YAZARLAR

Tüm Yazarlar

İşgüzar Başhekimler! İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

07.10.2013, Pazartesi

Tüm Yazıları

Gerçi günümüzde, hastane yöneticisi, CEO, genel sekreter ve bunun gibi bazıisimlerle anılmaktalarsa da, burada alışılagelmişolduğu üzere, hastane yönetimiyle şu ya da bu şekilde görevli olan veya kendini mesul ve yetkili hissedenler ile ilgili olarak “başhekim”tabirini kullanmayıtercih ediyorum.

 

Şüphesiz hastaya en iyi şekilde koruyucu hekimlik ve tedavi hizmetinin sunulması, biz hekimlerin asli görevidir. Bu hususta hiçbir kanuni zorlama da, hekimliğin vicdani kanunlarının önüne geçemez ve geçmemelidir. Modern tıbbın ışığında, vicdani ve özgür kararlarımızın doğrultusunda hareket etmek en tabii hakkımızdır.

 

Hâl böyle iken, başhekimlik ya da muadili göreve tayin edilen hekim meslektaşlarımızdan  (gerçi, bu görevlere mantığınıhâlâçözemediğim bir şekilde, hekim olmayanlar da atanıyormuşya...) bir türlü“KENDİOLABİLME”erdemine sahip olmayıbir şekilde beceremeyen bazılarının, sağlık kurumlarında kraldan çok daha kralcırolüne bürünerek, “Ali Kıran BaşKesen”havasına girerek, meslektaşlarımıza eziyet, cefa ve tahakküm etmekten ileri derecede sadist ve malign bir haz aldıklarıhaberlerini duymaktayız.

 

Yukarıya hoşgörünmek, siyasi istikbalini parlatabilmek ve koltuğunu kaybetmemek uğruna, üstündekilere  (âmirlerine) ceketinin üçdüğmesini on üçkez ilikleyerek temenna ve ihtiramlarınıarz ederken(!), gerek ettiği yemine ve gerekse uymasışart olan deontolojik kurallarıyok sayarak, mahiyetindeki meslektaşlarına kan kusturmaktadırlar.

 

“Aman beni kimse şikâyet etmesin.”korkusu ile kurum içerisindeki en ufak bir hadiseyi, sözüm ona ciddiye alarak, abartıp, “incelemedir, soruşturmadır, yok tahkikattır”sopasınıgöstererek terör estirmekte ve hekimlerin enselerinde boza pişirmektedirler. Daha düne kadar, “Abla, Ağabey, Hocam”diye hitap ettiği büyüklerini veya mesleki kıdemlilerini dahi, sekreteri vasıtasıile odasına çağırtıp, kapısında saatlerce bekleterek huzuruna(!) almakta ve utanmadan pervasızca hakaret edebilmektedir. Bu nedenle mesleklerini, nefret duyarak terk eden ve hatta bütün bunlarıgururuna yedirmeyip intiharıseçen hekimlerin olduğunu basın organlarından esefle öğrenmekteyiz.

 

Çok basit ve sık karşılaşılan bir örnek verecek olursak, “Acil departmanına kim gelirse gelsin, ister acil olsun ister olmasın, mutlaka gereği yapılmalıdır.”şeklinde, ne akla ne tıbba, ne de iz’ana sığmayan emirlerle, hem kader kurbanı(!) acil hekimlerini hem acil departmanınıve hem de hakikatte acil bir hastalığıve acil müdahaleyi gerektirecek bir problemi olan hastalarımağdur etmekte, kaosun içine itmekte ve sıkıntıya sokmaktadırlar.

 

Lüzumsuz ambulans talepleri, art niyetli kişilerin ve hekim düşmanısapıkların sapkınlıklarınıciddiye alma ve cezasız bırakma alışkanlığıdevam ettiği müddetçe, bu “Acil Kamburu”ve “Hekime Şiddet Uygulama Modası(!)”hep sırtımızda bir ucube ve ayağımızda cerahat yapmışbir diken olarak kalacaktır. 

 

Yeri gelmişken, lüzumsuz ambulans taleplerinin zapt’ırabt altına almanın yolunun, Dünya Sağlık Örgütünün belirlediği acil hastalıklar dışında, herhangi bir sebeple ambulans taleplerinin ve her türlügiderlerinin hastaya fatura edilmesi ve hiçbir şekilde karşılanmamasıkuralınıgetirmekten geçtiğini de ifade etmek isterim.

 

“Acilin avantajlarınıkullanmak”suretiyle şark kurnazlığınıgöstererek(!), akşam dükkânını(!) kapatıp, sallana sallana bazen de ambulans talep ederek, yirmi yıldan beri muzdarip olduğu bel ağrısıiçin acile müracaat edip, ortalığıbirbirine katan ve bu densizin densizliğini ve edepsizliğini, emir, tavır ve davranışlarıile besleyen ve hatta teşvik eden bazı“başhekim”diyemeyeceğim amma, bir kısım yönetici(!) pozisyonundakilerin bizatihi, kendilerinin acile müracaatlarının gerektiği kanaatindeyim(!).

 

Ne dersiniz, ârûz ile yazılmışbir rubâîpaylaşalım mı?

 

BEN DEĞİ

(Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün)

Âh eden bülbül değil hiçGül değil Gülşen değil.

Ben miyim bilmem ki Sen, Şems’u Kamer rûşen değil.

Her güzellik Sen’de bulmuşkendini,  mağrûr, lâtîf,

Ben’de ben “BEN”görmedim, her gördüğüm “SEN”, Ben değil.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Frankie Bellevan (Tıp Doktoru)
31.10.2013 01:17:50
akp devrinin başhekimleri:

önce(before) "rıza-i siyasi" için "umre."
sonra(after) konuyla ilgili milletvekiline yengeç yengeç yaklaşma ve "yaltaklanma."
daha sonra da(more after) gelsin "başhekimlik."

ve elbette,içinde bulundukları(hevesli,istekli) bu "aşağılık kompleksini" telafi edebilmek için,"onurlu ve dik duran" hekimlere karşı değerli hocamızın ifade buyurduğu gibi "ali kıran baş kesen" tavrı takınma durumları ile yalan ve iftiralarla bezenmiş soruşturmalarla kimi zaman sinsice kimi zaman da açık bir şekilde yıldırma ve sindirme faaliyetleri.

People
1
2) Dr.Adnan Özpek (Genel Cerrah)
25.10.2013 15:53:34
Sayın Hocam,
Güzel yazınız için teşekkür ederim, saygılarımla.
People
0
3) veli nar (dr, uzman)
23.10.2013 20:50:53
Kriptik tonsillite bağlı ateşi olan genç bir hasta için mesai dışı 112 aranır.

Hasta ve yakınlarına 112 cevap verir. Hekimden talep edilen, bizi hastaneye taşıyınız olur.

Aile içi kavga sonucu konversif atağı olanlar için de yine 112 aranır. Aynı taleple...

Nöbetçi hekim arkadaş 112 ACİL AMBULANSLA sizi hastaneye transfer etmek zorunda değilim der. Ama nafile hasta yakınları çoktan sağlık müdürlüğünü aramışlardır. Sağlık müdürünün/ idarecilerin cevabı malum....

Soruyorum bu israf değil mi?

Ambulanslarımız hava gazı ile veya su ile mi çalışıyor?

Yoksa Sağlık çalışanlarımız çok oldukları ve hep boş boş oturdukları için mi bunlar yapılıyor!...
People
0
4) Mücahit Altuntaş (iç hastalıkları uzmanı)
22.10.2013 11:02:39

Yaşananlardan büyük bir ahlaki çöküntü içinde olduğumuz bu süreç nasıl giderilebilir ?

Tek tek insanların kişisel ahlakı restore etmek mümkün olmadığına göre artık konuşmamız gereken " sistemin insana ve çalışanlara yaklaşımının ahlakıdır".

Bu ahlak ancak çoklu denetim , hesap verme , şeffaflık gibi ucu demokratik insan ve topluma giden bir siyaset yada modelleme içermek zorundadır.

Peki bu toplum demokratik tutum ve çoklu denetlemeye nasıl evrilecek ?

Duyarlılık , insnaın kendini ifade ettiği toplulukları gözetmek ,daha büyüğü seçim barajındaki seçmenin kendini ifade etmesine olanak veren temsil gücünü sağlamak.Amaç Parti yönetiminde lider sultasına son vermek olmalı.

Yağdancılağa , yozlaşmaya , fırsatçılığa geçit vermemenin bazı kavramları bunlar olabilir.

Yani sizin başlığınız "İşgüzar Başhekimler!" beslendiği , bu ahlak düzeyini sürdürebildikleri vasatı iyi tanımlamak gerekiyor.


Ahlak mevcut yaşanmışlık ve tüm olan bitene rağmen kendi ahlaksızlığından ders almıyor.Daha büyük ahlaksızlık tutumları sergiliyor.

Hocam artık buralara gelelim.Zira prensip sahibi olmak ,temel değerler ihtiyaçlar , etik ,ahlak vd epey bir örselenmi durumda.Saygılarımı sunuyorum.
People
0
5) vh (dr)
20.10.2013 00:56:10
Anlatılanlar bir tıp fakültesi hocasının yaptıklarını özetliyor.
People
0
6) narin (bir sürü soruşturma geçirmiş hekim)
15.10.2013 15:44:12
Çalışanların denetlenenmemesindense abartı denetimi daha iyidir. İdeal olan ikisi de değil ancak seçmek zorunda kalırsam 2. şıkkı seçerim.
People
0
7) ÖZGÜR (DR)
10.10.2013 10:23:45
hocam elinize sağlık güzel bir yazı...aciller içler acıısı...yazık biz çalışanlara
People
0
8) MESUT BAYRAKTAR (KADIN DOĞUM UZMANI)
09.10.2013 14:03:44
İMZAMI KOYARIM, BU YAZILANLARA.
People
0
9) ferh ats (doktor)
08.10.2013 16:19:09
başhekimler ve acil servisler konusundaki yorumlara tamamen katılıyor olmakla beraber.. hekimlerin yeri geldiğinde hizzaya getirilmesine ise tamamen katılıyorum.. özellikle para göz ve işgüzar, vicdansız hekimlerin ağzının payı verilmeli
People
0
10) emret bakanım (Dr)
07.10.2013 23:06:32
Mizantropik bir psikoloji ile yazılmış, başhekimler, yöneticiler, hastalar düz gitmişiniz.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer