YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Hastane Yönetiminde Başarının Anahtarı-1Dr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

28.05.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Sağlık hizmet sunumunu gerçekleştiren profesyonel sağlık çalışanları ve hastane yöneticileri doğal olarak başarıyı hedefler. Başarı iyi bir sağlık ikliminin oluşumuna zemin hazırlarken, mesleki tatminin ve emeğin karşılığının alınmasını da kolaylaştırır. Sağlıkla ilgili her olayın doğru değerlendirilmesi için genel bir çerçeve çizilmesi işleri kolaylaştırır. Özellikle ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin gelişimi, nereden nereye geldiği ve bu gelişim süreci içinde oluşan sağlık sisteminin ana dokusu iyi tespit edilmelidir. Türk sağlık sisteminin genel çerçevesi, hepimizin içinde yaşadığı dönüşüm hareketinin uygulamaları ile çizilmiş görünüyor. Her sağlık sisteminin bir ruhu ve ideolojisi var. Ülkeler birbirlerinden etkilenseler de, dünyadaki bütün sistemler kendi coğrafyasının, inançlarının ve birikimlerinin izlerini taşıyor.

 

Ülkemizde son 10 yıldır Sağlıkta Dönüşüm Reformu ile birlikte bu ruhun ve ideolojinin belirginleştiğini görüyoruz. Türk sağlık sisteminin en bariz çizgisi insan odaklı olmasıdır. Bu ezbere söylenmiş bir ifade olarak değerlendirilmemeli. Bu ifade siyasi bir slogan olarak da algılanmamalı. Çünkü sistemin geldiği nokta, insan odaklı olduğunu ve sistemin bütün unsurlarının buna göre şekillendiğini bize gösteriyor. 2003 yılında dağınık ve aslında bir amacı olmayan bir yapı devralındı. Bugün daha derli toplu, birçok parametresi belirginleşmiş ve dinamikleri bilinen bir sistem var elimizde.

 

Sağlık profesyonelleri olarak, sistemin parametrelerinden biri olan “hasta haklarının” çok abartıldığını düşünüyoruz. Vatandaşımızın aşırı talepkâr olduğunu, şükür duygusunun yeterli olmadığını ifade ediyoruz. Bu görüşe katılmakla birlikte “hasta hakkı” kavramının güçlü olması gerektiğini de ifade etmemiz gerekiyor. Hasta hakları çerçevesindeki sorunların çözülmesinin zor olmadığını, aslında bu sorunları çözecek birikime sahip sağlık çalışanları ve yöneticilerin olduğunu biliyoruz. Dünya ile yarışan bir sağlık hizmeti alma bilinci oluşan halkımız, milletini seven ve milleti içinden çıkan sağlık çalışanlarını elbette takdir ediyor ve edecektir.

 

Türk sağlık sisteminin, bu ve buna benzer parametreleri ve dinamikleri pekişerek uygulamaya devam etmesi beklenmelidir. Sistem insan odağından uzaklaşmayacaktır. Bu çerçevede hastanecilik, sağlığın finansmanı, mesleki uygulamalar, yönetişim ve diğer hususlar bu ruha ve ideolojiye göre şekillenecektir.

 

Sağlık Bakanlığının yeni Teşkilat Kanunu’na baktığımız zaman, aslında Bakanlık da yeni aldığı pozisyon ile sistemin diğer bir dinamiğini oluşturuyor. Planlayıcı, denetleyici, kural koyucu bir pozisyon alıyor. Hizmet sunumundaki aktif rolünden sıyrılmaya çalışırken, sağlık sistemi içindeki hem vatandaşın  hem ödeyici kuruluşların  hem de sağlık çalışanlarının haklarını, menfaatlerini gözeten, koyduğu kurallarla bunları takip eden, bunu bütün toplum adına yapan bir Bakanlık haline gelmeye başlıyor.

 

Sağlık hizmetleri içinde ve ülkemiz pratiğinde hastanecilik çok önemli bir unsur. Sağlık hizmetinin yoğunlaştığı kilit noktalarından biri hastaneler. Bir ilde insanların sağlıkla ilgili ilk akıllarına gelen hastane binaları ve hastane organizasyonları olmaktadır. Hastanelerde olup biten her şey sağlık sistemini direkt etkiliyor. Hastanelerdeki başarı veya başarısızlık bütün sağlık sisteminin başarısı veya başarısızlığı olarak karşımıza çıkıyor. Hastane organizasyonu açısından iki kilit unsur karşımıza çıkıyor. Bunlardan birincisi, hastanelerin finansal mekanizmaları ve ödeme yöntemleri. İkincisi de, Hizmet Kalite Standartları (HKS). Bu iki unsur, bundan sonraki yıllarda hastanecilik için önemli. Hastanelerin finansmanı açısından baktığımız zaman, diğer bir kavram var, o da sürdürülebilirlik. Hastane finansman ve ödeme mekanizması ne kadar başarılı olursa sürdürülebilirlik o kadar sağlanmış olacaktır. HKS olarak üç kelimeye sığdırdığımız hizmet kalite standartları devasa bir sistemi içinde barındırıyor. HKS bütün hastane fonksiyonlarını içeriyor. HKS ile memnuniyet, klinik başarı, hasta hakları, güvenlik ve yönetişim sürdürülebilir hale geliyor. Hastane yönetiminde başarıyı yakalamak için bu unsurlar dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir.

 

Önümüzdeki yıllarda, hastanecilikte bazı zorlukların ve avantajların ortaya çıkması beklenmelidir. İki konu dikkat çekmektedir. Birincisi, kamu hastanelerinde yeni bir yönetim modeline geçilmesidir. Kamu hastane birlikleri ile kamu hastaneciliğinde yeni bir döneme geçilmiş olunacak. Diğeri ise her ilde olmasa da, büyük illerde kurulacak olan sağlık kampüsleri. Bu iki gelişme hastanecilik fonksiyonunda ve hastanelerin başarısında birtakım zorlukları ve kolaylıkları getirecektir. Kamu hastane birlikleri ile kampüs hastaneler biraz önce sözünü ettiğimiz hastanelerin finansmanı ve HKS ile birlikte değerlendirilmelidir. Büyüyen ve yönetim modeli yenilenen kamu hastaneciliği açısından finansman ve HKS daha dikkat çekici hale geliyor. Yeni yapıyı yönetmek eskiye göre daha da zorlaşıyor. Ancak, elimizde zorluklarla baş edebilecek gerekli araçlar ve tecrübe oluşmuş durumda. Bu araçlardan biri de HKS.

 

Eğer hastane organizasyonunu merkeze alacak olursak dört unsurun yer aldığını görüyoruz. Bunlardan birincisi devlet, ikincisi emek yani sağlık çalışanları, üçüncüsü hastalarımız ve yakınları, dördüncüsü de hastane organizasyonunun tedarikçileri. Kamu hastane birlikleriyle ve kampüs hastanelerle büyüyen hastane organizasyonunun dört unsur ile olan ilişkisini dengede tutmak ve yönetmek bundan sonra hastanelerin başarısında çok daha önemli hale gelecek. Bu yapıyı başarılı bir şekilde yönetmek için HKS’nin sıklet noktada olduğunu düşünüyoruz. Çünkü HKS olarak kısaca ifade ettiğimiz sistem, bu dört unsuru dengeli bir şekilde yönetmek ve hastane organizasyonundan beklenenleri sağlamaya yönelik önemli bir araç. Ne hastalar eski hasta ne çalışanlar eski çalışan ne de devlet eski devlet. Beklentiler artmış ve her unsur güçlenmiş durumda. Yönetmek için HKS gibi güçlü araçlara ihtiyacımız var.

 

Devam edecek-

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer