YAZARLAR

Tüm Yazarlar

İmam-Hatipli Tıbbiyeliler İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

10.09.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Aslında çoktandır, bu hususta birtakım gerçekleri, okurlarımla paylaşmak istiyordum. Fakat malum ahval ve şeraitin de, buna müsait olmadığını düşünüyordum. Lakin siyasi mülahazalar, sekiz yıllık kesintisiz eğitim, 4+4+4 düzenlemeleri ve bu konu mihraklı tartışmalar, kasıtlı-kasıtsız, bilinçli ya da bilinçsiz olarak o kadar çok farklı kulvarlara taşındı ki, içimi kemiren çok önemli bir hakikati, daha fazla geciktirmeden, tarihe not düşmek ve haklının hakkını tevdi etmek adına,   burada ifade, belki de ifşa(!) etmek istiyorum.

 

Meslek lisesi mezunlarının, dolayısı ile imam-hatiplilerin üniversitelere kabulü hususundaki düşünce ve tartışmalar, 1970 yılında hararetlenmiş, çok sancılı ve dalgalanmalar gösteren dönemler geçirmiştir. Önceki yıllarda, ODTÜ hariç hiçbir üniversite, imam-hatip kökenli öğrencileri, üniversite giriş imtihanlarında çok yüksek puan almış olsalar bile, kabul etmiyordu. Yanılmıyorsam ODTÜ, ayrı imtihan yaptığı ve herhangi bir kısıtlama koymadığı için bir yasak söz konusu değildi.  Diğer üniversitelere girmek isteyen imam-hatip lisesi mezunları, çok meşakkatli yollardan geçip, zorlukları aşıp, dışarıdan normal lise bitirme sınavlarına da girerek, fark dersleri verip üniversite giriş sınavlarında başarılı puan alabilirlerse, tercih ettikleri fakültelere girebiliyorlardı.

 

İlk olarak 1972 yılında, diğer üniversitelerden farklı bir statüye sahip olan Atatürk Üniversitesinin o zamanki rektörü, merhum Prof. Dr. Kemal Bıyıkoğlu, bu haksızlığı ve kendi ifadesi ile zulmü, çeşitli mahfillerde gündeme getirmesi ve bu konu sebebi ile de çok menfi tepki alması, milletin bağrında için için yanan bu ateşi alevlendirmiş ve infiale sebebiyet vermişti. Üniversite senatosunda çok hararetli ve çetin müzakerelerden sonra, rahmetli Rektör Prof. Dr. Bıyıkoğlu, birkaç fedakâr öğretim üyesinin desteği ile cesur bir karar alarak, Atatürk Üniversitesinin kapılarını üniversite giriş sınavlarında başarılı olan imam-hatiplilere ve dolayısı ile tüm meslek lisesi mezunlarına açmış, mazlumların gönlünde müstesna bir taht kurmuş, dualarını almış ve bu müebbet kıyamda bir yolculuk başlatmıştı. Daha sonraki yıllarda diğer üniversiteler de, aynı minval üzere rasyonel kararlar alarak bu haksızlığa son vermiş ve gençlerimizin önünü açmışlardı. Hiçbir problem yaşanmazken, yıllar sonra bu durum, malum kafaların malum fikirlerinin malum emelleri doğrultusunda gelişen ve geliştirilen hadiseler sonucu tekrar eski mecrasına itilmiştir.

Şimdi geriye dönüp baktığımda,  bazı gözlemlerimin sonucu olarak, zihnimde beliren birtakım hakikatlerin paylaşılmasının elzem olduğuna inanıyorum.

 

Kırk yılı aşan tıbbiyeliliğim süresince, bütün öğrencilerle birlikte, diğer meslek lisesi çıkışlı ve imam-hatip lisesi menşeli tıbbiyelileri de çok yakinen, hatta bazen, ailelerine varıncaya kadar, tanımaya çalıştım. Zira bütün öğrencilerime de, kürsü dersleri bir yana, klinik pratik, ders, seminer, toplantı ve stajlarında, eğitim ve öğretimde önemli bir faktör olduğu düşüncesi ile özellikle ismiyle hitap etmeye özen gösterdim. Bu husus, gerek öğrencim olmuş meslektaşlarım ve gerekse üniversitedeki diğer öğretim üyeleri tarafından çok iyi bilinmektedir.

 

Tıp fakültesindeki, imam-hatipli gerek kız ve gerekse erkek öğrencilerimizin, paramedikal ve sosyal alanlardaki müspet faaliyetleri yanında, eğitim ve öğretimleri süresince, sayıları az olsa da, genellikle bütün sınıflarda, hemen hemen dereceye girecek düzeyde başarılı oldukları gözden kaçmıyordu. Başarısız olanını, hafızam beni yanıltmıyorsa, hatırlamıyorum. Aynı durum, diğer fakülteler için de, üç aşağı beş yukarı söz konusu idi.

 

Daha önceleri öğrencim, şimdi ise takdir ettiğim meslektaşım veya öğretim üyesi arkadaşım olan birçok imam-hatipli tıbbiyeli tanıyorum. Normal lise, fen lisesi, Anadolu lisesi, özel lise ve diğer meslek lisesi çıkışlı tıbbiyeliler gibi, bunların içerisinde de çok başarılı olan, sahalarında ünleri ülke sınırlarını aşmış, TÜBİTAK ödülü dâhil, gerek ulusal ve gerekse uluslararası düzeyde ödüller kazanmış, birçok alanda mücehhez ve münevver ilim adamları var. Bu meslektaşlarımızın da, her sahada, ülkemiz için bir kazanım olduğu inancındayım. Zira unutulmamalıdır ki, sadece ve sadece kendi mesleğinden anlayanlar, kendi mesleğini de çok iyi anlayamazlar! Hem san’at ve hem de sonsuz bir ilim olan tıp ve hekimlik de, bunların en başında gelir.

 

Aklın, izanın, irfanın, insafın, vicdanın, hak ve hukukun asla kabul etmeyeceği, çocukların bile inanmayacağı gerekçelerle getirilen engellemelerin adaletin terazisinden ve süzgecinden geçirilip, evirilip-çevirilip müfredatları kasıtlı olarak zayıflatılan, halkımızın hiçbir karşılık beklemeden varını yoğunu bağışlayıp sahip çıktığı bu ilim ve irfan yuvalarının önlerinin bir daha kapatılmamak üzere mutlaka açılması gerekmektedir. Bu hususta sorumlu olanların gerekli adımları atmamaları, onları tarihin acımasız mahkemesinde ve toplumun vicdanında mahkûm edecektir.

Bir yeni rubaimizle, bu konuyu bağlayalım.

 

İLİKLERİMDE NEFES

Elif gibi kıyamda, secdede mim misali,

Mütefekkir vav oldum, gözyaşımda hayali,

Her zerrem hıçkırıkla, hep ismini zikr eder,

İliklerimde nefes, mesken tutmuş hilali.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
6
1) Ensar (Mühendis)
14.09.2012 14:03:59
Babamın bir imam-hatip lisesi öğretmeni olması sebebiyle, konu dikkatimi çekti. Şunu belirtmek isterim ki imam-hatip öğrencisinin önüne puan barajı vs. koyarak öğrenim hakkını elinden almak büyük bir haksızlıktır. 15 sene önceki imam-hatipli ile son zamanlardaki imam-hatipli öğrenci arasında büyük bir kalite farkı ortaya çıktı. Öğrencinin temel bilimlerin yanında ekstra bilgi donanımının olması mantıken takdir edilmesi gereken bir faktörken, bunu tersine işleten bir sisteme sahip olmak utanç vericiydi. hak yerni buldu geç de olsa, nihayet...
People
0
2) UzDrO Abdülkadir (Doktor)
12.09.2012 03:58:08
Ayrım falan yok, sadece mazlum ezimiş bir vatan evlatları zümresinin duyulmayan, duyulmak istenmeyen sesini muhterem hocamız duyurmuş, lütfen insaflı ol.Korkma maneviyattan, Allah korkusundan ne vatana ne millete zarar gelmez fayda gelir. Ha eğer vatan millet aleyhine çalışan gizli karanlık fırkaların zihniyetinde isen ve kendini saklıyorsan ne diyeyim, Allah ıslah etsin. Hem doktor hem adam(adil ve insaflı demek) olmamız lazım diye düşünüyorum
People
0
3) mak (tıp öğrencisi)
11.09.2012 17:49:13
bende imam hatipte hazırlık okudum sonra şartların namüsaitliğinden düz liseye geçtim ve şu an tıp fakültesindeyim bende kendimi imam hatipli addediyorum bu mesleği hakkıyla icra edenler imanlı kimselerdir işte imam hatip bunu veriyor insana vicdani sorumluluk yüklüyor zira vicdani hassasiyeti olmayandan birşey beklenilmez
People
2
4) CEMİL C. ERTUĞ (DOKTOR)
11.09.2012 16:15:48
SN YAZARDAN ESKİYİM CERRAHPAŞA 69. 10 SENEM AVRUPADA GEÇTİ. TIBBIYEDEN HERŞEY ÇIKAR, ARAS SIRA DOKTOR MİSALİ,AVRUPA-ALMANYA DA SAĞLIK VE EĞİTİM SİSTEMİN ARAŞTIRDIM ÜZÜLEREK İFADE EDEYİM , BİLGİ SAHİBİYİM.YOK BÖYLE BİR ŞEY. ÇOC UK, ÖNCE MESELE , REALSCHULE YE GİDECEK , FARK İMTİHANINA GİRİP GYMNASIUM MEZUNU OLACAK, SONRADA PUAN HESABINA GÖRE TIP,MÜH,ECZ,DİŞÇİLİK OKUYACAK.YOK ÖYLE ŞEY, BÖYLE BİR EĞİTİM YOK. ÖNCE DİN EĞİTİMİ, SONRA MESLEK EĞİTİMİ.
People
0
5) S.Tarık Salt (Firma Sahibi (Mühendis))
11.09.2012 15:34:17
Oğlumun seçeceği mesleği araştırırken rastladığım bu güzel yazı bana Bilim adamlarını Dünya Yuvarlaktır dediği için yakan Batı Taassubunu hatırlattı. Bir insan hayatının 3-4 yılını da hem eğitim hem de dinini öğrenmke için ayrımış ise bunu kesin bir SINIFLAMAYA SOKAN yakıcı gericilere yazıklar olsun. Hocam elinize ve kaleminize sağlık.
People
0
6) baran ince (hekim)
11.09.2012 10:49:05
bir bu eksikdisize ne kardeşim adamın hangi liseyi bitiridiğinden,siz ona insan gözü ile bakınn.yakında inançlarına görede hekimler kategorilenirse şaşırmayın.zaten bu zaman kayrılanlar arasında allaha daha yakın olanlar öndee.
People
0
7) hbasri (dr)
10.09.2012 11:47:57
şimdide başımıza imamhatipli doktor ve imamhatipli olmayan doktor ayrımı çıktı ,gerçi bundan ne çıkacağıda meçhul değil ,bu ayrımı yapanlara piyango çıkacak zaten bir çoğuna da çıkmıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer