YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Gençlere GüvenelimProf. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

03.05.2010, Pazartesi

Tüm Yazıları
O gün, dördüncü sınıflara teorik derslerim var. İki ders arasında, çay molasındayız. Birkaç genç geldi. “Hocam bizi tanıdınız mı?” diye sordular. Doğrusu, “Tanıyamadım” dedim. “Hocam biz 3. sınıf öğrencileriyiz. Bize klinik beceri laboratuvar dersinde sütür atma tekniklerini öğretmiştiniz” deyince ancak o zaman çıkarabildim. Öğrencilere, her şeyden önce, -”Siz düğme dikmesini biliyor musunuz?” diye sorduğumu hatırlıyorum. Çoğundan, “Bilmiyoruz” cevabını alınca da, birer düğme dikmelerini ve sonra diktiklerini gelip göstermelerini söylemiştim.

İşte bu bahsettiğim gençler, o öğrenciler. Tek tek diktikleri düğmeleri o gün getirip gösterdiler. Aslında, istediğim ödevin hiçbir zorunluluğu ve yaptırımı da yoktu. İster yaparlar ister yapmazlardı.

Kendileri, söyleneni bir ödev kabul edip, düğmeleri dikmişlerdi. Doğrusu düğme dikmek deyip de geçmeyin. Her zaman ihtiyacınız olabilir. Dağda, bayırda, otelde, yabancı bir şehirde, gece yarısında, gideceğiniz çok önemli bir toplantı öncesinde düğmeniz kopabilir, eteğiniz ya da pantolonunuz sökülebilir. Arasanız da, diktirecek kimsecikleri bulamayabilirsiniz. İşte bu nedenle, düğme ve sökük dikmek önemlidir. Özellikle girişimsel tıpta ve cerrahi dallarda uzmanlaşacak olanlar için de ayrıca önemli ve neredeyse ilk basamaktır düğme ve sökük dikmek.

Dilimizde, “Terzi kendi söküğünü dikemez” diye bir özdeyiş olsa da, cerrah kendi ve yakınlarının söküğünü ve cerrahilerini yapmak zorunda kalabilir.

Öğrenciler, öyle pat diye karşıma çıkınca, gerçekten etkilendim. Şimdiye kadar, kılık kıyafetlerini, kısacık berber önlüklerini, vizitlere ve derslere geç kalmalarını, hasta anamnezlerini düzgün almamalarını, ilgisiz görünümlerini, küpeli, sakallı veya frapan hallerini eleştirdiğimiz öğrenciler, bizim öğrencilerimiz. İşte yine beni şaşırttılar.

Şöyle otuz kırk yıl öncesini düşündüğümde, şimdilere bakıldığında ne de çok olaylar yaşamışız. Boykotlar, forumlar, öğrenci işgalleri, grevler, sonunda ülkeyi 12 Eylül’e kadar götüren, günde yirmi-otuz kişinin katledildiği o kaotik dönemler. Öğrenci okuluna, dersine gidemez, öğretim üyesi fakültesinin kapısından sokulmaz, bölünmüş, kurtarılmış mahalleler, daha neler neler.

İkinci dersten sonra, acil sezaryene gireceğim, bu kez dördüncü sınıftan dört öğrenci ameliyathane kapısında girmek için iznimi istiyorlar. Telefonda asistanla konuşurken duymuşlar.

Ben de dâhil, bazılarımız, gençleri, bizim öğrencilerimizi, vurdumduymazlıkla, tembellikleriyle, ülke sorunlarıyla ilgilenmemeleriyle, çıkarcı oluşlarıyla, çabucak köşeleri dönmek istemeleriyle olanca güçleriyle eleştiriyorlar. Kısmen bunlar doğrudur. Ancak şimdilerde gençler, geleceklerini, çalışacakları işleri ve bu işte ne kadar para kazanacaklarını önceden bilmek istiyorlar. Eskiden, bizde özellikle, para ile ilgili soruları sormak bir yerde ayıp bile sayılırdı. Ne kadar aylık alacağım diye, kimse sormazdı. Şimdi soruyorlar diye gençleri ayıplamamak lazım. Doğrusu insan ne kadar kazanacağını önceden bilirse, ona göre bütçesini planlar.

Yirmi birinci yüzyıl, iletişim ve internet çağı. Herkes her şeyi önceden sorguluyor. Bilgiye ulaşmak eskisi gibi zor değil. Hastalar bile öncesinden hastalıklarıyla ilgili araştırmaları yapıyorlar. Bu nedenle gençleri eleştirmemek lazım.

Gençler, geleceğimizi emanet edeceğimiz gençler, bizlerden yıllar içinde farklı olmaları, farklı davranmaları, farklı düşünmeleri çok doğal. Bu nedenle hiçbir zorunluluk olmadığı halde, sırf hocaları istedi diye, görev sayıp düğme dikenler, bir şeyler görmek için ameliyathane kapılarını zorlayanlar, ileriye ümitle bakmamızı sağlayan bu gençler.

İşte bizim öğrencilerimiz. Gençler, bizim çocuklarımız, sizlerle gurur duyuyorum.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer