YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Ekip OlamamakDr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

20.05.2013, Pazartesi

Tüm Yazıları

Sağlık hizmet sunumunun her seviyesinde “ekip çalışması” önemli bir konu başlığı olarak karşımıza çıkıyor. Başarılı hizmetin gerekliliklerinden biri de ekip olabilmek. Ekip kurmak ise ayrı bir liderlik becerisi.

Kamu sağlık organizasyonlarında personel mevzuatı her ne kadar lidere ekip oluşturma konusunda hareket serbestliği vermese de yapılacak bir şeyler de olmalı. Özel sağlık sektörü ise bu konuda her türlü imkâna sahip. Özel sektör organizasyonlarının başarılı olmasının nedenlerinden biri de bu olsa gerek. Liderin ekip kurmadaki etkinliği ve özgürlüğü başarı için belirleyici oluyor.

Ekip kurmak organizasyonel bir tasarım sürecini kapsadığı gibi, aynı zamanda ekip olma değerlerini benimseme ve uygulamayı da içeriyor. Ekiplerin düştüğü hatalardan uzak durmak gerekiyor.

Hastane veya hastaneler ölçeğinde konuyu irdeleyecek olursak, Kamu Hastane Birlikleri açısından ekip olmanın temel değerlerini benimsemek ve bunları uygulamak bir kat daha önem arz ediyor. Yeni birlik yönetim yapısı, büyük ölçüde eskiye göre daha derli toplu hale gelirken, ekip olmamanın da büyük risklerini içeriyor. Yönetilmesi gereken bir yapı var. Bu yeni yönetim şeklinde ekiplerin düştüğü hastalıklardan uzak durmak gerekiyor. Diğer taraftan Kamu Hastane Birliklerini şekillendiren kanundaki aksaklıkların her geçen gün daha çok belirginleşmeye başladığı ifade ediliyor. Birçok hastanede yönetici çeşitliliği ve fazlalığının rahatsız edici boyuta geldiği görülüyor. Birliğin lideri durumundaki genel sekreter ve ekibinin atanmaları sürecindeki dinamikler sağlıklı bir ekip çalışmasını zaten zorunlu kılıyor.

Bu çerçevede Kamu Hastane Birlikleri ile oluşan bu yeni ekiplerin bazı hastalıklardan uzak durmaları gerekiyor. İlk hastalık güven eksikliği. Güven, korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat olarak tarif ediliyor. Ekipler açısından güven, ekip üyelerinin çalışma arkadaşlarının iyi niyetinden kuşku duymamaları ve ekiple birlikteyken savunmacı olmaya veya dikkatli davranmaya ihtiyaç duymamaları olarak ifade ediliyor. Eksik yönleri konusunda şeffaf olamayan ekip üyeleri güven için gerekli olan iklimi oluşturamıyorlar. Bu da diğer bir hastalığa, bir- birinden şüphe duymaya, yani su-i zana sebebiyet veriyor. Güven eksikliği ve su-i zanın oluşturduğu ağır ve kirli hava ekiplerde çatışma korkusunu oluşturuyor. Güven eksikliği yaşayan ekipler sansürsüz ve keskin fikri tartışmalara giremiyorlar. Tartışmalarda daha ağırlıklı üstü kapalı ve ölçülü yorumlara yer veriliyor. Çatışma eksikliği yaşayan ekipler daha sonra bağlılık eksikliği hastalığına yakalanıyorlar. Toplantılarda aynı fikirdeymiş gibi görünen ekip üyeleri çoğu zaman alınan kararları benimseyip bunlara bağlı kalamıyorlar. İşlerin ve mevzuatın elverdiği ölçüde bildikleri gibi hareket edebiliyorlar. Gerçek bağlılık ve ortak kararları benimseyemeyen ekip üyeleri diğer bir hastalığa; hesap sorulabilirlikten kaçınmaya maruz kalabiliyorlar. Çoğu zaman ekibin çıkarlarına ters düşen davranışlardan dolayı ekip arkadaşlarına hesap sormaktan çekiniyorlar. Birbirine hesap soramayan ekip üyeleri bir süre sonra kendi alanının ihtiyaçlarını ve sonuçlarını, ortak hedeflerden daha çok önemseyerek ortak sonuçları dikkate almama bataklığına saplanabiliyorlar.

Başarılı bir ekibin üyeleri ise; birbirlerine güvenirler, hüsnü zan ederler, özgürce tartışırlar, verilmiş kararlara bağlı kalırlar, kararları hayata geçirme konusunda birbirlerinden hesap sorarlar ve ortak sonuçlara odaklanırlar.

Bu değerleri hayata geçirmek acaba kimlerin görevi?

Kaynak: Ekiplerin Beş Temel Aksaklığı - Patrick Lencioni - Çeviri, Ekin Duru

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer