YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Rektör Kim Olmalı, Kim Olmamalı? İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

12.12.2016, Pazartesi

Tüm Yazıları

Bir türlü rayına oturtulamayan üniversitelerde “rektörlük seçimleri”, son değişiklikle de “rektör atamaları” hususundaki düzenlemeler kafalarda karışıklığa sebebiyet vermektedir. Her nedense, bir sistemi alıp kendimize özgü bazı gerekli modifikasyonlarla ülkemizde uygulama alışkanlığımız olmadığından, akşamdan sabaha, fikirlerimizde ve kararlarımızda değişiklikler olmaktadır. Son düzenlemelerle rektörlerin artık, isteklilerin Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’na müracaatı ve  YÖK’ün aday adayları hakkında öğrenciler, mülki amirler, sivil toplum kuruluşları ve bazı ileri gelenlerle görüşüp, belirleyeceği adayları Cumhurbaşkanına teklif ederek atama usulü ile tayin  edileceği belirtilmektedir. Üniversitelerindeki yardımcı doçent, doçent ve profesörlerin görüşlerine itibar etmeyen sistem, kurtuluşu öğrenciler ve ilgisi olmayan mecraların düşüncelerinde aramaktadır. 

Hiç şüphesiz siyasi otorite, istediği düzenlemeyi yapmada serbest olmalıdır. Hatta bu hakkıdır da... Aklıma gelmişken, “Yüksek Öğretim Bakanlığı” fikrini de burada ifade etmek isterim. Lakin rektör atamalarında, kesinlikle bazı kriterler belirlenmeli ve bunlardan asla taviz verilmemelidir. Ülkemizin rektör belirlemede “olmazsa olmaz” şartları bir yana, ilmi kriterleri de standart hâle getirmesi gerekir. Bu hususta birçok makale yazmış olsam da, (http://www.yuksekogretim.org/Port_Doc/YOD_2014002/YOD_2014002002.pdf) konunun güncelliğine ve ehemmiyetine binaen tekrar dile getirmek istiyorum. 

Rektörlüğe atama, daha rasyonel ve bilimsel esaslara dayandırılmalıdır. Akademik kuruluşlarınn yönetimini elinde bulunduran insanların, idaresi altındaki bilim adamlarını yönlendirmesi ve teşvik etmesi gereklidir. Bilim ve bilimsellikten bihaber idarecilerin, maiyetlerindeki bilim insanlarına örnek olmaları da beklenemez. Bu nedenlerle, bu tür atamalar için de bazı ilmi özellikler dikkate alınmalıdır.

Rektörlerin, “Web of Science” ve SCI kapsamlı ya da sosyal bilimlerde eşdeğer ulusal ve uluslararası düzeydeki yayınları “H” indeksi belirli bir değerini sağlayacak düzeyde dergi ve kitaplarda atıf almış ve bir yabancı dilde kusursuz konuşup yazabilen profesörler arasından seçilmesi gerekir. 

Özellikle atamalarda, seçilecek adayların, en az bir yabancı dili çok iyi derecede bilmesine, akademik okuryazarlığına ve birçok sahada irticalen konferans verebilecek düzeyde olmasına dikkat edilmelidir. Aksi bir durum, hem temsil ettiği üniversite için hem de ülkemiz adına onur kırıcı ve zedeleyici olur. 

Dergi ve kitaplarda asgari 40 kez atıf alma ve sağlık ve fen bilimleri için “H” indeksinin en az 8 olması şartları, kesinlikle aranmalıdır. Rektör adaylarının tespitinde, “Web of Science”, SCI veya sosyal bilimler için eşdeğer kütüklerde yer alan, en az on ulusal ve uluslararası yayını olan profesörler dikkate alınmalıdır. Bu rakamsal standardın bulunamadığı durumlarda, buna en yakın olan profesörler arasından seçim yapılmalıdır. Zira yabancı dil bilmeyen, bilimsel araştırma  ve makalelerden bihaber, yayımlanan bir makalenin ve atıf almanın haz ve heyecanını tatmamış bir idarecinin, ilmi kurul ve kurumlarda liderlik yapabilmesi, yapılan araştırma ve yayınları takdir ve teşvik etmesi beklenemez. 

“Makale”den bahsetmişken, Ebubekir Razi Eyvani’nin (865-922), “Bir kantar ilim, bir okka edebe muhtaçtır.” vecizesini unutmadan, “Makale Pazarları”na(!) da dikkat etmek gerekir.

Tabii ki, rektör adaylarının ayrıca, giyinmesini, oturup kalkmasını, traş olmasını, kravat bağlamasını ve takmasını, tırnaklarını kesmesini, düzgün konuşmasını, okuyup yazmasını ve adab-ı muaşeret kaidelerini de bilmesi gerek!.. 

Daha anlaşılır olması için özetlemek gerekirse; “bilim insanı” olmayan, bir yabancı dili ana dili gibi bilmeyen,  kendi alanı dışında, birçok sahada irticalen bir konferans veremeyen, uluslararası ilmi tanınırlığı ve bilimsel hüviyeti olmayan, hocasından, anasından  ve babasından başkasının önünde eğilen ve el öpen, yağcı, dalkavuk, düzenbaz, intihalci, yalaka, vatan haini, mandacı, düşmana uşaklık yapan, milletine ve tarihine küfreden, onur, şahsiyet ve şeref yoksunu, ASLA REKTÖR DEĞİL, ADAYI DAHİ OLMAMALIDIR!

İşte rubâîmiz. (Nefes; İsmail Hakkı AYDIN, Bircis, Eser Matbaası, 2010)

BİRCİS

İlahi ikram Bircis, neslimin kutsal suyu,

Izdırabı Yakup’un, Yusuf’a Rayyan kuyu,

Efnan bakışlarında, Ahmedi yakarışlar, 

Münevver şafakları yak, terennümle Hu’yu

 

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer