YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Hekim mi, Memur mu? İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

21.01.2013, Pazartesi

Tüm Yazıları

Tarih boyunca hekimler, en ilkel kabilelerden  en medeni toplumlara varıncaya kadar, insanlar tarafından, farklı bir statüde itibar görmüş, tedavi edici, şifa verici ve Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi olarak addedilmiştir.

 

Gördükleri bu sıra dışı hürmet ve itibar, ister istemez, toplumun bazı kesimleri tarafından belli oranlarda tepki, çekememezlik, kıskançlık ve hatta düşmanlıklara sebebiyet vermiştir. Üzülerek belirtmeliyim ki, bu meslek grubu, dünyanın her yerinde toplumların tolerans, anlayış, inanç, ihtiras, ahlak ve kültürel seviyeleri ile ters orantılı olarak, menfi anlamda tepkilere, maddi ve manevi baskılara maruz kalmıştır. 

 

Osmanlı İmparatorluğu zamanında her türlü saygı ve ihtimamı gören hekimler, mesleklerinin icrasının yanında, aynı zamanda gerek siyasi, politik, sosyal, sanatsal  ve gerekse kültürel gelişmelere de ön ayak olmuş ve bu alanlarda da liderlik yapmışlardır. Hatta Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyet’in ilanından sonra da, “Tıbbiye, Mülkiye ve Harbiye çekişmesi”(!), münferit veya ittifaklar halinde, bazen su yüzüne çıkmadan bazen de aleni bir şekilde süregelmiştir.

 

Bütün bunlar, hekime gösterilen spontan toplum itibarına, son zamanlarda olduğu kadar gölge düşürememiştir. 

 

Kendi ülkelerinin  meri kanunlarına tabi olan bu meslek grubu, mesleklerini icra ederken,  aynı zamanda ahlaki, vicdani ve mesleki kural, kanun, gelenek ve yeminlerine de tabi olmuşlar ve bu nedenle resmen memur statüsünde olsalar da, yönetimlerin toleransları çerçevesinde memuriyet kuralları belli ölçüde uygulanmamıştır. Yani, bir anlamda hekimler, memur sınıfı dışında tutulmuşlardır.

 

Şimdi, günümüze baktığımızda, yapılan düzenlemelerle bir açıdan memurlaştırılan hekimler, mesleklerinin icrasında, psikolojik olarak, vicdani, ahlaki ve hekimlik kural ve kaidelerini göz ardı etmeye zorlanmaktadırlar. Defansif hekimliğin(!) kol gezdiği bu ortamda, mesaisi biten ve nöbeti de olmayan meslektaşlarımı, ne olursa olsun “hastaya el sürmeme” düşüncesine itmekte, yüklü tazminatlara mahkûm edilme korkusu ile “Benden ne kadar uzak, o kadar iyi ve güvenli” felsefesini savunur hale getirmektedir.

 

Oysa ki hekim, meri kanunlardan ziyade, vicdan muhasebesi ve kuralları çerçevesinde mesleğini icra ettiği oranda, Allah’ın sıfatı  olan “ŞAFΔ vasfını yerine getirerek “TABİP” olabilmektedir. Kanun ve yönetmelikler ile “memur” statüsüne sokulmaya çalışılan meslektaşlarımızdan, tam manası ile bu erdemi beklemek de safdillik olur.

 

Hiçbir idari ve kanuni zorlama olmadan, tamamen kendi mesleki ve vicdani hür irade ve kararı ile zaman ve mekân gözetmeksizin hastasının imdadına koşan hekimleri, bu düşmanlıklar, bu şiddet uygulamaları, bu tazminatlar, bu memurlaştırma gayretleri, bu çekememezlikler ve itibarsızlaştırma hareketleri devam ettiği müddetçe, ara ki bulasın.

 

Kitab-ı Müstakbel “HİCRAN”dan bir şiirimizi paylaşarak “NEFES”lenelim.

DİLARA

Ey dost! Gel bu Âlemde,  sen bir Ehl-i dil ara.

İtibar etme sakın, riyakâr  âşıklara.

Hakikat sofrasından, Şükür, Rabb’im lütf etti,

Kalplerin fethi için, bir Sâlihâ Dilârâ.

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Murat (Dr)
28.01.2013 02:49:19
Boşuna dinden imandan referans getirmeyin bunların umrunda değil hocam,sadece kendi islami dinine inanıyorlar bunlar ,bizim müslümanlığımızı tanımıyorlar
People
0
2) serbest prtsyen dr (dr)
26.01.2013 03:32:12
sevgili hocam ülkemizde devlette çalışan doktorlar memurlaştırılarak,özelde çalışanlarda patronların baskısıyla çalıştıklarından hergün bir tıbbı rezalet yaşanmaktadır.bu olaylardan bir tanesi demokraik ülkelerde yaşansa sağlık bakanı on defa istifa ederdi.
People
0
3) SB (uzman doktor)
24.01.2013 09:30:06
tamam memurlaşalım 8 de gelir 5 de gider telefonumu kapatır, rahat rahat uyurum.
People
0
4) kemal kartal (danışman)
24.01.2013 07:40:42
Hekimler memurlaşmayı kendisi istiyor. Sağlık Bakanlığı idari yapılanmasına bakın ve görün. Bakan müsteşar, genel müdür, daire başkanları, il müdürü, ilçe müdürü vs vs doktordan başka herşey var herkes yönetici ve bu durum çok itici
People
0
5) Ergün Turan (Anestezi uzmanı)
23.01.2013 15:44:22
Doktorluk büro memurluğu gibi zorla yaptırılacak bir iş değildir.Zorla namaz olmayacağı gibi.Kılarım ama okumam mantığını sağlık bakanının bilmesi lazım.Defansif tıp gün geçtikçe artacak
People
0
6) Dr.Cevdett (cerrah)
23.01.2013 14:26:06
Sevgili hocam, şu andaki hakim irade biz hekimleri memur olarak görmek istiyor.Hatırlanacağı üzere muayenehanelerin kapatılması esnasında şu an en tepedeki amirimiz ''hekimim memurdan,mühendisten ne farkı var, o zaman onlarda muayenehane açsın'' demişti.Fakat 10 yıldız özlük haklarımızda hiçbir iyileştirme yapılmamış,sıradan memur anlayışıyla bize yaklaşılmıştır. Geçen hafta vekillerimiz ve gazetecilerimiz için YIPRANMA PAYI mecliste kabul edilirken meclisteki onca hekim vekilin aklına bizede böyle bir iyileştirme düşünülmemiştir.Önemli olan hakim iradenin bizi ne olarak gördüğü değil,bizim kendimizi ne olarak gördüğümüz önemlidir.İktidarlar gelir geçer, ama hekimlik kıyamete kadar itibarlı bir meslek olarak kalacaktır.
People
0
7) Yusuf BOZ (AİLE HEKİMİ)
23.01.2013 09:23:08
Doktorlar robotlaştırılmış, duygusuzluğa itilmiş, bira maaş döner verirsen herişi yaptırırım mantığıyla çalıştırılmak istenmiş, gelen hastasının vatandaş olarak hakkı varken doktorun öyle bir hakkı hiç olmamış. Hasta doktorunu beğenmeyip 3 ayda bir değiştirebilme serbestisine sahipken hekimin hastayı reddetme gibi bi bir hakkı olmamış. Hasta hakaret etmişsede hizmet etmesi beklenmiş. Hasta kendine verilen gazla kendisini yıllarını vermiş profesörün üstünde görmüş. Medya yönetim buna çanak tutumuş. Sağlıksız bir sağlık personelinden topluma hizmet etmesini sağlıklı toplum için çalışmalarını istemişler. Sağlık personelinin itibarı artıtrılmazsa sağlıklı bir toplum olmasını beklemek beyhude bir bekleyişin başlangıcı olacaktır. Her devlet memurunun yerine diğer birimde çalışan bir memur kısa acemilikten sonra işleri yapar hale gelir. Duruma göre bu belki bir ay gibi acemilik dönemi olabilir. Ama doktor yerine bakabilecek başka bir memur mutlaka doktor olmak zorundadır. Doktor yıllarca toplumun elit kesiminden saygı gösterilen, minnettarlık duyulan kesim olmuştur. Bu söylediklerimde çok çalışarak , mesleğini en iyi şekilde yapmak için kendini yenileyerek, alınacak üçret hep ikinci planda kalarak olmuştur. Ama şimdi toplum gözünde hekim değeri düşürülmüş, yılların birikmiş intikamı toplum tarafından alınmaya kalkmıştır.Bizler yönetenlerinde çocukları sağlıkcı olursa bizi ancak o zaman anlarlar.
People
0
8) mehmet mermer (uzman)
21.01.2013 22:55:23
Hekimler memur olabilir fakat HEKİMLİK MESLEĞİ hiçbir zaman emirle yapılamaz. Nasılki yazarlık ressamlık öğretmenlik gibi.
People
1
9) dr.murat (uzm.dr)
21.01.2013 15:51:53
Devlet hekimi zorla çalıştırabilir,nöbet tuturup icap yaptırabilir,döner vermeyebilir.Üç kuruşa çalıştırabilir ama yapamayacaklarıda var hastayı zorla sahiplendiremez hastalara zorla şevkatli yaklaştıramaz.İsteyerek bakmamızı sağlayamaz, salla başı al döneri yapmamızı engelleyemez.Kısacası işi yaptırır ama zorla iyi yaptıramaz..Bizim işimizin güzel tarafıda burda.
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
Tarih Etkinlik Kategori Yer
28/08-29/08 Çocuklarda Motilite Bozuklukları Sempozyumu ÇOCUK... İSTA
27/08-31/08 20. Ulusal Anatomi Kongresi ANATOMİ İSTA
05/09-08/09 6. DOD Dermatoloji Gündemi DERMATOLOJİ SAKA
12/09-13/09 SCAI Menata Mentor Course-SCAI 2019 KALP VE... İSTA
14/09-14/09 7. Multidisipliner Nöroendokrin Tümör Sempozyumu NÖROLOJİ ANKA
11/09-14/09 World Congress of Perinatal Medicine KADIN... İSTA
12/09-15/09 10. Ulusal Haseki Tıp Kongresi ve 9. Haseki Hemşirelik Sempozyumu HEMŞİRELİ... SAKA