YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Şu Tıp Kitaplarını Yeniden mi Yazsak! İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

27.06.2011, Pazartesi

Tüm Yazıları

Evet, Tıp kitapları… Yeniden mi yazılmalı acaba? Çünkü son yıllarda bazı meslektaşlarımın teşhisleri, tedavi ve cerrahi endikasyonları, ameliyat yöntemleri, semiyolojik ve semptomatolojik temellere dayalı anamnez, fizik muayene esaslı laboratuvar ve radyolojik tetkik, çeşit ve talepleri, klasik tıp kaynakları ve literatür ışığında mukayese edildiğinde, bir hayli anlaşılmaz, izahı güç farklılıklar göstermektedir! Hele hele genç, cesur ve gözü kara(!) meslektaşlarımın özellikle cerrahi endikasyonlarına, şu ya da bu vesile ile şahit olunca, şaşkınlığım ve hayretim kat kat artıyor!

 

Kırk yıldır içinde bulunduğum şu tıp mesleği ile ilgili olarak neredeyse, dünyanın gitmediğim ülkesi, görmediğim üniversitesi, hastanesi ve teknolojisi kalmadı. Ama, bazı hekimlerimizin tıbbi kararlarını anlamakta zorlanıyorum. Aklım, izanım, bilgim ve tecrübem tatmin olmakta kifayetsiz kalıyor!

 

Öğrendiklerim ve öğrettiklerim, piyasa(!) uygulamaları ile mukayese edildiğinde, hocalığımı da sorgulayarak, nerede yanlış yaptım, sualine de cevap bulamıyorum(!). Bu yanlış eğitim ve öğretimin(!) yegâne sorumlusu şahsen ben olmuş olsa idim, bu kadar endikasyon ve cerrahi uyumsuzluk, uygunsuzluk, istatistikî olarak mümkün olmayacaktı. Yok, bu hatadan hocaların çoğu sorumlu ise, biz hocaların öğrendikleri, okudukları, yazdıkları, gördükleri, yaptıkları, yaptırdıkları, öğrettikleri ve gösterdikleri her şeyin yanlış olması gerekirdi(!). Bu durumun neden ülkemizde, asla rekabet kabul etmez düzeyde bir  pervasızlık ve de insafsızlıkla, daha fazla temayüz ettiğini de anlamak mümkün değil… Acaba bu kitaplar, bu dergiler ülkemize gelirken ya da basılırken, gizli bir elin etkisi ile değişime mi uğruyorlar(!)?

 

Son dönemlerde çıkartılan kanun, yönetmelik, genelge, talimat ve bazı kendini bilmezlerin keyfi uygulamalarının, doktor düşmanlıklarının da rolü olabilir mi, diye de kafa patlatıyor, beynimde fırtınalar kopartıyorum... Yönetim, denetim ve işletim sisteminde bir patoloji olabilir mi? Ahlaki dejenerasyonun, şeref ve haysiyet değişikliklerinin, değer yargılarındaki anormal egoist ve materyalist hedeflerin etkisi olabilir mi, diye uykularım cehennemi fırtınalar, ağrılar ve sızılarla boğuşuyor, düşüncelerim metamorfotik ızdıraplar yaşıyor.

 

Kendisini, iradi ya da gayri iradi(!) bir trafik kazasında kaybettiğimiz, çocukluk arkadaşım, can dostum, aynı ülkü ve mefkûreyi paylaştığım kardeşim, sıra dışı vali, Merhum Recep Yazıcıoğlu’nun, “Bu ülkede eceli ile ölebilmek çok büyük şanstır.” ifadesi ile sanki kendi akıbetini görmüş gibiydi. Kendisini bir kez daha rahmetle anarken, bademcikleri, apandisiti, safra kesesi, dalağı, böbreği, intervertebral diski, nevüsü, lipomu alınmadan, orasına burasına bir çivi, bir vida, bir pil, bir şant, bir protez, bir rod, bir implant, bir stent, bir kafes vs. takılmadan terk-i dünya etmek, Hakk’ın rahmetine kavuşmak, toprakla ru-be-ru olmak, kefenlenip hayırlısıyla öteki dünyaya gitmek, mümkün olmayacak gibi gözüküyor(!).

 

Maşallah ameliyathanelerimiz harıl harıl çalışıyor, biz cerrahlar kan görmezsek çıldırıyoruz. Yirmi dört saat seri ameliyatlar yapmak, performansımızı-puanımızı arttırmak, fırsat buldukça da, bıçağımızı, bistürimizi daha da keskinleştirmek için, bileylemek (ya da bilemek) ile meşgulüz… Polikliniklerdeki hekimlerimiz muayene ettikleri değil, baktıkları insan sayısını arttırmak çabasında… Ha babam de babam, puanlarımız yükselsin gayretinde… Lüzumlu-lüzumsuz tahlil, diyagnostik talep, girişim, önü-arkası, gerekli gereksiz ilaçlarla dolu reçeteler ile haşır-neşiriz(!).

Her boynu ağrıyana boyun fıtığı teşhisi, her boyun fıtığına Allah ne verdiyse, diskektomi, yapay disk, vida, plak, takabildiğin kadar tak! Her beli ağrıyana, bel fıtığı teşhisi, her bel fıtığına ameliyat, rod, plif, yok vertebrektomi, yok asansör protez… Daha bilmem neler neler… Tak takabildiğin kadar!!! Oysa ki gerçekte, bel ağrılarının yaklaşık BİNDE BİRİ bel fıtığı ameliyatı gerektirir.

 

Bir yanlış var, ama nerede? Kitaplarda mı? Vicdanlarda mı? Hocalarda mı? Kanunlarda mı? Yöneticilerde mi? Anlayan beri gelsin.

Neyse, canınızı çok sıktım her halde… Herkesin, akıl, insaf, izan, irfan, bilgi, birikim, tecrübe ve duygu dünyası zenginliği çerçevesinde, nefis muhasebesini de dikkate alarak, kendince yorumlayıp, müşahhas ve müstesna anlamlar çıkartabileceği yeni bir rubaimiz ile “Nefes”lenelim.

 

İSTANBUL

Hazanımda olsa da, gel beni gülistan bul,

Duysan saba salamı, yine gel yaristan bul,

Aşklar, sevdalar sende, elem hüzün sır küpü,

Kutsal sena timsali, mazhar-ı gül İstanbul.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) rigor mortis (aile hekimi)
16.08.2011 13:33:38
herşeyi kendine göre iyi güzel özetlemişin ama sen bu işin neresindesin hocam.kendisini herşeyin üzerinde gören sanki nrş kendisi için icad edildi zanneden sayın profesör.
hocam diyorum çünkü yıllar önce sizin yetiştirdiğiniz bir öğrencinizim ve sizin bana zerre kadar bilgi katmadığınızı düşündüğümde sistemin neden sorgulanmaması gerektiğini gayet iyi anlayabiliyorum,sizde anlasanız iyi edersiniz.
People
0
2) mithat yağlı (doktor)
15.08.2011 01:55:30
Hocam ağzına ,eline koluna sağlık. yaşanan gerçekleri okadar güzel açıklamışsın anlayana sivri sinek saz anlmayana davul zurna vız.Ancak hekimler mezun olduktan sonra okulda aldıkları ile kalıyorlar tıptaki gelişmeleri takip edebilen hekim sayısı%10 geçmez. nasıl takip etsin her hocanın yoğurt yeme şekli farklı.hocam sizden 20 sene önceki aldığımız bilgilerle çalışıyoruz. buna bir çözüm gerekli.Hocam bana mezunuyit sonrası bir eğitim gösterebilirmisiniz.hal böyle olunca söyledikleriniz kaçınılmaz oluyor.Hocam size nasıl ulaşabilirim. Saygılarımla
People
0
3) garip hikaye (doktor)
11.08.2011 09:46:07
Aslında eğitim verilirken ,özellikle eğitim arştırma hastahanelerini kastediyorum, öğrencinin kendini eğiten insanların yorumlarını, davranışlarını ve ahlaki yaklaşımını kendi kişiliğine özdeşleştirmeye çalıştığını unutmamak gerekir.
People
0
4) onuncuköydenyazan (doktor)
02.08.2011 12:19:40
Tıbbın Durumuna Teşhis Koyamayan Hocalarda sorun olabilir mi acaba?...mesela hiçbir tedavi protokolüne uymadan,hastasına 15 günde bir kemoterapi verip,her seferinde 350 TL sini alan,sözüm ona PROF hocalarda sorun olabilir mi?..netekim aynı hasta başka bir Onko Doçentine göründüğünde tedavisine sadece oral kanser ilacıyla devam edip kendine gelmiştir! Bu acı gerçekleri ES geçip te bu hocaların yetiştirdiklerine SUÇ atmayalım LÜTFEN!...
People
0
5) BAHADIR ŞENOL (HEKİM)
02.08.2011 10:09:41
YENİDEN YAZILACAK TIP KİTAPLARININ ÖNSÖZÜ?
Bu yazdıklarınız hekimlik mesleğini bildim bileli vardı.İnsanların çıkar kaygısına girdi gireli vardı.Vicdanla-para arasında gidip gelmeler başlayalı beri vardı.Bu yol çıkmaz sokak.Bitmeyecek bir tartışmanın serzenişi bu yazı.Hadi diyelim hükümet doktorlara (olmaz ya)dünyadaki en iyi ücretleri verdi!! Bundan sonra hekim kongreye gitmek için ilaç firmalarını devreye sokmayacak mı?Devletin verdiği para zaten benim param!! ilaç firmasının karşıladığı kongre ücretide yanında kar olsun demeyecek mi? Bu düşünceyi ortadan kaldıracak duygu nedir? bu sorgulanmalı bence.Herkesin başına bir polis mi dikilmeli?Bunu tartışalım bence.Tıp kitaplarına ön söz olarak bu tartışmanın sonucunu yazın bence.Selamlar.
People
0
6) CEMİL (DOKTOR)
26.07.2011 16:29:43
Kitapları yeniden yazmak,zaten her yıl yenileri basılıyor.Bence sorun kitaplarda değil bizim yetersiz tıp eğitimi ve uzmanlık eğitimindedir.Tıp fakültesini bitirip reçete yazamayanı , uzmanlığını bitirip ameliyattan korkanınımı ararsın , var benim ülkemde.Biz de maalesef doktor az , kaliteli doktor çok az.Seri ve kalitesiz doktor üretimi başladı.kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz,belki sigorta şirketleri bunu öder.

Bir gözlemimi paylaşmak istiyorum.Bizdeki hasta da hasta değil, tuhaf bir şey çöz çözebilirsen.Dediğini yaparsan kralsın.. çok iyi doktorsun.Dediğini yapmazsan didiş de dur.Hasta geliyor başım ağrıyor , bi kolosterol ve şekerime baktıracağım diyor.Bana şunları şunları yaz diyor.Ben doktorum ama muayeneye geldim diyen çok az.Sistem kişileri hasta yapmış, hasta olmayanlarda geliyor.Geçen bir hastam Amerikada yaşayan oğluna buradan ilaç yazdırıp ta amerikaya gönderecekmiş.Neden böyle yapıyorsunuz dediğimde oradaki ilçalar pek işe yaramıyor dedi.Yazdırmak istediği ilaçlar antibiyotik ve ağrı kesici idi.Ben bunları yazmam hastayı görmem lazım dediğimde,daha önce yazdırıyordum diyor...

Ameliyatları yanlış tanı ve endikasyonda yapanlar varsa eğer,ki var.Bunlar geceleri rahat uyuyanlardır.Bunlar vicdanı ile cüzddanı arasına sıkışanlardır.
People
0
7) gokhan garip (uzm hekim)
23.07.2011 19:37:44
ben yazdıklarınızın hiçbirine katılmıyorum ben yeminime sadık kalarak ayakta kalmaya çalışıorum ama bir hekim maddi sıkıntılarla boğuşmaya başladıysa hekime karşı şiddet had safhaya ulaştıysa hekim yetersizliğine bağlı bir sürü sıkıntı yaşanıyorsa yılgınlık tüm hekimleri sarmış ekip işi olan bu süreç her safhada sekteye uğruyorsa eşi çalışmayan hekim zor geçiniyorsa nöbet icap sistemleri hekimi psikolojik açıdan zorluyorsa toplum hekime karşı tüm silahları elinde hastaneye geliyorsa bu tavıra çanak tutuluyorsa doğru yapsan dahi çok bilen hasta yakınları tarafından sürekli eleştiriliyorsan oluşan her komplikasyon hekim hatasıymış gibi değerlendiriliyorsa vss...... tüm bunlara rağmen ayakta kalmaya çalışıorum . hocamızı tanımıorum mutlaka saygıdeğerdir ama ipini asıp ununu elemiş olan kendisi de nie hekimlere bu denli yüklenme ihtiyacı hissetmiş olabilir çok merak ediorum... etik iş ahlakı önemli ama gel de sen ayakta dur hocam. hala ihtiyaç kredilerim var borcum var ailemden akrabamdan yüzlerce km uzaktayım yeğenlerim beni yakında tanımıycak allahtan eşim çalışmıo çocuum bu sistemden etkilenmio azıcık kalan vaktimi çocuuma ayırıorum . kendi adıma söylediniz konuların hiçbirine katılmıorum siz de hekimleri eleştirip kolaycılığa kaçmak yerine bunların çözümüne katkıda bulunsanız bence daha doğru olur die düşünüorum
People
0
8) ahmet kemal (hekim)
21.07.2011 16:44:31
tabi tıp kitapları değişmeli.. örneğin hastaların bazı şikayetleri var hiç bir tıp kitabında bulunmuyor.. mezun olup çıkınca afallayıp kalıyoruz..
People
0
9) OP DR BOKSÖR (OP DR )
06.07.2011 10:24:47
Erzurum' da büyükbaş hayvancılık yapmayı düşünüyorum. Hekimlik mesleği öldü. Cenazeyi kaldırırlar yakında...
Ya da KPSS ye girip Biyoloji Öğretmeni mi olsam...
Ya da Lisansım var iken boks salonu mu açsam bu işi bırakıp...
People
0
10) alper (nöroşirürjien op.dr.)
05.07.2011 07:20:57
SONUÇ... bu meselelere değinince medimagazin editörü bile yan çiziyor.bu konudaki ciddi yorumları yayınlamıyor.demekki herkese biryerlerden dokunuyor.herkes ne hali varsa görsün demek kalıyor bize.saygılarımla.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer