YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Yeni Anayasanın Başlangıç İlkelerini Oluşturan “İklim”i-VIProf. Dr. Hikmet AKGÜL

Ankara Ünv. Tıp Fak. Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı Başk.

Faks: 0 (312) 312 67 41
Prof. Dr. Hikmet AKGÜL

21.11.2010, Pazar

Tüm Yazıları

Sağlık, insanın ruh ve beden bütünlüğünün varlığı ve devamlılığıdır.

İnsanın gerçek varlığını oluşturan “Ruh”tur. Ruh yeryüzü şartlarında bedenle bütünleşerek insanın varlığını gerçekleştirir. Ruh insan varlığının başlama sürecinin ilk aşamasında vardır. Üç aşamadan geçer.

1. Yaratılış aşaması. insanın başlangıcıdır. Yaratıcının insanı yaratıp görevlendirdiği andır.

2. Yeryüzü aşaması, ruhun bedene büründüğü aşamadır.

İnsanın yeryüzünde şekillenmesi ve yapıp etmelerini oluşturan hayatı, “Akıl” denen değerle yönetilir. Bilinmeyen eşya ve olayların (gayb) bilinir hale gelmesinde görevli olan aklın beden ve ruh arasındaki dengeyi sağlamaya çalışması, insanın yeryüzünden bedensel olarak ayrılmasına (ölüm) kadar devam eder. Ve ruh bedeni şekillendirdiği ortamda bırakarak geldiği yere geri döner.

Bu da ruhun: İnsanın aslına dönüş aşamasıdır.

3. Hesap verme aşaması

Beden (insan anatomisi): Yeryüzündeki maddelerin biraraya gelerek akıl üreten beyinle yönetilebilen bir yapılanma olayıdır. Yeryüzünde hangi maddeler canlı yaşamı oluşturuyorsa, insan bedeninde de aynı maddeler vardır. İnsan toprağın beyinle yönetilen bir form kazanmasıdır.

Yeryüzünde, evrende hareket yasasına uymayan hiçbir varlık yoktur.

O halde nerede hareket varsa, orada canlılık vardır.

Bu yüzden evrende cansız olan hiçbir şey yoktur.

Evrenin dengesi ancak hareket yasasına ve canlılık yasasına uyularak gerçekleştirilebilir.

O halde sağlığa yeni bir tanım getirirsek; sağlık: Ruh, beden ve evrenin bütünlüğünün dengesini koruma çabasıdır.

Beslenme, insanın ve tüm canlıların, yeryüzündeki hayatlarını devam ettirebilmeleri için ihtiyaçları kadar topraktan, havadan, sudan yararlanma hakkıdır.

Yeryüzündeki besin maddeleri, su ve havanın doğal nitelikleri bozulmadıkça dünyanın barındırdığı tüm insanların zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak yeterliliktedirler.

Sadece insanların değil, tüm canlıların ihtiyaçlarını karşılayabilecek yeterliliktedirler.

Bu doğal denge ihtiyaçtan fazla tüketmemek ilkesine göre dengelendiğinden, dengenin bozulması canlıların bir kısmının aç kalmasına sebep olur. Bunun sorumlusu ihtiyaçtan fazla tüketenlerdir.

Zaruri ihtiyaçların sınırı, zamanı, mekânı olmaz. Her insan, her zaman ve mekânda zorunlu beslenme ihtiyaçlarının temin edilmesi evrensel hakkına sahiptir.

Yöneticiler yönettikleri toplumun zorunlu ihtiyaçlarını bireysel olarak karşılamak değil, insanın bu ihtiyacını sağlayamamasının engellerinin ne olduğunu bilip ortadan kaldırma sorumluluğundadırlar. Sebepleri ortadan kaldırmayan ya da kaldıramayan yöneticileri görevden almak insanların evrensel hakkıdır.

Beslenmeyle ilgili ihtiyaç maddelerinin bulunamaması durumunda, üç yıl ekilmeyen arazilerde ekip biçme hakkı, ihtiyacı temin edilmeyen insanlarındır.

Her kültüre göre farklı gıda tüketimleri vardır.

Bu tüketimin insanların inanç ve ihtiyaçlarına göre gerçekleşmesi doğal haklardandır.

İnsanların kendilerini beslenme dışı tutma ve kendi ölümlerine neden olmaları, başkasını öldürmekten farksızdır. Bu yüzden insanın gıda ile içki ile ilaçlarla, uyuşturucu ile kendi ruh ve beden sağlığını bozma hakkı yoktur.

Her intihar (beden-ruh sağlığını bozma girişimi) doğal dengeye müdahale niteliği taşıdığından, başkalarının haklarını gaspetme niteliği taşır.

Yöneticiler bilimsel bir kurulun belirleyeceği doğal, yeterli ve geçerli gıda maddelerini topluma tanıttıktan sonra, her bireyin gıda tüketim özgürlüğü geçerli olmalıdır.

Dünya tarihi boyunca insanlar giysi ihtiyaçlarını kültürlerine uygun olarak karşılamışlardır.

Her zaman diliminde ve her coğrafyada farklı olarak şekillenen giysiler, kültürel bir üründür ve insanların hakkıdır. Kültür evrensel değildir: Millidir, ulusaldır, yereldir.

Bu kültürü yaşamak hakkı evrenseldir.

Başka bir deyişle, kültür yereldir. Kullanma hakkı evrenseldir. Giysiler de kültürel bir değerdir ve yereldir. Kullanılma hakkı evrenseldir. Örtünme kültürü yereldir, bu hakkı kullanmak evrensel insan hakkıdır. Giysinin şekli yerel, estetik değeri evrenseldir. Bu yüzden giysilerin sürekli değişikliğe uğraması insanoğlunun arayışına girdiği evrensel estetiktir.

Bu evrensel estetik yapılanma, evrenin yaradılışında ve şekillenmesinde vardır.

Estetik, sanat, bilim arayışları da insanın evrensel doğal haklarındandır.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)