YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Korku ÜzerineProf. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

09.04.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Korkmak, her insanın doğasında var. Birey olarak da, bir hekim olarak da korktuğumuz olaylar, nesneler vardır. Korku, her zaman ve her yerde var olmuştur, olacaktır. Ameliyat sonrası  hastada komplikasyon çıkmasından, yarasının açılmasından, hastanın yapılan işlem ya da cerrahi sonrasında sakat kalmasından, daha da ilerisi, hastayı kaybetmekten her zaman korkmuşuzdur.

 

Kimi az  kimi çok, ama herkes yeri geldiğinde  korkar. Dozu, şiddeti, kişiye göre farklı olmakla birlikte, herkesin yüreğinde en azından bir “Yaradan korkusu” hep vardır. “Ben korkmam” diyen, aslında en çok korkandır. Kromozomu 46 yerine 176 olanımız olmadığına göre, hepimiz az çok birbirimize benzeriz. Yani aynıyız.

Kimi uçaktan  kimi gemiye binmekten  kimi denizden  kimi yükseklerden korkar.

Korkuyor diye kimseyi ayıplamamak lazım.

Örneğin ben, henüz ameliyata girmeden başlayan, ameliyattan sonra hasta taburcu olana kadar, yüreğimde bir kıpırtı hisseder dururum. Yanlış tanı koymaktan, yanlış tedavilerden, ilaç yan etkilerinden, yanlış anlaşılmaktan  pek çoğumuz korkmuyor mu?

 

Korkularımız çok çeşitli. Sürülmekten, tayin edilmekten, yerinden yurdundan edilmekten, sabahın bir saatinde alınıp götürülmekten korkmayan var mı? Zaten polisten de askerden de  korkmamak elde değil.

Kimileri çok seviyor gibi görünse de, aslında ben silahtan da korkarım. Bir zamanlar, babadan kalma ruhsatlı tabancamı bile koyacak yer bulamazdım. Ortalıkta hiç bırakamazsın, el ayak erişmeyecek en ücra yerlere koyarsın, sonunda koyduğun yeri sen de unutursun. Unuttum da. Harcını, vergisini vermeyi bile unuttum. Sonunda jandarma “Getir” dedi. Götürüp devlete teslim ettim de kurtuldum. 

 

Cerrahız, devamlı ameliyata gireriz de, kendimiz ameliyat olamayız. İtiraf edeyim, ameliyat olmaktan, hatta iğne bile olmaktan korkarım ben. Bunlar benim kişisel korkularım.

Kişisel olan korkuların yanında, bir de toplumsal korkular var. Neredeyse, korkutulmuş, sindirilmiş bir toplum olduk. Yolda giderken  bir toplumsal olayın içinde kalıvermekten, kör kurşuna, molotof kokteyline ya da serseri bir bombanın  hedefi olmaktan korkmayanımız var mıdır?  Durakta otobüs beklerken  ya da kaldırımda masumane yürürken  bir hız düşkününün arabasının altında kalmak işten bile değil.

 

Gece vardiyasına giden hemşire, akşam iş çıkışı yorgun argın otoparktaki arabasına giden meslektaşımız, arkadaşıyla bir bankta el ele sohbet eden ya da güpegündüz parkta spor yapana saldırıları medyada devamlı görüyoruz.

Peki, aramızda evine hırsız girmeyen kaç kişi kaldı? Şimdilik bizde sayı bir. “Bende iki”,  “Bende üç” diyenleri duyar gibi oluyorum. Hastanedeki odasından cüzdanı, evinin önünden arabası çalınan, olmadı kundaklanan. Bankalar, PTT, kuyumcular, bankamatikten maaşını çekmeye çalışan emekli ve yaşlılar  devamlı tedirgin olmasın da ne olsun?

 

Hiç korkusuz denilen sağlıkçılar da korkuyorlar. Gün oldu, sağlıkçıların başına bir tek balyoz vurmadıkları kaldı. “Onu da yapsalar da, bizler de onlar da kurtulsak” demeye dilimiz varmıyor.

Bu ülkede, hemen her bir şey için ceza vardır. Hele devlette  çalışana, iş görene ceza pek revaçtadır. Sağa baktın ceza, selam vermedin ceza, yazı yazdın ceza, kitap çıkardın ceza. Ama tek bir şey için ceza yoktur. O da tembelliktir. İş yapmayana, popo üstü yatana hiç kimse ceza vermez.

İşte böyle arkadaşlar. Toplumumuz, evet bu koca ülke,  maalesef bir korku toplumu oldu çıktı. Korkutulduk biz, korkutulduk. İnsanlar neredeyse nefes almaya bile korkacaklar.

Yanıt mı, işte size:

Etliye sütlüye yazılar yazıyoruz, yorumlar, eleştiriler gırla. Zülfüyâre dokunan, idareyi eleştiren yazılar yazıyoruz, kimsede tık yok.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Ozan (uzm.dr.)
14.04.2012 16:01:10
Sayın hocam ''Ama tek bir şey için ceza yoktur. O da tembelliktir. İş yapmayana, popo üstü yatana hiç kimse ceza vermez.'' cümleleri durumumuzu özetleyen ve her polikliniğin duvarına asılması gereken müthiş bir tespit, kaleminize sağlık. Ortaçağda da hekimleri büyücü diye afaroz ederlerdi. Bilime ve emeğe bu kadar düşman bir toplumu nasıl yarattık bunu irdelemek lazım.
People
0
2) selman (op.dr.)
12.04.2012 11:48:29
haklısınız hocam.korkuyoruz.demokrasinin olmadığı ülkede korkmayacağızda ne yapacağız.
People
0
3) Bülent Duran (Prof. Dr.)
11.04.2012 09:47:11
Sayın Hocam, sürekli yenilenen, yeni çıkan kitaplarınızı okumak bir zevk, medimagazindeki yazılarınızı da merakla bekliyorum, ama "korkunun ecele faydası yok" sözünü de anımsatmak istiyorum, siz ve sizin gibi Hocalarımız korkusuz olacak ve yanlışları yazacak ki dikkate alınsın, ses getirsin her zaman yanınızda olduğumu da eklemek istiyorum, saygılarımla.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer