YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Bu Ne Düşmanlık Böyle!!! İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

18.04.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Yazılı ve görsel basını sürekli gözden geçiriyorum. Hiçbir gün yok ki, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı inciten, tahkir eden, aşağılayan ve yaralayan bir haber bulunmasın. Bilerek ya da bilmeyerek, en küçük hadise büyütülüyor. Olayların gerçek olup olmadığı ve mahiyeti detaylıca araştırılmadan “Ateş olmayan yerden, duman tütmez” hesabıyla vaveyla kopartılıyor. Tabii bu arada, var mı bilemiyorum amma, toplum şuurunun etkilenmesi sonucu, primitif, zekâ yoksunu, karabasan ruhlu insan müsveddeleri tarafından hekimler dövülüyor, sövülüyor, pataklanıyor, bıçaklanıyor ve hak edenler (!) katlediliyorlar. Kimsenin de kılı kıpırdamıyor.

Devletin bir başka görevlisine, memuruna, incitici en küçük hareketi yapanlar soluğu hapishanede alırken, yine toplum şuuru, toplum mühendisliği ve “Hekim her zaman haksızdır!” sakat kafanın aşağılık ve embesil düşüncesinin toplumsal etkisi ile de, ne yazık ki, çoğu kez failler bir yolunu bulup adaletin pençesinden kurtulabilmektedirler.

Adalet demişken, birden aklıma geldi. Bu insanlar hâlâ adalet ile eşitliğin ne anlama geldiğinin farkında değiller. Eşitlik başka, adalet başkadır. Önemli olan adalettir. Adalette eşitlik olmayabilir. Ama insani haslet, adaleti gerektirir. Her eşitlikte de, adil olmak mümkün olmayabilir.

Bir beton işçisinin kalori ihtiyacı ile bir masa memurunun kalori ihtiyacı, eşitlik kafası ile hesaplanarak, ekmek-su tahsisi yapılamaz. Bu, eşitlik ilkesine uysa da, en büyük adaletsizlik olur. Emeğin ve terin karşılığı, kendi içindeki adaletle taksim edilmelidir.

İş, emek, ter ve külfeti dikkate almadan, nimet ve ekmeğin hesabını yapan gaflet, dalalet ve zillet içerisindeki kafaların, adaletten ve eşitlikten şikâyet edici feryadı figanları, tüylerimi diken diken ediyor.

İşgal ettikleri makamların ciddiyet, ehemmiyet ve nimetlerini göz ardı ederek, “Vurun abalıya” misali, meslektaşlarımın ekmeklerine göz dikmiş, kendilerinden daha çok maaş aldıklarını iddia ederek, kazançlarını dillerine pelesenk etmişlerdir. Memleketimizin hali bu işte.

Nerede ise ninelerimizin imtihana girse rahatlıkla kazanıp(!), okuyabilecekleri ve diploma alabilecekleri(!) bir program ya da bölümden mezun olan kişiler, büyük bir cüret ile benim meslektaşlarımın kazançları ile maaşları ile kendilerininkini mukayese eder oldu. İnsanların keşke, ter ve emeğe biraz saygıları olsa…

Bakıyorsunuz para babası bir hastane işletmecisi, bangır bangır bağırıyor. “Doktorlar çok kazanıyor, devlet memurlarından farkları ne? Neden muayenehane açıp para kazansınlar? Bu kadar insan maaşla geçiniyor da onlar neden geçinemiyor? Oysa ki biz para yatırıp, sağlık işletmeleri, hastahaneler kuruyoruz, devlete vergi veriyoruz. Katma değerimiz oluyor, gelsinler onlara iş verelim, çalışsınlar, bizim kazanmamız gerek, bu hak bizim hakkımızdır!” anlamındaki yırtınmaları, doktorları ırgat ve maraba olarak görmelerinin bir nişanesidir. Bütün bunlar “Sizi gidi aç gözlü, paragöz, burnu havada, kibirli, kendini bir şey sayan ve sanan doktorlar sizi! Önünüze ne koyarsak onu yiyeceksiniz!” demeye getiriyorlar.

Genellikle sıradan bir devlet memuruna, mükemmel tefriş edilmiş, şaşaalı makam odası, hususi sekreteri ve özel şoförlü makam aracı tahsis edilirken, yaklaşık otuz sene en ağır ve yoğun bir eğitim-öğretim periyodu geçiren hekimin oturacağı bir odası var mı acaba? Bu arada hemen sormak gerekir. Oturmaya zamanı var mı ki, oturacak odası olsun! Acil vaka için gece çağırıldığında bile, varsa kendi özel aracı ile yoksa bir başka araçla gitmek mecburiyetinde kalmaktadır.

Bazı hastanelerde, poliklinikler haricinde bu çilekeş meslektaşlarıma, yer darlığı ve var olan mekânların da hasta odasına tebdil edildiği gerekçeleri ile oda tahsis edilmemekte, meslektaşlarım küçücük bir odaya kadın-erkek demeden balık istifi gibi tıkıştırılmaktadır.

Kadın ve erkek meslektaşlarımın, bazı klinik ve servislerde, nöbetçi olsun veya olmasın, aynı tuvaleti ve banyoyu kullandıklarını hayret, ibret ve hicapla müşahade ediyorum.

Resmi ya da gayri resmi ağızlardan çıkan bazı sözleri de, bazen anlamakta zorlanıyorum.

Bu nasıl iştir?

Bu ne düşmanlık böyle! Anlamak mümkün değil!!!

Yeni bir rubaimiz ile yazımızı noktalayalım.

 

GÖNÜL!

Beyhude figan etme, gülde vefa yok gönül!

Zulmü Alemi sarsa, hüzne safa yok gönül!

Hicranın, ahın, sabrın, nakş olmuş kaderine,

Dermansız derde düştün, çare, şifa yok gönül!

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) nalan (çocuk doktoru)
23.04.2011 13:57:48
YA DOKTOR OLMAK NE KOLAY VE SIRADAN BİRŞEYMİŞ ASLINDA. YOLDAN GEÇEN HERKES DOKTOR OLABİLİRMİŞ.OLSUN DA...TIPKI HİÇBİR EĞİTİMİ OLMADAN MİLLETVEKİLİ, BAKAN VS. OLANLAR GİBİ.
ONUN İÇİN TÜRKİYE BİLDİM BİLELİ GELİŞMEKTE OLAN ÜLKE.
DOKTORLAR SIRADAN DEVLET MEMURU TABİ. SABAH 09:00 DAN AKŞAM 17:00 YE KADAR MASA BAŞI ÇAY İÇİP SOHBET EDİP MESAİ DOLDURUYOR. HADİ BAKALIM. BELKİ BU ŞEKİLDE SAĞLIKTA AMERİKAYLA YARIŞIR HALE GELECEĞİZ...
People
0
2) Hilal Malçok (Mikrobiyoloji Uzmanı)
22.04.2011 16:07:25
Sayın Hocam, bu önemli sorunumuzun sizin tarafınızdan da kaleme alınmış olması beni mutlu etti. Umarım yöneticilerimiz yazınızı okumuşlardır. Çünkü gittikçe artan hekime şiddet vakalarını endişe ile takip ediyoruz. Gerçekten hiçbir önlem alınmaması, bizde sahipsizlik hissi yaratıyor. Sağlık Bakanlığımızı meslektaşlarımıza güven vermeye, destek olmaya çağırıyorum. Yaşanan saldırılarda cezalandırmaların arttırılması, mahkemelere yansıyan bu konudaki davaların ivedilikle çözülmesini talep ediyorum. Ve size çok teşekkür ediyorum, uzaktan da olsa yanımızda yer aldığınız, sevgi ve desteğinizi hissettirdiğiniz için.
People
0
3) ABDULLAH YILDIRIM (DOKTOR)
22.04.2011 12:39:30
ERZURUMDA ASİSTANLARINIZA YAPTIĞINIZ MUAMELELER DİLLERE DESTAN.
People
0
4) dr murat yılmaz (doktor)
22.04.2011 09:50:43
yazınınz için teşekkürler amaaaaaaaaaaa
siz hoca olarak asistanlarınıza nasıl davranıyorsunuz . onları insan yerine koyuyormusunuz ki . sağlık bakanı olsanız farklı mı davranacaksınız . hocaların asistana yaptığı muamele çok mu insancıl .
doktorlara yapılan muamelenin en büyük nedeni hocalardır . en son konuşacak da onlardır . bu sakat kafa yapınızı değiştirin önce . siz üstünsüznüz . hocasınız . israiloğulları gibi görüyorsunuz kendinizi asistanlar size hizmet etmek için yaratılmıştır .
People
0
5) Atanur Yıldız (Pratisyen doktor)
21.04.2011 23:38:14
Bugün haksızlığa ve adaletsizliğe uğradıklarını söyleyenlerin geçmişine baktığınızda bir çok haksızlığa ve adaletsizliğe imza attıklarını görürsünüz!Etme bulma dünyası!
People
0
6) sinankaplan (serbest)
20.04.2011 18:35:20
iyi de siz kendinize fazla söz edildiğini bunun haksızlık olduğunu söylerken acaba SSK Bağ-Kur ne kadar fatura ödemesi yapıyor bundan yani hastene kasasına giren paradan döner sermaye al sonra birde özel muayene iste ,muayaneyi para bağlantısı olarak kullan ,medya-basın önünde sağlık üçretsiz olmalı,sağlık ticarileştiriliyor de oh ne güzel. bu perhiz bu ne lahana turşusu çelişkinin kralı sizde ne diyeyim.Döner sermayenden emekli sandığı.SSK pirimi kesilmesin,ne güzel.
People
0
7) ahmet (hekim)
20.04.2011 10:53:59
Hükümet yönlendiriyor,vatandaş bindiği dalı kesiyor.
Bunlar elbet düzelecek ama önce hekimler sonra halk zarar görecek.
Durum anlaşıldığında ah edecekler ama o zaman bu yetki kullanıcılarda olmayacak.
People
0
8) Kevser Karakoyunlu (Uzman Doktor)
20.04.2011 10:43:49

Esitlik kavrami bilenle bilmeyeni de esit sayarsa tabiiki adalet olmaz.
Bilenle bilmeyenin esit tutulmasi, ki bunun sonderece bilincli yikici amacli yapildigina inaniyorum, asil poblem bence bu.

Dediginiz gibi bizlere yapilan saldiri devlete yapilmis olmuyor mu, araclar 30 dk da muayene olurken hastalar 3 dk beklemeye tahammul edemiyor yd bundan neden hic sikayet etmiyor yada edenler ön plana alinmiyor?
People
0
9) doc dr (plastuk cer)
20.04.2011 05:31:06
Aynen katiliyorum. Elinize saglik
People
0
10) mus (uzm dr)
19.04.2011 22:35:05
yüreğinize sağlık hocam.. siz söylemişsiniz zaten bana saygı duymak düşer..
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer