YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Sözüm Cerrahlara! İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

07.09.2015, Pazartesi

Tüm Yazıları

Her ne kadar bu makaleme “Sözüm Cerrahlara!” ad olmuşsa da, yine de tüm hekim meslektaşlarımın bu yazıyı dikkate alarak okumaları ve ona göre hareket etmeleri gerektiği inancındayım. Zira, suyun akışı, meslektaşlarımızı ve aklıselim sahibi insanları hayrete düşüren bazı düzenlemeler ve uygulamalar böyle devam ederse (ki öyle görünüyor!), bir müddet sonra onur kırıcı ve aşağılayıcı bu husus muhtemelen diğer doktorları da kapsayacak şekilde süreceğe benzemektedir. 

 

Uzun bir süreden beri, beyin, omurilik ve sinir cerrahlarını (nöroşirürji uzmanlarını) çok yakından ilgilendiren, “Disk Hernisi Denetimi” kapsamında bir kontrol, denetim, inceleme ve sorgulama işlemi yürütülmektedir. Bir anlamda, bel fıtıklarında yapılan teşhis, tıbbi tedavi ve cerrahi girişimleri, gerek endikasyonları ve gerekse ameliyatları, yetkin olan veya olmayan birilerine sorgulatmakta, gereksiz ve uygunsuz olduklarına kanaat getirdikleri girişim ve yöntemleri reddetmekle birlikte, “Bir Nöroşirürji Kliniğini İdare Eder” ibaresinin yer aldığı ve altında Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Sosyal ve Yardım veya Sağlık Bakanlığının da imzası olan “Beyin, Omurilik ve Sinir Cerrahı Diploması”na sahip meslektaşlarımızı incitmekte, bazen de daha ağır inceleme ve tahkikatlara maruz bırakmaktadır. 

 

Her meslek grubu içerisinde hatalı, hatta kasıtlı ve  art niyetli kişilerin olabileceği düşüncesinden hareketle, “iğne-çuvaldız” münasebeti çerçevesinde, beyin  cerrahı meslektaşlarımın dikkatini çekmek istiyorum. 

 

Hiçbir nöroşirürjiyenin kötü niyetle endikasyon ve cerrahi müdahalede bulunamayacağını umut ve temenni ederek, çok daha dikkatli davranmalarını, hastalarını kendilerinin en yakını olarak görmelerini ve tedavi planlarını ona göre yapmalarını öneriyorum. Zira gidişat, hiç de iç açıcı gözükmemektedir.

 

Nitekim, bunun sadece bel fıtıklarına münhasır kalmayacağı, diğer girişimler için de uygulamaya konulacağının kokularını almaktayım. En basitinden, endikasyon ve kullanılacak spinal stabilizasyon sistemlerinin ve diğer nöroşirürjikal malzemelerin seçimi hususunda, bilerek ya da bilmeyerek, çeşitli mülahazalarla bazı meslektaşlarımızın ilmi-tıbbi kriterler dışına çıkarak hareket etmeleri, gerekliliği tartışılır ve su götürür alet ve edevatın tıbbi ve cerrahi girişim esnasında sarf edilmesi veya uygulanması, akıllarda karışıklığa sebebiyet vermektedir. 

 

Bunun doğal sonucu olarak da, sadece beyin cerrahisinde değil, ameliyat malzemesi ve protez kullanımının söz konusu olduğu diğer cerrahi branşlarda  ve sarf malzemelerinin yoğun olarak kullanıldığı kliniklerde de, maalesef “Bel Fıtıkları Denetimi!”ne benzer, rahatsız edici ve onur kırıcı uygulamalara maruz kalmak kaçınılmaz olacaktır. 

 

Hatta hâlen çok ciddi boyutlarda olmasa da, biraz daha ileri giderek, bu tür denetim, inceleme ve soruşturmaların, tüm tıbbi branşları kapsayacağı, istenen tahlilden teşhis yöntemine, hastanede yatış süresinden kullanılan ilacın cinsine ve dozuna kadar uzanabileceğini ve hiç düşmanları yokmuş gibi, meslektaşlarımızın bundan da  zarar görecekleri endişesini taşıyorum. 

 

Bir bakarsın, beyin cerrahı kalp cerrahında, kalp cerrahı ürologda, jinekolog kardiyologda, oftalmolog ortopedistte kusur bulmak ile görevlendirilmiş... Doktor olmayanların görevlendirilmediğine şükredersin!

 

Bütün bu düşüncelerle, içlerindeki kini kusmak adına, pusuda fırsat kollayan hasis ve kıskanç kişilere de fırsat vermemek için bütün meslektaşlarımın çok daha dikkatli ve çok daha duyarlı olmalarını, tıbbi ve ilmi kriterlerden ayrılmamalarını temenni ederek, bir yeni rubaimizi paylaşalım.

 

 

KİM BU HİCRAN? 

Nabzında binbir isyan, zikrin, cezben aheste,

Gergef gergef işlenmiş, udundan hüzzam beste,

Nakkaş maharetiyle, mısralarda müzeyyen,

Kim bu Hicran, müstetir, dilinde her nefeste?

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Jane Doe (Dr)
18.09.2015 09:51:13
Burada ne yaptığın değil sana ne yapmak istedikleri önemli. Devlet doktoru bitirmeyi kafaya koymuş ve bir insana çamur atmak en kolay şey.
People
0
2) heybet semur (dr)
12.09.2015 20:47:14
sayın hocam bahsettiğiniz konu bakanlığımız sağlık hizmetleri genel müdürlüğü tarafında her bıranştan birer hastalık ve tedavisi ile alakalı tüm ülkemizin devlet hastanelerinde geriye doğru yapılan bir araştırma idi.hasta demografik bilgiler,tanı, tanıya yardımcı muayene bulguları,laboratuvar,görüntüleme,yapılan tedavi vb kırka yakın soru içeren bir çalışma idi.bunu yapmanın hiçbir zararı yok kanımca.biz hekimler neden yaptığımız işin sorgulan masından rahatsız olalımki.neticede yaptığımız bir suç değil.bildiğimiz öğrendiğimiz gördüğümüz ne ise onu hastalarımıza uyguladık.bunu takip etmek maliyet tıbbi yöntem ve doğruluk hekim davranışı gibi konularda bakanlığın ve sgk nın bilgi sahibi olmasının çok faydası vardır.bir hastane yöneticisi olarak bir varis ameliyatını 50-100 tl maliyetle tedavi eden varken 5000 tl ye de mal edenler vardır.herkesin yaptığı sorgulana bilmeli ölçüle bilmeli ve hesap verilebilir olmalıdır.
People
0
3) Nazır ÇOBAN (DR)
11.09.2015 17:00:51
Bir hastanede idareci olarak, ameliyatlarda kullanılan malzemelerin ve miktarlarının ne derece uygun olup olmadığı konusunda kafamda soru işaretleri var. Aynı tanı ve operasyon olmasına rağmen farklı malzeme veya sayıda malzeme kullanıldığı, bu nedenle ameliyat faturasının normalin maliyetin iki katına çıktığı, aynı tanı ve operasyonda hekimlerin bir kısmı ekstra kullanılan malzemeyi tercih ederken diğerleri endikasyon olmadığını ifade ederek kullanmadığını tespit ettim.Yıllardır yapılan protez ameliyatlarının yanında son zamanlarda daha önce kullanılmayan fakat protez ameliyatı maliyetine yakın ekstra malzeme veya ilaç kullanıldığı,işin ilginç tarafı bunu bir hekim kullanırken diğer hekimler bunun gereksiz bir işlem olduğunu iddia ettiklerini gördüm. Aynı şekilde son dönemlerde Beyin cerrahide kullanılan aslında tedaviden veya operasyondan ziyade analjezi amacıyla kullanılan endoskopik işlemlerin maliyetlerinin nerede ise protez işlemleri kadar maliyete neden olduğu görülmektedir.Üstelik on-onbeş dakikada yapılan bu işlemleri bir hekim bir günde altı-yedi hastaya uygulamaktadır.Bunun sınırı .endikasyonu nedir? Bilmiyoruz. SGK bu tür uygulamaların altından nasıl kalkacak bunu merak ediyorum.Hülasa sağlıkta gerksiz,endikasyon dışı uygulamalar başta olmak üzere gereksiz tahlil ve tetkikler hat safhada .Bunun önü alınmasa ülkemiz dolayısıyla hepimiz bundan zarar göreceğiz.Burada görev herşeyden önce ülkesini seven hekimlere düşmektedir.
People
0
4) Dr.Cevdett (cerrah)
08.09.2015 10:26:37
İsmail hocam, bu bahsettiğiniz araştırma ''kolesistektomi'' ve ''histerektomi'' içinde yapılıyor. Ancak bu çalışmanın amacının ne olduğu çok net değil. Her iki alanda da rastgele seçilen ilgili branş hekimleri bakanlık tarafından bu çalışmayı yapmakla görevlendiriliyor.
People
0
5) AYHAN KARA (uzman doktor)
08.09.2015 08:58:56
gerçekten çok ince ve nazıkçe uyarı.ama maalesef Türkiyede her doktor poatnsiyel suçlu olduğu için özellikle beyin cerrahisi başta olmak üzere meslektaşlarımızın birbirini kötülediği ve en buyuk zararı meslektaşlarımızın bi,rbirine verdiği ortamda ,bu güzel paylaşım için teşekkürler
People
0
6) Ertekin Arasıl (Emekli Öğretim Üyesi)
07.09.2015 20:44:15


Tek cümle ile,Prof:Dr.İsmail Hakkı Aydın'nın düşünce ve ifadelerine aynen katıldığımı belirtmek istedim.Sevgi ve Saygılarımla.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer