YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Tetkik Savurganlığı İsmail Hakkı AYDIN
 İsmail Hakkı AYDIN

30.04.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Evet, tetkik savurganlığı… Yanlış duymadınız. Zira hastalardan veya kendini hasta zannedenlerden  o kadar gereksiz ve bilinçsiz bir şekilde tetkik ve tahlil isteniyor ki, bu hususu tekrar gündeme getirmekten kendimi alamadım.

Maalesef, artık meslektaşlarımızın bir kısmı, hastalarının şikâyetlerine göre  ya da muhtemel yakınmalarını(!) dikkate alarak, teknolojinin tüm imkânlarını kullanıp, el verdiği oranda,  her zaman tartışılması inancında olduğum “İnsan sağlığı için yapılan her harcama mübahtır ve israf değildir” felsefesi doğrultusunda  gerekli gereksiz birçok tetkik istemektedir.

 

Hiçbir şikâyeti olmadığı halde, modaya(!) uyup, rutin dışı “Aman efendim! Gidip bir ‘check-up’ yaptırayım, ülserim var, kolesterolüm var…” gibi fiyakalı, sosyal ve akıllarınca entel(!) mülahazalarla  sağlık kuruluşlarını, laboratuvarları, çok pahalı ve ithal aletleri, hekimleri ve personeli gereksiz yere meşgul edenlerle birlikte, özellikle doktorları hiç gereği olmadığı halde  lüzumsuz, bazen  o tahlilin niçin istendiğinin bile bilincinde olmadan, hatta nadir de  olsa  çok zararlı olabilecek tetkikleri istemeye zorlayan, tehdit eden, hakaret, taciz ve saldırıda bulunan hasta veya hasta ruhlu insanlar, bu hususta en büyük faktörü oluşturmakla birlikte, daha randevu aşamasında bile  “Şikâyetlerinizi ve memnuniyetsizliğinizi şu telefona, şu mercilere mutlaka bildiriniz!” gibi, yol gösterici(!), hiçbir devlet kuruluşunda görülmeyen, izan-irfan-akıl-mantık almaz tavsiyelerin, doğuştan hekim düşmanı ve konjenital tabip allerjisi olan aşağılık kompleksli hasta ruhları provoke etmesi ve irin-cerahat dolu münfesih beyinlerin salyalı saldırganlıklarının bir epilepsi nöbeti haline dönüşmesinin de rolü çok büyüktür. Katılmasam da, inanamasam da, sık sık acı tecrübelerini yaşadığım “Hekimin hekimden başka düşmanı yoktur(!).” sözünü, ispatlama gayreti içerisinde olan, soysal, hukuki, idari ve şuur altı düşmanlıkların, mantıki ve zoraki izah ve kılıflarla yapılan düzenlemelerin de, meslektaşlarımızı ister istemez bu gereksiz tetkik savurganlığına ittiğini  itiraf etmek gerekir.

 

Oysa ki, günümüzde ne yazık ki  unuttuğumuz(!), hastadan anamnez alınması ve detaylı fiziki ve sistemik muayenenin çok dikkatli bir şekilde muhakeme edilerek hastaya yaklaşımın, teşhis ve tedavide  gerek istenen tetkik ve tahlillerin azaltılmasında  gerekse doğru ve rasyonel tedavi planının yapılmasında çok önemli olduğunu öğrenmiştik ve yıllarca da öğretmiştik. Ama şimdi anlıyorum ki, öğrenememişiz ve öğretememişiz(!). Fakat siz yine de inanmayın. Zira biz iyi öğrendik, iyi öğrettik…

 

Benim meslektaşlarım çok iyi yetişmişlerdir. Zekidirler. İrfan ve burhan sahibidirler. Akıllıdırlar. Her şeyin de bilincindedirler. Lakin bilgi ve tecrübelerinin kendilerini yönlendirmesinden ziyade, “Bu hastaya MRG gerekmiyor, şu laboratuvar tahlili lüzumsuzdur,  ama hasta bu tetkikleri ısrarla istiyor, aksi takdirde beni şikâyet eder, soruşturmadır, cezadır, sürgündür, mahkemedir, tazminattır, meslekten mendir…” gibi korkuların etkisi altında, istemeseler de  bu konuda alet olmaktadırlar. Zira, hekimler de insandırlar ve istisnasız bütün canlılarda, hatta tüm cansız varlıklarda bile olduğuna inandığım “kendini koruma refleksi”ne onlar da sahiptirler.

 

Bir söz vardır, bilirsiniz. “Evlat çok azizdir, ama edep ondan daha çok azizdir.” Bu çerçeveden bakıldığında da, “Hasta memnuniyeti çok önemlidir. Fakat hekim memnuniyeti, ondan daha önemlidir.”

Rubaimizle gönüllere su serpelim.

 

HAMDIM PİŞTİM VE YANDIM

Ne müşkül bir muamma, hesap-kitap usandım.

Zaman ve mekân durdu, sahuru iftar sandım.

Giriftar ettin beni, şahitsin bu yangına,

Cezbenin potasında, hamdım, piştim ve yandım.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

People
0
1) Salih Yaşar Marangoz (Hekim)
08.05.2012 15:25:37
Değerli Hocam;
Hekimlik adına kanayan yaralardan bir tanesi olan 'Tetkik Savurganlığı' isimli makaleniz,tam manasıyla bugünün hekimliğini anlatıyor.Öncelikle yapmamız gereken anamnez ve fizik muayeneden ne kadar uzaklaşırsak,o denli hekimliğin sonunu getireceğimize inanıyorum.Hekimler olarak koltuklarımızdan kalkmayıp,muayene yapmadan hastaları tetkik ve filme gönderirsek olacağı budur.Artık hastalarımız tetkik ve filmleri kendileri için olağan bir hak görüyorlar.Doktoruda iyi bir katip.Bana MR yaz ,bana şu tahlili yaz...
People
0
2) Hüseyin Erdem Ak (doktor)
06.05.2012 09:46:34
Sevgili Hocam Kimselerin yazmak isteyipde yazamadıkları söylemek isteyipde söyleyemediklerinden dolayı sizinli gurur duyuyoruz Selam
People
0
3) dr (radyoloji uzmanı)
05.05.2012 11:01:23
hocam ellerinize sağlık. bahsettiğiniz konudan en fazla payını alan branşlardan biri de radyoloji. yaptığımız ultrasonların ve değerlendirdiğimiz bt-mr ların %90 ının normal olması da bunun bir göstergesi. idarecilerin daha çok kar daha çok kazanç amacıyla klinisyen meslektaşlarımızı buna zorlamaları, klinisyenlerin ise hastaların ısrarı ve tehditleri ile bir nevi bahsettiğiniz şekilde refleks olarak tetkike yönlenmeleri sonucu inanılmaz derecede artan gereksiz tetkik yükü ile karşı karşıyayız. Sürümden kazanmak mantığıyla çekilen BT ve MR' ların nasıl çekildiğinin, kalitesinin, hastaya gerçekten fayda mı zarar mı getirdiğinin ise hiç kimse farkında değil. sonumuz hayrolsun demekten başka bir şey kalmadı..saygılarımla.
People
0
4) RKTR (Uzm)
01.05.2012 17:07:36
En önemli sebep elbette şikayet ve dava edilme korkusu ..
People
0
5) Atanur Yıldız (Pratisyen hekim (emekli))
01.05.2012 16:54:41
Sn. Hocam, tetkik isteyen hastalar ve sağlık bakanlığı için türlü çeşit hakaret içeren bu yazınızdan dolayı sizi kutluyorum! "konjenital tabip alerjisi olan aşağılık kopleksli hasta ruhlar..." tanımlamanızla tıp tarihine geçtiniz...
hocam ağzınızdan bal akıyor, bal...!!!
People
0
6) V.Ertuğrul (Doktor)
01.05.2012 16:39:22
Sayın Hocam, 35 yıllık bir doktorum. Makalenizi sağlık sektörüne uygulanan şiddetle çok ilişkili görüyorum.Günde 100-120 hasta muayene ediyorum.Hasta yakınlarıyla birlikte karşılaştığım insan sayısı ortalama 200 civarındadır.Bu şartlar altında çalışan Doktor arkadaşlarım tecrübelerini olumlu şekilde kullanmasalar şiddetin çok daha büyük boyutlarda olacağından emin olunuz.Sağlıkta dönüşüm projesisnin ilk yıllarında gereksiz ilaç yazmadığım tetkik istemediğim için çok tehdit aldım hakarete maruz kaldım.Kısacası iş hiç de uzaktan göründüğü gibi değil.Saygılarımla.
People
0
7) polimorfizm (dr)
01.05.2012 13:51:13
Her cümlenize katılıyorum hocam. Meslektaşlarımız arasında bile CA19-9, CEA gibi tetkiklrin kanser tarama markeri gibi kullanılması en yaygın yanlış kullanımlardan biri olmuş malesef.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer