YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Jinekolojik Onkolojinin SorunlarıProf. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

26.11.2007, Pazartesi

Tüm Yazıları
Umarım hiçbir yakınınızda kansere rastlamazsınız. Adı bile insanı ürpertiyor. Ancak biz böyle desek bile, her gün pek çok yakınımızın kanser olduğunu öğreniyoruz. Onkoloji alanında çalıştığımızdan, giderek daha da artan sayıda kanser vakasıyla karşılaşıyoruz.

Maalesef bu vakaların bir kısmı, ehil olmayanlar tarafından ameliyat edildiklerinden, onkolojik cerrahi dallarında çalışanlara da, tamamlayıcı ameliyatlarını yapmak düşüyor. Sonradan yapılan işlerde, eski ameliyatların oluşturduğu sorunlar nedeniyle maalesef yüksek oranda problemlerle karşılaşılıyor. Kadın-doğum disiplininde, onkoloji dışında her disiplinin etrafı bir takım koruyucu duvarlarla örülmüş durumda. Örneğin bizim kendi anabilim dalımızda bütün öğretim üyeleri ilgi alanlarına göre ayrılmış durumdalar. İnfertilite ve endokrinloji dışında tüp bebek sertifikası olmayanları tüp bebek ünitesine sokmuyoruz. Perinatoloji alanında uzmanlaşmamış olanlar, riskli gebelikler ve üst düzey ultrasonografi ünitelerinde çalışamıyorlar.

Hal böyle iken, onkoloji alanında çalışmayanlar, biz düz kadın doğumcuyuz, biz infertiliteciyiz, biz perinatologuz demeden rahatlıkla onkolojik vakaları ameliyat etmekten geri kalmıyorlar. Bazıları birkaç yağ dokusu çıkarmayı lenfadenektomi olarak görüyorlar. Sonuçta eksik ameliyatlar nedeniyle olan hastalara oluyor. Kısa sürede ortaya çıkan nüksler, aslında hiç gerekmeyen radyoterapiler ve kemoterapilerin yanında yeniden ameliyatların getirdiği morbiditeler de işin cabası. Hastaların yaşam süreleri kısalıyor. Lüzumsuz ek bakım ve tedaviler için hastalar başka başka kurumlara gereksiz yere sevk ediliyor hatta kaçırılıyor.

Maalesef, “Tüfek icat oldu mertlik bozuldu” terimi artık şöyle değişti : “Performans ve döner icat oldu, mertlik bozudu”. Üzgünüm ama, günümüzde para için ne gerekiyorsa o yapılıyor. Üstüne üstlük işin bir de vicdani boyutu var. Bu hasta sizin bir yakınınız olduğunda hiçde böyle davranmıyorsunuz. O halde gariban kanserli hastaların suçu ne?

Ancak, bu işler böyle gelmiş böyle gider diye düşünenler, YANILIRLAR. TCK var, malpraktis var, hasta hakları var. Herkesin evinde interneti var. Kim ne işle meşgul oluyor. Araştırma ve yayınları hangi konularda, hangi derneklere üyedir, hemen ortaya çıkıyor. Günün birinde bir hasta yakını, “Sayın doktorum siz tüp bebek ya da perinatoloji konusunda çalışıyormuşsunuz. Ben internetten öğrendim. Benim hastamı hangi hakla kanser ameliyatına aldınız?” diye soruverir.

Hiç kuşkunuz olmasın, bu işler böyle gitmez. Günün birinde birilerinin başı ciddi şekilde ağrıyabilir, ağrıyacaktır da.

Bu nedenle, Sağlık Bakanlığınca, yan dalların mutlaka yasal zeminlere oturtulması gerekiyor. İdari ve yasal sorumluluk onların. Başta Bakanlık olmak üzere, Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği ve diğer onkoloji derneklerine çok iş düşüyor. İşler, sadece Jinekolojik Onkoloji sertifikası dağıtmakla olmuyor.

Dernekçilik hizmeti demek, sadece toplantı ve kongre düzenlemek olmamalı. Haydi yöneticiler göreve.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer