YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Milli KütüphaneProf. Dr. Haldun GÜNER

Gazi Tıp Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi

Faks: (312)2124647
Prof. Dr. Haldun GÜNER

20.04.2015, Pazartesi

Tüm Yazıları

Ankara’da, Milli Kütüphane’nin Bahçelievler son durakta, Eskişehir yolu üzerinde olduğunu yedisinden yetmişine Ankara’da yaşayan herkes bilir. Bilir de içine girenlerimiz azdır. Ya da pek çoğumuz öyle zannederiz.

 

Önünden başkentimizin ana arterlerinden biri, bence en önemlisi geçer. O arter ki üzerinden geçenleri, bir tarafından TBMM’ye bakanlıklara, önemli devlet kuruluşlarına, diğer tarafından ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, Başkent ve Ufuk Üniversiteleri gibi güzide eğitim yerleşkelerine ulaştırır. Pek çok öğrenci bu sayede okullarına, eğitim kurumlarına ve yurtlarına ulaşır.   

 

Çok yakınında benim üniversitem, Gazi Üniversitesi ve Tıp Fakültemiz vardır.  Arkasından ve bir yanından şehrimizin önemli caddeleri geçer. Günün hemen her saatinde vızır vızır, özel araçlar, otobüs, minibüsler, okul servisleri geçer. Durağında öğrenciler, insanlar bekleşir. Altından şehrin ana Metrosu geçer. Karşısında, yanında, Enerji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı ve Danıştay binaları olmasına rağmen durak bellidir.  O ad ben bildim bileli yıllardır, hep aynıdır. Orası “Milli Kütüphane”dir.

 

Milli ne demek? Arkasından ne gelirse gelsin, okunduğunda insanın tüylerini diken diken eden o muhteşem sözcük. Milli Marşımız, milli takım, milli mayo, milli forma...

 

Atatürk ve bu ülkenin kurucularının, sadece iki bakanlığın başına “milli” kelimesini koymaları ne kadar da çok anlamlı. “Milli Eğitim Bakanlığı” ve “Milli Savunma Bakanlığı”. Eğitim ve savunma, başkalarına bırakılamaz, onlar millidir, milli olmak zorundadır.  

 

İşte bunlardan üçüncüsüdür Milli Kütüphanemiz. Yıllardır Ankara’da yaşıyorum. Orada çalışan tanıdıklarım da vardır. Ancak şimdiye kadar, hiç yolum düşmedi. İçeriye ilk kez giriyorum. İtiraf edeyim bu da benim eksikliğim.

 

Yayın evleri, yayınladıkları kitaplardan, basılı eserlerden Milli Kütüphane’ye de vermek durumundadırlar.

 

O gün matbaadan son kitabım, Üniversitede “Rüzgar Gibi Geçen Yıllar”ı alıyorum. Vaktim de var. Yayınevinden önce, gidip kendim teslim edeyim dedim. Okuyucu kapısı yerine Başkanlık kapısına yöneliyorum. Görevliler oldukça nazik. Bir arkadaş gideceğim odaya kadar bana eşlik ediyor. Kitapları, arkadaşlara teslim ediyorum.

 

Bölüm müdürümüz Arzu Hanım, “Hocam ilk defa geliyorsunuz, gelin size kütüphanemizi gezdireyim.” dedi. Aslında ben de çok merak ediyordum. Çok da iyi oldu.

 

Kitap tedavilerinin yapıldığı, ciltlerinin düzeltildiği, matbaa bölümü, görme engelliler bölümü, dijital okuma ve kayıt bölümleri, resim, afiş bölümleri, ilk sinema filmimizin tarihi afişi, taş plaklar bölümünde Müzeyyen Senar’ı taş plaktan dinliyoruz, konferans salonları, kitap satış reyonları ve okuyucu salonlarını geziyoruz.

 

Oradan okuyucu giriş kısmına yöneliyoruz. Giriş oldukça kalabalık. En az yirmi kişi sırada. Daha çok gençler, öğrenciler, kart basarak bir düzen içinde binaya alınıyorlar.  Yan tarafta kayıt formunu doldurduktan sonra resmimi çektiler ve bana da fotoğrafım basıl bir kart verdiler.

 

Arkadaşlarla çaylarımızı içiyoruz.  Başkan yurt dışında olduğundan görüşme imkânımız olmadı. Bu nedenle teşekkürlerimi, bir yazıyla ifade edeyim dedim.

 

Milli Kütüphanemiz, adına yakışır bir milli kuruluşumuz. Başındaki milli kelimesini hak eden bir milli gururumuz. Gelecek nesiller için geçmişimizi ve günümüzü, kültürümüzü arşivleyen ve onları koruyan çok önemli ve dev bir kurum. Çok duygulandım, onunla gururlandım, şeref duydum.

 

İyi ki kurulmuşsun iyi ki varsın Milli Kütüphane.    

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) hasan (dr)
28.04.2015 10:35:15
Aydın ağabeyimizin dediği gibi kafeleri ve dinlenme mekanlarıyla her türlü eğitim faaliyetinin olduğu kütüphaneler inşaallah yurdumuzda da açılır. Devlet görevlilerine büyük iş düştüğü gibi biz ebeveynlere de büyük iş düşüyor, çocuklarımıza kütüphaneye gitme alışkanlığı kazandırmalıyız, herşeyi sadece devletten beklememeliyiz.
People
0
2) aydin sinal (hekim)
27.04.2015 09:57:16
sayin necmettin atalay sorunuza bir hatirami anlatmakla cevap vereyim;avrupada kütüphaneler ve müzeler yalniz kitap degil kültür verirler,en iyi italyal restoranlari,kahveler orada,müzik ve konferanslar,günlük yayinlar orada ister müzik dinleyin ister okuyun isterseniz uyuyun!ben avrupada hangi sehre gidersem gideyim muhakkak kütüphanelerine ugrarim.
90 li yillarin sonu istanbuldayim,soguk,yagisli bir ocak ayi,göztepedeki dayimin evinden bagdat caddesine indim,ne yapacagimi bilmiyorum?bari kütüphaneye gideyim günlük gazeteleri okur cayimi kahvemi icer ögle üzeride birseyler yerim....diye düsündüm! ama sadece düsündüm.bagdat caddesinde kütüphane nerede diye kime sordumsa yüzüme bön-bön bakiyorlar,sanki umumhanenin yerini sormusum gibi,kimi kadiköy carsisinda kitapcilar var diyor,kimi lisenin kütüphanesini tarif ediyor,türkiyenin en gelismis sehri,en aydin,en zengin kesimin oturdugu kadiköyde kütüphane avrupai anlamda bir kütüphane olmadigini bu vesileyle anladim.
bilmem sorunuza cevap oldumu,esenlikler dilerim.
People
0
3) Necmettin Atalay (eczacı)
22.04.2015 11:04:01
Ülkemizdekaçkütüphane var.
Kütüphaneye giden kişi sayısıbiliniyor mu?
People
0
4) Ahmet Rasim Küçükusta (Dr.)
21.04.2015 22:17:56
Sayın Prof. Dr. Haldun Güven,

Sizin de üyesi olduğunuzu sandığım TJOD, HPV aşısıyla ilgili sorularıma cevap vermiyor veya cevap veremiyor.

***

"Ülkemizin alanında “en büyük bilimsel derneği” olduğunu sandığım TJOD’ un aşılama konusunda fikrinin olmaması ve kararını WHO’ ya bırakmış olması kusura bakmasınlar ama “ayıptır”. TJOD’ un işi WHO’ nun tavsiyelerini Türkçe’ ye çevirmekten mi ibarettir, bilimsel bir derneğin kendi fikri olmaz mı? Anlayamadım ve üzüldüm."
***

"TJOD’ un, prospektüsünde “karsinojenite ve genotoksisite potansiyeli değerlendirilmemiştir” yazan HPV aşılarını kahramanca savunması”, bunların nasıl hazırlandığı konusunda yeterli bilgiye sahibi olmadığını gösteriyor. Genotoksisite, mutagenez ve karsinojenik etkileri olabileceği iddialarının doğru olmadığı gösterilene kadar HPV aşılarının uygulanması derhal durdurulmalıdır."

***

"TJOD’ un cevabından HPV aşısının yan etki bakımından âdeta steril serum fizyolojikten farklı olmadığı intibaı alınıyor ama bağımsız araştırmalar aşının ölüm dâhil çok ciddi yan etkileri olduğunu gösteriyor. Oysa 9 yaşında sapasağlam kızlara 100 binde 4 ihtimalle karşılaşacakları kansere karşı yapılacak aşının %100 güvenilir olması şarttır."

***

Sorularıma aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://ahmetrasimkucukusta.com/kategoriler/yazilar/tip-yazilari/rahim-agzi-kanseri-asisi/
People
0
5) GÜL ÖZEN (HEMŞİRE)
20.04.2015 15:40:14
Ben 1982 yıllarında Milli Kütüphaneye gidip ders çalışıyordum.Sadece Giriş kartımız vardı.Bize öyle büyük büyük laflar eden olmadı.Kitap alırdım.Anatomi atlası alırdım.10 Yıl sonrası böyleydi.Her zaman çok iyi hizmet aldığımı düşünmüşümdür.
People
0
6) hasan (dr)
20.04.2015 14:54:33
Milli kütüphaneye gitmeye çekinirdik. İçeri alınmayız diye çekinirdik,yurtlarda anarşi olduğundan belki orada rahat çalışırım diye düşünmüştüm ama olmadı. Ama şimdi durumun değişmesini memnuniyetle öğrendim. İnşaallah Ankaraya yolum düşünce uğrayacağım.
People
0
7) aydin sinal (hekim)
20.04.2015 10:22:42
yil 1972 Ankara stajyerim,bardacik sokakta sobali bir evde otururuz,subat sömestre tatilinde görülmemis soguk var.evde soba yakacagimiza o zamanlar saracoglu evleri oldugu devlet mahallesindeki milli kütüphaneye gideyim orada calisayim dedim.Gittim.Kapidaki görevliye durumu anlatim,oda benim kütüphaneye giremeyecegimi sadece ilmi bir arastirma yapanlarin burada calisabilecegini söyledi,ama yinde müdire hanimla bir görüsmemi önerdi.gittim müdüre hanima durumu anlatim,oda aynisini söyleyince ben dayanamadim"memlekin yarisi okur-yazar degil,diger yarisida okudugunu anlamaz,anlasa yazamaz,bu durumda ben kütüphaneye geliyorum siz beni almiyorsunuz,normalde beni evden taksi ile aldiracaksiniz,bakin kütüphanede tek bir kisi bile yok,eger benim yerim lazim olursa ben kalkardim" dedim,beni kovdu.
Sonralari hangi sehre gidersem gideyim Buanesairesten,newyorka,londradan parise bütün milli kütüphanelerini ziyaret ederim hepside beni iceri alirlar,her imkanlarindan bir yabanci turist olarak da faydalanilir.
iste Türkiye,iste bati neden cahil kaldik?
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer