilir ki sektorun saglik bakanligi ve SGK ile yasadigi sikintilarinin yaninda doktorlarin aldigi veya talep ettigi ucretler, ozel saglik isletmelerinin problemler listesinde ilk 5'e bile girmez.
People
0
3) ST (Uzm.Hekim)
04.04.2011 17:55:07
Ali bey, muayenehanede sağlık pers bulundurma konusunda bir durdurma yok diye biliyorum. Sadece kapı eni boyu vb fizik koşullarla ilgili durdurma var. Bu söylediğiniz TTB'nin açtığı ve Danıştay'ın durdurduğu dava mı yoksa açılmış bir başka dava mı? TTB'nin açtığı dava ise sağlık pers konusunda durdurma yok diye biliyorum, yanlışsam düzeltmenizi önemle rica ederim. Aslında bundan daha tehlikeli diğer bir husus daha var, o da muayenehanelerin mesai saatlerinde açık olması ve doktorun iki zamanlı çalışamayacağına dair bir şeyler pişiriliyor şu anda. Umarım ben değil siz haklısınızdır.
People
0
4) ali (uzman)
04.04.2011 12:48:37
MUAYENEHANEDE SAĞLIK PERSONELİ BULUNDURMA MECBURİYETİ DANIŞTAY 10. DAİRESİ 11.3.2011 GUNLU KARARLA DURDURULMUŞ ESAS NO: 2010/11950 TUM SERBEST HEKIMLERE VE TABİP ODALARINA DUYURULUR (DAVA İZMİR TABİP ODASI TARAFINDAN AÇILMIŞ)
People
0
5) hy (dr)
04.04.2011 12:38:52
işadamı haklı ve kendisine teşekür ediyorum bakanın yapmak istedğini bize direkt söylediği için; dostlar acı söyler. Bir tıp merkezim var ve kamudan istifa edip burada çalışamıyorum çünkü burada çalışmam yasak; neymiş efendim buraya kadro veremiyormuş, ya sana ne benim işyerimde kaç kişi istihtam edeceğimden, vergimi yeterince ödediğim sürece seni ilgilendirmez. Aslında bakanın yapmak istediği benim kandi merkezimi kapatıp kamuda yada özel hastanede ucuza çalıştırmak, bunlarıda açık açık dillendirmiş işadamı.
People
0
6) RKTR (Kardiolog)
04.04.2011 10:03:15
Hocam, kaleminize sağlık. Bir hekimin eğitiminin 10'da 1'ine dahi sahip olmayan, onun boğuşmak zorunda kaldığı durumlara ve koşullara 1 dakika bile dayanamayacak, hayatında tek bir hasta sorumluluğu üstlenmemiş ve bunun nasıl bir şey olduğunu dahi bilmeyen, bırakınız hasta bakmayı, yoğun bir Acil'in kapısından bile içeri adım atamayacak Şark kurnazı yatırımcı müsveddelerine iyi bir yanıt olmuş. Dediğiniz gibi, bu adamlar iyi kazanç kokusu almasalardı, 1 saniye bile durmazlardı sağlık sektöründe. Zaten, yazısında da bunu ön şart olarak kati bir dille belirtmiş: "Sektörde asıl -ve tabii ki her zaman- kazanmak zorunda olan biziz .." Tabii, tüm zihinsel-bedensel emekler ve tüm risklerin üstlenimi de elbette hekimin üzerinde olacak. Bunun için gerekirse 24 saat çalışacak. Tüm korkuları da o yaşayacak.
People
0
7) Hasan Ekim (Dr)
04.04.2011 08:53:07
Yeni yetme işadamları haklı. Bakanlık hekimleri onların önüne attı.Selektif bir komünizm uygulayarak hekimlerin serbest çalışmasını engelledi. Devlet eskiden özel hastalar için ödeme yapmazdı. Özel hastaneler gelirini özel hastalardan karşılardı.Devlet ancak fakirlerin devlet hastanelerindeki giderlerini karşılardı. Nitekim, eskiden beri var olan Amerikan hastanesi vs bazı özel hastaneler SGK anlaşmasını bile istemiyorlar. Çünkü kendilerini kanıtlamışlar ve müşterileri de var. Ama yasal değişikliklerle mantar gibi özel hastaneler çıktı, bunların bazıları da devleti soymaya başladı. Bugün kartalda, yarın başka yerlerde pis kokuların yükselmesini tahmin etmemek için müneccim olmaya gerek yok. Bunun faturasını bakalım kim ödeyecek. Yeni yetmelerde turizme vs başka yerlere yatırım yapacaklarına hiç anlamadıkları sağlık sektörüne yatırım yaptılar. Ancak devletin de fazla soyulacak tarafı kalmadı. Esas sıkıntı bu. Yoksa hekim maaşları değil. Şimdilik hekim maaşlarını düşürerek, ilerde vermeyerek geçici çözüm bulmaya çalışacaklar, ama derenin suyu bitti. Esas sorun bu, yoksa 3 bin TL lik hekim maaşı değil. Hastasının idrarını, gaitasını, balgamını takip eden, psikolojik durumunun düzeltilmesi için çabalayan hekimi yeni yetmeler anlayamaz. Onlar için bir garson ile hekimin yaptıkları arasında fark yoktur. Eskiden kamuda çalışan hekimler verdikleri vergilerle kamudan aldıklarını geri verirdi, yani hekim devlete ücretsiz hizmet verirdi. Şimdi ise devlet soyuluyor desek doğru olur mu? bilemiyorum. Muayenehanlere göz dikenler ve engelleyenler ilerde acaba utanacak mı? Uydurma bıçak parası ucubesini kullanarak tüm hekimleri hedef yapanların amacı acaba neydi? Kötü amaçları için bu ucubeyi hala kullananlar varsa devletimizin haklarında gerekeni yapacağına inanıyoruz.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer