YAZARLAR

Tüm Yazarlar

Muayenehanecilikte tercih zamanı geliyorDr. Mehmet DEMİR
Dr. Mehmet DEMİR

30.04.2007, Pazartesi

Tüm Yazıları
Sağlığa özel bir konu gibi görülse de kamuda çalışan hekimlerin muayenehaneleri her zeminde tartışma konusu olmuştur. Olmaya da devam edecek gibi görünüyor. Sağlık hizmetlerinin daha ileriye götürülmesi, hakkaniyetli ve sürdürülebilir, içimize sinen bir sağlık alanı için düzenlenmesi gereken konuların başında muayenehanecilik olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Muayenehanecilik kamuda çalışan hekimlerin için önemli bir kanuni hak. Kamuda çalışan başka bir mesleğe verilmemiş önemli bir kazanım. 2368 sayılı “Sağlık Personelinin Tazminat ve Çalışma Esaslarına Dair Kanun” da “özel kanunlarına göre meslek ve sanatlarını serbest olarak icra etme hak ve yetkisine sahip olanlar istedikleri takdirde 1 inci maddede öngörülen tazminat hakkından yararlanmamak şartı ile mesai saatleri dışında serbest olarak çalışabilirler.” denmektedir. Bu şekilde bu hak uzun yılar serbestçe kullanılmıştır.

Konu son olarak en üst düzeyde geçen hafta gündeme getirildi. Sayın Başbakanımız Bursa’da bir hastanenin açılışı sırasında “Artık döner sermaye olduğu için doktorlar da muayenehanelerini kapatacak” şeklinde net ve sert bir ifade kullandı. Başbakanın konuşmasından Sağlık Bakanlığı hastanelerinde performansa dayalı ek ödeme uygulamasının bu alanda yasaklayıcı bir kanuni düzenlemeyi ayrıca kolaylaştıracağı da anlaşılıyor.

Aslında bu konuda geçen yıl kısmi bir yasaklama getirilmişti. 2368 sayılı Kanun’da yapılan değişiklikle il sağlık müdürlüğü ve başhekimlik görevini yürütenlerin serbest olarak çalışamayacakları düzenlenmişti. Kanun ile üç ay içinde muayenehanesi olan başhekimlerin ve il sağlık müdürlerinin ya görevlerinden ayrılmaları veya muayenehanelerini kapatmaları istenmişti. O tarihlerde bu yeni düzenlemeye muhalif olanlar Bakanlığın başhekim bulamayacağını iddia etmişler ancak sürenin sonunda görevlerinden istifa edenlerin sayısı çok az olmuştu.

Bakanlık tarafından bu konuda Meclis aşamasında sadece başhekimler ve sağlık müdürleri için getirilen muayenehane yasağı genişletilmek istenmiş, kapsama başlangıçta başhekim yardımcıları, sağlık müdür yardımcıları, klinik şef ve şef yardımcıları alınmak istenmiş ancak bu gerçekleşememişti.

Sağlık Bakanlığı dışındaki kurumlarda ise bu konuda farklı bir tablo var. 2368 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik askerî sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan başhekimleri serbest çalışma yasağı dışında tutmuştu. Üniversitelerin tıp fakültelerinde çalışan hekimler ise 2547 sayılı Kanun’un çalışma esaslarının düzenlendiği 36. maddesine göre devamlı veya kısmi statüde çalışmaktalar. Başbakan tarafından ifade edilen muayenehanelerin kapanması noktasında bunun kimleri kapsayacağı ve uygulamanın ne zaman başlayacağı merak edilmektedir. Ülkemizde bu konuda başarısız bir tam gün yasası uygulaması kötü bir tecrübe olarak önümüzde durmaktadır. Yetersiz hekim sayısı, YÖK ile bu konuda eş güdümün sağlanmasındaki iletişimsizlikler, performansa dayalı ek ödeme uygulamasının parasal sonuçlarının hala bazı branşlardaki hekimleri tatmin etmemesi, kamuda hekimlerin performans dışındaki ücret ve ücret dışındaki özlük haklarındaki yetersizlikler, özel sektörde çalışan hekimler için çalışma ortamlarının kanuni bir zemine oturmaması, kayıt dışı ekonominin hala cazibesini sürdürmesi kamuda çalışan hekimlerin muayenehanelerin kapatılmasına yönelik yapılacak kanuni düzenlemeyi zorlaştırmaktadır.

Performansa dayalı ek ödeme uygulaması ile birlikte muayenehanesi olan hekimlerin oranı 4 yıl içinde %89’dan %45’e düşmüştür. Performans uygulamanın kurumsallaşarak devam etmesi ve uygulamanın devamı konusunda hekimlerin güveninin artması, özel hastanelerin artan bir oranda gelişmesi ise böyle bir kanuni düzenlemenin kabulünü kolaylaştıracaktır.

Genel seçimin yakınlaşması ve muhtemel bir erken seçim olasılığı, kısa vadede bu düzenlemenin gündeme alınmasını zorlaştırmaktadır. Sağlık Bakanlığınca gönüllü olarak muayenehanelerin kapatılması sağlanırken üniversitelerde tam tersi bir süreç yaşanmaktadır. Düzenlemenin sadece Sağlık Bakanlığı hastanelerinde çalışanlar ile sınırlı kalması ise kabul edilebilir olmayacaktır. Böyle bir kanuni düzenlemenin Sağlık Bakanlığı, YÖK ve Askeri Hastaneleri de kapsayacak şekilde yapılması en uygun seçenek olacaktır.

Bu yasaklama mevcut statüko çerçevesinde oldukça zor bir düzenlemedir. Sitemin birçok parametresinin yeniden düzenlemeden getirilecek bir yasaklamanın sürdürülmesi zor olacaktır. Sadece doktorlara kamuda çalışmayı teşvik edecek cazip düzenlemelere kamu dengeleri adına büyük itirazlar gelecektir. Çoğu zaman kayıt dışı veya özel sektördeki ücretin gizliliği prensibine göre söylenmeyen kazançlara itiraz etmeyenler, legal kayıtlı kazançları gördüğünde çalışma barışı adına karşı çıkacaklardır. Sonuç olarak bu konuda yapılacak düzenleme, zor da olsa güçlü bir siyasi kararlılığın olduğunu göstermekte. Bunu halkın nazarında hekim imajının düzeltilmesi ve içimize sinen bir sağlık hizmetini sunmak için fırsat olarak görebiliriz. Bu konuda bir tercih noktasına geliyoruz.
Yorum yazmak için tıklayınız

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Medimagazin veya medimagazin.com.tr sorumlu tutulamaz.

Bu konuya yorum yazılmamıştır.
Yazarlar
SON HABERLER
#MedimagazinHİT (HAFTALIK)
#MedimagazinHİT (AYLIK)
ETKİNLİKLER
TarihEtkinlikKategoriYer