YAZARLAR

Tüm Yazarlar

“Hospice”Dr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

14.05.2012, Pazartesi

Tüm Yazıları

Nüfusumuz her yıl biraz daha yaşlanıyor. Doğumda beklenen yaşam süresi 2010 yılında 74,3’e yükselmiş ve her yıl artmaya devam ediyor. Hastane ölümlerinde birinci sırada  yüzde 14,8 ile kanserler yer alıyor. Yoğun bakım ihtiyacının artması, yoğum bakımdaki kötü prognoz ile yüksek bakım maliyeti yönetimleri düşündürüyor. Terminal dönemdeki, özellikle kanser hastalarının kansere yönelik devam eden tedavilerinin etkinliği tartışılırken ortaya çıkan yüksek maliyetler bütçeleri zorluyor.

 

Amerika’da yapılan araştırmalarda; 65 yaş ve üzeri kişilerin toplam yoğun bakım harcamaları, sağlık harcamalarının yüzde 28’ini oluşturmuş ve tüm bu harcamaların yüzde 77’si hayatın son bir yılında gerçekleşmiş. Başka bir araştırmada, yoğun bakımda izlenip çıkarılan 75-79 yaş, 80-84 yaş ve 85 yaş ve üzeri hastalarda üç ay sonraki mortalite oranları sırasıyla yüzde 21,6, yüzde 26,7 ve yüzde 28,9 olarak bulunmuş. Terminal dönemdeki kanser hastalarının yaklaşık üçte ikisi, tercih ettikleri ölüm yeri sorulduğunda kendi evlerinde ölmek istediklerini ifade etmişler. Bizde de sanırım durum çok farklı olmasa gerek.

 

Ölüm hak, yaşatmak hepimiz için bir görev. Güzel bir şekilde, insana yaraşır bir ölüm de herkesin hakkı. Kanıtlar ölümün yaklaştığını gösteriyorsa ve hastalığa yönelik yapılacak tedaviler konusunda kalbimiz çok da mutmain değilse yeni uygulamalar araştırılmalı.

 

Yeni bir uygulama olan evde bakım hizmetleri her geçen gün gelişiyor. Bu uygulama ile birlikte terminal dönemdeki hastalar için “hospice” bakım olarak ifade edilen ve dünyada değişik uygulamaları olan yeni bir yaklaşım geliştirilebilir. “Hospice”, ölümcül hastalık teşhisi almış, hayatı tehdit eden hastalığı olan ve 6 ay ya da daha az prognoza sahip olan terminal dönemdeki hastalara ve ailelerine sosyal sigorta kapsamında fiziksel, psikolojik, sosyal ve ruhsal bakım sağlama amacını güden bir yaklaşım olarak ifade ediliyor. Bu yaklaşım evde bakım hizmeti ve palyatif bakımdan biraz daha farklı bir uygulamayı içeriyor. “Hospice” yaklaşımı hayatın uzatılmasını veya kısaltılmasını amaçlamıyor. Bu yaklaşımda hastalığın tedavisi üzerine odaklanılmayıp, hastanın rahatı ön planda tutuluyor. Hastanın ağrı ve şikâyetleri kontrol altında tutulmaya çalışılır. “Hospice” bakımın evde verilmesi tercih ediliyor ve kesintisiz bir şekilde hizmet sunuluyor.

 

“Hospice” bakım sosyal güvenlik uygulamaları ile de ilişkili. Amerika örneğine bakıldığında Medicare, “hospice” programına alınan hastaların ölümcül hastalıkla ilgili tedavi giderlerini karşılamazken, ölümcül hastalıkla ilgili olmayan diğer tüm sağlık sorunlarını ödeme ve kapsamaya devam ediyor. Terminal dönemde hastane ortamında gereksiz yere hırpalanan hastaların evinde veya “hospice” bakım evinde rahat etmesi için gerekli tüm bakım maliyetleri karşılanmış oluyor. Bu maliyet terminal dönemde etkinliği tartışılan pahalı kanser ilaçlarının maliyetinden de daha düşük oluyor. Diğer tarafta “hospice” bakımda kontrol tamamen hasta ve hasta yakınlarında. Hastalar bakımın her aşamasında “hospice” bakımdan çıkabiliyor.

 

Ülkemizde palyatif tedavi ve evde bakım hizmetleri konusunda uygulamalar olsa da,  “hospice”  olarak nitelendirilebilecek bir yaklaşım şu an için bulunmamakta. Sağlık sistemi ve inançlarımız çerçevesinde, yurt dışı uygulamalardan da istifade ederek ülkemizde bu alandaki boşluk doldurulabilir.

Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer