YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Katılım PayıDr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

05.10.2009, Pazartesi

Tüm Yazıları
Sağlık alanında alınan yeni kararlar herkesin başını döndürmeye devam ediyor. Geçen yıl Kanunlaşan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun genel sağlık sigortası ayağına ait en etkili değişikliklerin ve tartışmaların son birkaç aydır yapıldığını görüyoruz. Değişiklikler konusunda en dramatik mesajı ve tepkiyi Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD)'nin giriş sayfasında görmek mümkün. İlk günlerde yazılan mesaja zemin olarak mavi renk kullanılırken, yapılan bir değişiklikle bir matem havasını aksettirecek tarzda siyah rengin kullanıldığı görülüyor. Mesajda global bütçeleme, özel hastanelerin sınıflandırılması, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları ve fark oranları konusunda sektörün sorunlarında çözümsüzlüğe doğru gidildiği, son olarak da muayene katılım bedelinin 15 TL'ye çıkarılmasının kabul edilemez olduğu vurgulanıyor. Özel sağlık sektörü açısından katılım payları konusunda bir volatilitenin olduğunu da söylememiz gerekiyor.

Katılım payı, sağlık hizmetlerini kullanmada hizmeti kullananların davranışlarını değiştirmeye yönelik bir enstrüman. Birçok ülkede kullanılıyor. Doğru kullanıldığında hakkaniyeti ve sağlık hizmetlerine erişimi zedelemiyor. Hasta insanlar açısından finansal bir risk oluşturmuyor. Sağlığın bireysel bir sorumluluk olduğunu kabul eden ve daha çok özel sigortacılıkla sağlık hizmetlerini finanse edenler açısından primler dışında yüksek katılım payları makul görülebilir. Ancak, sağlığı bir sosyal sorumluluk alanı olarak görenlerin ise katılım paylarını ölçülü ve dengeli belirlemesi gerekiyor. Kapitalist Amerika'nın dahi, tartışmaya açtığı politika değişiklikleri ile sağlığı bireysel alandan sosyal bir dayanışma alanına doğru çekmeye çalıştığını görüyoruz. Daha zengin Amerikalılardan daha çok vergi alarak ve özel sigorta şirketlerini disipline ederek bir çözüm arayışının olduğu görülüyor. İnsanların hasta oldukları anlarda her ne ad altında olursa olsun alınan yüksek bedellerin mutlaka bir bedeli olacaktır. Ülkemizin mevcut sosyal yapısı ve tarihsel gelişimimiz irdelendiğinde sağlığı bir dayanışma alanı olarak kabul ettiğimizi ve bu konuda da toplumsal bir mutabakatın olduğunu görüyoruz. Komşusu aç iken tok yatmayı kabul edemeyen bir anlayışı benimsiyoruz.

Peki son belirlenen katılım paylarını nasıl yorumlamamız gerekiyor? Özel sağlık sektörü için belirlenen 15 TL'yi bir yana bırakacak olsak da, kamu hastaneleri için belirlenen 8 TL'yi nasıl izah etmemiz gerekiyor? Gerçekten, ama gerçekten hasta olanlar açısından 8 TL makul bir miktar iken, hasta olmayıp da keyfekeder hastane kapılarına gelenleri caydıracak bir miktar mıdır? Bu miktar sağlık hizmetlerinin doğru kullanılmasını sağlamaya mı yöneliktir, yoksa bir kaynak arayışına mı yöneliktir? Sorulara cevap ne olursa olsun kamu hastanelerine 2009 yılında yapılması beklenen 250 milyon başvuruyu düşündüğümüzde, 8 TL katılım payının alınması durumunda ortaya çıkan yaklaşık 1.5 milyar TL oldukça dikkat çekici. Özel sektöre ve birinci basamağa yapılan müracaatlar da hesaba katıldığında, her muayenenin reçete ile sonuçlanması durumunda bu rakam 3 milyar TL'yi aşacak.

Bu konuda bir hususu belirtmeden geçmememiz gerekiyor. Daha önceden 3/4/6 ve 10 TL olarak belirlenen katılım payları konusunda özel sağlık sektörü konuyu idari yargıya taşımış ve uygulama idari yargı tarafından iptal edilmişti. Aslında herkesin biraz sabırlı olup eski katılım paylarının etkisini görmesi gerekiyordu. Katılım paylarının hasta davranışlarına ve özel-kamu sektörü arasındaki tercihlere etkisi görülmeliydi. Mekanizmanın bir süre çalışıp doğru revizyonların yapılması için gerekli veriyi sağlaması gerekiyordu. Bu aceleci açılan dava sonucu ortaya çıkan boşluk global ekonomik krizin de etkisiyle bu şekilde doldurulmuş oldu. Böyle durumlarda Karadeniz fıkraları anlatılır, ama konunun ciddiyetine binaen biz sadece bir atasözümüzü hatırlatmış olalım. "Dimyat\'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak."

Acaba katılım payının yüksek miktarda olması hizmet sunucunun sorunu mudur, yoksa hizmeti alan vatandaşın sorunu mudur? Bizim cevabımız, bu sorun asıl vatandaşın sorunudur. Çünkü bir başvuru için belirlenen birim ücret 20 TL ise katılım payı 1 TL de olsa, 15 TL de olsa hizmet sunucuya geri ödeme kurumu ve vatandaşça ödenecek toplam bedel her durumda 20 TL'dir. Hizmet sunan açısından sorun o başvuru için ödenen 20 TL'nin doğru tespit edilip edilmediği ve fiyatın güncelliğidir. Burada SUT'un esasları ve fiyat tarifelerinin tekniği ve tarihsel gelişimi önem kazanmaktadır. Özellikle ayaktan hastalar için belirlenen başvuru başı fiyatların içinde, yüksek katılım payı nedeniyle azalacak başvuruların maliyeti düşük vakalardan oluştuğu göz önüne alındığında hizmet sunan açısından bu fiyatların artırılması gerekecektir. Başvuru sayısında bir azalma olmaz ise bu durumda özel ve kamu sektörü arasındaki katılım payının farklılığı ve hizmet kalitesi hasta yönünü belirleyecektir. Yer çekimi kanunu değişmez ise hastalar 15 TL yerine 8 veya 2 TL katılım payı verecekleri yere doğru yöneleceklerdir. Ancak sağlık alanında her zaman evdeki hesap çarşıya uymayabilir. Fakat her durumda hasta olanların ödeyeceği bedel yükselecektir. Katılım payının hizmet alan vatandaş açısından algılanış şekli de önemli olacaktır. Son yapılan değişiklik hizmetin doğru yerde ve doğru şekilde kullanılmasını teşvik etmekten ziyade, sağlık hizmetlerinin sanki paralı hale gelmesi gibi algılanabilecektir.

Sağlık hizmetlerinin doğru kullanılmasını sağlamanın ve suistimalleri önlemenin birçok farklı yöntemi bulunulabilir. Sağlık bilişimindeki gelişmeler ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'nun MEDULA sistemi teknik anlamda bu denetimleri yapma adına önemli bir fırsat vermektedir. Sosyal devlet anlayışımıza paralel olarak katılım paylarını bir regülasyon yöntemi olarak ölçülü bir şekilde belirlememiz gerektiğini düşünüyoruz.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer